Monthly Archives: Mayıs 2013

Şebinkarahisar’da Meyvecilik Gelişiyor

Bitkisel üretimde meyveciliği geliştirmek ve üreticileri desteklemek amacıyla Şebinkarahisar İlçemizde üreticilerimizin taleplerini doğrultusunda İl Özel İdare bütçesi kaynaklı Çeşitli Meyve Fidanlarından tesis edilen meyve bahçeleri kontrol edildi. Arazi çalışmalarına Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Meyvecilik Bölüm sorumlusu Dr. İdris MACİT eşlik etti.

 Bu kapsamda üreticilerimize modern meyveciliğin gerekleri anlatıldı. İlk yıl yapılması gereken kültürel işlemler hakkında bilgi verildi. Daha önce yapılan Ceviz de Çevirme (çeşit değiştirme) aşısı yapılan yerlerin arazi kontrolü yapıldı. Aşılamanın başarılı olduğu gözlemlendi. İleriki dönemlerde takibinin yapılarak, üreticilere gelecekte yapılması gerekenler hakkında bilgi verildi.

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

 http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1767

Turizm’de Yeni Trend Kiralık Ev

Otelde konaklama devrinin yerini kiralık evde konaklama aldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2012 yılında tüm Türkiye’de gerçekleşen yaklaşık 373 milyon gecelemenin 14 milyonu kiralık evlerde yaşandı. Gecelemelerin 8 milyonu İstanbul’da gerçekleşirken kiralık evlerde konaklama sektörünün toplam cirosu 1 milyar 700 milyon TL’yi geçti.

Turizm dünyasının yeni fenomeni alternatif konaklamanın cazibesi artıyor. İş ya da tatil amaçlı seyahat edenlerin maliyet ve konfor açısından yeni alternatifler araması ile önem kazanmaya başlayan alternatif konaklama sektörü her geçen gün daha da büyüyor. Belirli bir otele bağlı kalmak istemeyen seyahatseverler günlük, haftalık ya da aylık olarak kiraladıkları evlerde hem maliyet açısından hem de ziyaret ettikleri bölgelerin yerel şartlarına uygun şartlarda konaklıyor.

Türkiye çapında 14 milyon geceleme kiralık evlerde

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı 2012 turizm verileri alternatif konaklama sektörünün büyüklüğüne işaret ediyor. Verilere göre Türkiye’de yapılan konaklamaların yaklaşık yüzde 4 ila 5 oranındaki kısmı kiralık evlerde yapılıyor. Türkiye genelinde 2012 yılı içerisinde yaklaşık 373 milyon geceleme sayısı göze çarpıyor. Bunun 14 milyon civarındaki kısmı kiralık evleri kapsıyor. 2013 senesinde yılsonuna kadar beklenen alternatif konaklama geceleme sayısı 20 ila 21 milyon civarında.

Toplam ciro 1 milyar 700 milyon TL’yi geçti

Kiralık ev konaklamasında en çok hareketliliğin yaşandığı iller arasında sırasıyla İstanbul, Ankara, Antalya, Muğla, İzmir, Aydın ve Hatay yer alıyor. İstanbul 8 milyon geceleme ile zirvede yer alıyor. Verilere göre kiralık evde konaklama sektörünün toplam cirosu tüm iller göz önünde bulundurulduğunda 1 milyar 710 milyon TL civarında.

Her gün 200 yeni ilan ekleniyor

Hızla büyüyen alternatif konaklama turizminde evini kiralamak isteyenlerle tatillerini kiraladıkları evlerde geçirmek isteyenler daha çok online ortamda buluşuyor. Konaklayacak yer arayan insanlarla evlerini günlük, haftalık ya da aylık olarak kiralamak isteyenleri bir araya getiren online platform Hemenkiralik.com’da ev sahipleri evlerini siteye kaydediyor, kullanıcılar da konaklamak istedikleri evi siteye girerek kolayca seçiyor ve rezervasyonunu yaptırıyor. Sistemde 56 ülkeden 418 şehirde 17 bin ilanla hizmet veriliyor. Her geçen gün yeni 150 ila 200 civarında yeni ilan sitede yayınlanıyor. Sitede geceliği 198 TL’ye havuzlu villa bulmak bile mümkün!

Alternatif konaklamacılar örgütlendi!

Tatilcilere ve seyahat tutkunlarına geleneksel konaklamaya alternatif seçenekler sunan alternatif konaklama sektörü, dernek çatısı altında bir araya geldi. Nisan ayı başında kurulan Alternatif Konaklama Derneği, standartların belirlenmesi, bilinirliğin artırılması ve alternatif konaklama hizmetlerinin turizm gelirlerine yaptığı katkının artırılması için faaliyet gösteriyor. Dernek, kurulmasından bu yana geçen kısa süreye rağmen 50’ye yakın üyeye sahip.

HemenKiralik.com Kurucu Ortağı Okan Barlas sektörle ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Sunduğumuz hizmeti alternatif konaklama danışmanlığı olarak da ifade edebiliriz. Zira bu türden bir konaklama geleneksel otel konaklamasından bir hayli farklı. Geleneksel otel konaklaması dahilinde dünyanın hemen her yerinde belirli sınırları olan bir hizmet anlayışından yararlanırsınız. Otel odaları genel olarak evrensel ihtiyaçlara göre düzenlenmiştir ve seyahat ettiğiniz yerin yerel kültürünü size hissettirmekte yetersiz kalabilir. Oysa gerçek bir evi bir gün, bir hafta ya da bir ay gibi esnek sürelerle kiralayabililir, ziyaret ettiğiniz ülke ve bölgeyi gerçek anlamda keşfedebilirsiniz. Ev kiralayanlar açısından alternatif konaklama son derece uygun maliyetli çözümler sunuyor. Evini kiralayanlar içinse sezon ya da başka sebeplerle boş kalan evlerin sahibine gelir getirmesi avantajını sunuyor. Özetle her iki tarafın da kazançlı çıkmasını sağlıyoruz.”

http://www.internethaber.com/turizmde-yeni-trend-kiralik-ev-540889h.htm

Köy Hayatını Yaşamak İçin Türkiye’ye Geldiler

Amerika’da üniversite öğrenimi gören beş kız öğrenci köy hayatını tanımalarını amaçlayan proje kapsamında Türkiye’ye gelerek bir köyde yaşamaya başladı.Amerika’daki Rutgers the State Üniversitesi’nde öğrenim gören beş kız öğrenci, üniversite öğrencilerinin köy hayatını tanımalarını amaçlayan proje kapsamında hocaları ile iki haftalığına Antalya’ya geldi. Burada bir köylünün yapması gereken tarla çapalama, hayvan bakımı gibi tüm işlere katılan öğrenciler günlerinin tamamını köydeki vatandaşlar gibi geçiriyorlar.

Geçen yıl Akdeniz Üniversitesi ile Amerika’nın Rutgers the State Üniversitesi arasında ortak çalışma yapılmasına yönelik imzalanan protokol kapsamında Rutgers the State Üniversitesinden Prof. Dr. Robin Brumfield koordinesinde farklı bölümlerde öğrenim gören beş kız öğrenci, köy yaşantısını daha yakından tanımaları için iki haftalığına Antalya’nın Boztepe Köyü’ne geldi. Öğrencilerden her biri köydeki farklı bir eve misafir oldu.

Dillerini bilmedikleri köylülerle beden dili ile iletişim kuran öğrenciler, köyde öğleye kadar teorik ders görüyor. Öğrenciler, günün geri kalan bölümünde ise önce kaldıkları evlerde bulaşık, temizlik gibi işlere yardım ediyor daha sonra tarlada çapa yapıyor, traktör kullanıyor, tavukları yemliyor ve süt sağımına yardım ediyor.

Köyün çocukları ile ip atlayan, körebe oynayan öğrenciler, akşamları da köydeki düğünlere katılıyor. Kız öğrenciler köydeki insanlardan “Merhaba, günaydın, nasılsın” gibi Türkçe kelimeleri de öğrenmeye başlamış durumda.

Proje Önce Amerika’da Sonra Türkiye’de Uygulandı

Projenin Amerika’nın 31 eyaletinde uygulanmasında pay sahibi olan ve kızı Suzanne’nin ismini projeye veren Prof. Dr. Brumfield, yaptığı açıklamada kızının Türkiye’de bir süre yaşadığını, bu nedenle proje kapsamında Türkiye’ye gelmeleri için ısrarcı olduğunu söyledi. Brumfield ayrıca “Amerika’da Müslümanlara 11 Eylül saldırılarının ardından farklı bakılmaya başladı. Bundan ciddi anlamda rahatsız oldum. Bu ve benzer projeler sayesinde ön yargıların ortadan kalkacağına inanıyorum” dedi.

Türkiye’de ziraat çok önemli olduğundan ve her şeyin çok doğal olmasından dolayı Türkiye’ye geldiklerini belirten Brumfield ayrıca Türkiye’de, Amerikalıların “obez, kötü insanlar olduğu” yönünde bir algı olduğunu, bu proje sayesinde bu algıyı da değiştirmek istediklerini dile getirdi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2928_koy-hayatini-yasamak-icin-turkiyeye-geldiler.html

Turizmciler Arap Turistlerin Yolunu Gözlüyor

DOKA Genel Sekreteri Kaldırım: “Avrupalı turist ülkemizde haftada ortalama 800 dolar harcama yapıyor ama Arap turist bunun 4 katını harcıyor. Bu çok önemli bir rakam. Böyle bir kaynak varken bölgemizde artık hem hizmet hem de altyapı olarak Arap turistlerin talep ettikleri kaliteyi yakalamamız lazım”   “Turizm alanında olumlu giden trendin geri dönmemesi için bölgemizde hızlı bir şekilde artık bütün sektörün kendine hedef belirleyip düzenleme yapması gerekiyor” Trabzon (AA) – Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, Avrupalı turistin Türkiye’de haftada ortalama 800 dolar harcama yaptığını ancak Arap turistin bu rakamın 4 katını harcadığını belirterek, “Bu çok önemli bir rakam. Böyle bir kaynak varken bölgemizde artık hem hizmet hem de altyapı olarak Arap turistlerin talep ettikleri kaliteyi yakalamamız lazım” dedi.

 Kaldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz’i tanıtmak ve yatırımcı bulma noktasında girişimlerde bulunmak amacıyla üç yıldır Dubai’de düzenlenen dünyanın üçüncü büyük turizm fuarına katıldıklarını söyledi.

 Arap dünyasının turizm açısından önemli pazar olduğunu ifade eden Kaldırım, “Fuarda hem bölgemizi tanıtmak hem de yatırımcı bulma noktasında ciddi girişimlerimiz oldu. Dubai turizm alanında dünyada çok önemli bir merkez haline geldi. Özellikle büyük firmalar burada ofis açıyor ve kendilerini dünya pazarına çıkarıyorlar. Dolayısıyla 69 ülkenin fuara katıldığı Dubai ‘de bölgemizi tanıtmak için 40 metrekarelik alanda stant açarak yer aldık, iş adamlarıyla görüşmeler yaptık ve taleplerini aldık” diye konuştu.

 Kaldırım, görüşmelerin turizm alanında Doğu Karadenizi’e yönelik en ciddi sıkıntının konaklama noktasında olduğunu ortaya koyduğunu anlatarak, şöyle devam etti:  “Bölgemize turist gönderen 11 yabancı acenta yetkilisi ve tur operatörleriyle de görüşme fırsatı bulduk. Yapılan görüşmelerde firma yetkilileri, ‘siz ne kadar tanıtım yaparsanız yapın konaklama kapasitesini artırmazsanız bu pazardan alabileceğiniz pay düşer’ noktasını vurguluyorlar. Arap ülkelerinden özellikle gelen turistlerin yarısını geri çevirmek zorunda kaldıklarını ifade ettiler. Bölgedeki yatırımcıları özellikle hızlı şekilde bu pazara adapte olmaları noktasında uyarıyoruz. En çok karşılaştığımız sorun konaklama noktasında gelenlerin memnuniyetleri ve kaliteli hizmet sunumu.”

 Dünya Turizm Örgütü verilerine göre dünyada en çok harcama yapanların Adrap turistler olduğunu gösterdiğini vurgulayan Kaldırım, şunları kaydetti:

 “Avrupalı ülkemizde haftada ortalama 800 dolar harcama yapıyor ama Arap turist bunun 4 katını, yani yaklaşık 3 bin, 3 bin 500 dolar harcıyor. Bu çok önemli bir rakam. Böyle bir kaynak varken bölgemizde artık hem hizmet hem de altyapı olarak talep ettikleri kaliteyi yakalamamız lazım. Turistlere, havaalanından itibaren başlayarak bölgemizde kalacakları süre içinde kaliteli ürün hizmeti sunmamız lazım ki gelen insanlar memnun ayrılsınlar.”

 Kaldırım, ‘Arap turistler sadece dinlenmeye gelir, manzara seyreder ve gider’ algısının yaygın olduğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Arap turistlere ilişkin ortaya çıkan bu algı yanlış. Biz farklı taleplerle karşılaşıyoruz. Bu insanlar farklı aktivite yapmak, gezmek ve değişik etkinliklere katılmak istiyorlar. Rize’de Fırtına Vadisi’nde bir Arap kadının rafting yaptığını gördüm. Bu insanlara çeşit sunmazsanız konaklama süresini kısaltmış, yöreye sağlayacağı ekonomik katkıyı azaltmış oluruz.

 Dolayısıyla bu bakış açısının da turizmde profesyonelleşmesi, değişmesi gerekiyor. Kentin belli yerlerinde lokantalarda, taksilerde Arapça tabela asılmaya başlandı. Arapça konuşabilen, gelen turistin direk iletişim kurabileceği profesyonel insanların da sektörde istihdam edilmesi ve var olanların bu noktada eğitilmesi gerekiyor. Turizm alanında olumlu giden trendin geri dönmemesi için bölgemizde şekilde artık bütün sektörün kendine hedef belirleyip, düzenleme yapması gerekiyor.”

http://www.sabah.com.tr/Turizm/2013/05/29/turizmciler-arap-turistlerin-yolunu-gozluyor

TMO’da Randevulu Sistem Dönemi

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü tarafından 2013-2014 hububat alım kampanyasında, alımların randevulu olarak yapılacağı duyuruldu. Konu ile ilgili olarak TMO Trabzon Şube Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; reticilerin, konu ile iştigal eden kesimlerin, harman döneminde mağdur olup, sıkıntıya düşmemeleri için randevulu alımın nasıl yapılacağına ilişkin yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi; “TMO; bu hasat döneminde, tüm ürün alımlarını randevulu olarak gerçekleştirecektir. Uygulamalarına her yıl bir takım yenilikler ekleyerek daha kaliteli hizmet vermeyi amaçlayan Kurumumuz, 75. yılında da bu yöndeki çalışmalarına devam etmektedir.

 2012 yılında üreticilerimize daha kaliteli hizmet vermek ve hasat döneminde en kısa sürede ürün teslimatını gerçekleştirmek amacıyla buğday ve mısırın peşin alımları; randevulu ve randevusuz olarak, emanet alımları ise tamamen randevulu olarak gerçekleştirilmiştir. Çeltik alımları ise tamamen randevulu olarak yapılmıştır.

 2012 yılında randevulu olarak işyerlerine gelen üreticilerin ürünleri aynı gün içerisinde, randevusu olmayanların ise işyerindeki sıraya göre alınmıştır. Uygulama kamuoyu tarafından olumlu karşılanmıştır.

 TMO; hizmette kaliteyi artırmak ve üreticilerimizin işyerlerinde uzun süre beklemelerini engellemek amacıyla 2013 alım döneminde, uygulamalarına bir yenisini daha ekleyerek, tüm ürün alımlarını randevulu olarak gerçekleştirecektir.

Bu sistemle birlikte ürün sahipleri, TMO’ya arz edecekleri ürünler için www.tmo.gov.tr  veya randevu.tmo.gov.tr adreslerinden randevu alınabilecekleri gibi Kurumumuz şube müdürlüğü ve ajans amirliklerine müracaat etmek suretiyle de randevu alabileceklerdir.

Randevular, taahhütnameli alımların başlanmasıyla birlikte alınabilecektir.

Randevular, ürün teslim etmek istenilen işyerleri için yapılacaktır.

Randevu alma işlemi, gerçek kişiler için T.C. Kimlik Numarası, tüzel kişiler için Vergi Numarası ile yapılacaktır.

Üreticilere, ÇKS’de kayıtlı ürün miktarı kadar randevu verilecektir.

ÇKS kaydı olmayan üreticiler sistemden randevu alamayacağından, ÇKS kayıtlarının mutlaka güncellenmesi gerekmektedir.

ÇKS’si olmayan kesimler; her bir işyeri için günlük en fazla 250 ton emanet randevusu alabileceklerdir.

Randevular, işyerlerinin günlük alım kapasitelerine göre verileceğinden, randevu alacak kişilerin getirebileceği ürün miktarı kadar randevu alınması, sistemin işleyişi açısından faydalı olacaktır.

Getirilecek ürün miktarından fazla randevu alınmaması, diğer kişilerin randevu alabilmeleri ve Kurumumuzun planlı-programlı bir şekilde hizmet vermesi bakımından büyük önem arz etmektedir.

Ürününü TMO işyerine teslim etmek isteyen ürün sahipleri için hazırlanan randevu sistemi ve internet üzerinden nasıl randevu alınacağının detaylı olarak anlatıldığı broşür ve afişler, ülkemizin her noktasına ulaştırılmıştır.

Ürün sahiplerinin, broşür ve afişleri incelemeleri veya TMO işyerlerinden bilgi almaları halinde, randevu alma aşamasında ve ürün teslimatında yaşanması muhtemel sorunlar ortadan kalkacaktır.

Randevu sisteminin uygulanmasıyla birlikte;

·         İşyeri önünde bekleme randevu günüyle sınırlı olacaktır.

·         Ürün sahiplerinin, TMO’dan aldıkları randevu gününü dikkate alarak hasat ve ürün nakliyesini programlamalarına imkân sağlanmış olacaktır.

·         İşyerinin günlük alım kapasitesine göre randevu verileceğinden, TMO’ya arz edilen ürün, en seri şekilde alım işlemine tabi tutulacaktır.

·         Ürün sahipleri, randevu gününde ürün teslim edeceklerinden, ilave nakliye ücreti ödemeyeceklerdir.

Yeni hasat döneminin üreticilerimize, hububat sektörüne ve ülkemize hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını dileriz.”

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12413