Monthly Archives: Eylül 2011

Türkiye’nin Turşu İhtiyacının Yüzde 50’sini Karşılıyor

Bursa’nın Orhangazi İlçesi’ne bağlı Gedelek Köyü, Türkiye’nin turşu ihtiyacının yüzde 50’sini karşılıyor. Turşu imalathanelerinde çalışmak için Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden de insanların geldiği bu köyde yaşayanlar arasında fakir yok. Yaşlıların emekliş, gençlerin ise imalathanelerde işçi olarak çalıştığı Gedelek Köyü, her yıl ürettiği 50 bin ton turşunun 5 bin tonunu ihraç ediyor. Türkiye’de işsizlik nedeniyle bir çok köyde yaşayanlar büyük şehire göç ederken, bin 800 kişinin yaşadığı 460 haneden oluşan Bursa’nın Gedelek Köyü sürekli göç alıyor. Toplam 48 imalathanesi ile Türkiye’nin turşu ihtiyacının yüzde 50’sini karşılayan Gedelek Köyü’nde, turşu sezonunda tam 2 bin kişi çalışıyor. Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen insanların yerleştiği Gedelek Köyü’nde yaşayanların hepsi işçi. Yaşlıların emekli olduğu köyde 400 otomobil 90’da traktör bulunuyor.

Çalışan işcilerin her birinin sigortalı olup en az asgari ücretten maaş aldıklarını söyleyen Gedelek Köyü Muhtarı Osman Trak, “Köyümüz çok ilginç. İnsanlar köylerden kaçarken biz çalıştırmak için işci arıyoruz. Köyümüzde ürettiğimiz turşuların yüzde 5’ini, Türki cumhuriyetlerine, AB ülkelerine, Amerika’ya ve Kanada’ya satıyoruz” dedi.

Köylerindeki sebze ve meyvelerin turşu yapılması için yeterli olmadığını, bu nedenle küçük salatalıkların Balıkesir’den biberlerin Çanakkale’den, pancar ve lahananın Afyonkarahisar’dan geldiğini söyleyen Muhtar Osman Trak, turşu fiyatlarının 1.5 ile 3.5 TL arasında değiştiğini sözlerine ekledi.

http://www.tarimsalhaber.com/gida/turkiyenin-tursu-ihtiyacinin-yuzde-50sini-karsiliyor.htm

Lisanslı Depolar Üreticiye de Tüketiciye de Kazandıracak

Tarım ürünlerinin saklanmasına yönelik lisanslı depolar, hem üreticiye, hem tüketiciye kazandıracak. TMO-TOBB Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi tarafından kurulan 40 bin tonluk deponun tanıtımının ardından yurt genelindeki üretici de tüketici de lisanslı depoların bir an önce yaygınlaşmasını bekliyor. 
”Lisanslı Depoculuk” uygulamasını destekleyen üretici temsilcileri, depolar sayesinde üreticinin piyasadaki fiyat dalgalanmasından etkilenmeyeceğini belirtiyorlar. Temsilciler, bu uygulama ile üreticilere verilecek senetlerle de ürünlerin kayıt altına alınacağını ve üreticinin, ürünü karşılığında aldığı ürün senedini teminat göstererek, banka kredisine ulaşabileceğine işaret ediyor. Üretici temsilcileri, üretici açısından en önemli noktanın ise ürün kalitesinin artması olduğunu vurguluyor.

Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin, lisanslı depoculuğun sistem olarak doğru olduğunu belirterek, ”Ama daha yolun başındayız. Türkiye’de yaygın değil. Yaygınlaştığı zaman bir anlam ifade eder. Bu pazarlama sorununa yönelik bir teminat niteliğini taşıyor” dedi.
Yetkin, ”Lisanslı Depoculuk”un üreticiye faydalı olacağını belirterek, fiyat iniş çıkışlarından üreticiyi koruyacağını söyledi. Yetkin, ”Lisanslı Depoculuk” ile ürünlerin de kayıt altına alınacağını ifade etti.
”Lisanslı Depoculuk”un ürüne kalite getirip getirmeyeceğiyle ilgili ise Yetkin, ”Belli standartları var. Hangi ürünlerin, ne kadar miktarda, nasıl muhafaza edilecek gibi… Ama bunlar uygulama ile görülecek şeyler tabi” diye konuştu.AA

http://www.gaziantepsabah.com/lisansli-depolar-ureticiye-de-tuketiciye-de-kazandiracak.html

“Geleceğin Yegane Reçetesi Tarımdır”

Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Altınpark’ta düzenlenen ”AGROTEC 2011 15. Uluslararası Tarım Fuarı”nın açılışında yaptığı konuşmada, bugün dünyada nefes alan herkesin küresel ısınmanın sebep ve sonuçları üzerinde düşünmesi gerektiğini belirtti. Küresel ısınma ya da bir başka deyişle küresel bozulmanın, dünyanın en önemli gerçeklerinden birisi olduğunu ifade eden Vali Yüksel, şöyle konuştu:

 “Bugün dünyayı paylaşan herkesin, hepimizin yapması gereken şey, hiç kuşku yoktur ki, bazı sorulara cevap aramak ve elbette ortak akılda buluşmaktır. Dünya gerçeklerinin ne olduğu meselesi ile birlikte aklının icaplarının da kullanması gerekiyor. Sonuç olarak dünya gerçeklerini aklın icapları ile buluşturan toplumlar, insanlarının karınlarını nasıl doyuracağı meselesini iyi tahlil etmesi gerekiyor. Şimdi konuyu tarım açısından değerlendirdiğimizde, herkesin cevap vermesi gereken husus, hiç kuşku yoktur ki dünyada küresel ısınmanın sebep ve sonuçlarının neler olacağı meselesidir. Sular nasıl yönetilecektir? Enerji verimliliği nasıl planlanacaktır? Bugün dünyada nefes alan herkesin bu sorulara cevap vermesi gerekiyor. Avrupa ve dünyanın bir çok yerinde bilim adamları artık küresel ısınma tanımını küresel bozulma olarak değerlendiriyor. Bu duruma göre dünyada herkesin insanlarını nasıl doyuracağı meselesini tartışması gerekiyor. Şimdi bizim de yapmamız gereken şey, hiç kuşku yoktur ki ‘Rasyonel tarımı nasıl gerçekleştireceğiz? Ülkemizde ve elbette Ankara’da sürdürülebilir tarımsal ürün faaliyetlerimizi nasıl gerçekleştireceğiz?’ Bunları hep birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Bu sabah hepimiz şükürler olsun kahvaltımızı yaptık. Ancak dünyada bu sabah 1 milyar insan güne aç başladı. Bu böyleyse bütün yönetenlerin, karar vericilerin, bütün akil insanların yapması gereken şey, tarımı önüne koymak olmalıdır. Bugün tarım insanları doyurması bakımından sadece bir sektör değil, aynı zamanda dünyanın en stratejik kavramıdır. Ve de yapılması gereken şey insanların, önümüzdeki yıl ve yıllarda nasıl doyurulacağının cevabının verilmesidir. Ben Ankara Valisi olarak, elbette Ankara’da ekeceğimiz, dikeceğimiz, besleneceğimiz ve yegane adresimiz olan 1 milyon 200 bin hektarlık alanın nasıl rasyonel olarak kullanacağı meselesini bir yönetici olarak değerlendiriyorum. 1 milyon 200 bin hektarlık tarım arazisinin ne kadarının sulandığını, ne kadarının daha sulanmasının gerektiğini değerlendiriyoruz. Ekolojik dengenin korunması ve Ankara’da toprakların ve de  suyun muhafazasını ve hiç kuşku yoktur ki ürün planlamasının yapılması hususları artık önümüzde durmaktadır.

Sonuç itibariyle söylemem gereken son söz, geleceğin yegane reçetesinin tarım olduğudur.

Konuşmaların ardından Vali Yüksel tarafından İnfo Fuarcılık Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Okan Çam’a plaket verildi.

 http://www.ankara.gov.tr/Portal.asp?X=Read&ID=972

Başbakan’dan ‘Yerli Malı Kullanın’ Talimatı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu kurumlarına yapılacak mal alımlarında yerli ürünlerin tercih edilmesini istedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarda öncelikli olarak Türkiye’de üretilen ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgularken, yöneticilerden bu konuda gereken duyarlılığı göstermeleri istedi. Yerli ürün kullanılmasına ilişkin Başbakanlık genelgesi, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgede, tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, Türkiye ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanmasının ekonomi açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Genelgede, şunlar kaydedildi:

”Bu çerçevede, mevzuatımızda yerli ürün kullanımına yönelik mevcut hükümlerin uygulanmasına özen gösterilmesine ilave olarak, kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarda;

-Teknik şartnamelerde Türkiye’de üretilen ürünlerin teklif edilmesini engelleyen düzenlemelerin yapılmaması,

-Kamu ihale mevzuatına aykırı olarak, isteklilerin ithal ürün ya da belirli bir ülkenin malını teklif etmesine yönelik düzenlemelerin yapılmaması,

-Ürünlere ilişkin olarak yabancı belgelendirme kuruluşları tarafından düzenlenen ve zorunlu olmayan belgelerin ihale dokümanlarında aranmaması,

-İthal ürün teklif eden isteklilerin yurt dışında mal teslim edebilmelerine imkan tanınması durumunda, teslim yeri, navlun, gümrük ve vergi giderleri gibi unsurların tekliflerin değerlendirilmesinde nasıl dikkate alınacağına dair ihale dokümanlarında düzenlemelerin yapılması,

-İthal ürün teklif eden isteklilere mal tesliminden önce akreditif açılarak ön ödeme yapılmasına imkan tanınması durumunda, Türkiye’de üretilen ürünleri teklif eden isteklilere de avans ödemesi yapılmasına yönelik ihale dokümanlarında düzenleme yapılması, hususlarının dikkate alınarak, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki alımlar ile Devlet Malzeme Ofisinden gerçekleştirilecek alımlarda öncelikli olarak Türkiye’de üretilen ürünlerin tercih edilmesini ve kamu kurum ve kuruluşları yöneticilerinin bu konuda gereken duyarlılığı göstermelerini önemle rica ederim.”

İHRACATA DÖNÜK ÜRETİM STRATEJİSİ

İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kuruluna ilişkin Başbakanlık Genelgesi de Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.

Genelgede, Türkiye’nin, Cumhuriyet’in yüzüncü yılı olan 2023’e yönelik stratejik dış ticaret hedefinin, dünya mal ticaretinden aldığı payın artırılarak ihracatının 500 milyar dolara çıkarılması olarak belirlendiği belirtildi. Bu hedefe ulaşılabilmesi için, öncelikle Türkiye’nin imalat sanayi ile hizmet üretim potansiyelinin ihracat odaklı olarak değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi gerektiği vurgulanan genelgede, tüm sektörlerde ihracat hedeflerine uygun, ortak politikalar geliştirilerek sürdürülebilir ihracat artışının sağlanması, ihracatta pazar ve ürün çeşitlendirmesi, ihracata dönük üretim teknolojilerinin geliştirilerek yurt içinde üretilen katma değerin artırılmasının yakın gelecekte ulaşılması öngörülen hedefler arasında yer aldığı ifade edildi.

Bu çerçevede, konuyla ilgili kurum ve kuruluşların bir plan dahilinde aktif olarak çalışmalara katıldığı, kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonun sağlandığı, üretimle ihracatın birlikte ele alındığı ”İhracata Dönük Üretim Stratejisi” geliştirmek amacıyla, 12 Mayıs 2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile ”İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu” nun kurulduğu hatırlatılan genelgede 61’inci Hükümetin kurulmasıyla birlikte bakanlıklarda meydana gelen isim ve görev değişiklikleri nedeniyle söz konusu Kurulun yeniden düzenlenmesi gerekli görüldüğü bildirildi.

Buna göre, İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu, Ekonomi Bakanı’nın başkanlığında; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının müsteşar düzeyinde; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) başkan düzeyinde; Türkiye İhracat Kredi Bankasının (Türk Eximbank) ise Genel Müdür düzeyinde katılımıyla çalışmalarına devam edecek. Ayrıca, ihtiyaç duyulması halinde ilgili diğer bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin de Kurul çalışmalarına katılımı, Kurul Başkanı tarafından değerlendirilecek.

Genelgeyle, 2010/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi de yürürlükten kalktı.

PİYASA GÖZETİMİ VE DENETİMİ

Piyasa Gözetimi, Denetimi ve Ürün Güvenliği Değerlendirme Kuruluna ilişkin Başbakanlık Genelgesinde de piyasaya arz edilen ithal ve yerli ürünlerin gözetim ve denetimine ilişkin hususların ”Ürünlerin Piyasa Gözetimi ve Denetimine Dair Yönetmelik” ile düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu alanda koordinasyonu sağlamak ve tavsiye niteliğinde kararlar almak üzere 2002 yılında kurulan ”Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulu”nun Ekonomi Bakanlığı bünyesinde çalışmalarına devam ettiği ifade edilen genelgede, kamuoyunda giderek artan ürün güvenliği bilinci ile piyasaya arz edilen ürünlerin miktarı ve çeşidinde görülen artışların, ürünlerin gözetim ve denetim sisteminin daha etkin, güçlü ve caydırıcı bir yapıya dönüştürülmesini gerekli kıldığı kaydedildi.

Genelgeye göre, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan yıllık eylem planlarını değerlendirmek, etkin bir ithalat ve iç piyasa denetimi için temel hedef ve stratejilerle alınacak tedbirleri belirlemek ve bu amaçla üst düzeyde kararlar almak, ilgili kurumlar arasında işbirliğini ve eşgüdümü sağlamak üzere, Ekonomi Bakanının koordinatörlüğünde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı, Gümrük ve Ticaret Bakanı, Sağlık Bakanı, Denizcilik Müsteşarı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanının katılımıyla ”Piyasa Gözetimi, Denetimi ve Ürün Güvenliği Değerlendirme Kurulu”nun oluşturulması uygun görüldü.

Kurul, yılda en az bir defa toplanacak, sekretarya görevi Ekonomi Bakanlığı tarafından yerine getirilecek, ihtiyaç halinde diğer bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör, sivil toplum ve meslek kuruluşları da Kurulun çalışmalarına davet edilebilecek.

Genelgeye göre, genel ekonomik hedefler, insan sağlığı ve güvenliği, kamu yararı doğrultusunda ürün güvenliği politika ve stratejilerinin uygulanması amacıyla Piyasa Gözetimi, Denetimi ve Ürün Güvenliği Değerlendirme Kurulu tarafından yürütülecek çalışmalara ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca aktif katkı ve destek sağlanacak.

 http://www.aksam.com.tr/basbakandan-yerli-mali-kullanin-talimati–65514h.html

Anız Yakanlara 121 Bin TL Ceza

Çevre ve Orman İl Müdürü Ziya Çöpür, Çorumda anız yakan 160 kişiye 121 bin 939 TL para cezası verildiği açıkladı. Çevre ve Orman İl Müdürü Ziya Çöpür, jandarma, tarım ve kendi il müdürlükleri tarafından anız yangınları ile mücadele çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiğini söyledi. Anızın yakılması ile birlikte doğada ekolojik dengelerde bozulmalar meydana geldiğini dile getiren Çöpür, “Yangınla birlikte toprakta bulunan canlı fauna yok olmakta, toprak yapısında bulunan su hızla buharlaşarak kaybolmakta, toprak kavrulmakta, verim gücü düşmektedir. Toprak hızla çölleşmeye başlamaktadır. Kaybolan verim gücünün tekrar kazanılması için daha çok gübreleme yapma ihtiyacı çıkmakta dolayısıyla toprağa uygulanan kimyasal nitelikli ister gübre olsun ister ilaç olsun toprağın çölleşme hızını daha da artırmaktadır.

Özellikle gece meydana gelen anız yangınlarında ise yukarıdaki bahsedilen olumsuzluklara ilave olarak, tarımsal zararlılarla mücadele eden sürüngenler, ve kuşlar yangından kaçamamakta bıldırcın , keklik gibi kuşlar ile yılan gibi doğada denge unsuru olan hayvanlarında yok olması neticesinde tarımsal ürünlere zarar veren hayvan popülasyonlarında artışların olmasına neden olmaktadır” dedi.

Anız yangınları konusunda halkın daha duyarlı olmaları gerektiğini vurgulayan Çöpür, anız yangını görüldüğünde Jandarma, Tarım ve Çevre Orman İl Müdürlüğü ekiplerine haber verilmesini istedi.

Anız yakanların yanı sıra tarla sahiplerine de idari para cezası uygulanacağını vurgulayan Çöpür, “Vatandaşlarımız tarlalarına sahip çıksın. Unutulmamalı ki bu doğa hepimizin, doğayı olumsuz yönde etkileyecek her türlü hareketlerden ve davranışlardan kaçınalım ki gelecek nesillere temiz bir doğa, kirlenmemiş bir dünya bırakabilelim”

http://www.tarimsektor.com/haber/3829/Aniz_yakanlara_121_bin_TL_ceza.html