Monthly Archives: Haziran 2018

Bahçelerde Lavanta Turizmi

Muğla’da trüf mantarı yetiştirmek için dikilen meşe ağaçlarının arasına, ot çıkmasın diye lavanta eken şirket yetkilileri, hem ekonomik kazanç elde etmeyi hem de turizmi hareketlendirmeyi hedefliyor.

Demirsoy Tarım Şirketi, Fethiye ve Seydikemer ilçesinde, trüf mantarı yetiştirmek için 3 yıl önce parçalar halinde toplam 180 dönümlük meşe ağacı dikti. Dikilen ağaçların arasında sürekli ot çıkmasından rahatsız olan yetkililer, 6 metrelik boşuluklara iki sıra lavanta ekmeye karar verdi. İki yıl önce ekilen lavantaların çiçek açmasıyla mora boyanan tarlalar güzel görüntüler oluşturdu.

Şirket yöneticisi ve Trüf Mantarı Tanıtım ve Araştırma Derneği Başkanı Niyazi Uluçoban, lavanta ile Muğla’da eksik olan gurme ve bio turizme katkı sağlayacaklarını söyledi.

Seydikemer’de 150, Fethiye’nin turistik Göcek Mahallesi’nin kırsalında da 30 dönüm lavanta bahçesi oluşturduklarını anlatan Uluçoban, “Toprağın karıştırıldığı bahçeleri boş bırakırsanız, yöredeki otlar çıkıyor. Bu nedenle ot yerine lavanta çıkmasını istedik ve bahçenin boş alanlarına lavanta diktik. Lavanta kozmetik sanayisinde ilk 10’a giren aromatik bitkilerden birisi. Özellikle Fransa, Bulgaristan gibi birçok Avrupa ülkesinde üretilen, buna rağmen gittikçe arz ve talebi artan bir ürün. Bunun kalitesiyle artması gerekiyor.” dedi.

Bahçelerden elden edilen ürünlerin yerinde satışa sunulması için bir tesis planladıklarını belirten Uluçoban, devam eden çalışmaları 2019’da bitirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Lavantanın Muğla’da farkındalığı yeni oluşan bir bitki olduğunu, arazilerinde çalışan işçilerin de bahçelerine lavanta dikmeye başladığını dile getiren Uluçoban, şunları kaydetti:

“Fethiye’de turizm adına çeşitlilik var. Yamaç paraşütü, antik kentler, deniz, kum güneş hepsi mevcut. Eksik olan gurme ve bio turizm. Bu eksiklikleri biz buraya kazandırmayı planlıyoruz. Bahçeden bal üretim çalışmalarımızı başlattık. Turistik olarak tesisleşmemizi oluşturacağız. Burada gurme ve bio turizm yapacağız. Bu bahçelerin dışında 3 yıl içerisinde bin ile 2 bin dönüm arasında lavanta bahçesi kurmayı planlıyoruz. Seydikemer’de yaklaşık 2 bin dönümlük bir bahçe oluşturduğumuz zaman yöre halkı da bundan esinlenip dikim yapacaktır. İlk iki yıl içerinde 500 bin ile bir milyon arasında lavanta fidanı üretim gerçekleştireceğiz. Böylece hem kendi bahçelerimizde hem de yörenin taleplerinde bunu kullanacağız.”

Uluçoban, hayallerin rengi olarak adlandırılan lavantanın mor rengiyle herkesin ilgisini çektiğini, insanlar üzerinde cezbedici bir etkisi olduğunu dile getirdi.

Seydikemer Ziraat Odası Başkanı Muhsin Gümüş ise odaya bağlı üyelere lavantayı tanıtmak için farklı etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

“Bölgemizde lavanta ekilmesinin turizme de katkısı olacak”

İlçede dikilen yaklaşık 180 dönümlük lavanta bahçesinin bölgedeki çiftçilere örnek olduğuna işaret eden Gümüş, şöyle konuştu:

“Lavantanın ilçemizde alternatif ürün olarak yaygınlaşmasını istiyoruz. Çok az su isteyen bir bitki olan lavanta, bölgedeki çiftçilerimize alternatif geçim kaynağı olabilecek. Bölgemizde lavanta ekilmesinin turizme de katkısı olacak. Burdur, Isparta’da yaygın olarak dikimi yapılan lavanta bahçeleri büyük bir ziyaretçi akınına uğruyor. Bu anlamda Fethiye turizmin merkezi. Bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin böyle bir yere uğraması turizmi de canlandıracaktır. Buralara turist gelmesi de bölgedeki çiftçilerimizin de ekonomisine katkı sağlayacak.”

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/bahcelerde-lavanta-turizmi-10173

Lavanta Yağının Litresi 100 Avrodan Satılıyor

Edirne’de son yıllarda artan lavanta tarlalarında hasat mevsimi yaklaştı. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü öncülüğünde lavanta ekimi kent genelinde artmaya başladı. Tüm toprak çeşitlerinde yetişebilen, iklim seçmeyen lavanta bitkisinin çok yıllıklı olması nedeniyle çiftçiler özellikle kıraç topraklarda denemesine başladı. Sınır komşusu Bulgaristan’ın lavanta üretiminde söz sahibi olması Edirne’deki çiftçilerin de bu pazardan paylarını almak amacıyla harekete geçirdi. Enstitünün de ön ayak olmasıyla verimsiz topraklar leylak rengine bürünmeye başladı. Lavantaların bu ayın ortalarında hasadına başlanması bekleniyor.

Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Adnan Tülek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, lavantanın getirisinin diğer ürünlere göre daha fazla olduğunu söyledi.

Bu kapsamda Trakya’da başlattıkları çalışmaları sürdürdüklerini anlatan Tülek, “Üreticiye rol model olmak amacıyla enstitü bahçesinde üretime 3 dekar ile başladık, bu yıl Karaağaç’taki alanla birlikte lavanta ekili alan 25 dekar oldu.” diye konuştu.

Kent merkezi ve ilçelerde ise üreticilerin 50 dekar lavanta ektiğini ifade eden Tülek, şunları kaydetti:

“Hem ekonomik hem de ekolojik olanaklar diye bunu değerlendirebiliriz. Ekonomik olarak değerlendirirsek bir üretim yapıyorsunuz, lavanta yağı üretiyorsunuz ve kazanç elde ediyorsunuz. Ekolojik anlamda da değerlendirildiğinde biyoçeşitlilik açısından bölgemizde yeni bir ürün kazandırmış oluyorsunuz. Fauna anlamında da bahçede görüldüğü gibi birçok arı ve böcek popülasyonunun aktif olarak yer aldığını görüyorsunuz. Bal ile ilgili şunu söyleyebiliriz. Bulgar meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde dekara ortalama 15 kilogram bal alınabiliyor. Lavanta balı ile ilgili de denemelerimiz olacak bu yıl. Elde edilen balın analizleri yapılıp kalite değerleri de ortaya konulacaktır.”

Bal üretimiyle de yan gelir getirecek
Lavanta üretiminde birinci amacın endüstriyel, yağı için üretim olduğunu anlatan Tülek, polen açısından zengin bir bitki olan lavantadan bal üretiminin de mümkün olduğunu kaydetti.

Üretici için yağ üretiminin esas gelir bal üretiminin de yan gelir olacağını dile getiren Tülek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Enstitü olarak geçen yıl hasat edilen 2 dekar alandan 20 kilogram yağ elde ettik. Dekara 10 kilogram yağ geliri var. Elde edilen yağın da litresi satış fiyatı 100 avrodur. Bizim amacımız, enstitü olarak model oluşturmak istiyoruz. Üreticiye yol haritası oluşturuyoruz. Özellikle bakanlığımız bünyesinde yürüttüğümüz kadın çiftçiler projesi bu anlamda çok verimli oldu. Kadın çiftçilerin bu işte daha aktif ve daha başarılı olabileceğini, önümüzdeki zamanda önemli bir gelir unsuru olacağını düşünüyoruz. Bu kapsamda değişik yerlerde demonstrasyon çalışmaları kuruyoruz. Edirne ve ilçelerinde lavanta dikimleri yapılıyor. Özellikle Trakya’daki marjinal alanlarda üretimi sağlamak istiyoruz.”

Tülek, kentte 7-10 Haziran tarihlerinde “Edirne Lavanta Tarla Günleri” etkinliği düzenleneceğini, etkinlikler kapsamında aynı zamanda hasadın başlayacağını kaydetti.

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/lavanta-yaginin-litresi-100-avrodan-satiliyor/1167514

https://www.youtube.com/watch?v=rdPqJriDjhM

Hazineye Ait Tarım Arazilerini Kullananlara Satın Alma Hakkı

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2011 yılında, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan tarım arazilerinin kullanıcılarına uygun bedelle doğrudan satılması imkanını getirdiklerini hatırlattı. Ağbal, buna karşın, 2014 yılında yapılan düzenlemeyle belediye sınırlarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle bazı vatandaşların tarımsal amaçla kullandıkları Hazine taşınmazlarının belediye mücavir alan sınırları içerisine dahil olduğuna işaret ederek, “Söz konusu düzenlemeden sonra bu taşınmazları kullanan vatandaşlarımız satın alma hakkından faydalanamamıştı. Son getirdiğimiz düzenleme ile köyden mahalleye dönüşen yerlerdeki Hazineye ait olan ancak vatandaşlarımızca ecrimisil ödenerek kullanılan bu tarım arazilerini, talepleri halinde kullanıcılarına satacağız. Böylece belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan ancak halihazırda tarım yapılan bu arazileri alan vatandaşlarımızın mülkiyet sorununu çözüme kavuşturacağız.” diye konuştu.

“Satış işlemleri rayiç bedel üzerinden yapılacak”
Ağbal, söz konusu tarım arazilerinin konumu itibarıyla nispeten kıymetli alanlarda yer aldığını ve bu nedenle başka amaçlarla kullanılma ihtimaline karşı tedbirler aldıklarını da bildirdi.

Bu kapsamda, satış işlemlerinin öncelikle rayiç bedel üzerinden yapılacağını bildiren Ağbal, şunları kaydetti:

“Öte yandan, herhangi bir şekilde bu arazilerin tarımsal amaç dışında kullanılmaması şartını getirdik. Buna ilişkin olarak da tapuya şerh düşeceğiz. Vatandaşımız tarımsal amaç dışında kullanmak isterse veya imar planında tarım dışı bir amaca ayrılırsa, taşınmazın değeri yeni duruma göre yeniden belirlenecek ve oluşacak değer artışı vatandaşımızdan tahsil edilerek tapuya konulmuş olan şerh kaldırılacak. Satış bedeli, peşin veya taksitle ödenebilecek. Taksitle ödeme seçeneği seçilirse, en fazla beş yılda 10 eşit taksitte kanuni faizi ile ödenecek. Vatandaşlarımızın, düzenlemeden faydalanabilmeleri için, en geç 5 Aralık 2018 tarihine kadar taşınmazın bulunduğu il defterdarlığına başvuruda bulunmaları gerekiyor.”

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/hazineye-ait-tarim-arazilerini-kullananlara-satin-alma-hakki/1169119

Üniversiteye Hazırlanırken Üretici Oldu

Genç Çiftçi destekleriyle erken tanışan Yıldız Turan, üniversiteye hazırlanırken bir taraftan da 40 koyunun sahibi oldu. Zonguldak’ta Ereğli ilçesine bağlı Sofular köyünde yaşayan ve üniversite sınavlarına hazırlanan Yıldız Turan, yakınlarının tavsiyesiyle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın başlattığı projeye başvurdu. Başvuru yapmasının ardından 40 koyun ile hayvancılığa başlayan ve bu sayıyı kısa zamdan 90’a çıkaran Turan, aile ekonomisine katkı sağladığı işlerinin yanında üniversite sınavlarına hazırlanmaya devam ediyor.

“Hem aileme hem ülkeme katkı olması için yapıyorum”

Turan, tavsiye üzerine projeye başvurduğunu belirterek, “Kadın ve genç olmamın benim için artı puan olacağını biliyordum. Başvurdum, kabul edildi.” dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ereğli İlçe Müdürlüğü tarafından kendisine teslim edilen “Merinos” cinsi 40 koyunun bakımına, evinin hemen yanındaki arazide başladığını anlatan Turan, şöyle konuştu:

“40 koyun ile başladım, şimdi 90’lara çıkardım. Yine 26 kuzuyu satarak hem aile bütçesine katkı sağladım hem de bu işin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha farkına vardım. Ülkemi kalkındırmak, hem aileme hem ülkeme katkı olması için yapıyorum.”

Turan, hiç ummadığı bir fırsatı yakaladığını dile getirerek, “Hedefim koyunlarımın sayısını daha da yukarılara taşımak. Öncelikle devletime bir kez daha teşekkür ediyorum. Böyle bir proje hazırladığı için çok mutluyum. Bir yandan da eğitimimi tamamlamaya çalışıyorum. Öğretmenlerim gurur duyuyor. Okuyamazsam zaten bu işi yapacağım, bu işle ilgileneceğim. Hayvancılık yapılabilir, hor görülmemelidir.” ifadelerini kullandı.

Yıldız Turan, koyunların sağlık kontrollerinin devlet tarafından ücretsiz yapılmasının da büyük bir şans olduğunu sözlerine ekledi.

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/universiteye-hazirlanirken-uretici-oldu-10125

Giresun Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Keneye Karşı Uyardı

Giresun’da yürütülen kene mücadelesi çalışmaları konusunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Dr. Muhammet Angın aşağıdaki açıklamalarda bulundu. Giresun’da hyalomma soyu kenelerin yaygın olduğu Kelkit Vadisi çevresinde yer alan yüksek kesimdeki ilçelerde çalışmaların başladığını belirten Angın, Alucra, Çamoluk ve Şebinkarahisar’da 2018 yılı kene mücadelesi çalışmalarına İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerince devam ettiğini vurguladı.

Kene mücadelesinde, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından temin edilen ve et ve sütte kalıntı bırakmayan ilaçlar kullanılmakta olduğunu kaydeden Angın,” Bu kapsamda, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar muhtarlıkların ve önder çiftçilerinde desteği sağlanarak, riskli yerler başta olmak üzere ücretsiz olarak ilaçlanmaktadır. Çevre kirliliğine yol açması ve doğada faydalı canlılara da zarar verebilmesi nedeniyle mera vb. açık alanların ilaçlanması ise önerilmemektedir. Çiftlik hayvanlarında yapılan bu ilaçlı mücadele çalışmalarının temel amacı kenelerin biyolojik üreme zincirini kırarak popülasyonunu mümkün olduğunca azaltmaktır. Doğada çok geniş alanlarda bulunan, larva,nimf ve ergin evreleri beslenmek için yabani hayvanları ve evcil hayvanları tercih eden ve hızlı üreyebilen kenelerin herhangi bir mücadele yöntemiyle tamamen yok edilmesi mümkün değildir” dedi.

“Sıcak mevsimlerde insanlara kene tutunması vakalarının artması nedeniyle kenelerin bulunabileceği alanlara gidildiğinde dikkatli olunmalı ve en etkili korunma yönteminin kişisel korunma tedbirleri olduğu unutulmamalıdır” diyen Angın şöyle devam etti; “Kırsal ve ormanlık alanlardan dönüşte vücutta kene yönünden mutlaka kontrol yapılarak eğer kene tespit edilirse çıplak elle dokunmamak şartıyla, parçalanmadan ve ezilmeden en kısa sürede çıkartılmalı veya yakındaki bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Çünkü kene yapışmasından sonra kan emmeye başlaması dolayısıyla virüsü bulaştırması için belirli bir zamanın geçmesi gerekmektedir ortalama 12 saat. Bu nedenle arazi dönüşünde vücutta kene kontrolü yaparak yapışan bir kene varsa gün geçirilmeden uzaklaştırılması en önemli tedbirdir.”

“Kenelerin hareketsiz olduğu zamanda çalışın”
Yaz mevsiminde kene riski olan bölgelerde ki çiftçileri çalışma saatleri konusunda da uyaran Dr. Angn, “Çiftçilerimizin, yaz mevsiminde tarlada çalışma saati olarak; kenelerin hareketsiz veya en az hareketli oldukları, sıcaklığın 15 derecenin altında olduğu zaman dilimleri olan sabah 05:0010:00 arası ve akşam 17:0020:00 saatleri arasını tercih etmeleri faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

http://www.haberturk.com/giresun-haberleri/61324333-giresun-gida-tarim-ve-hayvancilik-mudurlugu-keneye-karsi-uyardigiresun-gida-tarim-ve