Monthly Archives: Mart 2017

Hayvancılık Yatırımlarına Hibe Desteği Geliyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın koyun-keçi işletme ve damızlık erkek hayvan alımı yatırımlarına hibe desteği verilmesiyle ilgili tebliği yürürlüğe girdi. Doğu Anadolu Projesi (DAP), Güney Doğu Anadolu Projesi (GAP), Konya Ovası Projesi (KOP) ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındaki illerde, koyun-keçi işletme ve damızlık erkek hayvan alımı yatırımlarına hibe desteği verilecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının konuya ilişkin Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, damızlık sığır ve koyun-keçi işletme projelerinde yer alan inşaat yatırımı konusunda, belirlenen üst sınır dahilinde gerçekleşme tutarının yüzde 50’si kadar hibe desteği sağlanacak. Bu destekleme ahır-ağıl tadilatı veya yeni yapılacak kapalı, yarı açık ve açık sistemli ahır ve ağılları kapsayacak.

Hibe desteği, projede yer alan damızlık erkek hayvan alımı yatırımı konusunda ise belirlenen üst sınır dahilinde hayvan alım tutarının yüzde 80’i kadar uygulanacak. Söz konusu destekleme damızlık boğa, damızlık koç-teke alımına yönelik olacak.

İnşaat yatırımı ile damızlık koç-teke alımı yatırım konusu, DAP, GAP, KOP ve DOKAP kapsamındaki illerde uygulanacak. Damızlık boğa alımı yatırım konusu ise DAP, GAP ile DOKAP’taki illeri kapsayacak.

Hibe desteğinden, projesi onaylanan ve belirlenen süre içinde yatırımı tamamlanan işletmeler yararlanacak.

İnşaat işleri ile damızlık boğa, koç ve tekelerin satın alınarak işletmeye konulması, başvurunun onaylanıp yatırımcıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde tamamlanacak. Yatırımın belirlenen sürede tamamlanamaması halinde il proje değerlendirme komisyonunun görüşü doğrultusunda merkez proje değerlendirme komisyonunca yatırımcıya, toplam 6 ayı geçmemek üzere ek süre verilebilecek.

Yükümlülüklerini yerine getirmeyen veya yatırım yapmaktan vazgeçen yatırımcının projesi iptal edilecek ve bu yatırımcılar hibe desteğinden yararlandırılmayacak.

Hibe desteklemesinden Bakanlık Türkvet veri tabanına ve Koyun Keçi Kayıt Sistemine kayıtlı en az 10, en fazla 49 baş anaç sığır veya en az 100, en fazla 200 baş anaç koyun-keçi kapasiteli ve başvuru tarihinden en az 1 yıl önce bu sistemlerde kayıt altına alınmış aktif işletmesi olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanacak.

Bakanlık, bölgesel farklılıkları dikkate almak kaydıyla bu şartlarda değişiklik yapabilecek.

Başvurusu onaylanarak yeni inşaat yapımı, tadilatı, damızlık boğa alımı ve damızlık koç-teke alımını gerçekleştiren yatırımcılara destekleme ödemesi yapılacak. Yatırımcılar, her bir hibe destek konusundan 1 kez yararlandırılacak.

Damızlık erkek hayvan alımı yatırımı konusunda, büyükbaş işletmeleri 1 baş damızlık boğa, küçükbaş işletmeleri ise mevcut anaç koyun-keçi sayısının yüzde 5’ini aşmayacak miktarda damızlık koç-teke alımı için uygulanacak hibe desteklemesinden faydalandırılacak.

Tebliğ kapsamında inşaat yatırımı yapmak isteyenler, yatırımı yapacağı yerdeki il müdürlüğüne, damızlık boğa ve koç-teke alımı hibe desteğinden yararlanmak isteyenler il/ilçe müdürlüklerine, her iki yatırımı da yapmak isteyenler ise il müdürlüğüne başvuracak. Başvurular her yıl ocak, şubat, mart aylarında alınacak.

Onaylanan yatırımların plana uygun olarak yapılıp yapılmadığı il müdürlüğünce denetlenecek.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD8393_hayvancilik-yatirimlarina-hibe-destegi-geliyor.html

“2,2 Milyon Kadın Çiftçi, Tarımın Belkemiği”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda çalışan 2,2 milyonu aşkın kadının, ev işlerinin yanı sıra tarımsal üretimin de merkezinde yer aldığını belirterek, “Günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçiler, tarımın da belkemiğidir. Tarımsal üretimin yarıdan fazlasını kadınlar gerçekleştiriyor.” ifadesini kullandı.Bayraktar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, çalışma hayatının her alanında bulunan kadınların tarımda da çok önemli roller üstlendiğine işaret ederek, sektördeki 5 milyon 53 bin kişiden 2 milyon 242 binini kadınların oluşturduğunu bildirdi.

Kadınların, ev işlerinin yanı sıra tarımsal üretimin de merkezinde yer aldığını belirten Bayraktar, günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçilerin, tarımın da belkemiği olduğunu, bu alandaki üretimin yarıdan fazlasını kadınların gerçekleştirdiğini ifade etti.

Bayraktar, tarımda çalışan kadınların yüzde 81,6’sının ücretsiz aile işçisi, yüzde 8,1’inin ücretli-yevmiyeli, yüzde 10,2’sinin kendi hesabına çalışanlardan oluştuğuna, sadece 2 bininin ise işveren konumunda bulunduğuna dikkati çekti.

Tarımda sosyal güvenlik açısından kayıt dışılığın da yüzde 94,2 ile çok yüksek olduğunun altını çizen Bayraktar, kadınların, sigortalı olmak yerine, primleri ödemekte güçlük çektikleri için eşleri üzerinden sağlık hizmeti aldıklarını bildirdi.

Kırsal kesimde kadının iş gücüne katılım oranı yüksek olsa da tarım istihdamındaki azalmanın, kadın istihdamının da giderek düşmesine yol açtığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Tarımda çalışan kadınlar, tarım dışına çıktıklarında veya göç ettiklerinde iş gücüne katılamamakta ya da zorluk çekmektedirler. İş gücüne katılan kadınlar ise daha çok statüsü düşük, kalifiye olmayan işlerde sosyal güvenceden yoksun bir biçimde çalışmaktadır. Bu ise kadının çalışma ve toplum hayatının dışında kalmasına neden olabilmektedir. Tarım sektörü Türkiye’de kadınların çalışmak zorunda kaldığı bir sektördür. Geçmişten günümüze kadınlar, tarımda her zaman üretimin içinde yerini almıştır. Ancak bu genellikle aile içi üretime katkı biçiminde değerlendirildiğinden bir çalışma olarak görülmemiştir. Kadınların iş gücüne katılım oranın artması ekonomik verimliliği artıracak, kalkınma potansiyelini iyileştirecektir. Kadınların ekonomik kalkınmaya, kırsal kalkınmaya etki edebilmeleri için ekonomik ve sosyal statülerinin iyileştirilmesi ve buna yönelik politikalar geliştirilmesi önemlidir.”

-“Kadın çiftçiler, çalıştıkları her 3 yıl için 1 yıl yıpranma payı almalı”

Bayraktar, tarımda eğitim olmadan verimliliğin sağlanamayacağına dikkati çekerek, ülke çapında “Kadın Çiftçi Eğitimi” programını sürdürdüklerinin altını çizdi. Kadın çiftçilere, sosyal güvenlik, kooperatifçilik, girişimcilik ve liderlik, kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim değişikliği ana eğitim konuları yanında, her türlü tarımsal faaliyetlerle ilgili eğitim verildiğini vurgulayan Bayraktar, kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi yönünde teşvik edici önlemlere acil ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

Bu kadar ağır bir yükü taşıyan kadın çiftçilerin, pozitif ayrımcılığı hak ettiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:

“Kadın çiftçiler, çalıştıkları her yıl için ilave 120 gün, 3 yılda 1 yıl yıpranma almalıdır. Devlet, kadın çiftçilerimize yüzde 50 oranında prim desteği vermelidir. Söz konusu desteğin verilmesi durumunda, kadın çiftçilerin sağlık harcamaları eşleri yerine, kendi sigortalarınca karşılanacağından, desteğin büyük kısmı devlete geri dönecek, böylece sosyal güvenlikte kayıt dışılık da önlenmiş olacaktır. Sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğum nedeniyle, hizmet borçlanması yapılabilmeli, üç doğum sınırlaması kaldırılmalıdır.”

http://www.memleket.com.tr/22-milyon-kadin-ciftci-tarimin-belkemigi-1074796h.htm

http://aa.com.tr/tr/yasam/kitaplarla-mutlu-olan-kadin-ciftci/764814

http://yemek.com/kuskonmaz-ureten-odtulu-kadin-asli-aksoy/

Çiftçiye Destek Üretime Katkı

Genç çiftçi hibe desteğinden faydalanan Giresunlu kadın besicilerin hedefi, hayvancılık işletmesi kurmak.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Genç Çiftçi Hibe Programı kapsamında Giresun’da destek alan iki kadın, hayvanların sayısını artırarak aile bütçesine daha fazla katkı sağlamayı amaçlıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Muhammet Angın, projenin kırsal alanda genç nüfusun artırılması, bitkisel üretim ve hayvancılık konularında üretim faaliyetlerinde özendirilmesi amacıyla uygulamaya konulduğunu kaydetti.

Angın, projelere Giresun’da yoğun ilgi gösterildiğini vurguladı. Okçu köyünde yaşayan 24 yaşındaki Naciye Tubadan ve 33 yaşındaki Emine Katırcı, Genç Çiftçi Projesi’ne başvurarak, 30 bin lira değerinde 6 büyükbaş hayvan desteği aldı.Naciye Tubadan, köy yaşamı dolayısıyla çiftçilik yapmaya ve hayvan bakmaya alışık olduğunu söyledi.

Köydekilerin projeden bahsettiğini duyduğunu ve başvuruda bulunduğunu dile getiren Tubadan, aldığı destekle hayvan s ayısını çoğalttığını kaydetti.Tubadan, şu anda köyde genç nüfusun yok denecek kadar az olduğuna dikkati çekerek, şehre göç etmektense kendi işinde, kendi toprağında üretimi sağlamanın daha avantajlı olduğunu ifade etti.

Aynı köyde destek alan Emine Katırcı ise, komşularından duyup başvurduğu projeden destek almaya hak kazanarak 6 hayvan aldığını ifade etti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD8379_ciftciye-destek-uretime-katki.html

http://www.milliyet.com.tr/gelin-geldigi-koyde-patron-oldu-ekonomi-2403483/

Çiftçi Borsası İşleme Açılıyor

Ankara merkezli Ürün İhtisas Borsası işleme açılıyor. Buğday, fındık, kayısı, üzüm, zeytin ve pamuk diğer tarımsal ürünler yatırım araçları gibi borsada işlem görecek, alınıp satılacak. Örneğin, buğdayın ilerleyen aylarda prim yapacağını düşünen yatırımcılar, buğday seneti alabilecek. Milliyet’in haberine göre kuruluşun adı Ürün İhtisas borsası olarak belirlendi. Borsanın merkezi Ankara’da olacak. Üreticiler, elektronik senetler aracılığıyla ürünlerini borsada işleme açacak. Türkiye’de yetişen ürünler, uluslararası alana taşınacak. Yabancı alıcılar da borsadan ürün alabilecek.

Borsanın faaliyete geçmesiyle Türkiye, bazı ürünlerde fiyat belirleyen ülke konumuna gelecek. Hem üreticinin emeği heba olmayacak hem de ürün gerçek değerinde satılacak.

KARABORSA KALKACAK, FİYATLAR DENGELENECEK

Karaborsa ortadan kaldırılacak, tefecilerin bu piyasada rol almasının önüne geçilecek. Ürünün bol olduğu zaman, aracılar tarafından sağlıksız şekilde depolanıp sonra tüketiciye yüksek fiyattan satılması önlenecek. Tüketiciler yüksek fiyattan buğday veya baklagiller yememiş olacak. Üretici, emeğinin karşılığını almış olacak.
Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan Türkiye Ürün İhtisas Borsası ile lisanslı depoculuk hakkında Meclis’te konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, şunları kaydetti:

Lisanslı depolarda muhafaza edilen tarım ürünlerini temsil eden elektronik ürün senetlerinin işlem göreceği, uluslararası düzeyde faaliyet gösterecek Ürün İhtisas Borsası kuruluşu Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldı. Merkezi Ankara’da olmak üzere 100 milyon lira sermayeyle anonim şirket statüsünde kurulacak Türkiye Ürün İhtisas Borsası AŞ’ye, TOBB, Ticaret Borsaları, TMO, Borsa İstanbul, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Ziraat Bankası, Vakıflar Bankası ve Halk Bankası ortak oldu. Böylece, ülkemizin tarım ürünleri piyasalarının ve sermaye piyasalarının önde gelen kurum ve kuruluşları ile bankaları borsa için güçlerini birleştirdi.

LİSANSLI DEPOLAR GELİŞECEK

Borsanın faaliyete geçmesiyle birlikte elektronik ürün senetlerinin alım ve satımı tamamen elektronik ortamda hızlı ve güvenilir biçimde tek platformda yapılacak. Çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu gelişmiş tarım ürünleri piyasası oluşacak.

Borsanın ve yeni teşvik mekanizmalarının hayata geçmesiyle 2017’de lisanslı depoculuk sisteminin gelişimi, hızla devam edecek. Hububat baklagil, kuru kayısı, kuru incir, zeytin, fıstık, fındık, pamuk şimdi kuru üzümde de tebliğ çalışmasını tamamlıyoruz. Bu ürünleri veren üreticilerin senetlerinin borsalarda işlem görmesi anlamına geliyor.

Bu piyasalara derinlik kazandıracak, üreticilerimizin ürünlerini değerinden ve üzerinden alınmasını sağlayacak. Yabancı alıcıların da buradan ürün alması sağlanacak.”

FİYAT BELİRLEYİCİ OLACAK

Fındık, kayısı, incirde dünyada sayılı ülkelerden birisiyiz. Fındık ve kayısıda bir numarayız. Fındıkta borsa Almanya’da kuruluyor. Ürün İhtisas Borsası’nın kurulması ile bölgenin hatta bazı ürünlerde fiyatların belirlendiği ülke konumuna geçmek istiyoruz. Hem bölgenin tarım ürünlerinde fiyatı belirleyen merkez konumuna geliyor, hem de bazı ürünlerde dünyada fiyat belirleyen merkez haline getirmiş olacağız.

http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/1410663-ciftci-borsasi-isleme-aciliyor