Monthly Archives: Eylül 2015

Açık Peynire İzin Yok

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeyle, 8 Şubat 2015’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Peynir Tebliği’nde uygulama 1 Ocak 2016’da başlıyor. Üretiminden muhafazasına, taşınmasından piyasaya arzına kadar birçok yenilik getiren düzenlemeye göre, peynir artık ambalajsız satılamayacak. Sektör, üniversiteler ve STK’ların görüşleri alınarak uzun süren çalışmalar sonucu Türk Gıda Kodeksi’ne uygun hazırlanan tebliğ, peynirlerin ambalaja girmesiyle ilgili düzen getiriyor. Buna göre, doğrudan satış için üretilen peynirler ambalajlı şekilde ve hijyen kriterlerini karşılayan yerlerde piyasaya sunulabilecek. Peynirler, Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği’ne ve Gıda Hijyeni Yönetmeliği hükümlerine uygun malzemelerle ambalajlanacak. Buna göre, açıkta veya gıda ambalajına uygun olmayan poşet, kutu, plastik, strafor kutular kullanılamayacak.

Uygulamayla ilgili bilgi veren Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Sadettin Korkut, hijyen ve sağlık açısından istismarı çok kolay olan peynir üretimi ve satışında kontrol çizgilerinin artık daha netleştiğini söyledi. Ambalajsız ürünlerde her zaman risk bulunduğunu hatırlatan Korkut, şöyle konuştu: “Gelişmiş ülkelerde ambalajsız ürün bulmak mümkün değil. Açıkta satılan tüm gıda maddelerinin sağlık ve hijyen açısından ambalaja girmesi gerekiyor.

Özellikle peynir gibi bir üründe çok dikkatli olmak gerektiğini hep söylüyoruz. Türk Gıda Kodeksine göre, süt ve süt ürünleri ile peynir ambalajlarının üzerinde üretim, son kullanma tarihleri ve üretim yerinin bulunması gerekiyor. Tüketici, ambalajı okuyarak ne aldığını, o peynirin içinde ne olduğunu bilmeli. Sadece sağlık ve hijyen değil, doğru ambalajlamanın, gıdaları koruyarak tüketim ömrünü uzattığını ve israfı azalttığını da unutmayalım. Türk Gıda Kodeksi’ne uygun üretilmiş ambalajlarda muhafaza edilip satılan peynirler, gönül rahatlığıyla tüketilebilir. Yeni düzenlemeyi, gıda güvenliği, hijyeni ve ülke ekonomisini hiçe sayan kayıt dışı üretimin önüne geçmek için önemli bir adım olarak görüyor, benzer adımların bakliyatta, yaş sebze-meyvede de ambalajın şart olduğunu düşünüyoruz.”

AROMA YASAK, TUZ AZALIYOR

Peynir Tebliği ile yılbaşından itibaren zorunlu olacak diğer bazı düzenlemeler ise şöyle:

– Peynirlerin muhafaza, taşınma ve piyasaya arz süreçlerinde 10 santigrat derecenin altında tutulması zorunlu olacak. Özellikle pazarlarda ve fuarlarda peynirler, ambalajlarda ve 10 santigrat derecenin altında şartlarda sergilenip satılabilecek.

– Koyun sütü aroması, keçi sütü aroması, tereyağı aroması gibi süt ve süt ürünleri aroma vericileri kullanılamayacak.

– Peynir etiketlerinde, tüketicinin yanılmasına neden olan ‘köy peyniri’, ‘geleneksel peynir’, ‘doğal peynir’, ‘çiftlik peyniri’ gibi ifadeler kullanılamayacak.

– En az 120 gün olgunlaştırılmış kaşar peynirine ‘eski’ denebilecek.

– Peynirler tam yağlı, yarım yağlı, az yağlı ve yağsız olmak üzere 4 grupta üretilecek.

– Çiğ sütten üretilen ve olgunlaştırılarak piyasaya sürülen peynirlerin etiketinde, üretim tarihi, ‘çiğ sütten üretilmiştir’ ifadesi ve ne kadar sürede olgunlaştırıldığı mutlaka görünür şekilde yazılacak. Pastörize edilmemiş çiğ sütten üretilen peynirler en az 4 aylık olgunlaşma döneminden sonra satılabilecek.

– Beyaz peynirde tuz oranı azaltılacak.

– Küflü peynir üretimi kontrol altına alınacak. Peynirlerin üretiminde kullanılacak küf kültürleri ve kullanım şartları Bakanlıkça belirlenecek. Küf kültürleri ile olgunlaştırılarak üretilen peynirlerin etiketinde hangi küf kültürleri kullanıldığına ilişkin bilgilere yer verilecek.

http://www.haberturk.com/ekonomi/haberin-var-mi/haber/1133410-acik-peynire-izin-yok

Sağlam Bir Beyin İçin Bol Miktarda Ceviz Tüketmek Gerek

Hafızayı güçlendiren ceviz, algıyı ve nöral etkileri de iyileştiriyor. Uzmanlar, özellikle öğrencilere ceviz öneriyor. Prof. Dr. Nazan Turhan, cevizin beyin ve kalp sağlığı açısından yenmesi gerektiğini söyledi. Turhan, “Cevizdeki biyoaktif bileşenler, beyin hücrelerini koruyor.” dedi. Çoklu doymamış yağ asitlerinin (PUFA) beyin gelişimi ve işlevi üzerinde önemli etkileri olduğuna işaret eden Turhan, “Omega yağ asitleri açısından zengin bir ürün olan cevizle yapılan bilimsel çalışmalarda hafızayı, algıyı ve nöral etkileri iyileştirdiği gösterilmiştir. PUFA, Omega 3, omega 6 gibi ve diğer fitokimyasallar açısından zengin bir içeriğe sahip olan cevizin, beyin ve kalp sağlığına faydaları oldukça fazladır.” dedi.

‘GÜNDE BİR AVUÇ CEVİZ’

PUFA’nın metabolik rahatsızlıklardan nöropsikiyatrik hastalıklara kadar olumlu etkisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Turhan, beyin gelişimi, yapısı ve fonksiyonlarının korunması için önemli gıda maddelerinden biri olduğunu kaydetti.

 Fitokimyasalların kan plazmasındaki antioksidan seviyesini arttırdığını ve sinir yapısını koruyucu etki gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Turhan, “Cevizin yapısındaki bazı biyoaktif bileşiklerin, beyin hücrelerine koruyucu etki gösterdiği saptanmıştır. Cevizin, beynin özellikle hafıza ve mekansal öğrenme gibi kritik bölgelerinde iyileştirici etkisi olduğu belirlenmiştir. Cevizin kalp hastalıkları riskini azaltmadaki yardımcı etkisi, yapısındaki zengin çoklu doymamış yağ asitlerine ve polifenol zenginliğine bağlıdır. Ceviz kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor ve demir bakımından zengin bir besin maddesidir. Günlük 100 gr. ceviz tüketimiyle yetişkinler için gerekli kalsiyum miktarının yüzde 10 ile 20’si karşılanabilmektedir. Bu kadar zengin besin içeriğine sahip cevizin tüketimi, her yaştaki bireyler için önem arz ediyor. Özellikle öğrencilerimiz açısından hafızayı güçlendirici etkisi bulunan bu besin maddesini, günde bir avuç tüketmelerini öneriyorum.” diye konuştu.

http://www.caghaber.com/saglik/saglam-bir-beyin-icin-bol-miktarda-ceviz-tuketmek-gerek-tunceli-haber-h5319.html

Kurban Bayramı

Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimizle kutlar, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmenizi dileriz…
                                                                                                          ŞebinTürk Ailesi

Doğu Karadeniz’e Yoğun İlgi

Doğu Karadeniz, doğal, kültürel ve tarihi güzellikleriyle Kurban Bayramı tatilinde de turistlerin uğrak yeri oluyor.İş ve şehir yaşantısının stresinden uzaklaşmak ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenlere çeşitli alternatifler sunan Doğu Karadeniz, dokuz günlük Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen turistleri ağırlıyor. Trabzon’a gelen turistler en çok Çaykara ilçesindeki Uzungöl, Maçka ilçesindeki Sümela Manastırı ile Akçaabat ilçesindeki Sera Gölü’nü ziyaret ediyor. Bayram tatili dolayısıyla otel rezervasyonları büyük oranda dolu olan kent, ılıman iklimi, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra yaylaları ve yöresel yemek kültürüyle de ziyaretçilerine Karadeniz’in eşsiz güzelliğinde tatil fırsatı sunuyor.

 Bölgede ayrıca Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası başta olmak üzere Kaçkarlar’ın eteklerindeki yaylalar ve göletler ile Doğu Karadeniz’in üzerinde yaşanabilir tek adası durumunda bulunan Giresun Adası da yöreye gelen turistlerin ilgi odağı oluyor.

 Tesislerin yaklaşık yüzde 90 doluluk oranına ulaştığı Doğu Karadeniz’de yaylalar özellikle Körfez ülkelerden gelen turistlerin uğrak yerleri arasında bulunuyor.

 Manastırları, kiliseleri ve kaleleri gibi de tarihi mekanları bünyesinde barındıran Doğu Karadeniz, son yıllarda özellikle alternatif turizme yönelenlerin beğenisini topluyor.

– “Kurban Bayramı tatili dolayısıyla turist sayısında ciddi artış yaşandı”

Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz’in en önemli tarihi mekanlarından olan Trabzon’u ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısının her geçen gün arttığını söyledi.

 Trabzon’un özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turist akınına uğradığını belirten Öz, “Trabzon’da bu anlamda 2015’in Ağustos ayına kadar olan verilerde de ziyaretçi sayımızın yüzde 8 ile 10 dolayında arttığını gözlemliyoruz. Hem yurt içi hem de dışından, Körfez ülkelerinden gelenler olmak üzere ciddi ilerleme var” dedi.

 Öz, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla da turist sayısında ciddi bir artış yaşadıklarını ifade ederek, “Bölgemizde turizm potansiyelini artırmak için sürekli çalışmalar yapıyoruz. Bizim için bölgeye gelen turistlerimizin memnun ayrılması son derece önemli. Bu kapsamda da yöremizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerimize çeşitli alternatifler sunuyoruz. Bölgemiz, alternatif turizme ilgi duyan, doğaya ve doğa sporlarına gönül verenler için ayrı bir güzellik oluşturuyor” diye konuştu.

Trabzon’a gelen turistlerin en çok Uzungöl, Sümela Manastırı ve Sera Gölü’nü ziyaret ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

 “Bunun dışında kente gelen ziyaretçilerimiz, şehrin tarihini, doğal güzelliklerini ve yaylalarını da ziyaret ederek, kentin sunduğu alternatiflerden yararlanıyor. Bu kapsamda biz de turizmi geniş alana ve zamana yaymak için gayret gösteriyoruz. Trabzon’u 8 ayda 510 bini yabancı olmak üzere 1 milyon 830 bin dolayında turist ziyaret etti. Yıl sonuna kadar 3 milyon ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz. Kurban Bayramı tatili boyunca da aşırı yoğunluk bekliyoruz. Bayram tatili dolayısıyla otellerimizdeki doluluk şu an zirve yapmış durumda.”

– “Ayder Yaylası’ndaki otellere yoğun bir talep var”

 Çamlıhemşin Ayder Çevre ve Turizm Derneği Başkanı Ömer Altun da Ayder Yaylası’nda Kurban Bayramı’nda da aşırı yoğunluk yaşandığını söyledi.

 Ayder Yaylası’ndaki otellere yoğun bir talep olduğunu dile getiren Altun, “Ayder Yaylası her dönem yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Bu kapsamda da yöreye özellikle Arap turistler aşırı ilgi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Altun, Ayder Yaylası’nın dünyaca bilinen bir yer olduğuna da dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 “Bu sezon yoğun geçti. Şu an halen daha yoğunluk devam ediyor. Kurban Bayramı’nda farklı bir yoğunluk olacak. Otellerde doluluk oranı yüzde 90’a ulaştı. Bölgeye Arap turistler daha çok ilgi gösteriyor. Bunun dışında da yerli turistler de bölgeyi tercih ediyor. Ayder Yaylası yılın 12 ayı hizmet vermektedir. Ayder Yaylası önemli turizm merkezlerinden biri haline geldi. Bu da bizim için büyük şans. Bunun dışında yöreye gelen turistlerimiz Kaçkarlar’ın eteklerindeki yaylalar ve göletlere ilgi gösteriyor. Temennimiz her şeyin daha güzel olması ve inşallah olacak.”

– “Tatil süresince tekne turlarımız kesintisiz devam edecek”

 Giresun Valisi Hasan Karahan ise Kurban Bayramı tatilinde bölgede en fazla ilginin, yaz döneminde olduğu gibi yine Giresun Adası’na olduğunu belirtti.

 Giresun Adası’nın Doğu Karadeniz’in üzerinde yaşanabilir tek adası durumunda olduğunu vurgulayan Karahan, “Giresun Adası yaz döneminde turizme açılmıştı. Yaz döneminde turizme açılan ada, kente gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk uğrak mekanları arasında yer alıyor” dedi.

 Karahan, kentin Kurban Bayramı’nda da bölgenin en hareketli turizm bölgesi olacağını işaret ederek, “Giresun Adası’na bayram tatili süresince tekne turlarımız kesintisiz devam edecek. Giresun Adası’nı tatil süresince günde 300 kişi ziyaret etme imkanı bulacak. Dokuz günlük bayram tatilde adamıza 2 bin 500’e yakın yerli ve yabancı turist gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

 Valilik olarak Ortadoğu pazarına yönelik yaptıkları açılımların da meyvesini almaya başladıklarını anlatan Karahan, sözlerini şöyle tamamladı:

 “Bayram tatili süresince ada kadar yaylalara da turist akını bekliyoruz. Ortadoğu pazarıyla yapılan sözleşmeler ve iç pazarın yeni destinasyon arayışları, ilimiz için oldukça hareketli ve verimli geçti. Özellikle Giresun Adası’na düzenlenen tekne turları Arap turistlerin büyük ilgisi çekti. Adamız kadar yaylalarımız da yoğun turist ağırlamakta. Bayram tatilinde de Ortadoğulu misafirlerimizi yaylalarımızda ağırlayacağız. Aldığımız bilgilere göre yaylalarımızdaki konaklama merkezlerinde yüzde 100, kentlerdeki otellerde ise yüzde 80 ile 85 oranında doluluk yaşıyoruz.”

– Denizdeki havalimanı turist sayısını artırdı

Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Ordu-Giresun Havalimanı’nın hizmet vermesiyle bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin sayısının her geçen gün arttığını söyledi.

 Son dönemde Ordu’ya gelen başta Arap turistlerin sayısında ciddi artışın yaşandığına işaret eden Balkanlıoğlu, “Gelen turistler başta yaylalarımız olmak üzere sakin şehir Perşembe ilçemizi ziyaret ediyor” diye konuştu.

 Balkanlıoğlu, bayram dolayısıyla Ordu’ya gelen turistlerin kentteki otellere rezerve yaptırdığını, doluluk oranın ise yüzde yüzlere yaklaştığını sözlerine ekledi.

 Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz ise Ordu’ya gelen turistlerin ilk uğradıkları yerin deniz seviyesinden 550 rakımlı Boztepe olduğunu belirterek “Her yıl kentimize gelen binlerce turist buraya çıkarak şehri kuş bakışı izleme imkanı buluyor” ifadesini kullandı.

Boztepe’ye çıkılması için yapılan teleferiğin turistler tarafından çok kullanıldığını vurgulayan Yılmaz, “Hatta sadece teleferiğe binmek için Ordu’ya gelenleri görüyoruz. Teleferik başlı başına turist çekiyor” dedi.

 Yılmaz, Karadeniz’de en çok mavi bayrağa sahip ilin Ordu olduğunu belirterek, “Temennimiz ve hedefimiz önümüzdeki yıllarda Ordu’nun deniz turizmi içinde adından sıkça söz ettirmesidir” diye konuştu.

http://www.trthaber.com/haber/yasam/dogu-karadenize-yogun-ilgi-204899.html

Küçükbaş Hayvan Ürünleri Yüzde 230 Arttı

2014 yılında küçükbaş hayvan ürünleri bir önceki yıla göre yüzde 230 oranında artış gösterdi. Koyun eti bir önceki yıla göre yüzde 5.1 oranında artarken; keçi etinde ise bu artış yüzde 53.69 oranında oldu. Koyun ve keçi sütü ile ürünleri tüketiminde de yurt içi ve dünya pazarında artış yaşanırken; TUİK verilerine göre bu artış oranı yüzde 70 olarak gerçekleşti.

Türkiye’ye yönelik yatırımlarına hız veren Arap Fonları; süt ve süt ürünleri başta olmak üzere gıda sektörünü yakın takibe aldı. Yılın ilk 8 ayında yabancıların Türk firmalarına yönelik 53 satın alma ve birleşme gerçekleşirken, bu işlemlerin hacminin 3.5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Yabancılar en çok bilişim ve internet sektörüne yönelik işlemler gerçekleştirirken, gıda sektörü de yabancı yatırımcılar için ön planda.

Geçen yıl Infinity Invest Holding’in Özsüt’ü satın alması gündem yaratırken Kuveyt merkezli iki Arap fonu ve ABD’li bir yatırım grubu; Keçi sütü ve keçi peyniri üreten İzmir merkezli bir firmayı mercek altına aldı. Satın alma ve birleşmelerde aracı kuruluş olarak yer alan GB Turkey CEO’su Figen Tezcan’a göre, yabancı yatırımcıların yeni gözdesi gıda sektörü. Tezcan’a göre sağlık ve eğitim sektöründen sonra yakın gelecekte süt ağırlıklı olmak üzere gıda sektöründen birçok yerli firma uluslararası sermaye ile evlilik yapacak. Yabancı fonlar ve İzmirli firma arasında görüşmelerin devam ettiğini söyleyen Tezcan, “Körfez sermayesi Türkiye’de yatırım kararını kısa vadeli değil, uzun planlı düşünerek şekillendiriyor. Özellikle keçi sütü ve peynir başta olmak üzere keçi sütü ürünleri Arap yarımadası ve Körfez ülkelerinde büyük talep görüyor. Söz konusu firma da geçtiğimiz aylarda Suudi Arabistan ve Ürdün’e yaptığı ithalat ile pazara ilk adımını atarak olumlu geri dönüşler almıştı” şeklinde konuştu.

Dünyada ve Türkiye’de yükselen trend küçükbaş hayvancılık

2014 yılında küçükbaş hayvan ürünleri bir önceki yıla göre yüzde 230 oranında artış gösterdi. Koyun eti bir önceki yıla göre yüzde 5.1 oranında artarken; keçi etinde ise bu artış yüzde 53.69 oranında oldu. Koyun ve keçi sütü ile ürünleri tüketiminde de yurt içi ve dünya pazarında artış yaşanırken; TUİK verilerine göre bu artış oranı yüzde 70 olarak gerçekleşti.

http://www.dunya.com/ekonomi/ekonomi-diger/kucukbas-hayvan-urunleri-yuzde-230-artti-275256h.htm