Monthly Archives: Ocak 2017

Tarım Sigortasında Yeni Dönem

Tarım Sigortaları Havuzu tarafından sigorta kapsamına alınacak prim desteği miktarlarında 2017 yılında hem kapsam hem de oransal olarak ciddi değişiklikler olacağı açıklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) tarafından sigorta kapsamına alınacak prim desteği miktarlarında 2017 yılında hem kapsam hem de oransal olarak ciddi değişiklikler olacağını açıkladı.

Bakan Çelik, çiftçilerden gelen talepleri göz önüne alarak devlet destekli tarım sigortalarının kapsamını genişlettiklerini, her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla yenilenen tarım sigortaları uygulamalarının, yeni kararın çıkmasıyla beraber, gelecek sene birçok yeniliği içereceğini, bu değişikliklerin aynı zamanda tarım sigortalılık oranının yükselmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Bitkisel ürünlerle ilgili bu sene dolu ana riski, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ek risklerinin yanı sıra, isteğe bağlı olmak üzere açık alanda yetiştirilen meyvelerin don riskinin de teminat kapsamında olduğunu hatırlatan Çelik, gelecek sene olgunlaşma ve hasat döneminde meydana gelen yağışlar nedeniyle kiraz; dolu, yangın, fırtına, hortum, heyelan, deprem, sel ve kar ağırlığı nedeniyle meyve ağaçları ve asmaların kendisinin ilk kez teminat altına alınacağına dikkati çekti.

Çelik, geçen dönemde büyükbaş ve küçükbaş hayvanların ölüm riskine karşı hayat sigortası kapsamında olduğunu ancak her tür tedbirin alınmasına rağmen, kontrol edilemeyen bazı durumlarda meydana gelen hırsızlık olaylarının yetiştiricilerin mağduriyetine yol açabildiğini vurgulayarak, bu çerçevede isteğe bağlı olmak üzere hırsızlık veya hırsızlık teşebbüsü sonucu hayvanda meydana gelen zararların da 2017’de ilk defa teminat kapsamına alınacağının altını çizdi.

Buğdayda “İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası” uygulanacak

Bu sene kapalı sistemde üretim yapılan, biyogüvenlik ve hijyen tedbirleri alınmış tesislerde yetiştirilen kümes hayvanlarının ölüm riskine karşı teminat kapsamında olduğunu anımsatan Çelik, yeni kararla gelecek dönemde ilk kez açık ve yarı açık sistemde yetiştirilen kümes hayvanlarının da ölüm riskine karşı teminat kapsamına alınacağına işaret etti.

Çelik, TARSİM’in ülke genelinde buğday ekimi yapılan kuru tarım alanlarında artık “İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası” uygulanacağını ifade ederek, başta kuraklık olmak üzere, don, sıcak rüzgâr ve sıcak hava dalgası, aşırı nem, aşırı yağış risklerinin Türkiye’de stratejik öneme sahip buğdayın üretiminde büyük kayıplara yol açabildiğini, yeni uygulamayla kuru tarım alanlarında buğday üretiminde bu risklerin teminat altına alınacağını bildirdi.

Prim desteği oranlarında artış olacak

Ürünlerle ilgili belirlenen riskler için 2016’da verilen sigorta priminin yüzde 50’si oranındaki prim desteği uygulamasına 2017’de de devam edileceğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

“2016 yılında açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresinin don riski kapsamına alınması sebebiyle risk maliyetindeki artışlar ve çiftçinin ödeyeceği prim de dikkate alınarak, 2017’de verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine üçte bir oranında ek prim desteği verilecek. Bunun yanı sıra 2017 yılında ilk defa uygulamaya konulacak kuru alanlarda yetiştirilen buğday ürünü için İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası’nda sigorta priminin yüzde 60’ı oranında prim desteğini devlet olarak biz karşılayacağız.”

Üreticilerin devlet destekli tarım sigortasına olan ilgisinin her geçen gün arttığını anlatan Çelik, tarımda doğal risklerin bitkisel ve hayvansal üretimde önemli derecede ekonomik kayıplara sebep olabildiğini, Tarım Sigortaları Kanunu doğrultusunda ortaya koyulan sigorta uygulamalarıyla, doğal riskler karşısında oluşan mağduriyetlerin giderilmesini amaçladıklarını vurguladı.

Tarım sigortası yaptıran çiftçilerin sigorta primlerinin her yıl belirlenen oranlarda devlet tarafından desteklenmesiyle, az bir katkıyla ürünlerini sigorta yaptırma alışkanlığını kazanarak zararlarını giderdiklerini ifade eden Çelik, böylelikle ihtiyaç duydukları ekonomik ve sosyal güvenceye kavuştuklarının altını çizdi.

TARSİM kapsamında 10 yılda 7,3 milyon poliçe

Çelik, tarım sigortaları kapsamında 2006-2016 arasında yaklaşık 7 milyon 277 bin poliçe oluşturulduğuna dikkati çekerek, bu çerçevede 2,6 milyar lira devlet desteği sağlandığını ve 3,2 milyar lira tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini belirtti.

Bu kapsamda üretilen toplam sigorta prim miktarının, yıllar itibariyle artış göstermesinin de üreticilerin bu konudaki duyarlılığını gösterdiğine işaret eden Çelik, 2017 yılına ilişkin tarım sigortaları düzenlemesinin, teklifin imzalanıp Bakanlar Kurulu kararı olarak Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla uygulamaya geçeceğini kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD8122_tarim-sigortasinda-yeni-donem.html

Tarımsal Üretim Hızla Seraya Kayıyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimin hızla seraya kaydığını, üretimde seranın payının arttığını bildirerek, “pazarlara yakınlık, zengin jeotermal enerji potansiyeli ve uygun iklim koşulları nedeniyle seracılık için biçilmiş kaftan olan Türkiye’de, muzun dörtte üçü, salatalığın beşte üçü, sivri biber, çilek, sofralık domates ve kabağın beşte ikisi, patlıcanın üçte biri serada üretiliyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, yıl boyu üretime imkan tanıyan seracılığın birim alanda daha fazla ürün alınmasını sağladığını, tabii afetlere karşı ürünü daha fazla koruduğunu, dört mevsim istihdam yarattığını, sera imalatında olduğu gibi diğer sektörlerde katma değer elde edilmesine yol açtığını belirtti.

Seracılık 1940’da başladı, esas gelişim 1960’dan sonra

Türkiye’de 1940’lı yıllarda Antalya’da kurulan tesislerle seracılığın başladığını, 1960’lı yıllardan itibaren plastiğin örtü malzemesi olarak kullanılmaya başlamasıyla hızı bir gelişim dönemine girildiği bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Sera alanları 1960’da 10 bin dekardı, günümüzde 664 bin dekara çıktı. Dünyada seracılıkta ilk dört içinde yer alıyoruz, Avrupa’da İspanya ile yarışıyoruz. Pazarlara yakınlık, zengin jeotermal enerji potansiyeli ve uygun iklim koşulları nedeniyle seracılık için biçilmiş kaftan olan Türkiye’de, muzun dörtte üçü, salatalığın beşte üçü, sivri biber, çilek, sofralık domates ve kabağın beşte ikisi, patlıcanın üçte biri serada üretiliyor.

Sera alanlarının büyüklüğü, Bahreyn ve Singapur devletlerinin yüzölçümüne yaklaştı, AB üyesi Malta’nın iki katını geçti. 6 milyon 352 bin ton sebze, 368 bin ton meyve, 1 milyar 193 milyon adet süs bitkisi seralarda yetiştiriliyor. Özellikle sebze üretiminde seracılık büyük önem kazanmış durumda. Seradaki sebze üretimi Fransa’nın toplam sebze üretimini 1,15 milyon ton aştı. Türkiye’nin, serada ürettiği sebze miktarı, Almanya’nın, Romanya’nın, Tunus’un, Arjantin’in toplam sebze üretiminin iki katına yaklaşıyor, Yunanistan, İngiltere’nin, Portekiz’in toplam sebze üretiminin iki katını geçiyor, Belçika’nın, Kanada’nın, Şili’nin üç katına ulaşıyor.

Sadece serada Türkiye 6,35 milyon ton sebze üretirken, sera tarla bahçe toplamı olarak sebze üretimi Fransa’da 5,2, Almanya ve Romanya’da 3,8, Tunus’ta 3,5, Arjantin’de 3,4, Yunanistan’da 3, İngiltere’de 2,8, Portekiz’de 2,7, Kanada’da 2,3, Belçika ve Şili’de 2,2, Avustralya’da 1,6 milyon tonu buluyor.”

Toplam sebze üretiminin yüzde 21,1’inin, meyve üretiminin yüzde 1,95’inin seralarda yetiştirildiğini belirten Bayraktar, “plastik seraların alanı toplam sera alanlarının yüzde 46,7’si oluşturuyor. Sera alanlarının yüzde 24,3’si alçak tünel, yüzde 16,9’u yüksek tünel, yüzde 13,1’i cam seralardan meydana geliyor. En fazla sera Antalya’da bulunuyor. Bu ili Mersin ve Adana izliyor” dedi.

Sera üretimi 2010-2015 dönenimde yaklaşık 1 milyon ton arttı

Sera alanlarının yüzde 95’inin sebzelere, yüzde 4’ünün meyvelere, yüzde 1’inin ise kesme çiçek ve iç mekan bitkilerine ayrıldığına dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“2010-2015 döneminde seralarda sebze ve meyve üretimi yüzde 18,8, yaklaşık 1 milyon ton artışla 5 milyon 750 bin tondan 6 milyon 720 bin tona çıktı. Seralarda domatesin, hıyar, karpuz, biber, patlıcan, kavun, kabak, marul, taze fasulye, taze soğan, ıspanak, semizotu, roka, maydanoz, tere, lahana, börülce, pırasa, pepino, dereotu, kırmızı turp, bezelye, nane, taze sarımsak, enginar, brokoli ve bamyanın yanı sıra muz, çilek, üzüm, kayısı, şeftali (nektarin) yetiştiriliyor.

Muz ve salatalıkta sera üretimi, bahçe üretimini geride bıraktı. Üretimin muzda yüzde 74’ü, salatalıkta yüzde 59,3’ü, sivri biberde yüzde 41,9’u, çilekte yüzde 42,2’si, sofralık domateste yüzde 41,6’ü, kabakta yüzde 38,7’si, patlıcanda yüzde 31,1’i seradan sağlanıyor.”

Daha verimli ve kaliteli bir üretim sağlanabilmesi için mevcut seraların modern seralara dönüştürülmesi gerektiğini belirten Bayraktar, küçük işletmelerin yaygınlığı ve sermaye yetersizliği nedeniyle üreticinin serasına yeterli yatırımı yapamadığını, modern teknolojilerin kullanımının da buna bağlı olarak sınırlı kaldığını bildirdi.

“Sera modernizasyonu desteği önemli bir destek, devam ettirilmeli”

Bu yıl uygulamaya konan Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince, mevcut sera işletmelerinin teknik altyapısının iyileştirilmesi amacıyla seraların modernizasyonu için 100 bin liraya kadar, yatırım dönemi için sıfır faizli, işletme dönemi için ise yüzde 50 faiz indirimli kredi kullandırılmasının önemli bir destek olduğunu, bunun devam etmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Elektrik fiyatları seralarda maliyetleri çok fazla etkiliyor. Bundan dolayı seraların ticarethane elektrik enerjisi aboneliğinden tarımsal sulama aboneliğine geçirilmesi önemli bir karardır. Elektrik fiyatları ne kadar düşük olursa o kadar üretim maliyetlerini azaltır.

İşletme küçüklüğü, pazarlama sorunları, tarımsal girdilerde dışa bağımlılık ve girdi maliyetleri nedeniyle üretim maliyetlerinin yüksekliği seraların temel sorunlarıdır. Kırsal kalkınma programı IPARD kapsamında verilen seracılık hibelerinden 42 il yararlanıyor; büyük sera alanlarına sahip bazı illerimiz bu kapsamda yer almıyor. Seracılığa çok uygun olan Antalya, Adana ve Muğla gibi illerimizin IPARD kapsamına alınması gerekiyor.

Sadece kuyu suyu kullanan seralara da su kullanım kolaylıkları getirilmesi, ruhsatlandırma için ek süre verilmelidir.”

http://www.dunya.com/sektorler/tarim/tarimsal-uretim-hizla-seraya-kayiyor-haberi-343172