Monthly Archives: Eylül 2011

Karadeniz, Turizm Sektöründen Girişimcileri Bekliyor

DOKA, Doğu Karedeniz’de turizmi geliştirmek için hazırlanacak projelere maddi destek sunacak. TRABZON – Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), tarihi ve turistik mekanlarının yanı bazıları endemik çok sayıda bitki ile hayvan türüne evsahipliği yapan, akarsuları, gölleriyle farklı güzellikleri birarada barındıran Doğu Karadeniz’de turizmi geliştirmek amacıyla hazırlanacak projelere toplam 5 milyon lira destek verecek. “Turizme Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı” kapsamında verilecek destekten yararlanmak için başvuruların bu ay sonuna kadar merkezi Trabzon’da bulunan DOKA’ya yapılması gerekiyor.

DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, Türkiye’de, turizm konusunda ciddi bir hedef oluştuğunu, Doğu Karadeniz’de de DOKA olarak turizmi çok ciddi şekilde gündeme aldıklarını, önemli hedefler ortaya koyduklarını belirtti.

Turizmin Doğu Karadeniz’de halen istenen seviyede olmadığını, destek verdikleri projelerin hayata geçmesiyle yüz güldürecek seviyeye geleceğine inandıklarını ifade eden Kaldırım, “2010 Yılı Mali Destek Programı”nda bölge turizminin gelişmesi için 86 projeye 22 milyon 504 bin lira destek verdiklerini ifade etti.

“2011 Yılı Mali Destek Programı” çerçevesinde, 12 Ağustos 2011’de yeniden teklif çağrısına çıktıklarını ve başvuruların 30 Eylül’de sona ereceğini belirten Genel Sekreter Kaldırım, “Turizme Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı” kapsamında hazırlanacak projelere 5 milyon lira destek vereceklerini söyledi.

Bu rakamların bölge turizmi için çok ciddi kaynaklar olduğuna işaret eden Kaldırım, “Turizm yatırımlarında doğa tahrip edilmemeli. DOKA olarak projelere, bölgemizdeki turizm potansiyelini bilinçli ve en iyi şekilde getiri sağlayacak, profesyonel bir yapıya kavuşturmak için destek veriyoruz. Bu bölgemizin turizmi ve geleceğimiz için hayati önem taşıyor. Karadeniz’in yükselmesinin, ekonomik gücünün artmasının öncelikli kaynağı turizmdir” dedi.

DOKA tarafından 5 milyon lira destek verilecek olan “2011 Yılı Turizme Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı”na, turizm çerçevesinde hazırlanacak projeler ile bakanlıklara bağlı kurum, kuruluş ve enstitülerin yanı sıra kaymakamlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının bölge, il ve ilçe müdürlükleri, üniversiteler, ticaret ve sanayi odaları, kooperatifler, il özel idaresi, belediyeler ve bağlı kuruluşlar ile köy muhtarlıkları, köylere hizmet götürme ve sulama birlikleri başvurabilecek.

Ajansın faaliyet gösterdiği Trabzon, Gümüşhane, Rize, Artvin, Giresun ve Ordu’da yapılması gereken projelere, proje başına 100 bin ile 400 bin arasında mali destek sağlanacak. Destekten yararlanmak için başvuruların bu ay sonuna kadar merkezi Trabzon’da bulunan DOKA’ya yapılması gerekiyor.

 http://www.dunya.com/karadeniz-turizim-sektöründen-girişimcileri-bekliyor_132883_haber.html

Tarsim Yurt Çapında Çiftçinin Yanında

Tarımsal faaliyetleri tehdit eden risklerden kaynaklanan hasarlar sebebiyle çiftçilerin yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesinde Tarım Sigortaları Sistemi’nin (TARSİM) önemli bir payı olduğuna dikkat çeken Tarsim Genel Müdürü Bülent Bora, 2011 yılı başından ağustos sonuna kadar 141 bin 459 adet hasar ihbarının değerlendirildiğini belirtti. Bora, Bitkisel Ürün Sigortaları’nda 88 bin 460 poliçe için 103 bin 960 ihbar aldıklarını ve 165 bin 510 adet ekspertiz için 451 adet ziraat mühendisi eksperin görev aldığını söyledi. Bora, Hayvan Hayat Sigortaları içinse 81 ilden alınan 37 bin 499 hasar ihbarı için 508 adet veteriner hekim eksperin görev aldığını söyledi.

Bora yaptığı açıklamasında Bitkisel Ürün Sigortaları’nda en çok dolu, don, fırtına ve heyelan olayları sebebiyle ihbar aldıklarını ve bu ihbarların özellikle Malatya, Giresun, Manisa, Diyarbakır ve Adana illerinden yapıldığını kaydetti. Ürün çeşidine göre değerlendirildiğindeyse en çok ihbar buğday, fındık, kayısı, üzüm ve elma ürünlerinde alındı. Hayvan Hayat Sigortası içinse alınan ihbarların özellikle Konya, İzmir, Denizli, Bursa ve Tekirdağ illerinden geldiği açıklandı. Bora, Tarsim’in teknolojinin en ileri uygulamalarından faydalanarak, güçlü bir hasar tespit organizasyonu ağına sahip olduğunu da söyledi.

http://www.aksam.com.tr/tarsim-yurt-capinda-ciftcinin-yaninda–67968h.html

 

İlaç Değil Böcek Kullanın

 Türkiye’de yılda ortalama 30-35 bin ton tarım ilacı kullanıldığını, bunun için 160 milyon euro para harcandığını belirten Prof.Dr. Nedim Uygun, dünyada tarım ilacı pazarının 26 milyar euro’yu geçtiğini söyledi. Bunun yanı sıra, tarım ilaçlarının bilinçli kullanılmadığından doğayı, insan ve hayvan sağlığını tehdit ettiğini anlatan Prof.Dr. Uygun, “Mesela gıda maddelerinde ilaç kalıntıları bırakıyor. Zararlı canlılar ilaçlara karşı direnç kazanıyor. Hedef alınmayan birçok yararlı canlıları öldürüyor. Doğal denge bozuluyor. Hava, toprak ve su önemli ölçüde kirleniyor” dedi.

“YARARLILARDAN YARARLANILMALI”

Tarımda kimyasal yerine zirai mücadele yöntemlerinin kullanılmasını öneren Prof.Dr. Nedim Uygun, “Biyolojik mücadele bitkilerde ürün kaybına neden olan zararlı canlılara karşı yararlı canlıların kullanılmasıyla zararlıların baskı altında tutulmasıdır. Doğada zararlı türlerin 3 katı kadar yararlı türler vardır ve bunlardan yararlanılmalıdır. Kimyasal mücadelenin aksine bu yöntem çevreyi de kirletmez” diye konuştu.

Tarım ilacı yerine böcekler, akarlar, bakteriler, virüsler, yumuşakçalar, balıklar ve kuşların kullanılabileceğini aktaran Uygun, bu sayede doğal dengenin de korunacağını bildirdi.

“FAYDALARI ÇOK”

Üreticiye devletin gereken desteği vermesi halinde biyolojik mücadelenin Türkiye’de yerleşeceğini ve kimyasal mücadelenin yerini alacağını vurgulayan Prof.Dr. Nedim Uygun, şöyle konuştu:

“Örneğin Rusya’ya ihraç edilen tarım ürünlerinde ilaç kalıntısı olduğu için geri gönderildiği sık sık gündeme gelir. Biyolojik mücadele yerleşirse belki ilaçlardan tamamen kaçınamayacağız ama eğer 5 kez ilaçlama oluyorsa ilaçlama azalacak, ürün ilaçlı olmayacak, ürün geri gelmeyecek ve insanlar ilaçlı ürün yemeyecek. Kimyasal mücadele yararlılara da zarar veriyor. Ülkemizin ve doğamızın geleceği için bu çağrıya kulak verilsin.

http://www.tarimsalhaber.com/teknoloji/ilac-degil-bocek-kullanin.htm
 

Hayvansal Ürüne ‘Piyasa Düzeni’

Avrupa Birliği’nde Ortak Tarım Politikası çerçevesinde 1962 yılından beri uygulanan “Ortak Piyasa Düzeni” Türkiye’de ilk kez hayvansal ürünlerde uygulanacak. Hayvansal ürünlerde piyasa düzeni uygulamasını öngören kanun tasarısı taslağı hazırlandı. Taslağa göre, Et ve Balık Kurumu’nun yapısı değiştiriliyor ve hayvansal ürünlerde piyasayı düzenleme görevi veriliyor. “Hayvansal Ürünler Piyasa Düzenleme Kurumu Kurulmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı”na göre Türkiye’de piyasa düzeni ilk olarak sığır, dana eti ve ürünleri, koyun, keçi eti ve ürünleri, kümes hayvanları eti ve ürünleri, balık, süt ve süt ürünleri, bal ile yumurtada uygulanacak.

Ayrıca, Hayvansal Ürünler Piyasa Düzenleme Kurumu’na (HPDK) bağlı olarak Et ve Balık Kurumu Hayvansal ve Su Ürünleri Üretim Lisanslı Depoculuk İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret AŞ (EBK LİDAŞ) kurulacak. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’yla ilişkili, idari ve mali özerkliğe sahip, kamu tüzel kişiliğine haiz, merkezi Ankara’da olacak Hayvansal Ürünler Piyasa Düzenleme Kurumu’nun görev ve yetkileri şöyle olacak: Hayvansal ve su ürünleri piyasalarını izlemek, düzenlemek, geliştirilmesini sağlamak ve bu hususlarla ilgili gerekli tedbirleri almak. Avrupa Birliği Ortak Piyasa Düzenine uyum sağlanmasına yönelik çalışmalar yapmak. Bağlı şirket ile diğer kurum, kuruluş, şirket, gerçek ve tüzel kişi işletmeleri, kooperatif ve birlikleri yetkilendirmek. Müdahale alımları, depolama ücretleri, işleme ve depolama özel yardımları, tanıtım ve promosyon, yayın ve eğitim faaliyetleri ile diğer faaliyetlere ilişkin ödemeleri yapmak. Hayvansal ve su ürünleri piyasalarında üretim, lisanslı depoculuk, antrepoculuk ve depoculuk faaliyetlerinin geliştirilmesini sağlamak. Faaliyet alanına giren konularda bilgi kayıt sistemini oluşturmak. HPDK’nın teşkilat yapısı, Yönetim Kurulu, Başkanlık, Danışma Konseyi ve bağlı şirketten oluşacak. HPDK Başkanı, yardımcıları ve yönetim kurulu üyeleri Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ederek göreve başlayacaklar. Yemin etmeyenler göreve başlayamayacak.

http://www.yabantv.com/haber/8110-hayvansal-urune-piyasa-duzeni-.aspx

Mehdi Eker : “Tarımı İzleyecek Mekanizma Yok”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker,dünyada tarımda üretimi, tüketimi ve stoku şeffaf bir şekilde izleyebilecek etkili bir mekanizma olmadığını belirtti. Eker, G-20 Emtia Fiyatlarında Dalgalanmalar Konferansı’nın ”Tarımsal Ürünlerde Fiyat Dalgalanmaları” konulu 4. oturumda yaptığı konuşmada, dünyada giderek artan bir trendde gıda fiyatlarında artış olduğunu söyledi. Bunu doğrudan tek başına büyük bir arz açığı ile izah etmenin doğru olmadığını dile getiren Bakan Eker, ”Buğdayla ilgili olarak 2010 yılındaki üretime, tüketime, devir stokuna baktığımız zaman 2010 Haziranı ile 2010 Aralığı arasında dünyada buğday fiyatlarındaki yüzde 84′lük bir artışı meşrulaştıracak ne arz açığı var ne arz güvenliğinde bir problem var.

Ama biliyoruz ki buğdayda dünyada 2010 Haziranı ile 2010 Aralığı arasında yüzde 84′lük bir fiyat artışı var. Tarihin en yüksek devir stoku var, 190 milyon tonlara yakın devir stoku, 656 milyon ton üretim var ama fiyatlar anormal derecede artıyor. Diğer tarımsal ürünlerin önemli bir kısmı da buna benziyor” dedi.

Burada üzerinde durmaları gereken gerçekte başka bir konu olduğunu belirten Eker, ”Buna bölgesel bir takım kuraklıklar, konjonktürel bir takım problemler, bazı bölgelerdeki siyasi istikrarsızlıkların yarattığı problemleri de dahil ettikleri zaman, bölgesel etkisinin çok daha yüksek olan bir takım problemlerle karşı karşıya kalırız. En son Afrika’da yaşanan insanlık trajedisi bunun önemli etkilerini oluşturuyor” diye konuştu.

Dünyada tarımsal üretimi bir şekilde etkileyen ve tarımsal girdilerin kullanımını, fiyatını etkileyen bir takım faktörler bulunduğunu ifade eden Eker, gübre fiyatlarındaki artışın gıda fiyatlarını etkilediğini anlattı.

Dünyada üretimi, tüketimi, stoku çok net ve şeffaf bir şekilde izleyebilecekleri etkili bir mekanizmanın da olmadığına işaret eden Eker, bunların problem meydana getirdiğini belirtti.

 http://www.karasaban.net/mehdi-eker-tarimi-izleyecek-mekanizma-yok/