Monthly Archives: Ağustos 2012

Soğuğa Dayanıklı Yerli Buğday ve Arpa

Avrupa’nın sanayiye dönük EUROSTARS programı ile TÜBİTAK tarafından desteklenen projeyle kuraklığa ve aşırı soğuğa dayanıklı buğday ve arpa çeşitleri geliştirildi. Proje sonunda, kışlık kırmızı sert ekmeklik buğdayla iki kışlık arpa çeşidinin üretim izni alındı ve İç Anadolu Bölgesi’nde üretime başlandı. ProGen Tohum AŞ Ürün ve Pazar Geliştirme Müdürü Hüseyin Güngör, yaptığı açıklamada, Avrupa’nın sanayiye dönük EUROSTARS programı kapsamında desteklenen ”Kaliteli ve Yüksek Verimli Kışlık Tahıl Kaynaklarının Geliştirilmesi” projesinin, Avusturya, Macaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan ile yürütüldüğünü belirtti.

Türkiye’de 5 milyon hektarda kışlık tahıl yetiştirildiğinin varsayıldığını belirten Güngör, projeyle hastalık ve zararlılara, kuraklığa ve sert kış koşullarına, erken gelen sıcaklara dayanıklılık gösteren yüksek kaliteli tahıllar elde edileceğini ve genetik çeşitliliğin artacağını söyledi.  Güngör, ”Tohumluk için her yıl yurt dışına milyonlarca dolar para akışının olduğu düşünüldüğünde, projenin firma ve ülke ekonomisi açısından önemi daha da anlaşılacaktır. Proje sonucunda kışlık kırmızı sert ekmeklik buğdayla iki kışlık arpa çeşidinin üretim izni alındı. İç Anadolu Bölgesi’nde üretimleri yapılarak Türk tarımına kazandırıldı” diye konuştu.

http://www.haberjet.com/NewsDetail.aspx?NewsID=835909

Çiftçilerin Kuracakları Sulama Tesisine Ait Makine ve Ekipmana %50 Hibe Desteği Müracaatları Başlamıştır

Tarımsal faaliyetler için geliştirilen modern basınçlı bireysel sulama tesisleri ve makine ekipmanlarının üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaştırarak; daha kaliteli ve pazar isteklerine uygun üretim yapılmasını sağlamak, zor şartlarda ve bedenen çalışan üreticilerimizin işlerini kolaylaştırmak ve üretim maliyetlerini düşürerek uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir düzeye getirmek için sulama makine ve ekipmanlarının alımının desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen Tebliğ 01 AĞUSTOS 2012 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, programla ilgili müracaatlar 30 AĞUSTOS 2012 tarihinde sona erecektir.

http://www.giresuntarim.gov.tr/tarm2/genhaber.aspx?kod=683

Bala Yeni Standartlar Geldi

‘Yeni Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’nin bal sektörüne ve üretilen ballara belli bir kalite getirmesi bekleniyor.   Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Yeni Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’nin bal sektörüne ve üretilen ballara belli bir kalite getirmesi bekleniyor. Balın tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, hazırlanması, işlenmesi, depolanması, nakledilmesi ve piyasaya arz edilmesi aşamalarında taşıması gereken özellikleri belirlemek amacıyla çıkarılan yeni tebliğde önemli değişiklikler yer alıyor. Tebliğe ilişkin açıklama yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Samsun İl Müdürü Kadir Güven, eski tebliğde yer alan birçok maddede önemli değişiklikler yapıldığını belirterek, bal üreticilerinin yeni düzenlemeye uymalarının zorunlu olduğunun altını çizdi.

Yeni yayımlanan tebliğde eski tebliğe bazı önemli eklemeler yapıldığını ifade eden Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Güven, yeni tebliğde modern kovanlarda arılar tarafından peteği ile üretilen bal olan ‘Doğal petekli bal’ ibaresinin eklendiğine dikkati çekti. Tebliğe ‘Kara kovan balı’ ibaresininde eklendiğini anlatan Güven, “Bu bal kara kovanlarda arılar tarafından peteği ile üretilen baldır. Bu tebliğe göre kara kovan ve doğal petekli ballar, süzme bal olarak satılamayacak. Petek parçalanmayacak ve içine süzme bal ilave edilip satılamayacak. Etiketlerde kara kovan balları için doğal petekli ibaresi kullanılabilecek.” dedi.

Balın renginin su beyazından koyu amber renge kadar değişebileceğine dikkat çeken Müdür Kadir Güven, yeni değişikliğe göre etiketlerde “1 yaşından küçük bebeklere bal yedirilmemelidir” ifadesinin yer alacağını vurguladı. Güven, “Hammadde ambalajı üstünde Arıcılık Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olan işletmeye ait hammaddenin kaynağını işaret edecek TÜRKVET kayıt sisteminden alınan işletme numarası bulunacak. Süzme çiçek balı akışkan olmayan kıvamda kontrollü koşullarda kristalize edilmesi halinde krem bal, kendiliğinden kristalize olması halinde kristalize bal adıyla piyasaya arz edilebilecek.” diye konuştu.

Balda taklit ve tağşişi yani içine başka bir madde karıştırmayı önlemek amacıyla tebliğde istenen prolin miktarının artırıldığını söyleyen Güven, sözlerini şöyle sürdürdü; “Balda proteinlerin belirlenmesi, doğal veya yapay olup olmadığı açısından ve beslenme yönünden önem taşımaktadır. Balda yaklaşık olarak 15 çeşit aminoasit olmakla birlikte en önemlisi ve fazla olanı prolindir. Prolin arılar tarafından bal oluşumu sırasında Bala aktarılan ve taklit ve tağşişli ballarda değeri Türk Gıda Kodeksi’ne uymayan aminoasit anlamını geliyor. Kodekste istenen değerleri artırılıp; 180 mg/kg dan 300mg/kg çıkarılmış. Bu değer; kanola, ıhlamur, narenciye, lavanta ve okaliptüs ballarında 180mg/kg, biberiye, akasya ballarında ise 120mg/kg olmuştur.”

http://www.haberler.com/bala-yeni-standartlar-geldi-3840725-haberi/

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1594_turk-gida-kodeksi-bal-tebligi.html

Avcılara Duyarlılık Çağrısı

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık, 2012-2013 av sezonunun 18 Ağustos 2012 tarihinde açılacağını belirterek, ”Doğal hayatın sürdürülebilirliği noktasında, avcıların üzerlerine düşen vazifeyi duyarlı bir şekilde yerine getirmelerini ve ava yasak sahalar konusunda hassas davranmalarını bekliyoruz” dedi.   Özyanık, Merkez Av Komisyonu’nun, her yıl toplanarak o av dönemi için yurt çapında korunacak, avlanmasına izin verilecek hayvanları ve bunların avlanma sürelerini, miktarlarını, yasaklanan araç ve gereçleri, yasaklanacak avlanma sahalarını, avlanma esas ve usullerini belirlediğini anımsattı.

Ahmet Özyanık, Merkez Av Komisyonu’nun kararları içerisinde yer alan ve avcıların daha bilinçli bir şekilde avlanmalarını sağlamak amacıyla hazırlanan 2012-2013 av sezonu için ava yasak sahaları gösterir haritanın, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün web sitesinde yayımlandığını kaydetti.

Özyanık, ”2012-2013 av sezonunun açılmasına kısa bir süre kaldığı şu günlerde avcılarımız ava yasak sahaların haritalarını genel müdürlüğümüz web sitesinden inceleyebilir, bu haritaları interaktif olarak çeşitli formatlarda indirebilir ve detaylı bilgi için av yönetimi veri tabanından faydalanabilirler” diye konuştu.

Geçtiğimiz dönem av sezonunun 26 Şubat 2012 tarihinde kapandığını ve bu tarih itibarıyla ”Sürdürülebilir Av Yönetimi Programı”nın başlatıldığını hatırlatan Özyanık, programın, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından ”Silahımı Asıyorum Yemlemeye Çıkıyorum”; ”Üreme Döneminde Avımı Koruyorum”; ”Av Yaban Hayatını Destekliyorum”; ”Avlanmıyorum, Görüntülüyorum”; ”Avlanmıyorum-Yarışıyorum”; ”Avcılar ile El Ele, Kontrollü Avcılık” olarak 6 aşamada yürütüldüğünü söyledi. Halen devam eden programda, avcılıkta koruma kullanma dengesinin gözetilmesi, avcıların ve halkın genelinin bilinçlendirilmesi hususunda pek çok bilinçlendirici çalışma yapıldığını aktaran Özyanık, ”Örneğin kış aylarında avcılarımızla birlikte yaban hayvanları için yemleme çalışması, avcılarla fotosafari etkinliği, avcılık ve yaban hayatını her kesimden vatandaşa daha iyi anlatabilmek için fuar organizasyonları, kırsalda yaşayan halkın, bölgelerinde yer alan yaban hayvanı varlığı ve yaban hayvanlarının korunmalarının gerekliliği ile alakalı bilgilenmeleri için afiş-broşür dağıtımı yapıldı” dedi.

Ayrıca sürdürülebilir avcılığın en önemli unsurlarından olan avlak oluşturulması çalışmalarının da devam ettiğini kaydeden Özyanık, ”Çünkü yaban hayatı kaynaklarımız ve bunların oluşturduğu biyolojik çeşitlilik yalnızca ülkemiz için değil bütün dünya için bir ortak mirastır. Yalnız ülkemiz için değil tüm dünya için ortak miras olan yaban hayatı türlerimizin var olabilmesi noktasında hepimize çok iş düşüyor” ifadesini kullandı. Özyanık, 18 Ağustos 2012 tarihinde açılacak olup, 24 Şubat 2013 tarihinde kapanacak olan 2012-2013 av sezonunda ve sezon dışında da doğal hayatın sürdürülebilirliği noktasında, avcıların üzerlerine düşen vazifeyi duyarlı bir şekilde yerine getirmelerini ve avlanmaları sırasında web sitelerinde yer alan ava yasak sahalar konusunda hassas davranmalarını beklediklerini dile getirdi.

 http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=356318

1000 Keklik Kene Avında

İlimiz Alucra ve Şebinkarahisar ilçelerinde 1000 keklik, keneyle mücadele için doğaya bırakıldı.  Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 12. Bölge Müdürlüğünce doğaya kanatlı salımı programı çerçevesinde kekliklerin doğaya bırakılması törenine Şebinkarahisar Kaymakamı Avni Oral, Alucra Kaymakamı Hacı Arslan Uzan, Doğa Koruma ve Milli Parklar 12. Bölge Müdürü Mustafa Bulut, Milli Parklar Giresun Şube Müdürü Ertan Kuduban ve vatandaşlar katıldı.Kekliklerin doğaya salınım töreninde konuşan Alucra Kaymakamı Hacı Arslan Uzan, Alucra’da yayla turizminin yoğun olarak yaşandığını belirterek, kene yüzünden gurbetçilerin geçen senelere göre bu sene daha az geldiğini, alınan tedbirler ile doğaya salınan kekliklerin keneyle mücadelede ciddi bir katkı sağlayacağını söyledi.

Şebinkarahisar Kaymakamı Avni Oral’da şehirleşmeyle ekolojik dengenin bozulduğuna dikkat çekerek, doğaya bırakılan kekliklerle ekolojik dengeye katkı sağlanacağını, doğadan alınanın doğaya bırakıldığını söyledi. Konuşmaların ardından 500 keklik Alucra’da, 500 keklikte Şebinkarahisar’da olmak üzere toplam 1000 keklik keneyle mücadele için doğaya salıverildi.