Monthly Archives: Temmuz 2011

Yumurta Tüketimi

Konya Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Ramazan Gürbüz, insan ve toplum sağlığı açısından önemi büyük olan yumurtanın üretiminin artmasına rağmen tüketimde buna paralel bir artışın yakalanamadığını, ancak Türkiye’nin kişi başı yıllık 190 yumurta tüketimine ulaşmasının sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi. Gürbüz, yaptığı açıklamada, Türkiye’de 65 milyon yumurta tavuğunun bulunduğunu, yıllık 16 milyar adet yumurtanın üretildiğini ve bunun 14 milyar adedinin iç piyasada tüketildiğini belirtti.Türkiye’de 20 yıl önce 60 adet yumurta olan kişi başı yıllık tüketiminin 190 adet yumurtaya çıktığını ve bunu sevindirici bir gelişme olarak değerlendiren Gürbüz, ”Yumurta tüketiminin artması beslenen bir ülke için çok iyi bir gelişme. Türkiye olarak bu rakamlarla Avrupa ülkelerinin seviyesinde değiliz.

Kişi başı yıllık yumurta tüketiminde Avrupalılar 250, Japonlar 325, Çinliler 345 yumurta yiyor. Türkiye’de ise bir kişi yıllık ortalama 190 yumurta tüketiyor. Ülke olarak onların seviyesinde değiliz ama bu iyi bir gelişme, sonuçta insanımız sağlık besleniyor” diye konuştu.Vatandaşın yumurta tükettiğini anlatan Gürbüz, şunları kaydetti:

”Halkımıza teşekkür ediyoruz ve yumurta tüketmeye devam etsinler. Şuanda yumurtadan daha ucuz hiçbirşey yok. Bir yumurtanın maliyeti bugün 14 kuruş. Üretici yumurtanın adedini 12 kuruştan satıyor. Yumurtanın kilosu 2 liraya gelmiyor. Pazardan bu fiyata yemek yapacak bir şey alamazsınız. Domates bile 3 lira civarında. Bundan daha ucuz protein kaynağı yok. Ama insanların da kilosunun kaça geldiğini bildikleri yok. Yaklaşık 16 yumurta 1 kilo geliyor.”

-KLASİK YÖNTEMLERLE YUMURTA TÜKETİYORUZ-

Yumurta kadar ucuz bir ürünü henüz toplumun çok tüketmediğini ifade eden Gürbüz, ”Yumurta en ucuz hayvansal protein kaynağı. Yumurtada henüz çeşitleme sınıfına giremedi. Klasik yöntemlerle yumurta tüketiyoruz. Çünkü halkımız yumurtayı sabah kahvaltısı yemeği olarak düşünüyor, diğer yemeklerde pek yenmiyor. Daha çok işçi kesimi yiyor. Evlerimizde yemeğini pek yapmıyorlar. Oda üretimi azaltıyor. Ülke olarak yinede 14 milyar yumurtayı tüketiyoruz çok iyi bir rakam bu” dedi.

”Bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre ”yumurtanın kötü kolesterolü aklandı. Biz biliyorduk ama insanlar inanmıyordu…” diyen Gürbüz, kendilerin taraf olduğunu düşündüklerini, ancak bilim adamlarının açıklamasının ardından yumurtanın kolesterol ile ilgili bir sorun olmadığının açıklanmasının sektörü sevindirdiğini vurguladı.

Türkiye’de beyaz et ve yumurta sektörünün Avrupa standartlarında çalıştığını anımsatan Gürbüz, firmaların hem beyaz ette hem de yumurta sektöründe kalite, üretim kapasitesi, üretim teknolojisi yönünden Avrupa düzeyinde üretim yaptığını, hatta Avrupalı’lardan daha iyi üretim yapan firmaların bulunduğunu söyledi.

Gürbüz, üreticinin yumurtanın adedini 12 kuruştan sattığını ve sektörün mevsimsel değişikliklerle yaklaşık 16 aydır zarar ettiğini kaydetti.

Yumurtada kar elde edebilmeleri için bir adet yumurtanın satış fiyatının 15 kuruş üzerinde olması gerektiğini dile getiren Gürbüz, beyaz et ve yumurta sektörünün ayakta kalma mücadelesi verdiğini bildirdi.

Türkiye’de tüketim alışkanlığının oluşmadığı değerlendirmesinde de bulunan Gürbüz, tüketimin artırılması için bilinçlendirmenin şart olduğunu, bununda küçük yaşlardan itibaren yapılması gerektiğini açıkladı.

Türkiye’nin yıllık 1 milyon 250 bin ton beyaz et üretimi gerçekleştirdiğini, kişi başına yıllık beyaz et tüketiminin ise 11-12 kilogramı bulduğunu, Avrupa’da ise en az tüketenlerin 18-20 kilogram olduğunu hatırlatan Gürbüz, ”Bugün tavuktan 200 çeşit ürün işlenip üretilebiliyor. Toplumun bu çeşitliliğin artmasıyla birlikte beyaz et tüketimi de artacak ve kapasitemiz en az yüzde 30 artar” diye konuştu.

Yumurta üreticisinin 16 aydır zarar ettiğini anımsatan Gürbüz, yumurta üreticisinin ayakta kalması için ya tüketimin artırılması ya da tüketim çeşitliğinin çoğaltılması ve devletin ihracat desteklerini artırması gerektiğini belirtti.

Asya ve Afrika ülkelerinin yumurtayı Güney Amerika ve Hollanda’dan aldığını açıklayan Gürbüz, Türk üreticisinin daha ucuz navlun ücreti ile bu ülkelere daha ucuza yumurtayı ulaştırabileceklerini, ancak o ülkelerde devlet tarafından verilen ihracat desteğinin kendilerine verilmesi halinde ulaştırabileceklerin sözlerine ekledi.

http://www.stargazete.com/ekonomi/turkler-yillik-190-cinliler-ise-345-yumurta-yiyiyor-haber-366631.htm

Yeşilırmak Nehrinde Su Seviyesi Minimum Oldu

Devlet Su İşleri DSI 73. Şube Müdürü Erhan Bolatçı, Yeşilırmak’ta su seviyesinin minimum da olduğunu söyledi. Bolatçı, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, kenti ikiye ayıran Yeşilırmak Nehri’nde sıcaklıkların artması ile birlikte yaşanan buharlaşma, yağışların azalma göstermesi ve tarımsal sulamanın fazla yapılması gibi nedenlerden su seviyesinin ciddi oranda azaldığını belirtti. Nehir yatağındaki su oranının Akım Gözlem İstasyonları’nın göstergelerine göre saniyede 25-28 metreküp olarak gösterdiğini, bu oranların Mart ve Nisan aylarında ise ortalamala 150-200 metreküp olarak gözlemlendiğini anlatan Bolatçı,

“Şu an Yeşilırmak’taki su seviyesi minimumda. Bu seviyeyaz döneminin en yoğun hissedildiği oran. Buna sulama faktörü de eklendiğinde nehir yatağındaki su ciddi oranda azalma göstermektedir” diyekonuştu.

http://www.sondakika.com/haber-yesilirmak-nehrinde-su-seviyesi-minimum-oldu-2877293/

Yayla Yollarına ‘Sertifikalı Satıcı’

Ordu’da yayla yolları üzerinde bulunan yöresel ürün ve sebze satıcıları “Müşteri memnuniyeti ve uygun satış teknikleri” konularında eğitimden geçirilerek sertifikalandırıldı.Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yayla yolları üzerinde kurdukları derme çatma standlar üzerinde yöresel ürün ve sebze satan kişilere eğitim verilmesiyle ilgili ilk çalışma Ordu’da yapıldı. Ordu Valisi Orhan Düzgün’ün 2009 yılı Eylül ayında göreve başlamasının ardından bir yayla ziyareti sırasında yol kenarlarında bulunan satıcıların düzensizliğini görmesi üzerine başlatılan çalışma diğer illere örnek oldu.

Ordu İş-Kur Müdürlüğü tarafından başlatılan çalışma kapsamında, öncelikle yayla yollarında satış yapan kişilerin derme çatma standları yerine Yokuşdibi Belediyesi tarafından daha modern ve göze hoş gelen standlar yaptırıldı. Ardından yollarda satış yapan 24 erkek ve 15 bayan birer aylık sürelerle iki ayrı grup halinde eğitime alındı. Her grubun günde 8 saat olmak üzere toplam 184 saatlik müşteri memnuniyeti ve uygun pazarlama teknikleri üzerine eğitimden geçirildiği çalışma sonunda toplam 39 kişi sertifika almaya hak kazandı. Sertifika alan kursiyerler Çambaşı yaylasında düzenlenen festivalde belgelerini Ordu Valisi Orhan Düzgün’ün elinde aldı.

Ordu İş-Kur Müdürü Mehmet Döktür, yayla turizminin giderek geliştiğini, bu amaçla yaylalar kadar yol kenarlarında satış yapanların da belli bir eğitimden geçirilmesi gerektiğinin ortaya çıktığını belirtti. Döktür, “Geleceğini turizme bağlayan Ordu’da bu alandaki tüm eksiklikleri ortadan kaldırmak için iş gücü yetiştirme kursları düzenliyoruz. Kurs süresince kursiyerlere iş ve meslek hastalıkları ile SSK prim giderlerini ödediğimiz gibi, günlük 15 lira cep harçlıklarını da veriyoruz” dedi.

http://www.haber01.com/yayla-yollarina-sertifikali-satici-h12643.html

Organik Atıklar ‘Humus’a Dönüştürülüyor

Organik tarımı teşvik etmek için çeşitli projeler uygulayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, organik artıkların değerlendirilmesi için geri dönüşüm projelerini hayata geçiriyor. UrlaYağcılar, Menderes-Yeniköy, Seferihisar-Orhanlı köylerinde çiftçiyi bilgilendirme amaçlı uygulamalar yapan ve “kompost”un yararlarını anlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, hem “tarla ve bahçe artıklarını geri dönüştürmeyi” “organik madde” elde ederek toprağın organik miktarını artırmayı hedefliyor.İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) desteğinde, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü işbirliğinde hayata geçen “Küçük Aile İşletmelerinde Organik Artıkların Değerlendirilmesi Modeli Projesi”, Menderes’in Yeniköy, Seferihisar’ın Orhanlı, Urla’nın Bademler ve Yağcılar köylerinde pilot olarak uygulanmaya devam ediyor.

Sistem, organik olarak yetiştirilen ürünlerden arta kalan kısımların atılmaması, bunların dal öğütücü makinesinde öğütülüp parçalanması ile elde edilen materyalin çürütülmesi esasına dayanıyor. 14 santimetre çapına kadar olan bitkilerin dallarını ve gövde aksamlarını öğütebilen özel makine ile günde 5 tona kadar üretim yapılabiliyor. Burada öğütülen ve harmanlanan bitkilerin artıkları, birkaç ay kontrollü bekletildikten ve bu şekilde çürüme işlemi tamamlandıktan sonra parklara, bahçelere ve ağaçlandırma sahalarına toprak düzenleyicisi olarak seriliyor.

Su tasarrufu da sağlıyor

Toprakta su tutma kapasitesini olumlu yönde arttıran ve “humus” adı verilen materyale dönüştürülen bitki artıkları ile çöp depo maliyetinden tasarruf sağlandığı gibi geri kazanımı sağlanarak, üreticiler başta olmak üzere ekonomik girdi de sağlanmış oluyor. Hiçbir kimyasal ilaçlama ve gübrelemeye maruz kalmayan organik üretim yöntemiyle elde edilen ürünlerin dal, gövde ve yaprak gibi artıklarına gübre özelliği kazandırma çalışmaları hızla devam ediyor.

Özellikle organik tarım yapılan havzalarda sistemi geliştirmek istediklerini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bu yolla elde edilen ürünlerin, kimyasal gübreli üretime göre daha sağlıklı olacağını ve toprağın su tutma kapasitesini de arttıracağından “su tasarrufu” konusunda büyük avantaj sağlanacağını ifade ediyorlar.

http://www.kobiden.com/Izmirde-organik-atiklar-humusa-donusturuluyor_12038_haber.html

Çiftçilere Kısa Mesajla Tarımsal Bilgi Akışı

Niğde’nin Altunhisar ilçesinde, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu tüm tarımsal bilgiler kısa mesaj (SMS) ile cep telefonlarına gönderilecek. Altunhisar İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü İhsan İnal, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, ‘Kurduğumuz cep telefonu kısa mesaj (SMS) sistemiyle çiftçilerimize; ilaçlama, gübreleme, hasat zamanı, toprağın işlenmesi, tohum seçimi, aşılama, salgın hastalıklar ve diğer tüm konularda cep telefonlarına kısa mesajlar göndererek bilgi akışı sağlayacağız’ dedi. Elma ağaçlarında bir zararlı görüldüğünde veya buğday tarlalarındaki zararlı böcekler tespit edildiğinde çiftçilerin anında uyarılacağını belirten İnal, ‘Çiftçilerimize, hangi zararlıya karşı hangi türden ilacı, ne kadar dozda kullanacakları, tohumların nasıl ilaçlanacağı, tarlanın nasıl hazırlanacağı konularında bilgiler vereceğiz. Don olaylarına karşı da üreticiler önceden uyarılacak’ diye konuştu.

Projeye kayıt yaptırıp bilgi almak isteyen üreticiler ve ilgililer, ‘www.altunhisartarim.gov.tr’ adlı web sayfasındaki iletişim bölümünü kullanarak isim-soyisim, cep telefonu numaralarını ve bilgi almak istedikleri (gıda, meyvecilik, hayvancılık, meteorolojik veriler gibi) konuları girdikten sonra veri akışını ücretsiz olarak alabilecek. CİHAN

http://www.showhaber.com/ciftcilere-kisa-mesajla-tarimsal-bilgi-akisi-458904.htm