Monthly Archives: Temmuz 2013

Uluslararası Kooperatifler Günü Mesajı

Vali Dursun Ali Şahin’in “Uluslar Arası Kooperatifler Günü” mesajı:   “Kooperatifler, atıl kaynakları hayata geçirilmesine, yeni istihdam alanları oluşturulmasına, üretimin artırılmasına, ortak iş yapma kültürünün geliştirilmesine, refahın toplum tabanına ulaştırılmasına ve dolayısıyla ülkelerin bir bütün olarak kalkınmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Üretimden tüketime, eğitimden krediye Türkiye ekonomisinin her sektöründe faaliyet gösteren kooperatiflerimiz, bugün sekiz milyondan fazla insanımızın güçlerini birleştirerek ekonomik aktivitelerin içinde yer almalarını sağlamaktadır.

Kooperatiflerin söz konusu önemine binaen birleşmiş Milletler ile Uluslararası Kooperatifler Birliği tarafından her yıl Temmuz ayının ilk cumartesi günü Uluslararası Kooperatifler Günü olarak kutlanmaktadır.

Demokratik olarak yönetilen sorumluluk, eşitlik, adalet, yardımlaşma ve dayanışma gibi değerlerin kılavuzluk ettiği girişimler olarak diğer işletmelerden ayrılan kooperatiflerin temelinde topluma hizmet anlayışı vardır. Etkinlik merkezinde insanın yer aldığı kooperatif işletmeler bireylerin ekonomiye kazandırılması ve toplumsal kalkınmasın sağlanmasında önemli bir rol oynar.

Kooperatifçilik hızla değişen dünyamızda gelişen ihtiyaçlara göre yenilerek her sektörde alternatif çözümler sunar bir modele dönüşmektedir.

Hedef, kendine özgü ilke ve değerler ekseninde çalışan kooperatifçiliğin gelişmiş batı ekonomilerinde olduğu gibi, çağdaş ekonomik girişim modellerinden biri haline getirerek ekonomik aktivitelerin zenginleşmesini sağlamaktır.

Ülke kooperatifçiliğinin daha sağlam ve hızlı adımlarla geleceğe yürümesi ve uluslararası standartlarda faaliyet gösterebilmesinin temennisiyle tüm kooperatifçilerimizin gününü kutluyorum.”

http://giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12652

Bakanlık Teşvik Getirdi 95 Ceviz Bahçesi Kuruldu

Ceviz ithalatı 50 bin tona dayanınca Orman Genel Müdürlüğü “Ceviz Eylem Planı” hazırlamış, önemli teşvikler getirmişti. Bu gelişme ilgiyi artırdı. Tekirdağ, Tokat, Denizli, Bitlis, Kırşehir, Çanakkale, Gümüşhane ve Bingöl’de yeni ceviz bahçeleri kuruluyor. Ege Bölgesi’nde çok sayıda zeytinliğin cevize çevrildiği, ceviz yatırımı yapmak için bölgesinden göç edenlerin olduğu anlatılıyor. Yatırım yapanlar arasında Ramsey, Ataman, Naksan gibi gruplar da var.

Ceviz ithalatı 50 bin tona dayanınca Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nce (OGM) Ceviz Eylem Planı hazırlamıştı. Proje sonuç vermeye başladı. Planı kapsayan 2012-2016 yılları arasında 5 milyon adet ceviz fidanının dikilmesi yani iç piyasada üretimin artırılması  hedefleniyor. Plan ile birlikte üreticilere proje yapım bedeli, arazi hazırlığı, fidan bedeli ve dikimi ve 3 yıllık bakım ve ihata destekleri sağlanıyor. Örneğin Çevre ve Orman Bakanlığı ağaçlandırma projeleri çerçevesinde ceviz yetiştiriciliği için 49 yıllığına ücretsiz alan tahsis ediyor. Tarım Bakanlığı ise fidanların yarı ücretini ödüyor. Teşvik  olunca ceviz yatırımcısında da patlama yaşanıyor. Bahçeler, zeytinlikler bozulup ceviz bahçeleri kuruluyor. Özellikle İstanbullu iş adamlarının Trakya’da büyük arazileri kiralayarak cevize yatırım yaptıkları konuşuluyor. Cevize yatırım yapan iş adamları arasında Ramsey, Ataman, Naksan gibi aileler var. Ceviz yatırımlarında özellikle Chandler en popüler tür. Ayrıca Pedro, Fernor ve Fernette gibi geç yapraklanan çeşitler de kullanılıyor. Ceviz yatırımının geri dönüşü için ağaçların en az 5 yaşına gelmesi gerekiyor.

2 milyon harcama yapıldı

OGM tarafından hazırlanan eylem planı kapsamında 2012 yılında Türkiye genelinde 2.500 hektar alana 340.000 adet ceviz fidanı dikildi. En çok dikim Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü bölgesinde gerçekleştirild. Fakat asıl gelişme ceviz özel ağaçlandırma projelerindeki artışta yaşanıyor. OGM’nin DÜNYA’ya verdiği bilgilere göre ceviz eylem planı açıklandıktan sonra ceviz özel ağaçlandırma projelerine 1.8884.925 lira yani yaklaşık 2 milyon lira tahsis yapıldı. OGM, tahsislerin bu miktarda kalmasını özel ağaçlandırmaya konu edilen sahaların hak sahipliği aşamasında olmasına bağlıyor. Bugüne kadar 95 üretici yeni ceviz yatırımı yaptı. 1150 adet proje ile 12.943 dekar alanda ceviz özel ağaçlandırması yapıldı. OGM,  2012 yılında ceviz eylem planı kapsamındaki çalışmalar için 12.5 milyon lira harcadı,  800 kişiye ceviz yetiştiriciliği eğitimi verdi.

İhracat yok, ithalat 50 bin ton

Türkiye 2011/2012 piyasa döneminde 211.460 ton ceviz tüketti. Türkiye’nin ceviz ihracatı yok denecek kadar az. Ürettiğini tüketiyor. Ancak asıl yakıcı sorun ceviz ithalatında yaşanıyor. Bu durum ithalat rakamlarından gözlemlebiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye,  2011/2012 piyasa döneminde 46.338 bin ton ceviz ithalatı yani yaklaşık 50 bin ton ceviz ithalatı yaptı. ithalatın büyük bölümü İran’dan yapılırken, Avrupa Birliği ülkelerinden sadece 3 bin ton ceviz alındı. TÜİK’in rakamlarına göre Türkiye’nin ceviz ithalatı 2012 yılında yaklaşık 50 bin ton. Ancak sektörden uzmanlar Türkiye’nin ceviz ithalatının kaçak girişler ile birlikte 100 ile 150 bin ton arasında olduğunu ifade ediyor. Cevizin  özellikle İran’dan yasa dışı yollarla Türkiye’ye girdiğini belirten üreticiler, cevizin fiyatının düşük olmasının nedeninin özellikle bu kaçak girişlerin olduğu vurguluyor. Türkiye’de üreticiler kaçak girişler nedeniyle iç piyasada kendi ürünlerinin para etmediğini vurguluyorlar.

Doğu, piyasayı Ege’ye kaptırdı

Sektörde özellikle ceviziyle meşhur Van’ın ve Kırşehir’in yaş ceviz piyasasındaki üstünlüklerini Ege Bölgesi’ne kaptırdığı ifade ediliyor. Cevizlikleri olan çiftçilere göre bu durumun nedeni, Ege’nin ürününü piyasaya daha erken çıkartması olarak gösteriliyor. Ceviz yatırımcılarına büyük arazilerde en az 100 dönüm arazide tarım yapmaları tavsiye ediliyor.

Damla sulamaya Ziraat’ten 7 yıl vadeli faizsiz kredi

Ceviz yatırımclığına o kadar fazla talep var ki teşvikler ile birlikte bankalarda kredi yarışına girdi. Örneğin devlet 10 dönüm ve üzeri sertifikalı fidanla kapama bahçe kuranlara sertifikalı fidan kullanım desteği vermektedir. Bu destek geri ödemesiz hibe şeklinde. Damla sulama tesisi kuracaklara Ziraat Bankası 7 yıl vadeli faizsiz kredi veya devlet maliyetin % 50’sini hibe, kalanını uzun vadeli ve düşük faizli kredi vererek destekliyor. Ayrıca devlet, hazine ve orman arazilerini Kapama Bahçe (tek çeşit ürün ile oluşturulan bahçe) kuracaklara uzun vadeli olarak tahsis etmektedir.  Gerek tahsis edilen bu yerlere gerekse tapulu veya kiralık yerlere devlet, proje yaptıranlara çok uygun koşullarla kredi vererek destek vermektedir. Tüm bu destek ve kredilerden faydalanabilmek için Ziraat Odalarına kayıt yaptırıp Tarım İl Müdürlüğü veya Tarım İlçe Müdürlüklerine başvurmak ve Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kaydolmak gerekiyor.

http://www.dunya.com/bakanlik-tesvik-getirdi-95-ceviz-bahcesi-kuruldu-197283h.htm

Çiftçilere Yüzde 50 Hibe İle Tarımsal Alet ve Makina Desteği

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, 2013 Yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında yüzde 50 hibe destekli tarımsal makine ve ekipman satışına başladı. Tutarın kalan yüzde 50’si de sıfır faizli olarak 6 ay vade ile kredilendirilecek. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Abdullah Kutlu konuya ilişkin yazılı açıklamasında, 2013 Yılı Kırsal Kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında yüzde 50 hibe destekli tarımsal makine ve ekipman satışının başladığını belirterek ihtiyacı olan çiftçileri bu fırsattan yararlanmaya çağırdı. 26 Haziran’da başlayan başvuruların 22 Temmuz 2013 Pazartesi günü sona ereceğini belirten Kutlu, ihtiyacı olan üreticilerin kendilerine başvurmalarını istedi.

Her makine ve ekipman için ayrı ayrı başvuru koşulları olduğunu aktaran Kutlu, başvurularda ilçe tarım müdürlüklerinden alınan çiftçi belgesi ile kimlik fotokopisinin istendiğini belirtti.

İşlemeden hasada kadar yüzde 50 hibe destekli her türlü tarımsal alet ve makinenin geriye kalan yüzde 50’sini faizsiz 6 ay vade ile kredilendirdiklerini söyleyen Abdullan Kutlu, “Üreticilerimizin makine ve ekipman sahibi olmalarına yardımcı olmak amacıyla yüzde 50’sini hibe destekli olarak devlet ödüyor. Geriye kalan yüzde 50’sini de Tarım Kredi Kooperatifleri olarak faizsiz 6 ay vade ile kredilendiriyoruz. İhtiyacı olan bütün çiftçilerimizin bu imkandan faydalanması için çağrıda bulunuyorum. Tarım Kredi Kooperatiflerine gelsinler kendilerine her türlü yardım yapılacaktır. Türkiye’nin en büyük çiftçi ailesi Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri her zaman çiftçimizin yanında ve hizmetindedir.” dedi.

HANGİ MAKİNA VE EKİPMANA DESTEK VERİLİYOR?

2013 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında şu makine ve ekipmanlara destek veriliyor:

“Anıza doğrudan ekim makinesi ,arıcılık makine ve ekipmanı, balya makinesi, biçer bağlar, biçerdöver ürün hasadında kullanılan GPS ve dane ölçer, canlı balık nakil tankı, balıkçı gemilerinde soğuk depo, çayır biçme makinesi, çeltik fide dikim makinesi, çiftlik gübresi dağıtma makinesi, dal parçalama makinesi, diskli tırmık, el tarktörü, Fındık toplama makinesi, file sisiteminin kurulması, Güneş kolektörü,mibzer, motorlu tırpan,pamuk toplama makinesi,pancar söküm makinesi, patates söküm makinesi,pülverizatör,sap parçalama makinesi, sap toplamalı saman makinesi, silaj makinesi, sıra arası çapa makinesi, su ürünlerinde buzlama makinesi, su ürünleri için kuluçka dolabı, süt sağım ünitesi ve soğutma tankı, tanbur filtre, taş toplama makinesi, yem hazırlama makinesi, zeytin hasat makinesi “

http://www.haber3.com/ciftcilere-yuzde-50-hibe-ile-tarimsal-alet-ve-makina-destegi-haberi-2071971h.htm#ixzz2YaJzMxyv

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12622

Ormanlarımızdaki Gizli Hazine

Farklı iklimlerin aynı anda yaşandığı Türkiye’de ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan ormanlardaki gizli hazine trüf mantarı potansiyelinin ortaya çıkartılarak ekonomiye kazandırılması için Orman Genel Müdürlüğü tarafından çalışma başlatıldı.  Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanlığı yetkilileri, yurt dışında ekonomik değeri büyük olan fakat Türkiye’de pek bilinmeyen trüf mantarı konusunda eylem planı hazırlamak üzere harekete geçti.

 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Türkoğlu’nun koordinatörlüğünde dünyaca ünlü trüf uzmanları ABD Oregon Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. James Trappe ve Prof. Dr. Michael Castellano ile İsveç Uppsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Christina Weden’den oluşan bilim adamı ekibi, Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanlığı yetkilileri ile birlikte Türkiye’nin ormanlık alanlarında incelemeler yaptı.

Doç. Dr. Aziz Türkoğlu, Türkiye’nin coğrafyasının çok ilginç olduğunu, üç farklı iklimi aynı anda barındırdığını belirtti.

 Trüf mantarının dünyada Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde yaygın olarak yetiştiğini ifade eden Türkoğlu, “Her yerde belki bazı türler var ama esas ekonomik türler Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde İspanya’da, İtalya’da, Fransa’da. Türkiye de buna dahil. Üç haftalık gezide Türkiye’nin farklı yerlerinde farklı trüf türleri gördük. Trakya’dan Marmara’ya, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Doğu Akdeniz, Batı Akdeniz, farklı yerlerde farklı türlere rastladık. Batı Karadeniz’de daha önce kışlık trüf bulmuştuk, değeri 500 avro civarında, bayağı kıymetli bir trüf, fındıklarla ortak yaşıyor. Bu bölgede şimdi bulunan trüf ise yazlık trüf, onun da değeri ortalama 200 avro” dedi.

“TRÜFÜN EKOLOJİK OLARAK DEĞERİ DAHA FAZLA”  Orman Genel Müdürlüğü’nün ormanlardaki trüf potansiyelini ekonomiye kazandırma anlamında “Trüf Eylem Planı” çalışması başlattığını dile getiren Türkoğlu, şunları söyledi:

 “Dünyaca ünlü trüf uzmanı bilim adamları ile ortak çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizde ekonomik olarak hem mevcut ormanlarımızdakileri ekonomiye dönüştürme açısından bir koruma yöntemi geliştirmeyi düşünüyoruz ormanlarda hem de boş olan alanlara uygun trüf türleri yetiştirme amaçlı fidan dikmeyi düşünüyoruz. Denizli’de ilk denemeyi yaptık. Önümüzdeki yıl Muğla Üniversitesi’nin kampüsünde de 50 dönümlük yere dikmeyi planlıyoruz. Daha sonra Antalya, İzmir gibi bölgelerde peyderpey bu ağaçlandırmayı Orman Genel Müdürlüğü’nün himayesinde, onların desteği ile yapmayı planlıyoruz. Trüfün ekonomik değerinden daha fazla dünyada ekolojik olarak, ekosisteme değeri daha fazla. Çünkü trüf mantarı bitkilerin köklerde yaşıyor. Onların kökünü bir eldiven gibi örtüp topraktan daha çok su ve mineral almasını sağlıyor. Eğer bu mantarlar olmazsa bu bitkiler bir süre sonra yeterince mineral ve vitamin alamadığı için gelişmeleri yavaşlayacak veya hiçbir zaman gelişemeyecek ve strese dayanamayacak. Mantar ve bitki, bunlar birbirine muhtaç, ikisi birlikte yaşıyor.”

 Domuzlar yiyecek olarak tükettiği için domuzların yoğun olduğu yerlerde ormanı çitle çevirerek bunları korumayı, insanların bunu toplayarak para kazanmasını sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Türkoğlu, “Ekonomik değeri yüksek. Bazı ağaçlar iki kilodan fazla trüfe sahip. Eğer biz bunları korumazsak o zaman domuzlar alacak. İnsanlar bu ormanları kiralayarak buradan topladıkları trüf mantarları ekonomiye kazandırabilirler” diye konuştu.

“TRÜF ORMANLARI ÜLKEMİZDE YOĞUN BİR ŞEKİLDE KURULACAK”  Orman Genel Müdürlüğü Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Daire Başkanı Fuat Şanal da Orman Genel Müdürlüğü olarak ormanlardan çok fonksiyonlu olarak yararlanmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

 “Ormanlardaki bütün değerleri ülke ekonomisine kazandırmak, o yöredeki halkın kalkındırılmasını sağlamak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bunlardan biri de trüf ormanlarının korunması. Trüf olarak ormanlarımızın altında büyük bir zenginliğimiz var. Bu zenginliği artık ortaya çıkarıyoruz. Bu çalışmaların yeni olması dolayısıyla, ülkemizde de yeterince bilim adamı olmaması nedeniyle dünyada bu konuda en uzman kimlerse bunları ülkemize davet ettik. Yaklaşık 20 gündür onlarla çalışmalar yürütüyoruz. Onlar da hakikaten ülkemizin bu konuda çok büyük bir zenginliğe sahip olduğunu gördüler. Ülkemizin tüm alanlarını tarıyoruz. Bu çalışmalar bittikten sonra eylem planı hazırlayacağız. Eylem planından sonra trüf ormanları ülkemizde yoğun bir şekilde kurulacak.”

 Biyolojik çeşitliliği korumanın yolunun ondan kesinlikle sürdürülebilir bir şekilde faydalanmak olduğuna işaret eden Şanal, “Trüf mantarı da onlardan birisidir. Vatandaş bundan para kazandığı zaman gözü gibi korur, diğer türlerde de aynı şekilde. Yani yasakla mümkün değil korumak ancak sürdürülebilir bir şekilde faydalandırabilirsek daha iyi bir şekilde koruyacağız. Artık orman köylülerini de kalkındrımak bizim temel, anayasal görevlerimizden birisi. Buradaki temel amacımız özellikle orman köylüsüne katkı sağlamak” diye konuştu.

TRÜF MANTARI  Domalan adı verilen, bilimsel olarak Tuberaceae familyasına giren bir toprakaltı mantarı olan trüf mantarına bazı yerlerde keme mantarı da deniyor. Fransızların kara elması trüf mantarının dünyada 200 kadar çeşidi bulunuyor. Toprak yüzeyine yakın ağaç kökleri arasında yetişen bu mantarlara, Avrupa mutfaklarında çok değer veriliyor. Toprak altında yetişen bu mantarları bulmak için bazı yerlerde eğitimli köpekler kullanılıyor.

http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/07/08/ormanlarimizdaki-gizli-hazine

Leyleklere Yuvalar Yapılıyor

Şebinkarahisar ilçesinde nesillerinin devamı için leyleklere yuva yapılıyor.  Leylekler, kurbağa ve böceklerle besleniyor ve genelde yerleşim merkezlerine yakın yerlerde kaya ile elektrik direklerine yuva yapmaktadırlar. Yuvalarını genellikle yüksek gerilim hatlarına yapan ve bu sebeple elektrik çarpması nedeniyle telef olan  Leylekler artık bundan sonra daha güvenli yuvalarına kavuşacak.Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezince hazırlanmış Leylek Yuva Platform projesine uygun Giresun Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğünce yaptırılan 10 adet yuva Şebinkarahisar ilçesinin değişik mevkilerine yerleştirilmiştir.

 Leylek Yuvaları Yerleştirme işlemi, Türk Telekom, Şebinkarahisar Fidanlık Mühendisliği ve yöre halkının katkılarıyla yapılmıştır.Leylekler iklim durumuna göre, şubat ayının sonu ile mart ayının başlarından itibaren Türkiye’ye gelmektedir. “Leylekler ekim ayının başında ülkemizden ayrılarak, daha sıcak coğrafyalara göç ederler. Gelişleri 1-2 aylık periyota dağılırken, gidişleri 15-20 gün içinde olur. Önce erkek leylekler gelir ve mevcut yuvayı onarır veya yeni yuvayı yapar. Yaklaşık bir hafta sonra ise dişi leylek yuvaya gelir. Genelde 2, en çok 4 yavru yaparlar. Yavrular 5 haftada yumurtadan çıkmaya başlar. Yaklaşık 1,5 ay içerisinde yavrular uçacak iriliğe ulaşır.”

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12611