Monthly Archives: Mayıs 2013

Üreticinin Yeni Gözdesi: Jalapone Biberi

Türk çiftçisinin yeni üretmeye başladığı Meksika kökenli jalapeno biberi, keskin acılığı ve yüksek kazancıyla öne çıkıyor. Antalya Kumluca’da üretimine başlanan Meksika kökenli jalapeno biberi, üreticisine yüksek kazanç sağlıyor. Keskin acısı, yılda ortalama üç kez hasat edilmesi, fiyatının yüksekliğiyle öne çıkan ve üretiminin tamamı ihraç edilen jalapeno biberi, sera üreticisinin gözde üretim çeşitleri arasına girdi.

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan, jalapeno biberinin keskin acılıktaki tadıyla öne çıktığını, üreticisine sağladığı yüksek kazancın da çiftçileri üretmeye teşvik ettiğini söyledi.

Meksika kökenli bu biberin kilogram fiyatının kış aylarında 12 liraya kadar yükseldiğini anlatan Kayhan, iklime göre yılda üç, dört kez hasat edilen jalapenonun üretiminin tamamının ihraç edildiğini belirtti.

Diğer biber türlerine göre jalapenonun işçiliğinin biraz fazla olduğuna dikkat çeken Kayhan, ilçe genelinde 21 çiftçinin, yaklaşık 50 dekar alanda jalapeno ürettiğini kaydetti. Kayhan, bir sezonda 170 ton civarında ürün elde edildiğini, ürünün tamamının başta Bulgaristan ve Romanya olmak üzere ihraç edildiğini söyledi.

Bu yıl ilk kez serasında jalapeno üretimi yapan Suat Bars da ürününün tamamının ihraç ettiğini anlattı.

Jalapenonun kilosunun 12 liradan satışa sunulduğuna değinen Bars, “Yurt dışında sos yapılarak tüketildiğini biliyoruz. Verimi yüksek, diğer biber çeşitlerine göre daha dikkatli bir işçilik gerektiriyor. Kök başına verimi ve fiyatının yüksek olmasından dolayı getirisi diğer çeşitlere göre en az iki kat fazla” diye konuştu.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD2778_ureticinin-yeni-gozdesi–jalapone-biberi.html

Ekoturizm Köylerine İlgi Yoğun

Vali Dursun Ali Şahin’in talimatları doğrultusunda turizmle ilgili yapılan tanıtım çalışmalarına hızla devam ediliyor.  Ekoturizm köyü İnece’de bu hafta Oksijen Tur ve Fatsa Kabakdağı Ekoturizm Köyü sakinleri vardı. Oksijen Tur bünyesinde yaptığı tur programları İnee Köyü ile ilgili çalışma yapmak için ön bilgi, Kabakdağı Köyü’nde uygulaması devam eden ekoturizm çalışmaları konusunda köy halkına bilgi amaçlı yapılan bu gezide; 30 kişilik ekip hem ekoturizmle ilgili yapılan çalışmalar hem konaklamalarla ilgili yapılan eğitim ve düzenlemelerle ilgili çalışmaları daha yakından görmek ve fikir almak için İnece ziyaretindelerdi.

Ordu’dan gelen misafirlere öncelikle köy meydanından ‘’Baba Ocağı’’ na kadar olan güzergah gösterildi.Ardından Baba Ocağı’n da bulunan tarihi eşyalar,mutfak düzeni,oturma düzeni ile ilgili  bilgiler verildi.Baba Ocağı’nda verilen bu molanın ardından,ev çevresinde bulunan değirmen atölyesi ve eskilerden kalan köyde kullanılan değirmen taşları,bileme taşları gösterildi. Yapılan bu gezinin ardından manzarasıyla keyiflendiren ‘’Ufuk Tepe’’ de misafirlere doğal ürünlerden yapılan poğaça,fındıklı kek ve kurabiyelerden oluşan menü sunuldu.

GİRTAB (Giresun Turizm Altyapı Hizmet Birliği), İnece Ekoturizm Köyü Kooperatifi tarafından çalışmalarla ilgili bilgi alışverişi yapılan görüşmede Oksijen Tur yetkilisi Güven Özel tarafından ‘’İnece Köyü’nün ekoturizm ile ilgili 1 yıl gibi kısa bir sürede önemli bir yere gelmesi çok güzel, yapılan tarımsal ve konaklamaya dayalı çalışmalar, bizlere aktarılan bilgiler, ekip çalışması oldukça net görülmekte. Ayrıca; Eko köylerle ilgili oksijen tur bünyesinde yapılan tur programları mevcut, geniş kapsamlı ve daha sürdürülebilir bir program dahilinde, burada görmüş olduğumuz güzergahları programlarımıza dahil edeceğiz’’ diye belirtti. Bu çalışmalar süresince tur programları ve köylerle irtibatlar için GİRTAB’la paslaşmak istediklerini vurguladı. En kısa sürede İnece Ekoturizm Köyü’nü kendi köylerine de beklediklerini vurgulayan ekip Giresun Kalesi ziyareti için köyden oldukça memnu  bir şekilde ayrıldı.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12255

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12263

Tarımda 5 Yıllık Strateji…

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarımın 5 yıllık stratejik planını hazırladı.Yaklaşık 3 yıldır devam eden plan çalışmalarında tarımda 2017’ye kadar olan hedefler belirlendi. Ayrıca, tarımsal üretim, gıda güvenliği, bitki ve hayvan sağlığı, tarımsal altyapı ve kırsal kalkınma ile bakanlığın kurumsal yapısı ile ilgili güçlü ve zayıf yönler tespit edildi. Bu alanlardaki fırsatlar ve olası tehditler de belirlendi.

 Bakanlığın Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından hazırlanan 2013-2017 Stratejik Plan kapsamında, tarımsal ve ekolojik kaynakları korumak, üretimde verim ve kaliteyi artırmak için uygun yöntem ve teknolojiler geliştirmek ve tarım ürünleri ile gıda maddelerinde arz güvenliğini sağlamak amaçlanıyor. Bu amaçla, tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik ile güvenilir ürün arzını sağlayan, risklerin tespit edildiği ve yönetilebilir hale getirildiği sigorta sistemi ile güçlendirilen, rekabet eksenli tarım sektörü oluşturulması hedefleniyor.

Üretimden tüketime gıda güvenliği  Stratejik Plan ile, üretimden tüketime kadar, uluslararası standartlara uygun gıda güvenilirliğini sağlamak amacıyla, hammaddelerin elde edildiği ilk aşamadan itibaren her türlü gıda maddesinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin üretimi, işlenmesi, muhafazası, depolanması ve pazarlanması aşamalarında uluslararası standartlara uygun olarak gıda güvenilirliğini temin etmek ve tüketici sağlığını en üst seviyede korumak amaçlanıyor.

 Ayrıca, bitkisel üretiminin rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için bitki sağlığı konusunda yapılacak çalışmaların önemine vurgu yapılarak: ”Bitkisel üretimde iç ve dış karantina hizmetlerinin, entegre mücadele metotlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, bitki koruma ürünleri ile uygulama ekipmanlarının kontrol ve denetim hizmetlerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır” deniliyor.

Hayvan hastalıkları ile mücadele  Hayvancılığın geliştirilmesi, hayvan ve hayvan ürünlerinin uluslararası hijyen kurallarına uygun üretilmesi için etkin hayvan sağlığı tedbirlerinin uygulanmasının amaçlandığı belirtilen Stratejik Plan’da tarımsal ve sosyal altyapı hizmetleri ve kırsal kalkınma konusunda ise şu görüşlere yer verildi: ”Kırsal alanda yaşayan ve geçimini tarımdan sağlayan birey ve toplulukların yaşam şartlarını iyileştirmek ve gelirlerini artırmak amaçlanmaktadır. Kırsal alanda ekonomik faaliyetler çeşitlendirilecek, arazi parçalılığı azaltılacak, tarla içi geliştirme hizmetleri ile modern sulama sistemleri kurulacak ve sulama randımanı yükseltilecektir. Kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla tahsis edilen ulusal ve uluslararası fonlar etkin olarak değerlendirilecektir. Tarım arazilerinin tarım dışı kullanımı önlenecek ve çevre duyarlılığı içinde toprak ve su kaynakları korunacak ve iyileştirilecektir. Tarımsal bilgi sistemi geliştirilerek elde edilen verilere, karar verici ve kullanıcıların kolayca erişimi sağlanacaktır.”

Genetik kaynaklar korunacak  Tarımın stratejik önemine vurgu yapılan Stratejik Plan’da dünyada tarımın ve insanlığın geleceği bakımından paha biçilemez değerler olan genetik kaynakların muhafaza edilmesi ve tanımlanarak sürdürülebilir şekilde ıslahçıların kullanımına sunulmasının son derece önemli olduğu vurgulanıyor. Hayvan ve bitki genetik kaynakları koruma ve tescil çalışmaları, genetik kaynakların korunması, karakterizasyonu, kayıt altına alınması ve sürdürülebilir tarım içerisinde genetik kaynak olarak kullanılması ve kültüre alınmasına yönelik çalışmaların yürütüldüğüne dikkat çekilen Stratejik Planda: ”Bu kapsamda Dünya’nın üçüncü büyük gen bankası olan Türkiye Tohum Gen Bankası kurulmuş ve saklanan materyal sayısı gün geçtikçe artırılmaktadır. Genetik kaynaklarımız modern biyoteknoloji ile bütünleştirilerek Türkiye, bölgesinde lider tarımsal teknoloji transfer merkezi haline getirilecektir” görüşüne yer verildi.

Destekler havza bazlı olacak  Bakanlığın iklim, toprak, topografya, arazi sınıfları ve kullanım şekillerine dayalı olarak Tarım Havzaları’nı belirlediği ve ürünlerin en uygun havzalarda üretilmelerini teşvik edecek destekleme politikası uygulanacağı vurgulanırken ayrıca hayvansal üretimde arz dengesinin sağlanmasında yüksek verimli etçi, sütçü, kombine ırkların yaygınlaştırılması ve küçükbaş hayvancılığa yönelik üretimimin teşvik edileceği, kanatlı et ürünleri ve su ürünleri ihracatının geliştirileceği belirtiliyor.

Piyasa düzenleme mekanizmaları oluşturulacak  Tarım ürünlerinde fiyat istikrarının sağlanması, et ve süt başta olmak üzere tarım ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının olumsuz etkisinin ortadan kaldırılması için piyasa düzenleme mekanizmaları oluşturulacağı ve bu amaçla düzenleyici niteliği olan kurum ve kuruluşların idari ve teknik kapasitelerinin güçlendirileceği anlatılan Stratejik Plan’da: “Ürün arzı ile çiftçi gelirlerinde istikrarın sağlanması amacıyla lisanslı depoculuk ve sözleşmeli üretim geliştirilecektir. Değişen tüketim alışkanlıkları ve ihtiyaçlar doğrultusunda; çağdaş, bilimsel ve teknolojik imkanlardan yararlanarak tarımsal üretim ve arz güvenliğini destekleyen politikalar ile yeterli ve güvenilir gıda arzını sağlamak, üretimi yönlendirmek, makro düzeyde üretim ve ticaret politikaları oluşturmak, uluslararası pazarlarda biyolojik çeşitliği avantaja dönüştürmek, işletme yapılarını iyileştirmek, kırsalda yaşam standartlarını ve refah düzeyini yükseltmek temel yaklaşımımızdır” denildi.

Her yıl 1 milyon hektar toplulaştırma  Plan döneminde tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin de önüne geçmek amacıyla yasal ve yapısal değişiklikler yapılarak, pazar odaklı ve rekabet eksenli tarımsal üretimin destekleneceği belirtilen Stratejik Plan’da bu konuda yapılacak çalışmalar şöyle ifade ediliyor: ” Yapısal sorunların çözümünde arazi toplulaştırması önemli bir araçtır. Toplulaştırma ile parseller büyümekte, parsel sayısı azalmakta, her parsel yola ve sulama kanalına kavuşmakta, işletme merkezi ile parseller arasındaki mesafeler azalmakta, sulama oran ve randımanları artmakta, sınır anlaşmazlıkları giderilmekte ve sosyal huzur sağlanmaktadır. Bu kapsamda, tarla tarımı yapılan alanlarda toplulaştırma çalışmalarına daha da hız verilerek, her yıl 1 milyon hektar alanın toplulaştırılması tamamlanacaktır. Sulama, kırsal kalkınmanın itici gücüdür. Her sulama projesi aynı zamanda bir kırsal kalkınma projesidir. Sulama imkanlarının gelmesi ile araziler her yıl ekilebilmekte, ürün çeşitliliği artmakta, verim 2-5 kat artarken, tarıma dayalı sanayi gelişme imkanı bulmaktadır. Su kaynağı sorunu yaşanan alanlardaki rehabilitasyona ihtiyaç duyulan sulama tesislerinin modernizasyonu gerçekleştirilecektir. Sulamada tasarruf sağlayacak ve toprağı koruyacak yağmurlama ve damla sulama gibi modern sulama sistemlerine verilen desteklemelere devam edilecektir.

 Tarımsal verilerin tek bir yerde toplanması ve kolay erişim sağlanması için, kurulacak olan Tarım Parsel Bilgi Sistemi (TARBİL) ile Çiftçi Kayıt Sistemi entegre edilecektir. Bunun yanı sıra köy ve ilçelerin gelişme eksenleri belirlenerek, ihtiyaç analizi yapılacak ve hedef odaklı destekleme sistemine geçilecektir.”

Tarımsal KOBİ’ler desteklenecek  Bakanlığın 2013-2017 Stratejik Plan’ına göre, tarımsal üretim ve tarım-sanayi entegrasyonunun sağlanması için, küçük ve orta ölçekli işletmeler desteklenecek, tarıma dayalı sanayileşmenin düzenli ve sağlıklı bir şekilde yapılandırılması amacıyla da Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri kurulacak. Aynı zamanda kırsal alanda eğitim-yayım, örgütlenme ve uygun destekleme yöntemleriyle yerel kaynaklar harekete geçirilerek, tarım ve gıda sektörleri modern ve rekabetçi bir yapıya kavuşturularak, kırsal nüfusun iş ve yaşam koşulları iyileştirilerek refah seviyesi yükseltilmesi hedefleniyor.

 Tarımsal üretimde güçlü ve zayıf yönler  Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı Stratejik Plan’da tarımsal üretim ve arz güvenliğinde Türkiye’nin güçlü yönleri şöyle sıralanıyor: Stratejik ürünlerin üretim kapasitesi, zengin genetik kaynaklar ve biyoçeşitlilik. Doğal kaynakların ve iklimin üretim çeşitliliğine imkân vermesi. Agro-stratejik konum. Tarım – sanayi entegrasyonu çalışmaları. Tarımsal destekleme sisteminin üretimi yönlendirmedeki etkisi. AR-GE kapasitesi ve yeni bilgi ve teknolojilerin kullanılabiliyor olması. Eğitim ve yayım faaliyetlerinin sürekliliği, veri ve bilgi birikiminin varlığı. Arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılması.

Stratejik Plan’a göre, arazilerin küçük ve parçalı olması, pazarlama mekanizmalarının yeterince gelişmemesi, işletmelerin rekabet gücünün düşük olması, araştırma-yayım-üretici zincirinin etkinliğinin yeterli olmaması, üretim planlamasına temel oluşturacak bütünleşik bilgi sisteminin eksikliği ise tarımsal üretim ve arz güvenliğinin zayıf yönleri olarak tespit ediliyor.

Fırsatlar ve tehditler

 2013- 2017 Stratejik Plana göre, tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına yönelik talepler, tarım arazilerinin parçalanmasının devam etmesi, bazı tarımsal girdilerde dışa bağımlılık ve maliyetlerin yüksekliği, bilinçsiz kimyasal gübre-ilaç kullanımları sonucu yüzey/yeraltı sularında kirliliğin artması, bilinçsiz sulamalar, biyoyakıtlara talebin artması, iklim değişiklikleri, su kaynaklarının azalması ve kuraklık, Dünya Ticaret Örgütü- Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşların politikaları, alıcı ülkelerin dış ticaret politikalarındaki değişiklikler ve rekabetin artması tarımsal üretim ve arz güvenliği açısından tehdit olarak görülüyor.

 Bu tehditlere karşın, Türkiye’nin bu konudaki fırsatları ise şöyle ifade ediliyor: “Sektöre yönelik pazar talebinin sürekliliği, teknoloji kullanımı ve tüketici bilincindeki artış, sermayenin tarıma ilgisinin ve kredi imkânlarının artması, üretim ve ürün işlemede uluslararası standartların uygulanması, toprak ve su kaynaklarının korunması, çevre konusunda bilinç ve duyarlılığın artması, modern sulama sistemlerinin kullanımındaki artış, üreticinin sözleşmeli tarıma yönelmesi, Agro-Eko turizm açısından avantajların olması, organik tarım ve iyi tarım uygulamalarının gelişmesi, orijini ülkemiz olmayan ürünlerde çeşit ve teknoloji geliştirme kapasitesinin varlığı, tarım ürünleri ihracat potansiyelinin yüksek olması, pazarlama imkânlarının gelişmesi.”

2013-2017 dönemi tarım stratejileri • Genetik kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin kayıt altına alınması ve muhafaza edilmesi, • Uluslararası piyasaların talep ettiği kalite ve özelliklerde üretime yönelik tedbirlerin alınması, • Olumsuz çevre koşullarına dayanıklı çeşit ve ırk geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, • Çevre dostu üretim tekniklerinin kullanılmasının özendirilmesi, • Toprak ve su kaynaklarının korunması ve rasyonel kullanımı için modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, • Yer üstü ve yeraltı su kaynaklarının tarımsal kaynaklı nitrat kirliliğine karşı korunması için tedbirlerin alınması, • Meraların özel sektör yatırımlarına açılması, • Tarımsal ürün piyasalarını düzenleme mekanizmalarının kurulması, lisanslı depoculuk hizmetlerinin yaygınlaştırılması, • Sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, • Politika oluşturma sürecinde paydaşlar ile işbirliği yapılması, • Sertifikalı girdi kullanımına yönelik sistemlerin etkin hale getirilmesi, • Katma değeri yüksek ve sanayinin ihtiyacı olan ürünlerin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve üretiminin teşvik edilmesi, • Yerli teknoloji geliştirme ve kullanımının teşvik edilmesi, • Ürünlerin rekabet gücünü ve tüketimini artırmak üzere, pazar araştırmaları yapılması, markalaşma ve üretim periyodunu genişletici tedbirlerin alınması, reklam ve tanıtım amaçlı faaliyetlerin desteklenmesi, • Geleneksel ürünlerin katma değeri yüksek ürünler haline getirilmesinin teşvik edilmesi, • Ürün depolama ve raf ömrünü uzatacak çalışmaların desteklenmesi, • Arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılması ve tarım arazilerinin bölünmesini önlemek amacıyla tedbirlerin alınması, • Stratejik ürünlerin üretim planlamalarının yapılması, • Tarım sigortaları sisteminin kapsamının genişletilmesi ve yaygınlaştırılması, • Biyoyakıtlara olan talep ile gıda ihtiyacı dengesini gözetecek tedbirlerin alınması, • Hayvancılık işletmelerinin kapasitesinin artırılmasının teşvik edilmesi, • Küçükbaş hayvancılığın yaygınlaştırılmasının teşvik edilmesi, • AB’ye uyum yönündeki çalışmaların sürdürülmesi. • Entegre, biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının yaygınlaştırılması, • Hastalık, zararlı ve değişik streslere dayanıklı yeni çeşitler elde edilmesi, • Sertifikalı tohum, fidan ve fide kullanımının yaygınlaştırılması, • Hayvan varlığının kayıt altına alınması ve kimliklendirilmesi, • Teşhis ve tedavide kullanılan aşı, biyolojik madde ve ekipmanların yerli üretiminin teşvik edilmesi,

 Gıda güvenliğinde fırsatlar ve tehditler

FIRSATLAR • Genç ve eğitimli, bilinçlendirmeye açık bir nüfusun varlığı, • Gıda sektörünün tüketici taleplerini dikkate alması, • Dünya pazarlarında kaliteli ve güvenilir gıda talebinin sürekli artması, • Teknolojik gelişmeler, • AB’ye katılım süreci, • Gıda üretim potansiyeli ve gelişen gıda sanayii.

TEHDİTLER • Yerleşmiş olan tüketim ve satış alışkanlıklarının değiştirilmesindeki zorluklar, • Kayıt dışı üretim, • Tüketicinin bilgi eksikliği, • İşletmelerin küçük ölçekli olması, • Gıda güvenilirliği konusunda bilgi kirliliği ve bu yolla oluşan güvensizlik, • Birincil üretim aşamasında hijyen uygulamalarında eksiklik.

http://www.yabantv.com/haber/14008-tarimda-5-yillik-strateji

Tütünlerin Açık Artırma Yöntemi İle Alım Satımına İlişkin Karar

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan: 2012 ÜRÜN YILINDA SÖZLEŞME DIŞI ÜRETİLEN TÜTÜNLERİN AÇIK ARTIRMA YÖNTEMİ İLE ALIM SATIMINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TÜTÜN VE ALKOL PİYASASI DÜZENLEME KURULU KARARI Karar No : 7382 Karar Tarihi : 24/4/2013 2012 ürün yılında sözleşmeye bağlanmaksızın üretilen tütünler ile sözleşme yapılmasına rağmen sözleşmeden fazla üretilmiş ve alıcısı tarafından satın alınmayan tütünlerin, açık artırma yöntemi ile satılması için gerekli olan açık artırma merkezlerinin kurulamaması nedeniyle, alım-satım işlemlerinin aşağıdaki esaslar dahilinde uygulanmasına karar verilmiştir.

1. Tütün üretimi yapılan il ve ilçelerde yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliğine bağlı Ziraat Odaları, kendi hizmet bölgelerindeki muhtarlıkları Kararın ilanından itibaren on gün içinde bu Karardan haberdar edeceklerdir.

2. Sözleşmeye bağlanmaksızın veya sözleşme fazlası tütün üreten ve tütünlerini pazarlamak isteyen üreticiler, 31/5/2013 günü mesai bitimine kadar bulundukları İl/İlçedeki Ziraat Odalarına (bulundukları İl/İlçede Ziraat Odası olmayan üreticiler ikametgahlarına en yakın Ziraat Odasına) şekli ve içeriği Kurum tarafından belirlenen Sözleşme Dışı Tütün Üretim Bildirim Formu ve Ziraat Odasından alınacak çiftçi belgesi ile başvuracaktır.

3. İlgili Ziraat Odaları, yapılan başvuruları incelemek suretiyle tütün çiftçisi olan üreticileri, şekli ve içeriği Kurum tarafından belirlenen Sözleşme Dışı Tütün Üretim Bildirim Listesine kaydederek, yazılı ve elektronik ortamda 15/6/2013 tarihine kadar Kuruma bildirecektir.

4. Kurum tarafından, sözleşme dışı üretici tütünlerine ait bilgiler Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Tütün İhracatçıları Birliğine gönderilmek suretiyle alıcılara duyurulacaktır. Açık artırmalı satışlara katılmak isteyen Tütün Ticareti Yetki Belgesi sahibi gerçek ve tüzel kişiler (Alıcı), Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Tütün İhracatçıları Birliğine veya Kuruma başvurarak sözleşme dışı üretim yapan üretici listesini temin edebilecektir.

5. Bölgeler itibarıyla her grad tütün için açık artırma başlangıç fiyatı Kurulca belirlenerek, Resmî Gazete’de yayımlanacak, üretici ve alıcıların bilgisine sunulacaktır.

6. Tütün ticareti yetki belgesine sahip gerçek ve tüzel kişiler, açık artırma yöntemi ile satın almak istedikleri tütünlerin Amerikan Grad sınıflandırma sistemine göre tespitini yapıp fiyatını belirleyerek, fiyat tekliflerini (ihrak, su çürüğü gibi fiyata etki eden unsurlar dahil) ve kendilerini temsil edecek vekillerine ait bilgileri (noter onaylı vekaletname ile) kapalı zarf ile Kuruma bildirecek veya açık artırma mahallinde görevli Kurum uzmanına verecektir.

7. Alıcı, satın almak istediği üretici tütünlerinin tespit çalışmalarını kendi belirleyeceği bir program dahilinde gerçekleştirecektir. Kurum gerekli gördüğü hallerde, açık artırma başlangıç fiyatına esas olacak tespit çalışmasını yetkilendireceği tütün eksperlerine yaptırabilecektir.

8. Açık artırmanın hangi tarihte yapılacağı, açık artırmaya katılmak isteyen alıcılara ve sözleşme dışı tütün üretim bildiriminde bulunan üreticilere duyurulmak üzere ilgili ziraat odasına, Kurum tarafından bildirilecektir. Açık artırma yapılacak yer, tütünlerin bulunduğu mahal ve işin gerekleri de dikkate alınarak, Kurumca görevlendirilecek uzman tarafından belirlenecektir.

9. Kurumca görevlendirilecek uzman her bir üretici tütünü için verilen fiyat tekliflerini alıcıların ve üreticilerin veya temsilcilerinin huzurunda ilan edecek, bilahare açık artırmaya katılan alıcıların vermiş olduğu en yüksek fiyat teklifinden açık artırmayı başlatacaktır. Açık artırmada alıcıların her bir artırım işareti 10 Kr fiyat artışına karşılık gelecek olup, tütünler en yüksek fiyatı veren alıcı adına tescil edilecektir.

 Üretici ve alıcının veya vekillerinin artırmalı satışı takiben tescil defterini imzalaması suretiyle satış işlemi tamamlanmış olacaktır.

 10. Alıcı ve üretici talepleri ile menfaatleri, işin hacmi ve bu gibi hususlar göz önüne alınarak, gerektiğinde; sözleşme dışı üretim bildiriminin alınması ve güncellenmesi, alıcının tespit çalışmaları, fiyat teklifi alma, tekliflerin ilanı, açık artırmalı satışlar, tescil ve bu gibi tüm işlemler aynı gün içinde yapılabilecektir.

 11. Alıcı, adına satışı tescil edilen tütünlerle ilgili tescil defterini imzalamaktan kaçınamayacağı gibi, artırmalı satışlarda adına tescil edilecek tütünleri, tescil tarihini izleyen on beş iş günü içinde tesellüm etmek ve bedelini üreticiye ödemek zorundadır. Tesellüm ve teslim süresi tarafların mutabakatıyla Kurumca uzatılabilir.

 Tescil edilen tütünlerin üretici tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde; alıcı durumu açıklayan üretici dilekçesi veya alıcı temsilcisi ve ziraat odası temsilcisinin birlikte düzenleyip imzaladığı tutanağı, 12 nci maddede yer alan belgelerle birlikte Kuruma teslim edecektir.

Üretici, satışı tescil edilen tütünleri ikametgahının bulunduğu ilçe sınırları içinde alıcı tarafından gösterilecek tesellüm merkezinde teslim etmek zorundadır. Alıcının belirleyeceği tesellüm merkezinin, üreticinin ikametgahının bulunduğu ilçe sınırları dışında olması halinde, ilçe sınırlarını aşan kısımlar için alıcı tarafından, talebi halinde üreticiye nakliye ücreti ödenir.

12. Alıcılar, satın alarak tesellümünü yaptıkları tütünler için bu Kararda adı geçen Yönetmelikte belirtilen yaprak tütün tartı ve fiyat pusulası, üretici hesap pusulası ve üretici hesap pusulaları paftasını usulüne uygun olarak tutacaklar ve üretici hesap pusulaları paftasının bir nüshasını tesellümü takip eden yirmi iş günü içinde yazılı ve elektronik ortamda Kuruma göndereceklerdir.

13. Alıcı, adına tescili yapılan tütünleri zamanında tesellüm etmemesi veya ürün bedelini ödememesi halinde üreticiye, tescili yapılan tütün kilosunun tescil fiyatıyla çarpımından oluşan tutarın %10’u oranında cezai şart ödemeyi kabul etmiş sayılır.

Üretici de, tescili yapılan tütünleri alıcıya teslim etmemesi halinde, bu madde kapsamında cezai şart ödemeyi kabul etmiş sayılır.

14. Üreticinin açık artırmada oluşan fiyatı kabul etmeyerek tescil defterini imzalamaktan kaçınması halinde tescil işlemi geçersiz sayılır. Bu gibi durumlarda üretici aleyhinde herhangi bir yaptırım söz konusu olmayacağı gibi, ilgili üretici tütünleri alıcı çıkması halinde tekrar açık artırmaya konu olabilecektir.

15. Tütünlerin tesellümü aşamasında üretici ile alıcı arasında anlaşmazlık ortaya çıkması halinde, 10/7/2010 tarihli ve 27637 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Anlaşmazlıkların Çözümü” başlıklı 12 nci maddesi hükümleri uygulanır.

16. Artırmalı satışlarda tütünlerini pazarlamak için başvuran üreticiler ve artırmalı satışlara katılacağını bildiren Tütün Ticareti Yetki Belgesi sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile vekilleri bu Karar hükümlerine uymayı kabul etmiş sayılırlar.

17. Sözleşme dışı üretilen tütünlerin fiyatlarının belirlenmesine esas tespit çalışmaları 20/8/2013 tarihi itibarıyla sonlandırılacaktır. Fiyatı belirlenip, Kurum kayıtlarına alınan ve açık artırmalı satışta alım-satımı gerçekleşmeyen üretici tütünlerine, bu maddede belirtilen tarihten sonra alıcı talebi olması halinde açık artırmalı satış işlemleri tekrarlanabilecektir.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3286-tutunlerin_acik_artirma_yontemi_ile_alim_satimina_iliskin_karar.html

İş Sağlığı ve Güvenliği Bilgilendirme Toplantısı

Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun ile ilgili ilimizde Bilgilendirme Toplantısı yapılacağını duyurdu. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuru şöyle; 30.06.2012 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile tüm çalışanlar kanun kapsamına girmiş bulunmaktadır.

 Kanun işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılmasını ve bununla bağlantılı olarak önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınmasını, çalışan sayısı ile ilgili bir sınırlama olmaksızın tüm işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanması zorunlu kılınmaktadır.

 İş sağlığı ve güvenliği konusunda gelişmiş birçok ülkenin mevzuat metinleri ile uyumlu olan Kanunun ülkemizde etkin bir şekilde uygulanması açısından getirdiği yükümlülüklerin ilgili taraflara anlatılması büyük önem taşımaktadır.

Kamu ve özel olmak üzere tüm işyerleri ve çalışanları yakından ilgilendirmesi nedeni ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 2012 yılında 18 il de İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun tanıtımı kampanyası düzenlenmiş bulunmaktadır.

 Bu defa 29.04.2013 tarihinde başlatılmış olan kampanya doğrultusunda etkinlikler geriye kalan 63 ilimizde de gerçekleştirilecek olup,  2013 yılı itibarı ile 81 ilimizin tamamında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu tüm taraflara anlatılmış olacaktır.

 Valiliğimizin himayelerinde; yerel yönetimler ile kamu kurum ve kuruluşlarının İl yönetici ve yetkilileri, özel sektör çalışanları ile işverenler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendika temsilcilerine yönelik olarak 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu hakkında bilgilendirme ile iş sağlığı ve güvenliği kültürü oluşturulması konularında ilimizde de 04.06.2013 tarihinde seminer düzenlenmesi planlanmıştır.

 Bu kapsamda, ilimizde yapılacak olan seminere katılmak isteyen yerel yönetimler ile kamu kurum ve kuruluşlarının İl yönetici ve yetkilileri, özel sektör çalışanları ile işverenler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendika temsilcilerinin aşağıdaki adreste bulunan katılım formunu doldurması gerekmektedir.

 http://app.csgb.gov.tr/isggm/anket/yasatanitimform.html

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12248