Monthly Archives: Temmuz 2018

Kelkit Vadisi’nde Yaşayanlara Kene Uyarısı

Umur, dünyada 900, Türkiye’de ise 32 kene türü bulunduğunu, bunların üçünün zehirli virüs taşıdığını söyledi.Türkiye’de ilk kez 2002 yılında kenelerden bulaşan KKKA hastalığı görüldüğünü aktaran Umur, son yıllarda insanların bilinçlenmesinin hastalığın görülme sıklığını azalttığına işaret etti.KKKA hastalığına neden olan zehirli kenelerin daha çok rakımı 600 metreden fazla kırsal alanlarda görüldüğünü belirten Umur, “Özellikle Kuzey Anadolu fay hattının bulunduğu güzergah, yani Gerede ile Erzincan arasındaki Kelkit Vadisi’nde yaşayanlar risk altındadır. Özellikle hyelomma türü zehirli keneler bu bölgede sık görülmektedir.” diye konuştu.

Karadeniz’in sahil bandında zehirli kenelerin yaşayamayacağının altını çizen Umur, hastalığın yaygın olarak görüldüğü yerlerde yaşayanların açık alana giderken önlem alması gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Umur, yaz sıcaklıkların yükselmesiyle kenelerin de aktif hale geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Kelkit Vadisi’nde yaşayanlar KKKA hastalığına karşı dikkatli olmalıdır. Bu hat üzerinde bulunan Tokat’ın Turhal ve Reşadiye ilçeleri ile Sivas’ın Koyulhisar ve Yıldızeli ilçeleri eteklerinde yaşayanlar, daha hassas olmalılar çünkü keneler coğrafi yapılara göre değişiyor. Bu bölgede yaşayanlar zehirli virüs taşıyor. Kenenin sadece hayvanda olması gerekmiyor, doğada da olabiliyor. Kirpide, farede, kedide, kuşlarda, her türlü hayvanda oluyor. Canlıların sıcaklığını ve karbondioksit salgısını hisseder ve ona yaklaşır. Kan damarlarını bol olduğu bölgelere yapışır.”

Riskli bölgelerde açık renkli kıyafetler giyilmesinin kenelerin daha rahat görülmesini sağlayacağına işaret eden Umur, “Kene kovucu ilaçlar var. Bir hafta kadar sizi koruyor, keneler yaklaşamıyor ancak sadece ilaçlayarak bir yere varamayız. Bizim kendimizi korumamız, bilinçli olmamız önem taşıyor.” uyarısını dile getirdi.

https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/kelkit-vadisinde-yasayanlara-kene-uyarisi-2504332/

http://www.webtekno.com/vucuduna-yapisan-keneyi-sira-disi-bir-yolla-cikaran-kadinin-virale-donen-videosu-h29266.html

Biyogaz Teknolojisi Enerjiyi Çöpten Kurtaracak

Sanayileşme, artan nüfus, dijitalleşme ve bireysel teknoloji kullanımının hız kesmeden yaygınlaşması gibi nedenlerle dünyanın enerjiye duyduğu ihtiyaç her geçen gün artıyor. Doğal kaynakların ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılama konusunda yetersiz kalması ise sektörün yönünü yenilenebilir enerjiye çeviriyor. Hayvansal ve organik atıklardan elde edilen biyogaz, ekonomik ve çevreci özellikleri ile olduğu kadar kırsal kalkınmaya doğrudan etki eden bir çözüm olarak da dikkat çekiyor.
Biyogaz teknolojisi hem organik kökenli atık/artık maddelerden enerji elde edilmesine, hem de atıkların toprağa kazandırılmasına imkan veriyor.

Türkiye’de biyogaza dönüştürülebilecek atık miktarı Avrupa’daki pek çok ülkeden fazla. Teksan Jeneratör Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Burak Başeğmezler’in dediği gibi, “Ülkemizin sahip olduğu biyogaz potansiyeli Ege Bölgesi’nin geçen yıl tükettiği elektrik miktarına eşit. Atatürk, Karakaya ve Keban barajlarının yıllık elektrik üretiminin iki katından fazla. Sadece Keban Barajı’nın yedi katı. Kullanılmayan bu potansiyel ile her yıl 5 milyar TL havaya uçuyor.”

Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımları artarken, biyogaz henüz yeterli ilgiyi görebilmiş değil. Burak Başeğmezler şu bilgileri veriyor: “Potansiyelimizin benzer olduğu Almanya’da 11 bin adedin üzerinde biyogaz tesisi varken ülkemizdeki biyogaz tesis sayısının iki haneli rakamlarda olduğu görülüyor. Almanya’da 2016 yılında biyogaz ile üretilen 37 milyar kilovatsaatlik elektrik, aynı dönemde Türkiye’de tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 13’üne denk geliyor.”

49 ilin yıllık elektrik tüketimine eşit enerji çöpe gidiyor
Başeğmezler’in verdiği bilgiye göre, sahip olduğumuz biyogaz potansiyeli ile yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmek mümkün. Bu rakam Türkiye’nin en büyük ikinci sanayi bölgesi Ege’de geçen yıl tüketilen elektriğe eşit. Şöyle diyor Başeğmezler: “Biyogaz tesisleri ile elektriği kullanmadığımız kaynaklardan üretebilme imkanımız var. Ülkemizin sahip olduğu yıllık biyogaz potansiyeli 35 teravatsaat (35 TWh) yani 35 milyar kilovatsaat (35 milyar KWh) gibi çok yüksek bir seviyede. Türkiye’nin 2017 yılındaki 292 milyar kilovatsaatlik elektrik tüketiminin yüzde 12’sine denk gelen bir enerjiyi kullanmıyor, adeta çöpe atıyoruz. Kullanmadığımız biyogaz potansiyeli ile her yıl 5 milyar TL havaya uçuyor. Fırat Nehri üzerinde yer alan Keban, Karakaya ve Atatürk hidroelektrik santrallerinin 2016’da ürettikleri toplam elektrik enerjisi 16 milyar 798 milyon kilovatsaat olmuş. Yıllık biyogaz potansiyelimiz bu üç barajın ürettiği elektriğin iki katından daha fazla. Sadece Keban Barajı’nın yedi katı elektrik enerjisinden bahsediyoruz. Bu rakam aynı zamanda Türkiye’nin 49 ilinin 2017 yılındaki toplam elektrik tüketimine eşit. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Üstelik biyogaz tesislerinin istihdama sağlayacağı tahmin edilen katkı da hem imalatçılar hem de işletmeciler düşünüldüğünde çok yüksek. Öyle ki, benzer potansiyele sahip olduğumuz Almanya’da sektörün istihdam ettiği kişi sayısı 40 bin. Ayrıca bu tesisler organik atıklar ve hayvan dışkısını enerjiye dönüştürerek çevreye zarar vermelerini de önlüyor.”

Atık su ve hayvansal atıklardan biyogaz
Türkiye’de çok güçlü biyogaz potansiyeli olmasına rağmen sağlıklı çalışan biyogaz tesisi sayısının az olduğuna dikkat çeken Başeğmezler, “Potansiyelimizin benzer olduğu Almanya’da 11 bin adedin üzerinde biyogaz tesisi varken ülkemizde yaklaşık 50 biyogaz tesisi bulunuyor. Bu sayının artması ülke ekonomisine ciddi bir katkı sağlayacaktır. Yurtdışından hazır getirilen fikir ve projeler yerine, ülkemize uygun altyapı ile tesis kurulması önem taşıyor. Bu konuda ihtisas sahibi kurumun belirlenmesi ve proje denetimi, takibi ve danışmanlığı konusunda yetki verilmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Tesislerde çalışacak kişilerin de çalışacakları alanda eğitim almaları şart. Bu noktada belirlenecek kurumlar tarafından eğitim ve sertifikalandırma sürecinin devreye alınması bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. Biz Teksan Jeneratör olarak sürdürülebilir çözümler noktasında çalışmalar hayata geçiriyoruz. Atık su ve hayvansal atıklardan elde edilen biyogaz ile çalışan kojenerasyon sistemleri kurduk. Yakın tarihte yerli motorlar ile küçük ölçekli biyogaz tesislerine kojenerasyon sistemleri sağlamaya da başlayacağız” diyor.

https://www.dunya.com/surdurulebilir-dunya/biyogaz-teknolojisi-enerjiyi-copten-kurtaracak-haberi-421646

Kooperatifler İçin Yeni Düzenleme

Kuruluş, işleyiş ve denetim hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yürütülen kooperatif ve kooperatif üst kuruluşları için faaliyet konularına göre çalışma bölgeleri ve asgari kurucu ortak sayıları ile kuruluş ve ana sözleşme değişikliği izin işlemlerine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, Kooperatiflerin Kuruluş ve Anasözleşme Değişiklik İşlemleri ile Kurucu Ortak Sayıları ve Çalışma Bölgelerinin Belirlenmesi Hakkında Tebliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, kooperatiflerin kuruluş ve ana sözleşme değişikliği izin işlemleri Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünce yürütülecek. Bu yetki Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar dahilinde il müdürlüklerince de kullanılabilecek.

Asgari kurucu ortak sayısı ve çalışma bölgesi belirlenenler dışında kalan kooperatifler en az 7 ortak tarafından kurulacak ve ana sözleşmede belirlenebilecek bölgede faaliyet gösterecek.

Tütün üretim ve pazarlama kooperatifi
Tütün üretim ve pazarlama kooperatifi en az 250 tütün üreticisi gerçek kişi tarafından kurulacak. Tütün üretim ve pazarlama kooperatifi için her ilçe bir çalışma bölgesi olacak ancak tütün üretim ve pazarlama kooperatifi bulunmayan ilçede kurulacak kooperatifin çalışma bölgesi, kooperatif bulunmayan diğer sınır ilçeleri kapsayacak şekilde Bakanlıkça genişletilebilecek.

Her çalışma bölgesinde en fazla bir kooperatif kurulacak. Gerekçeli olarak talep edilmesi halinde Bakanlıkça, üretim kapasitesi, ekonomik ve sosyal şartlar göz önünde bulundurarak aynı çalışma bölgesinde birden fazla tütün üretim ve pazarlama kooperatifinin kuruluşuna izin verilebilecek.

Yenilenebilir enerji üretim kooperatifleri, aynı dağıtım bölgesi ve tarife grubunda yer alan elektrik tüketim aboneleri tarafından kurulacak.

Faaliyet konuları aynı veya birbiriyle ilgili nitelikte olan en az 7 kurucunun bir araya gelmesi şartıyla kooperatiflerce kooperatif birliği, kooperatif birliklerince ise kooperatifler merkez birliği kurulabilecek.

https://www.dunya.com/ekonomi/kooperatifler-icin-yeni-duzenleme-haberi-421047