Monthly Archives: Aralık 2011

Tarımsal Yatırımcılara Güvenilir Rehber:TARYAT

Tarımsal Yatırımcı Danışma Ofisi yatırımcılara yol gösteriyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren “Tarımsal Yatırımcı Danışma Ofisi”, Türk ekonomisindeki katma değeri her geçen gün artan tarım sektörünün yatırımcılarına yol gösteriyor. Tarımsal yatırımcılar için güvenilir bir rehber olan “Tarımsal Yatırımcı Danışma Ofisi”, ayda yaklaşık 4 bin kişiye yüz yüze, telefonla ya da internet aracılığıyla hizmet veriyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Enver Aksoy, tarım sektörünün gelişen bir sektör olduğuna ve cazibesini her gün biraz daha artırdığına dikkat çekti.

Aksoy, bu durumdan hareketle 2007 yılında kurulan Tarımsal Yatırımcı Danışma Ofisi’nin tarım sektörü yatırımcılarına rehberlik etmeyi amaçladığını kaydetti. Enver Aksoy, ofisin web sayfasından yatırım yapmak isteyen yatırımcılara online hizmet verdiklerini de anlattı. Tarımsal Yatırımcı Danışma Ofisi’nden ayda 4 bin kişinin yüz yüze, telefonla ya da internet aracılığıyla bilgi aldığını belirten Aksoy, ofise gösterilen rağbetten memnun olduklarını ifade etti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD712_tarimsal-yatirimcilara-guvenilir-rehber-taryat.html

http://www.taryat.gov.tr/

Trüf Mantarının Kilosu 1000 Dolardan Satılıyor

Siyah elmas olarak nitelendirilen ve 70 türü bulunan Trüf mantarının güz dikim çalıştayı Nevşehir’de gerçekleştirildi. Çalıştaya yurt içinden ve yurt dışından gelen akademisyenlerin yanı sıra, alana ilgi duyan yatırımcılar ve öğrenciler katıldı. Katma değeri oldukça yüksek olan ve dünyada geniş bir pazarı olan trüf mantarının Türkiye’de de yetiştirilmesi için çalışmalar başladı. Trüf Çiftlik Kurulum ve Mycorrhizal Systems işbirliğiyle gerçekleştirilen çalıştayla, Türkiye’nin de trüf mantarı yetiştiren ülkeler arasına sokulması hedefleniyor. Avrupa’nın bazı ülkelerinde yetiştirilen bu özel mantar ekonomik değeri itibariyle daha çok özel restoranlarda tüketiliyor.

Trüf Mantarı Güz Dikim Çalıştayını düzenleyen Trüf Çiftlik Kurulum Şirketi Müdürü Hulusi Yılmaz, trüf mantarının Türkiye için yeni bir fırsat ürünü olduğunu ve çiftçilerin bu yolla daha fazla gelir elde edebileceğini söyledi. Yılmaz, dikimi gerçekleştirilen meşe fidelerinden 5 yıl sonra 11kg-49 kg arasında ürün toplamayı hedeflediklerini vurguladı. Çalıştaya katılan yatırımcı Doğan Doğan, değerli bir besin maddesi olan Trüf mantarının ülkemizde çok bilinmediğine ancak Avrupa’daki 5 yıldızlı otellerde ciddi bir talebi olduğuna değindi.

Trüf mantarının güz dikim çalıştayına katılan öğrenciler ise bu özel mantarın daha çok ekonomik boyutuna dikkati çekiyor. Ziraat Mühendisi Gürol Şimşek, trüf mantarını Nevşehir’de yetiştirmenin toprak ve iklim şartları açısından uygun olduğunu kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD701_truf-mantarinin-kilosu-1000-dolardan-satiliyor.html

Kobi’lere Proje Daveti

Giresun Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Giresunlu KOBİ’leri ‘Tarıma Dayalı Sanayi Mali Destek Programı’ndan yararlanmaya davet etti. Çakırmelikoğlu, yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından ‘Tarıma Dayalı Sanayi Mali Destek Programı’ kapsamında tarıma yönelik projelere toplam 10 milyon liralık kaynak sağlanacağını hatırlattı. Destekten yararlanmak için KOBİ’lerin çok hızlı hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, desteklemeden yararlanmak isteyen KOBİ’lere GTSO olarak her türlü katkıyı sağlayacağını ifade etti.

Hazırlanacak projelere asgari 30 bin lira, azami 250 bin lira destek verileceğini dile getiren Çakımelikoğlu; desteklemelerden et ve mamülleri, süt ve mamülleri, meyve sebze işleme sanayi, su ürünleri, bitkisel yağ ve mamulleri sanayi, şekerli mamuller sanayi (bisküvi ve küp şeker hariç), yem sanayi (sadece balık yemi ve ev hayvanları için hazır yemler) veya arıcılık alanında faaliyet gösteren KOBİ’lerin yararlanacaklarını söyledi.

GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, başvuruların Trabzon’daki ajansa ya da Giresun Valiliği’nde bulunan DOKA hizmet birimine 20 Ocak 2012 tarihine kadar yapılabileceğini ifade ederek, ”Bu tarihten sonra ajansa ulaşan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır. Bu desteklemeden Giresun’daki KOBİ’ler mutlaka yararlansın. Önemli bir destekleme ve fırsat.” dedi.

http://www.showhaber.com/kobilere-proje-daveti-510471.htm

 

Afrika Niye Aç!

Çünkü Yerlilerin Toprakları, Avrupalı Çiftçilere Satılıyor, Halk Açlığa Mahkum Ediliyor. 2001 yılından bu yana sanayileşmiş ve kalkınmanın eşiğindeki ülkeler, geri bırakılmış ülkelerde yaklaşık 227 milyon hektarlık arazi satın aldı. Buralarda üretilen gıda maddeleri, sadece yatırımı yapan ülkeye ihraç ediliyor, dev arazilerdeki yerli halk yerlerinden sürülüyor, tapusuz halk, bir hak da iddia edemiyor. Gelişmekte olan ülkelerde ekilebilir nitelikteki arazileri satın alan uluslararası şirketlerin ve ülkelerin sayısı artıyor. BM de küçük çiftçileri zor duruma düşüren “toprak araklama”ya karşı yasal önlem almak istiyor.

Dünya ekonomisinde söz sahibi olan ülkelerin gözü, büyük tarım arazilerinde. Mali açıdan güçlü, kalabalık nüfusa sahip, ancak su kaynakları veya tarım arazileri açısından yoksul olan ülkeler, fakir ve gelişmekte olan ülkelerde hızla toprağa yatırım yapıyor.

İleride çıkabilecek bir kıtlık veya gıda mahsulleri fiyatlarındaki artışlara karşı korunmak amacıyla uluslararası dev şirketler ve ülkeler tarafından fakir ve kalkınmakta olan ülkelerde yapılan toprak satın alımlarına İngilizce’de “land grabbing” yani “toprak koparma” veya “toprak araklama” adı veriliyor. Oxfam gibi yardım örgütleri bu uygulamanın açlık ve yoksulluğu arttırdığına dikkat çekiyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü kapsamında ise gelişmekte olan ülkelerde halkın geçimini tehdit eden bu alımlara karşı ne gibi önlemler alınabileceği tartışılıyor.

Halk yerinden sürülüyor

Çin, Güney Kore, Körfez ülkeleri ya da Hindistan gibi ülkelerden kamu yatırımcıları ya da özel şirketler, gelişmekte olan ülkelerde satın alma ya da kira anlaşmalarıyla dev tarım arazilerini kendine bağlıyor. Buralarda üretilen gıda maddeleri, sadece yatırımı yapan ülkeye ihraç ediliyor. Dev arazilerde yerli halk yerlerinden sürülüyor, en büyük zararı fakir ve kalkınmakta olan ülkelerdeki halk görüyor. Yardım örgütü Oxfam’ın Almanya temsilciliğinden Marita Wiggerthale, kuşaklar boyu aynı aile tarafından ekilen, ancak tapuda kaydı olmayan bir arazinin günün birinde yabancı bir şirkete geçebildiğine dikkat çekiyor. Wiggerthale, “Bu vakalarda çoğunlukla toprakları kullanma hakkı çiğneniyor, tarım yapan aileler yerlerinden sürülüyor ve sonuçta tüm geçim kaynakları ellerinden gidiyor” diyor.

Afrika Aç Kalıyor

Böylelikle savaş ya da kıtlık olmamasına rağmen yoksulluk ve açlık da artıyor. Oxfam, Uganda’da bu tür bir vakayı belgelemiş. İngiliz bir yatırımcının Ugandalı yetkililer ile yaptığı anlaşma yüzünden, dev bir çam ve okaliptüs plantasyonuna yer açmak için 22 bin 500 kişi, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalmış. Bu çiftçilere ne önceden sorulmuş, ne haber verilmiş, ne de tazminat ödenmiş.

Alman Federal Tarım ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Ilse Aigner, son yıllarda fakir ve gelişmekte olan ülkelerde 50 ila 80 milyon hektar toprak satıldığını belirtiyor, ancak yine de gıda üretimi alanında özel yatırımın önemine dikkat çekiyor. “Prensipte ziraat alanındaki özel yatırımcılara tamamıyla kötü gözle bakmamak gerek” diyen Aigner, “Ancak bu yatırımların, bölge halkının da kârına olması gerek. İşin zor tarafı da bu” şeklinde konuşuyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, hükümetler ve sivil toplum örgütleriyle birlikte bu sorunu çözmek için uluslararası bir düzenleme üzerinde çalışıyor. İtalya’nın başkenti Roma’da bu amaçla yapılan görüşmelere katılan Alman Bakan Aigner, “En önemlisi, toprak alımının yapıldığı ülkelerdeki hükümetlerin yatırımların ülkedeki ziraatın geliştirilmesi için kullanılması yönünde bilinçlenmesi ve halkın yaşadığı, ekim yaptığı toprakları terk etmek zorunda kalmaması ya da en azından bu ticaretten kârlı çıkması” dedi. Bu arazilerin satışı çoğunlukla gizli yapıldığından boyutu ile ilgili kesin rakamlar verilemiyor. Oxfam yardım örgütünün tahminlerine göre, 2001 yılından bu yana sanayileşmiş ve kalkınmanın eşiğindeki ülkeler, kalkınmakta olan ülkelerde yaklaşık 227 milyon hektarlık arazi satın aldı. Bu neredeyse Batı Avrupa büyüklüğünde bir alana denk geliyor.

‘Tarım Emperyalizmi’

Nasıl oluyor da Etiyopya, çok geniş tarım arazilerine sahip olmasına karşın, kıtlık sorunu yaşıyor? Mısır ve tahıl ekili hektarlarca genişlikteki tarım alanları yemyeşil bir manzara oluşturuyor. Bu ekili alanlar, ne Avrupa’da ne de Amerika Birleşik Devletleri’nin batısında yer alıyor. Tarlalar, çok sayıda insanın kıtlıkla karşı karşıya olduğu Etiyopya’da bulunuyor. Ülkede tarım yapılabilecek yeterli arazi olmasına rağmen, insanlar açlık çekiyor. Bu tarlalar ise yabancı yatırımcılar tarafından satın alınarak veya kiralanarak, endüstriyel tarım için kullanılıyor. Bu uzmanlar tarafından “tarım emperyalizmi” olarak adlandırılıyor.

http://www.yabantv.com/haber/8723-afrika-niye-ac.aspx

Üreticiler; Aman Dikkat

AB Uyum Yasası Gereği Hayvan Bildirimlerini Zamanında Yapmayanlara Para Cezası Geliyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hasan Irkın, Avrupa Birliği (AB) Uyum Yasaları çerçevesinde bildirimleri 7 gün içerisinde yapılmayan hayvanlar ile işletmeye belgesiz olarak geldiği tespit edilen hayvanların sahiplerine idari para cezası uygulanacağını bildirdi. Irkın, yaptığı yazılı açıklamada, büyükbaş hayvan sahiplerinin işletmelerinde bulunmayan hayvanların düşümlerini yaptırmaları, işletmesinde bulunduğu halde bildirimi yapılmamış hayvanlarının bildirimlerini yaparak, işletmelerini güncellemeleri ve sonrasında da her türlü hayvan doğum, ölüm, alım ve satımları 7 gün içinde evraklarıyla beraber İl, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine bildirmeleri gerektiğini ifade etti.

AB Uyum Yasaları çerçevesinde bildirimleri 7 gün içerisinde yapılmayan hayvanlar ile işletmeye belgesiz olarak geldiği tespit edilen hayvanların sahiplerine idari para cezası uygulanacağını ifade eden Irkın, şunları kaydetti: “İlçe ve iller arası hayvan nakillerinin belgeli olarak yapılması, büyükbaş hayvanlar için her hayvana ait pasaportun, küçükbaş hayvanlar için ise nakil belgesinin de yetkililerce imzalanmış olarak mutlaka nakil esnasında bulundurulması gerekmektedir. Bu şartları uygun olmayan hayvan hareketleri onaylanmamakla beraber, ilgililere Küpeli hayvanlar için hayvan başına idari para cezası, küpesiz hayvanlar için ise en yakın ruhsatlı mezbahada kesim işlemi uygulanacaktır. Yetiştiricilerimizin büyükbaş hayvanlara ait pasaportları yoksa, en kısa sürede İl ve İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinden büyükbaş pasaportlarını alması gerekmektedir. Küçükbaş işletmeleri güncel olmayan yetiştiricilerin de işletmelerindeki hayvanların kulak küpe numaralarını menşe şahadetnamesiyle beraber getirerek kayıtlarını güncellemeleri gerekmektedir.”

http://www.yabantv.com/haber/8719-ureticiler-aman-dikkat.aspx