Monthly Archives: Eylül 2011

Tarım Bakanlığından Uyarı!

Gıda , Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, Tavuk Vebası Hastalığına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, avian influenza veya tavuk vebası ya da kuş gribi olarak adlandırılan hastalığa karşı hazırlıklı olmak, hastalıktan korunmak ve hastalıkla mücadele etmek için alınması gereken tedbirlere ilişkin usul ve esasları belirledi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, Tavuk Vebası Hastalığına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik, avian influenza hastalığının erken tespit edilerek izlenmesi, yetkililerin ve yetiştirici birliklerinin bilgilendirilmesi için alınması gereken koruyucu önlemleri, kümes hayvanlarında ve kapalı alanlarda beslenen kuşlarda avian influenza salgını olduğunda ve avian influenza virüslerinin memelilere olası bulaşmasının erken tespiti durumunda uygulanacak minimum kontrol önlemlerini, kanatlı orijinli influenza virüslerinin diğer türlere bulaşmasını engellemek için önlemleri kapsıyor.

Buna göre, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri tarafından belirlenerek işletmelere bildirilen koruyucu biyogüvenlik önlemlerine, işletmeler uyumak zorunda olacak. Bakanlık tarafından; farklı kümes hayvanı türlerinde kanatlı influenza virüsünün H5 ve H7 alt tipleri ile oluşan enfeksiyon yaygınlığını belirlemek ve herhangi bir avian influenza virüsüyle ilgili vahşi kuşların oluşturduğu tehlike hakkında düzenli olarak gerçekleştirilen risk değerlendirmelerine dayanarak bilgi edinmek amacıyla gözetim programları yürütülecek.

Bakanlık tarafından uygulamaya konulan gözetim programları il/ilçe müdürlükleri ile veteriner kontrol ve araştırma  enstitüsü müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek.

-Hastalığın bildirimi-

Avian influenza hastalığından şüpheli veya varlığından haberdar olan hayvan sahipleri ve bakıcıları, veteriner hekimler ile muhtarlar, köy korucuları, celepler, çobanlar, gemi kaptanları, istasyon ya da gümrük memur veya idarecileri gibi ilgililer tarafından yetkili otoritelere, yetkili otoriteler tarafından da derhal bakanlığa bildirilecek.

Ayrıca  Gıda , Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının il/ilçe müdürlüklerince kesimhanelerde ve kombinalarda, taşıma araçlarında, sınır kontrol noktalarında, diğer sınır yerlerinde, karantina tesislerinde ve diğer mekanlarda kümes hayvanları veya diğer kapalı alanlarda beslenen kuşlarda avian influenza hastalığının teşhis edilmesi durumunda bakanlığa bilgi verilecek. İl ve ilçe müdürlüklerince avian influenza nedeniyle şüphe sonucunda izlemeye alınan memeli hayvanlarda yapılan gözlem sonuçları da bakanlığa sunulacak.

Resmi veteriner hekim tarafından yapılan  araştırma  sonucunda avian influenza hastalığından şüphe edilmesi durumunda işletmede karantina tedbirleri alınacak.

-Yüksek patojenik avian influenza-

Yüksek Patojenik Avian İnfluenza (HPAI) salgını durumunda ise işletmedeki kümes hayvanları veya kapalı alanlarda beslenen kuşlar gecikmeksizin resmi denetim altında öldürülecek. Öldürme işlemi ve özellikle taşıma, avian influenza yayılma riski yaratılmayacak şekilde gerçekleştirilecek.

Avian influenza hastalığına karşı kullanılacak uygun aşılar bakanlıkça belirlenecek. Kanatlı influenza aşılarının ülke içinde üretimi, depolanması, temin edilmesi, dağıtımı, satışı ve kullanımı, bakanlığın resmi denetimi altında gerçekleştirilecek.

Bakanlık, avian influenza riski altındaki kanatlı hayvanlara veya kapalı alanlarda beslenen diğer kuşlara uzun vadeli bir önlem olarak koruyucu aşı uygulamasına karar verebilecek.

Öte yandan, bu yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte 10 Nisan 2008 tarihli ve 26843 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Avian İnfluenza Hastalığına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.

http://www.tarimsektor.com/haber/3922/Tarim_Bakanligindan_uyari.html

Rus ‘Kuzu makinesi’ Özel İzinle Türkiye’de

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in özel izni ile Türkiye’ye getirilen 175 “Kuzu makinesi” olarak bilinen Romanov koyununun üretimine başlandı. Koyunların sahibi Osman Nuri Günay, “2005 yılında Tarım Bakanlığı’na dilekçe verdik, 5 yılda izni zor aldık. Bu koyun ırkının tamamen saf hali dünyada sadece Rusya’da ve bizde var.” dedi. Zaman gazetesinin haberine göre, Rus Romanov koyunları aşırı sıcak ve soğuğa dayanıklı, yılda iki kez gebe kalıp her seferde 3-4 yavru doğuruyor.

Çiftlik sahibi Günay, 2005 yılından itibaren 5 yıl boyunca 17 ülkede bu koyunları araştırdığını, saf ırkı sadece Rusya’da bulduğunu söylüyor. Günay, Rusya’daki Romanov Kraliyet ailesinin bu koyun cinsini elde etmek için 170 yıllık bir çalışma yaptığını belirtiyor. 

100 KOYUNDAN 500 KUZU

Türkiye’de bir yılda 100 koyundan 85 kuzu alınırken Romanov cinsi 100 koyundan yaklaşık 500 kuzu alındığını vurgulayan Günay, bu koyunların üreme verimliliğine dikkat çekiyor. Rusya’nın bu koyunların ihracatını yasakladığını ifade eden çiftlik sahibi, geçen yıl TUSKON’un Ankara’da düzenlediği zirvede Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’den aldıkları özel izni ise şöyle açıklıyor:

“Medvedev’e bir not ulaştırdık ve Romanov koyunlarını istedik. Rusya Federasyonu, bir defaya mahsus, Medvedev’in özel izni ile 175 adet koyun vermek üzere Tarım Bakanlığı’na yazı yazdı. Ekim ayında Romanovları getirdik ve üretime başladık” dedi. Çiftlikteki koyunların bir batında ağırlıklı olarak dördüz ve üçüz doğurduklarını belirten Günay, 4 ayda 26 koyundan 60 kuzu elde ettiğini aktarıyor.

BİR KOYUNUN MALİYETİ: 2 BİN 410 LİRA

Rusya’dan bir koyunu nakliye masrafları da dahil 2 bin 410 TL’ye mal ettiklerini belirten Günay, ileriye yönelik hedeflerini ise şöyle anlattı: “İlk hedefimiz bu koyunu Anadolu’da yaygınlaştırmak. Yüksek verim aldığımızda ise halkımıza damızlık dağıtmayı düşünüyoruz. “Günay, hırsızlık olaylarına karşı çiftlikte olağanüstü güvenlik önlemleri aldıklarını söyledi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/18625935.asp

BM’den Yeni Rapor: ‘Su ve Gıda Kaynaklarını İdareli Kullanın’

Birleşmiş Milletler tarafından yeni hazırlanan bir rapor, artan küresel nüfusun doğal kaynaklara sahiplenme konusunda gerginliğe yol açabileceği uyarısında bulunarak, su ve gıda kaynaklarının idareli kullanılması gerektiğini vurguluyor. BM raporu, 1 buçuk milyar insanın su kaynaklarının kısıtlı olduğu yerlerde yaşadığına dikkati çekiyor, eğer bugün 7 milyar olan dünya nüfusunun 2050’de tahmin edildiği gibi 9 milyara tırmanması durumunda su ve gıda sıkıntısı yaşanabileceğini belirtiyor.

Rapor ayrıca küresel ısınmanın artması ve yağmur alan bölgelerin değişmesinin de gıda ve su kaynaklarında yaşanan sıkıntıyı arttırabileceğini kaydediyor. Uzmanlara göre yalnızca Afrika kıtasında, bu yüzyılın sonunda tarım ürünlerinde yüzde 15 ila 30 oranında azalma olabilir.

Uzmanlar ayrıca dünyada gıda üretiminin en yaygın olduğu Çin’in kuzey düzlükleri, Hindistan’ın Pencap bölgesi ve Amerika’nın batı eyaletlerinde su kaynaklarının “sınırlarına gelindiği ya da kullanım limitinin aşıldığına” işaret ediyor.

BM raporunun dikkat çektiği bir diğer noktaysa tarımcılıkta gelişmiş yöntemlerin kullanılması ve çevreye daha duyarlı davranılması. Rapor, gıda üretiminde kayıp ve ziyanların yaşanmaması için, doğal kaynakların, özellikle de suyun idareli kullanılması gerektiğini savunuyor.

Rapor, çiftçilerin eğitilmesi, çevreye duyarlı uygulamalara devlet teşvikleri sağlanması, yağmurların düzensizleşmesine ya da azalmasına uyum sağlayabilen ürünlere yönelme, idareli sulama tekniklerinin benimsenmesi ve kuraklığın yoğun olduğu bölgelerde su rezervleri açılması gibi fikirlere yer veriyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı ve Uluslararası Su Enstitüsü’nün ortak hazırladığı rapor, bu hafta Stockholm’da başlayacak Dünya Su Haftası etkinlikleri öncesinde yayınlandı.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a1847-bm_den_yeni_rapor_su_ve_gida_kaynaklarini_idareli_kullanin.html