Monthly Archives: Mayıs 2017

Yılın İlk Buğdayı Tescil Edildi

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde hasat sezonu başladı. Bereketli geçmesi beklenen 2017 yılının ilk mahsul buğdayı GTB’de tescil edildi. Yeni hasat sezonunun ilk mahsul buğdayı Gaziantep Ticaret Borsasında (GTB) işlem görerek satışa sunuldu. 2017 yılının ilk buğdayı 1 lira 30 kuruştan işlem gördü.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde bir çiftçi tarafından yetiştirilen yılın ilk mahsul durum buğdayı Gaziantep’e getirilerek, Gaziantep Ticaret Borsasında satışı sunuldu.

GTB Hububat ve Bakliyat satış salonlarında sabah seansında gerçekleştirilen satışta yaklaşık 36 ton olduğu açıklanan buğday kilogramı 1 lira 30 kuruştan alıcı buldu. Mardin’de hasat edildikten sonra Gaziantep’te piyasaya sürülen buğday, GTB’de bu sene işlem gören yılın ilk mahsul buğday olarak kayıtlara geçti.

http://www.dunyagida.com.tr/haber/yilin-ilk-bugdayi-tescil-edildi/6904

https://www.haberler.com/mugla-siyez-bugdayi-1-e-8-bin-verdi-9667549-haberi/

Yenilebilir Otlar Tanıtıldı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) desteği ile gıda ve beslenme için uygun biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilirliğini sağlamak, hedef kullanıcı refahını arttırmak ve gıda güvenliği amacıyla “Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik Projesi” uygulanıyor. 10 pilot ilin, belirlenen ilçe ve köylerinde eğitim çalışmaları gerçekleşti. Bu iller arasında başta Muğla olmak üzere Antalya, Aydın, Karaman, Konya, Mersin, Balıkesir, İzmir, Kastamonu ve Sinop bulunuyor.

Muğla İli Milas ilçesi Menteş ve Dörttepe Mahalleleri,  Bodrum İlçesi Çömlekçi ve Çamlık Mahalleri ile Menteşe İlçesi Yaraş ve Yeşilyurt Mahallelerini kapsayan proje çalışmasında eğitimler gerçekleşti. Kadın çiftçi ve ailelerine yönelik verilen eğitimlerde proje tanıtılarak yenilebilir otlar, kullanımı, besin değerleri, toplanma zamanı ve şekli konularının yanı sıra biyokaçakçılık konularına yer verildi. Eğitimlerde konu hakkında eğitim materyalleri dağıtıldı. Eğitime katılan kadın çiftçilerle anket çalışması gerçekleştirildi. Yoğun ilgi gören eğitim “Lider Çocuk Tarım Kampı” kapsamında öğrencilere yönelik de gerçekleştirildi. Eğitimler sonunda yaklaşık 150 kadın ve 120 öğrenciye ulaşıldı.

Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Mehmet İdar konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada endemik bitki ve yenilebilir ot yönüyle zengin olan Muğla’da ilgi üzerine eğitim ve uygulama alanında çalışmaların devam edeceğini, Ege Tarımsal Araştırma ile olsun, Orman Bölge Müdürlüğü ile olsun istişare içinde olunacağını ve bu zenginliğin korunması için İl Müdürlüğü olarak çalışmalara devam edeceklerini ifade etti.

Bodrum’daki eğitime Biyoçeşitlilik Projesi Ege Bölgesi Koordinatörü Dr. Ayfer Tan ve Tevfik Teylan ile Akdeniz Bölge Koordinatörlüğünden Dr. Saadet Tuğrul Ay katılarak kadınların yenilebilir otlar ve biyoçeşitlilik konularında sorularını yanıtladı, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu.

http://tarimtv.gov.tr/HD8720_yenilebilir-otlar-tanitildi.html

Göçler Artık Şehirden Köye

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından verilen desteklemeler sayesinde göçler artık şehirlerden köylere oluyor. Kırsal yatırım desteklerinin artmasıyla, şehirden kırsala göçmede yoğunluk yaşanmaya başladı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Ahmet Antalyalı, kırsal kesimin şehirlerle yarışır hale geldiğini belirterek, Avrupa’dan yatırımcıların gelerek kırsal alana yerleştiklerini ifade etti. Antalyalı, 2007 yılında kurulan kurumun ilk finansal akreditasyonunu 2011 yılında aldığını, ikincisinin de bu yıl 8 Mayıs itibarıyla yürürlüğe girdiğini söyledi.

Yeni proje çağrı döneminde artık sözleşmeleri imzalamaya başladıklarını ifade eden Antalyalı, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD2) birinci çağrı döneminde ayrılan yaklaşık 200 milyon avronun tamamını kullandıklarını bildirdi.

Bin 650 proje için sözleşme imzaladıklarını belirten Antalyalı, yatırım için yaklaşık 853 milyon lira ayrıldığını belirtti.

Antalyalı, inşaat, makine, alet, ekipman, kazıda dolgu, çevre yatırımlarıyla ilgili her türlü desteği sağladıklarını ifade etti. İşletmelerin, faal hale geldikten sonra da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının tarımsal desteklerinden yararlanma imkanı olduğunu vurgulayan Antalyalı, işletmelerin beş yıl boyunca faaliyette olmaları gerektiğini, buna yönelik etkin bir takip sistemleri bulunduğunu anlattı.

Antalyalı, şehirleşmenin getirdiği sosyal problemlerin çözümünün kırsalda olduğuna dikkati çekerek, “Tekrar geriye dönüş oluyor. ‘Hadi gelin köyümüze geri dönelim’ diyoruz” şeklinde konuştu.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD8709_gocler-artik-sehirden-koye.html

Doğal Yumurta Üretiyorlar

Ziraat odaları tarafından üyelere destek amacıyla başlatılan proje kapsamında çiftçilere tavuk dağıtıldı. Projenin amacı sanayi tipi yumurta yerine doğal yumurta üretiminin artmasını sağlamak. Merkez Tepebaşı ilçesi Ziraat odasının güvenilirlik açısından yumurtalık tavuk olarak temin ettiği 5 bin tavuk maliyetine üreticiye dağıtıldı. Merkez Tepebaşı ilçesi Ziraat Odası Başkanı Süleyman Buluşan, bu yıl ikincisini gerçekleştirdikleri “Kendi Yumurtanı Kendin Yetiştir” projesine ilginin arttığını söyledi.

Güvenilirlik açısından yumurtalık tavuk teminini kurum olarak sağladıklarını belirten Buluşan, “Burada hiçbir ticari amaç yok. Tavukların maliyetine üreticimizle buluşmasını sağlıyoruz. Bu, ‘Planlı çalışma’ dediğimiz sistemin bir örneğidir. Yaklaşık 5 bin tavuk bugün üreticiyle buluşuyor. Oda olarak güvenilir bir elçiyiz.” dedi.

Buluşan, tüm tavukların resmi kayıtlarla satış alanına getirildiğinin altını çizerek, şöyle konuştu:

“Üyelerimiz burada sağlıklı hayvan alıyor. Haliyle üretim esnasında da sıkıntı yaşamamış oluyor. En önemli amacımız marketlerdeki yumurtaların fabrikasyon olduğunun farkındalığını oluşturmak. Sanayi tipi değil, doğal yumurtaya yönelmemiz gerekiyor. Yine satın alınarak tencereye giren tavuktan ziyade kendi yetiştirdiğimiz tavuğu tüketmeye dikkati çekiyoruz. Projeye ilgi gittikçe artıyor. İnanıyorum ki zamanla gelişim söz konusu olacak ve çiftçinin üretimi ticarete dönüşebilecek.”

Üreticinin alım ve bakım gücü arttıkça “Çok olsun hepimizin olsun” mantığının gelişeceğini dile getiren Buluşan, “Sanayi tipi değil, doğal yumurtaya yönelmemiz gerekiyor. Yine satın alınarak tencereye giren tavuktan ziyade kendi yetiştirdiğimiz tavuğu tüketmeye dikkati çekiyoruz.” dedi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD8694_dogal-yumurta-uretiyorlar.html

Türkiye’de Ana Arı Üretimi Artıyor

Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kemal Yılmaz, Türkiye’de daha önce çok az sayıdaki işletmelerde ana arı üretimi yapılırken, bugün işletme sayısının 110’a ulaştığını söyledi. Yılmaz, arıcılıkta verimli ve kaliteli bal elde edebilmenin ilk şartının, kaliteli ve genç ana arı kullanımı olduğunu ifade etti. Kalite ve bal üretiminin artırılması için gezginci arıcılıkta her yıl, mümkün değilse en fazla 2 yılda bir ana arıların değiştirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, iyi bir arıcılık için ana arının yüksek öneme sahip olduğunu ancak Türkiye’de bu konuda halen eksikler bulunduğunu dile getirdi.

Yılmaz, Türkiye’de daha önce çok az sayıdaki işletmelerde ana arı üretimi yapılırken, bugün işletme sayısının 110’a ulaştığına dikkati çekerek, bu işletmelerin sayısının daha da artırılması gerektiğini vurguladı.

Kovanlardaki genç ve kaliteli ana arı sayısının yetersiz olmasının bal üretimindeki düşüşün nedenlerinden biri olduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:

“Ana arı, arıların kraliçesidir. Bütün kovanlarda bulunması gerekmektedir ve koloninin geleceği ondadır. Ana arılar yaşlandıkça yumurta verimi ve kovanı bir arada tutan feromon salgısı azalacağından kovanın gücü azalacak ve en olmadık zamanlarda ana arı değiştirme yoluna gidecektir. Bu da bal verimini olumsuz yönde etkileyecektir.”

Yılmaz, ana arı üretiminin artırılmasına yönelik bütün illerde üretici birlikleri aracılığıyla çalışma yapıldığını belirterek, Ordu’da da bu yönde çalışma yapıldığını, 2014 yılında sadece 4 işletmede ana arı üretimi yapılırken rakamın bugün itibarıyla 13 olduğunu söyledi.

Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bu konuda açtığı kurslar olduğuna işaret eden Yılmaz, “Ana arı üretimi yapmak isteyen kişilere kursla birlikte uygulamalı eğitimler veriliyor. İnşallah kaliteli ana arı üretim miktarının artmasıyla birlikte Türkiye’deki kovan başı üretim miktarı da yukarıya doğru artacaktır.” diye konuştu.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD8636_turkiye-de-ana-ari-uretimi-artiyor.html