Monthly Archives: Mayıs 2020

Tarım Kredi Online Satış İçin Düğmeye Bastı

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla Tarım Kredi ürünlerini dijital pazar üzerinden de satacaklarını bildirdi.Poyraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tarım Kredi’nin her geçen gün tarımsal ve hayvansal ürün pazarındaki yetkinliğini artırdığını söyledi.

Tarım Kredi olarak hem kendilerinin bizzat açtıkları marketlerle pazara girdiklerini hem de yeni paydaşlar edindiklerini belirten Poyraz, “Hem market açıyor hem de 20 binin üzerinde markete ürün veriyoruz.” dedi.

Poyraz, Nişasta Sanayicileri Derneği ile protokol imzaladıklarını ifade ederek, yıllık 1 milyon 600 bin ton civarındaki mısırı onlar adına alacaklarını ve sonraki dönemlerde onların sipariş ettiği ürünleri çiftçiye sözleşmeli üretimle ürettireceklerini dile getirdi.

Böylece ürün alım kabiliyetlerinin de her geçen gün arttığına işaret eden Poyraz, şöyle konuştu:

“Bu sene 2,5 milyar liralık ürün alım hedefi koyduk. Orta vadede hedefimiz 5 milyar liralık alım yapmak. İnşallah önümüzdeki dönemde bu hedef daha ileri taşınacak. Bir tarafta tüketim, bir tarafta üretim pazarı var. İki pazar arasındaki planlamanın düzgün yapılması, arz ve talebin örtüşmesi için esas rol alması gereken yapılar kooperatif yapıları. Türkiye’de kooperatif yapıları güçlendikçe üretici ve tüketici arasındaki bağ da güçlenecek. Üretim plansızlığından kaynaklanan mağduriyetler minimum seviyeye inecek. Bu planlama pazarla olan bağın kooperatifler vasıtasıyla kurulmasıyla mümkün olacak.”

Şu anda 93 markete ulaştıklarını ifade eden Poyraz, 2021 sonu itibarıyla 500 market hedefine ulaşacaklarını belirtti.

Online satış için hazırlık

Poyraz, dijital pazar projesine ilişkin çalışma yaptıkları bilgisini de vererek, “Online satış için hazırlığımız var. Önümüzdeki aylarda eksiklerini tamamladıktan sonra, hızlı şeklide Tarım Kredi ürünlerini dijital pazar üzerinden de satacağız.” ifadelerini kullandı.

Bu projeye öncelikle büyük şehirlerden başlayacaklarını vurgulayan Poyraz, şunları kaydetti:

“Buralarda lojistik imkanlar ve nüfus yoğunluğu daha fazla. Pazar noktasında, pazarın test edilmesi anlamında ölçek ne kadar büyükse daha gerçekçi veriler ortaya koyuyor. Şu anda yazılımı noktasında hazırlıklar yapılıyor. Sonra lojistik aşamaları gelecek. Yıl bitmeden hizmete açılmasını hedefliyoruz. En kısa sürede lojistik altyapı tamamlandıktan sonra ürünlerimizi sadece marketlerde değil, dijital platform ile de tüketiciye ulaştırmaya başlayacağız.”

https://www.milliyet.com.tr/ekonomi/tarim-kredi-online-satis-icin-dugmeye-basti-6222884

Bal Üretimi Ülke Ekonomisine de ‘Enerji’ Veriyor

Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Türkiye’deki bal üretiminin ham piyasa değerinin 450 milyon dolar civarında olduğunu belirterek, “Ülke ekonomisine katma değerinin ise yaklaşık 1 milyar dolar olduğu düşünülüyor.” dedi.

Karacabey, AA muhabirine yaptığı açıklamada, modern arıcılık tekniklerine öncülük eden Anton Jansa’nın doğum günü olan 20 Mayıs’ın, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 115 ülkenin ortak sunuculuğunda Birleşmiş Milletler tarafından 2017 yılında Dünya Arı Günü ilan edildiğini söyledi.

Türkiye’de 2010 yılında Bal Ormanı Projesi’ni hayata geçirdiklerini ve bugün 70 bin 795 hektarlık alanı arıcıların kullanımına açtıklarını ifade eden Karacabey, şu an 28 Orman Bölge Müdürlüğünde 533 bal ormanı olduğunu bildirdi.

Karacabey, ilki 2013-2018 yıllarını kapsayan Bal Ormanı Eylem Planı’nın ikincisinin 2018-2023 dönemini içerecek şekilde yürürlüğe alındığına işaret ederek, bu yıl 56 bal ormanı kurulmasını hedeflediklerini kaydetti.

Dünya bal üretiminde Türkiye’nin Çin’in ardından ikinci sırada yer aldığı bilgisini veren Karacabey, tozlaşma sayesinde 130 binden fazla bitki türünün çoğalmasını sağlayan arıların, dünya tarımsal üretiminin can damarlarından birini oluşturduğunu dile getirdi.

Karacabey, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla tarımsal faaliyetlerin daha da önem kazandığı bugünlerde, arılarla ilgili Orman Genel Müdürlüğünün de önemli çalışmalar yaptığına dikkati çekerek, dünya çam balı üretiminin yüzde 90’ının Türkiye tarafından karşılandığını aktardı.

150 bin hane arıcılıkla geçiniyor
Bal üretimi, ürünün ekonomik değeri ve gelecek yıl hedeflerine de değinen Karacabey, “Türkiye’de ticarete konu bal üretiminin 80 bin tonu çiçek, 30 bin tonu çam balı. Yaklaşık 150 bin hane arıcılıkla ek gelir sağlıyor. Türkiye’deki bal üretiminin ham piyasa değeri 450 milyon dolar civarında. Ülke ekonomisine katma değerinin ise yaklaşık 1 milyar dolar olduğu düşünülüyor. 2023 yıllık projeksiyonumuz, 40 bin tonu çam balı olmak üzere bal üretimini 125 bin tona çıkarmak, bal ormanı sayısını ise 720’ye yükseltmek.” diye konuştu.

Doğadaki çok sayıda türün varlığını devam ettirmesinde, bitki gen kaynaklarının sürekliliği ve çeşitlenmesinde, biyolojik çeşitliliğin korunmasında arıların önemli işlevleri olduğunu vurgulayan Karacabey, şunları kaydetti:

“Kestane, ıhlamur, akasya, orman gülü, ahlat gibi ağaçlar ve orman sayılan alanlardaki otsu bitkiler ve çiçekler de dikkate alındığında toplam bal üretiminin yüzde 85’i ormanlar ve orman sayılan yerlerden elde ediliyor. Arılar ve arı ürünleri, ekosistemimizin devamlılığı için çok değerli ve kıymetli. Orman Genel Müdürlüğü olarak arının insan hayatındaki vazgeçilmez önemini biliyor ve ormanlarımızı korumak için tüm çalışanlarımızla seferber oluyoruz. Halkımızın da ormanların korunması konusundaki hassasiyeti bu açıdan büyük önem taşıyor.”

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bal-uretimi-ulke-ekonomisine-de-enerji-veriyor-/1847273

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bal-kestaneden-mi-kekikten-mi-bilinecek/1820975

Gençlere Tarım Sektörüne Gelme Çağrısı

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Kovid-19 sürecinin tarımın ne kadar önemli olduğunu herkese gösterdiğini aktaran Kiraz, “Geleceğin mesleği çiftçilik. Tarımla uğraşanlar, bu işi yapanlar sahip olanlar ve ilgili taraflar biliyordu ama bütün dünya ve ülkemiz de bu işin ehemmiyetini, önemini algıladı. Kovid-19 tarımın vazgeçilmez olduğunu gösterdi. Şu anda çiftçiler yeterince kar edemiyor olabilir. Önümüzdeki dönemde tarımsal ürünler ve gıdalar çok önemli hale gelecek, bundan dolayı çiftçiler güzel karlar elde edecek ve bu meslek cazip hale gelecek.” diye konuştu.

Kiraz, Kovid-19’la önemi anlaşılan tarımın daha fazla desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Üretici ek paketlerle desteklenmeli. Türk çiftçisi, dünya çiftçisiyle rekabet edecek duruma getirilmeli. İşletmeler büyütülmeli, altyapı ve sulama yatırımları, kooperatifleşme, birlikleşme gibi sorunları çözülmeli, mazot, gübre ve elektrik gibi maliyetleri düşürülmeli.” ifadesini kullandı.

”Genç ve kadın çiftçiler ekstradan desteklenmeli”
Türk tarımının ve çiftçisinin, Kovid-19 sürecinde kimseyi aç bırakmadığına işaret eden Kiraz, şöyle devam etti:

“Genel gıda stokumuz ve tarımsal ürün stokumuzda sıkıntı yaşamadık ve yaşamayacağız da. Bu süreç, 2021’e sarkarsa buna yönelik genel tarım politikası, risk yönetimi, kısa vadeli durum senaryosu hazırlayarak ne gibi olumsuzluklar olur diye planlanması gerek. Çiftçilerimizin de buna yönelik üretimlerini sürdürmesi desteklenmeli.”

Kiraz, köy nüfusunun yaş ortalamasının 57’ye çıktığını ve bu kişilerin 6-7 sene sonra iş gücünden düşeceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu süreçte genç ve kadın çiftçilerimiz 5-10 sene normal desteklemeler dışında ekstradan desteklenmeli. Bu iş, 10 yıla kadar meslek haline getirilmeli. Gıda arz güvenliği ve tarımsal üretimde gelecek yılları kurtarmak istiyorsak, genç çiftçilere önümüzdeki 10 yıl ekstradan yüzde 50 daha fazla destek verilmeli. Kadınlar tarımda kalırsa erkekler de kalır. Genç çiftçiler, 35-40 yaşa kadar desteklenirse artık o işi meslek haline getirip oraya yerleşmiş olur. Tarımsal destekler yanında, SGK prim desteği ve kırsalda yaşamaya yönelik diğer teşvikleri de oluşturmak gerekiyor.”

“Köye dönüşler planlı yapılmalı”
Kovid-19’la şehirden köye dönme eğilimi oluştuğunun altını çizen Kiraz, “Burada da dönüşlerin desteklerle kontrollü ve planlı şekilde yapılması lazım. Küçük işletme büyüklükleriyle üretim yapmaya kalkarlarsa, ekonomik olmaz ve sonra yeniden şehre dönüş riski olur.“ uyarısında bulundu.

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/genclere-tarim-sektorune-gelme-cagrisi/1840380

Kanser ve Kalp Hastalığına Karşı Mucize Bitki ‘Madımak’

Kardiyoloji Uzmanı İsmail Erdoğu, doğada bulunan ve yabani otlar arasından kesici alet yardımıyla tek tek toplanan Madımak bitkisinin, antioksidan özelliği ile kansere ve kalp hastalığına karşı koruma sağladığını söyledi.

Sivas ve çevresinde sofraların vazgeçilmezi olan doğada kendiliğinden yetişen madımak bitkisinin hasadına başlandı. Toplanması sabır ve emek gerektiren Madımak hasadı için özellikle kadınlar kır ve harman yerlerine akın etti. Kadınlar bir cerrah hassasiyetiyle yabanı otlar arasından seçerek Madımak yapraklarını tek tek topluyor. Mayıs ayında hasadı gerçekleştirilen Madımak bitkisi yaz aylarında öğütülüp kurutulurken yılın 12 ayı çeşitli yemekler yapılarak tüketiliyor.

Kardiyoloji Uzmanı İsmail Erdoğu Madımak bitkisinin doğada kendiliğinden yetiştiğini, antioksidan özelliğiyle kansere karşı ve sodyum oranlarının düşüklüğü nedeni ile tansiyon hastaları faydalı bir bitki olduğunu belirtti. Erdoğu, “İlkbaharın gelmesiyle beraber özellikle bizim gibi İç Anadolu’da ısınma biraz geç oldu ve doğa daha yeni uyanıyor. Bu dönemde doğada çok yoğun bir endemik bitki gelişmesi söz konusu. Özellikle bu yörelerde madımak, kazayağı, yemlik gibi bitkiler yoğun bir şekilde yetişiyor.

Bu gıdalarla ilgili yapılmış olan çalışmalarda, bitkideki sodyum oranlarının düşüklüğü nedeniyle tansiyon hastaları için faydalı bir gıda maddesidir. Antioksidan özellikleri nedenleriyle kansere karşı koruyucu bir bitkidir.

Biz bu gıdaları temiz bir şekilde toplandıktan sonra, temiz bir şekilde tüketirsek herhangi bir yan etkisi olmayacağını düşünüyoruz. Sadece kan sulandırıcı kullanan hastaların bu gıdaları kullanırken dikkatli etmelerini tavsiye ediyoruz.

https://www.cnnturk.com/saglik/kanser-ve-kalp-hastaligina-karsi-mucize-bitki-madimak?page=6

Yeni Yatırım Trendi Ufak Tarım Arazisi

Koronavirüs salgınıyla birlikte yatırımcıların arsa merakı yeniden arttı. Ancak bu sefer yatırımcı ‘imar artışından’ elde edilecek kâra değil, tarımsal üretim yapabilecek araziye bakıyor!

Tarımsal üretimin değerinin bir kez daha anlaşıldığı şu günlerde, tarım arazilerinin gördüğü ilgi katlanıyor. Yapılan son araştırmalar ve arsa satış sistemlerinde kırsal bölgelerdeki tarım arazilerine yoğun bir talep oluştuğu görülüyor.Talebi artıran en önemli etkenin kırsala göçüp üretim yapmak ya da kendi ürününü yetiştirmek isteyenler olduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, orta sınıf gençlerde ve beyaz yakalı çalışanlarda tarıma yönelik farkındalık oluştuğunu anlatırken, salgın süreci ardından da tarım arazilerine olan ilginin devam etmesi bekleniyor. Diğer taraftan ise mevcut üreticilerin ekili alanını geliştirmek istemesi de arazi arayışlarını artırıyor.

Afyon’dan Nevşehir’e, Isparta’dan Ankara’ya kadar tarım alanları alıcılar tarafından değerlendiriliyor.

Hızlı yükseliş var

TSKB Gayrimenkul Değerleme Özel Projeler Departmanı Yöneticisi Berk Ünsal, salgının etkilerinin zayıflamasının ardından hızla yükselişe geçmesi beklenen sektörleri değerlendirdi.

Ünsal’a göre endüstriyel yapılar ve kiralık depo, tarım ve hayvancılık, sağlık gibi sektörler ihtiyaç nedeniyle hızlı bir toparlanma eğilimi göstererek yatırımcılar için fırsat sunacak alanların başında geliyor.

Tarım ve hayvancılığın öneminin bu dönemde yakından hissedildiğini belirten Ünsal, “İthalat – ihracatın azalması ve gıda maddelerine erişimin öneminin artması, tarımcılık faaliyetlerini ve dolayısıyla arazi değerlerini de olumlu yönde etkiliyor. Tarımın yanı sıra besi çiftlikleri, silo, balık yetiştiriciliği gibi alanlar da önümüzdeki süreçte önem kazanacak” dedi.

Ünsal, bağ, bahçe tipi gayrimenkullerde de ekim zamanları yaklaştıkça fiyatlarda değişikliğin hissedileceğinin öngörüldüğünü söyledi.

Ekip biçecekler…

Online gayrimenkul açık artırma sitesi Tapu.com Kurucu Ortağı Emre Erşahin, yıla iyi başlayan ekonomik göstergeler ve düşük faiz sayesinde 2020’nin yatırım açısından arazileri öne çıkardığını söyledi.

İlk 3 ay arazi yatırımlarına olan ilginin görüldüğünü belirten Erşahin, “Şu dönemde ise daha çok tarla amacıyla kullanılacak arazilere talep artışını gözlemliyoruz. Daha önce olsa uzun süre portföyde kalabilecek tarım arazilerinin kısa sürede alıcı bulduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz hafta 5 saat içinde 7 adet tarım arazisinin satışını yaptık. Satmış olduğumuz yerler değer artışı beklenecek yerler değil. Anlıyoruz ki, tarım arazisini alanlar kullanmak, ekip biçmek için alıyor” diye konuştu.

2 ila 9 dönüm arası tarla bakıyorlar

Arsa yatırımlarının genellikle görmeden, tapu ve imar araştırmaları sonucu güvenilir kaynaklardan yapıldığını belirten Erşahin, bu sayede salgın döneminde evden çıkmadan yapılabilecek alımlar arasında öne çıktığını söyledi. Erşahin, birçok ilde tarım arazisi arayışı olduğunu; genellikle küçük üretici olmak üzere 2 ila 9 dönüm arasında değişen tarıma elverişli tarlaların tercih edildiğini dile getirdi.

Emre Erşahin, “Mevcut dönemde insanlar evden çıkmadan da satın alabilecekleri tarlalara yoğun ilgi gösteriyorlar. Ayrıca tarım arazilerine ilginin artması nedeniyle ekim – dikime uygun olan küçük parsellerde bile bu artışı gözlemleyebiliyoruz” dedi.

Prefabrik ev kuruyorlar

Beyaz yakalıların online çalışma alışkanlığı şehir merkezlerine görece yakın ancak daha az kalabalık sayfiye bölgelerde arazi arayışını da artırdı. Burada küçük bir arazide ‘prefabrik’ ev kurmak isteyenler, ya da çiftlik talebinde olanların arayışları da fazla. Bu talepte özellikle Çatalca, Hadımköy, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli gibi bölgeler öne çıkıyor.

İÇ EGE’YE YOĞUN TALEP

Sanal ortamda artan arazi arayışları ve satın almalarda tarım arazileri için Ege Bölgesi’nin İç Batı Anadolu Bölümü’nün öne çıktığı görülüyor. Ardından ise Trakya’ya talep var. Tarım arazileri taleplerinde öne çıkan bölgeler şunlar:

Afyon
Kütahya
Isparta
Uşak
Ankara
Edirne
Tekirdağ
Nevşehir
Kayseri

https://www.milliyet.com.tr/ekonomi/yeni-yatirim-trendi-ufak-tarim-arazisi-6205389

https://www.dunya.com/ekonomi/hisarciklioglu-dijital-tarim-pazari-arz-ve-talebi-dengeleyecek-haberi-469050