Daily Archives: 15 Ocak 2011

Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği

Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneğinden;  Saygı Değer Üyelerimiz, Dernek Tüzüğümüz uyarınca Yönetim kurulumuzun iki yıllık görev süresi yıl sonu itibariyle sona ermiştir. Dernek Olağan Genel Kurul toplantımız aşağıdaki gündemle, 30.01.2011 Pazar günü Saat:12.00-17.00 arası, Büyükdere Cad.Garaj Sok. Kat:6 Mecidiyeköy-Şişli/İstanbul adresinde yapılacaktır.

GÜNDEM 1-Açılış ve yoklama 2-Genel Kurul Başkanlık Divanı Seçimi 3-Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması 4-Yönetim ve Denetim Kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakeresi 5-Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulunun ayrı ayrı ibrası 6-Tahmini Bütçenin görüşülerek onaylanması 7-Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Asil ve Yedek Üyelerinin Seçimi 8-Yeni Yönetim Kuruluna taşınmaz mal alınması hususunda görev yetki verilmesi 9-Mevcut Üyelik Aidatlarının yeniden belirlenmesi ve güncellenmesi 10-Dilek ve Temenniler, kapanış Dernek Üyesi olarak Genel Kurula katılım hem bir hak hem bir görev hem de bir sorumluluktur.Derneğimizin ve memleketimizin sorunlarının görüşüldüğü bu toplantıya katılmanızı rica eder Genel Kurulun hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.

 ŞEBİNKARAHİSARLILAR YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

2011 Tarım Sigortası Kapsamında Riskler ve Prim Destekleri Belirlendi

Devlet Destekli Tarım Sigortasının Kapsamı Genişletilerek meyvelerde çiçeklenme dönemi ile erkek besi sığırlarıda sigorta kapsamına alındı. “Tarım Sigortaları Havuzu Tarafından Kapsama Alınacak Riskler, Ürünler, Bölgeler ve Prim Desteği Oranlarına İlişkin Karar” 13 Ocak 2011 tarihli ve 27814 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2011/1244 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2011 yılı uygulaması yürürlüğe girdi. Bu kararla;

·       Çiftçilerimize zor durumlarında destek olmak, üretimlerini devam ettirmelerini sağlamak ve sürdürülebilir üretim için;

·       Bitkisel ürünlerde; dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan ve deprem ile sel ve su baskını,

·       Açık alanda yetiştirilen tüm meyvelerde don riski,

·       Seralarda;  dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel, su baskını ve taşıt çarpması ile kar ve dolu ağırlığı,

·       Süt hayvanı sığırlarının ölüm riski,

·       Bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alınmış, kapalı kümeslerde yetiştirilen kümes hayvanlarında ölüm riski,

·       Denizlerde ve iç sularda yetiştirilen su ürünlerine (Her türlü hastalık, zehirlenme,  kaza ve bazı doğal afetler) ölüm riski, sigorta kapsamına alınmış idi.

2011 yılında ise ilk defa;

·       Süt sığırlarına ilave olarak, erkek besi sığırları sigorta kapsamına alınmıştır.

·       Açıkta yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme dönemi sigorta kapsamına alınmıştır.

·       Prim miktarları; meyvelerde çiçeklenme dönemi dolayısı ile sigorta paketindeki diğer riskler hariç sadece don riskinde 1/3 oranında çiftçi tarafından, 2/3 oranında devlet prim desteği olarak karşılanacaktır.

·       Diğer tüm risklerde devlet prim desteği %50 oranında olacaktır.

·       Erkek besi sığırlarının sigorta kapsamına alınması ile; yaklaşık 100 bin besi işletmesinin faydalanacağı beklenmektedir.

·       Meyvelerde çiçeklenme döneminin sigorta kapsamına alınması ile; yaklaşık 75 bin meyve üreticisinin faydalanacağı beklenmektedir.

Üreticilerimizin Dikkatine !

·       Üreticilerimizin sigorta süresinin kısıtlı olmasını da dikkate alarak, en kısa zamanda ürünlerini, seralarını ve hayvanlarını sigortalatmaları gerekmektedir.

·       Öncelikle çiftçilerimizin, Çiftçi Kayıt Sistemindeki (ÇKS) bilgilerini güncellemeleri gerekmektedir.

·       Ayrıca, kapsamdaki riskler dolayısı ile zarar gören çiftçilerimiz 2090 sayılı Kanun kapsamında hiçbir yardımdan faydalanamayacaklardır.

Tarımsal faaliyetlerde, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını gibi riskler Tarım Sigortaları Havuzu tarafından teminat altına alınacak ve tüm riskler için sigorta priminin yüzde 50’si oranında prim desteği verilecek.

Bakanlar Kurulu’nun, ”Tarım Sigortaları Havuzu Tarafından Kapsama Alınacak Riskler, Ürünler ve Bölgeler ile Prim Desteği Oranlarına İlişkin Kararı” Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, bitkisel ürünler için dolu ana riski ile birlikte; fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını ek riskleri paket halinde, ayrıca, açık alanda yetiştirilen meyveler için bu risklere ilave olarak, isteğe bağlı don riski (çiçeklenme evresi dahil), Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı çiftçilerin, mevcut arazi bilgileri dikkate alınarak, Tarım Sigortaları Havuzu tarafından teminat altına alınacak.

Seralar için dolu ana riski ile birlikte, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, taşıt çarpması, kar ve dolu ağırlığı ile sel ve su baskını ek riskleri paket halinde, Örtü Altı Kayıt Sistemine kayıtlı çiftçilerin, mevcut arazi, sera ve ürün bilgileri dikkate alınarak, Tarım Sigortaları Havuzu tarafından teminat altına alınacak.

Kapalı sistemde üretim yapan, bio-güvenlik ve hijyen tedbirleri alınmış tesislerde yetiştirilen kümes hayvanları, soy kütüğü, önsoy kütüğü ve Hayvan Kayıt Sistemine (Türkvet) kayıtlı olan süt ve erkek besi sığırları için ölüm riski de sigorta kapsamına alınacak.

Denizlerde ve iç sularda yetiştirilen su ürünleri için ölüm riski de Su Ürünleri Kayıt Sistemine kayıtlı yetiştiricilerin bilgileri dikkate alınarak teminat altına alınacak.

-PRİM DESTEĞİ-

Karar kapsamında belirlenen tüm riskler için 2011 yılında, sigorta priminin yüzde 50’si oranında prim desteği verilecek.

Ayrıca, çiçeklenme evresinin don riski kapsamına alınması, risk maliyetindeki artışlar ve çiftçinin ödeyeceği prim de dikkate alınarak, verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 3’te 1 oranında ek prim desteği, Tarım Sigortaları Havuzuna bütçenin ilgili tertibinden aktarılarak karşılanacak.

Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da belirtilen gecikme zammının oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte geri alacak ve haksız yere prim desteği alan üreticiler 5 yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlanamayacaklar.

Bu karar 1 Ocak 2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecek.

İlgili Resmi Gazete

http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2011/01/20110113-1.htm

http://www.tarimprojeleri.com/duyuru-haber-ilan/haber/94-2011-tarim-sigortasi-prim-destekleri.html

Gelecek 60 Yılda Dünya

Yeni yayınlanan bir rapor, dünyanın patlamaya hazır bir bomba olduğunu ortaya koydu. Buna göre, giderek büyüyen şehirler gezegenin yaşamsal  kaynaklarını kuruturken, dünya hızla nüfus patlamasına doğru yaklaşıyor.Özellikle yeni gelişen ülkelerde nüfus büyümesi 21.  yüzyılın tanımlayıcı durumunun ifadesi. Makine Mühendisleri Enstitüsü’nün raporuna göre, bu iklim değişikliğinden daha büyük bir tehdit potansiyeline sahip. Gelecek 60 yılda dünya nüfusunda patlama yaşanması bekleniyor. Rapora göre 2075’te dünya nüfusu 6.9 milyardan 9.5 milyara ulaşarak zirve yapacak. Dünya nüfusu her yıl 75 milyon artıyor.

Bu İngiltere’nin nüfusuna denk. Rapora göre büyümenin büyük bölümü Afrika kıtasında kentlerdeAsya’nın sanayi adımlarını takip ederek gerçekleşecek. 2007’de 3.3 milyar olan dünya kent nüfusunun 2050’de 6.4 milyara ulaşması bekleniyor. Büyük değişimler olmadığı sürece, insanların su, gıda, enerji ve barınak gibi temel ihtiyaçlarını sağlayacak yeterli kaynak olmayacak. Nüfus: Tek Gezegen, Çok Fazla İnsan? başlıklı raporda iklim değişikliğinin de kaynaklar üzerinde büyük bir baskı yaratacağı, bir milyar kadar insanın göç etmek zorunda kalacağı belirtiliyor.

Su ihtiyacının 2030’da yüzde 30 artması beklenirken, gıda ihtiyacıyla 2050’de tarımsal üretim talebi ikiye katlanacak.
Üçüncü dünya ülkelerinde şimdiden yayılarak genişleyen gecekondular, şehirlerin tıka basa dolmasıyla daha da yaygın hale gelecek. Milyarlaca kişi açlık, susuzluk ve kötü yaşam koşulları tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Bu koşullar toplumsal huzursuzluk, isyan ve çatışmaların fitilini ateşleyecek.

Dünyanın dört bir yanından 70’ten fazla mühendisin katkılarıyla oluşturulan raporda, Birleşmiş Milletler Milenyum Kalkınma Hedefleri model alınarak, enerji, su, gıda, kentleşme ve finans gibi temel sorunlarla mücadele için küresel bir mühendislik girişimi oluşturulması çağrısı yapılıyor. Araştırmanın öncüsü Doktor Tim Fox, “Yüzyıl sonunda dünya insanlık tarihinin en büyük nüfus patlaması ve bunun yarattığı sorunlarla karşı karşıya kalacak” diyor.

Fox, enerji tüketimi, gıda depolanmasının geliştirilmesi, suyun akılcı kullanımı ve israfın önlenmesi için ortaya konulacak mühendislik çözümlerinin dünyanın 9.5 milyarlık nüfusu taşımasına imkan verebileceğini söylüyor. Uzmanlara göre, maliyet yüklü olabilir, ama zengin ülkeler finansal ve teknolojik kaynaklarını paylaşmaya istekli olursa, bunun altından kalkılabilir. Uzmanlar, temel ihtiyacın daha yoksul ülkelerin kaynaklara aç ‘kirli’ sanayileşme aşamasını atlamasına yardımcı olmak olduğunu belirtiyor.

Yeni gelişen sanayileşmiş ülkelerde nüfus artarken, İngiltere ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde nüfus stabil olma ya da azalma eğilimi gösteriyor. Avrupa nüfusunun ise 2050’ye kadar yüzde 20 düşmesi bekleniyor. Rapora göre, küresel nüfus büyümesinin etkisi dünyanın her tarafında hissedilecek ve bu anlamda sınırların ortadan kalkmasına neden olacak.

(DIŞ HABERLER / GAZETEPORT)
http://www.gazeteport.com.tr/DUNYA/NEWS/GP_835194