Monthly Archives: Ağustos 2013

Hayvan Yetiştiricilerinin Dikkatine

Büyükbaş hayvan sahipleri tarafından bildirim sorumluluğu yerine getirilmediği için; Türkvet sisteminde durumu bilinmiyor hayvanlar ile durumu canlı olup 2 yıldır üzerinde herhangi bir işlem yapılmayan hayvanlar, Bakanlığımız tarafından sistemde otomatik olarak ölü durumuna getirilmiştir.

Hayvan sahiplerinin desteklemelerden mağdur olmamaları için, halen ahırlarında mevcut hayvanlarının kulak küpe numaraları ile birlikte engeç 27 Eylül 2013 tarihine kadar İl/İlçe Müdürlüklerimize başvurarak güncelleme yaptırmaları gerekmektedir.Küçükbaş hayvan sahiplerininde aynı şekilde bildirim sorumluluğu bulunmaktadır. Hayvan yetiştiricilerine duyurulur.

 http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1816

En Çok Destek Verilen Ürün Aspir

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Yozgat’ın Yenifakılı ilçesi Fehimli köyünde Aspir Tarla Günü’ne katıldı.  Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği tarla gününde konuşan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Türkiye’de aspir konusunda atılan tarihi adımın başlangıcının Yozgat’ta yapıldığını söyledi. Çiftçinin daha az emekle daha fazla üretip daha fazla kazanabileceğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’ın toprak yapısı ve ikliminin bu ürünün geliştirilebilmesi adına da son derece önemli olduğunu vurguladı. Aspirin yetiştirilip ülke ekonomisine kazandırılmasının da son derece önemli olduğuna dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları kaydetti: “Bu gün bu aspir ürününü ofis almıyor ama Türkiye’nin ihtiyacı, ofisin alımına ihtiyaç göstermeyecek durumda. Türkiye, aspirin neredeyse tamamına yakınını ithal ediyor.

O yüzden alıcı derdi olmayan, pazarı hazır olan bir ürün. Çiftçilerimiz bu konuda adım attığı taktirde karşısında alıcısını hazır bulabilecek, hem de ikinci ve daha verimli ve daha karlı ürünü ekme imkanı bulabilecek. Aspire verilen destek toplam maliyetin neredeyse yüzde 70’ine tekabül ediyor. Diğer ürünlerle mukayese edildiğinde bir pozitif ayrımcılık yapılıyor.”

Türkiye’de her alanda olduğu gibi tarım alanında da çok büyük gelişmeler yaşandığını belirten Bozdağ,şöyle devam etti: “Hayvancılık destekleri Türkiye genelinde 2002 yılında sadece 83 milyon liraydı ama 2012 rakamı 2,2 milyar lira. Değişim oranlarına baktığınızda yüzlerce kat arttığı görülebiliyor. Tarımsal sigorta yoktu ilk defa hükümetimiz döneminde getirildi. Telafi edici ödemeler 2002 yılında 40 milyon lira civarındaydı 2012 yılında 99 milyon lirayı geçti, 2013’ün ilk 6 ayında ise 104 milyonu geçmiş durumda. Kırsal kalkınma amaçlı destekler ilk defa ortaya konuldu. Hayvancılık ve diğer alanlarda önemli destekler ortaya konuldu. Türkiye 2002 yılında 1,9 milyar lira tarımsal destek verirken 2012 yılında 7,6 milyar lira tarımsal destek verdi. Artış tam yüzde 300. Üretimlerde de çok büyük artışlar yaşandı. Hayvansal hasıla 2002 yılında 5,9 milyar dolar iken şimdi 19,3 milyar dolar. Süt üretimi 2002’de 8,4 milyon tondu, 2012’de 17,4 milyon ton oldu. Kırmızı et üretimi 2002’de 421 bin ton iken 2012 yılında 916 bin ton olarak gerçekleşti, yüzde 118 artı. Her alanda büyük bir gelişmenin, değişmenin olduğunu görüyoruz.”

“En çok destek verdiğim ürün aspir”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker de Anadolu’nun buğdayın anavatanı olduğunu, aspirin de yer yüzündeki anavatanlarından birisinin Arap yarımadası ve Hindistan’la Türkiye olduğunu ifade etti. Aspirin kurağa dayanıklı yetişen bir bitki olduğunu, içindeki tohumun, çekirdeğin ortalama yüzde 40’ının yağ olduğunu belirten Bakan Eker, Türkiye’nin coğrafyası itibarıyla aspir yetiştirilmesine uygun olduğunu bildirdi. Kanola, soya gibi yağlı tohumların çok su istediğini ve Türkiye’de yetiştirilmesinin çok mümkün olmadığını ifade eden Bakan Eker, “Türkiye’de her yıl 4,5- 5 milyon hektar arazi, yani 50 milyon dönüm araziyi biz nadasa bırakıyoruz. Topraklar çorak, 2 sene üst üste buğday vermiyor. Şimdi biz bu aspiri nadasa bırakmadan hasat ettiğimiz buğdayın üstüne ekebiliyoruz. Bunun makinesine de yine yüzde 50 destek getirdim. Böylelikle maliyetinin yüzde 70’ini destek olarak ödüyorum. Bir yıl tarla boş kalmayacak. Ayrıca çiftçi anızla uğraşıp onu yakmak zorunda kalmayacak. Anızın üzerine aspir ekin hiçbir problem yok. Bu vesileyle toprak, buğday ve arpa hasadından sonra boş kalmayacak, aspir ekilecek tekrar seneye buğday, arpa ekilebilecek” diye konuştu.

Çiftçinin haklı olarak aspiri ektikten sonar satma endişesi olduğuna değinen Bakan Eker, şunları söyledi: “Aspirin alıcısı hazır, bu konuda endişeye gerek yok. Çünkü Türkiye bu yağı zaten dışarıdan alıyor. Dışarıdan yağ alacağına Anadolu bozkırlarında yetişen kendi ürünümüzü, kendi yağımızı neden kullanmayalım. En çok destek verdiğim ürün aspir. Kilogram başına 45 kuruş prim desteği var. Kilogram başına 5-6 kuruş da diğer destekler var. Bir kilogram aspir için verilen destek 50 kuruşu geçiyor. Aspir dönüm başına 120- 150 kilo veriyor. Bunu suladığınız zaman 250 kiloya kadar çıkar. Burada zaten kurak şartlarda buğday ektiğinizde de dönüm başına alacağınız verim 150-200 kilogram. Buğdaydan daha fazla geliri olan, daha fazla para kazandıran bir bitki. Türkiye’de 4,5-5 milyon hektar alan, yaklaşık 50 milyon dönümlük alan her sene boş yatıyor, nadasa bırakılıyor. Biz bunun 1 milyon hektarına yani 5’te birine aspir eksek ki çok rahat yapabiliriz. Türkiye’nin yağ ihtiyacının önemli bir kısmını çözeriz. Artık ithalat yapmak durumunda kalmayız.”

Bakan Eker, aspirin üzerindeki sarı kırmızı renkli çiçeklerin de safran gibi yemeklerde kullanıldığına işaret ederek, gıda ve kimya sanayinde de kullanıldığını ancak en önemli kullanım alanının yağ sanayi olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından Bozdağ ve Eker, aspir eken çiftçilere plaket taktim etti. İlçe Müftüsü Mükremin Çabuk’un hasat duasının ardından Başbakan Yardımcısı Bozdağ ve Bakan Eker, biçerdövere binerek aspir hasadı gerçekleştirdi.

Yozgat programı çerçevesinde Başbakan Yardımcısı Bozdağ ve Bakan Eker Belediye Başkanlığı, Ak Parti il teşkilatı,Et ve Süt Kurumu’nu da ziyaret ederek temaslarda bulundu. Ardından Tarım Sektörü Ortak Akıl Toplantısı’na katıldılar.Başbakan Yardımcısı Bozdağ ile AK Parti Yozgat İl Başkanlığı tarafından bir alışveriş merkezinde düzenlenen iftara katılan Bakan Eker gündemdeki konulara da değindi. ​

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3498-en_cok_destek_verilen_urun_aspir.html

Av Yaban Hayatında Yeni Dönem

Avcılar artık Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi ile avlanma kotalarını ve avlanma izin belgelerini internet üzerinden alarak belirlenen koşullarda avlanacaklar. Türkiye’deki binlerce avcıyı ve av hayatını yakından ilgilendiren Avlak Yönetim Bilgi Sistemi yürürlüğe girdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Özyanık, Türkiye’de av ve yaban hayatı kaynaklarının doğru kullanılmasını amaçladıklarını söyleyerek, “Yeni sistemle birlikte kota sistemine geçilecek ve avcı sayısı azalırken, avlaklarda verim arttırılacak” dedi…

 Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık; ülkemizde 1937’de yürürlüğe giren ve 2003 yılına kadar uygulanan 3167 sayılı mülga Kara Avcılığı Kanunu’nun birçok av hayvanı türünün nesillerinin bazı yörelerde tükenmesine, bazı yörelerde de tehlike altına düşmesine neden olduğunu anımsattı. Genel ve devlet avlaklarının tesisiyle ilgili faaliyetlerin 2010 yılında başlatıldığını ifade eden Özyanık, “Bu tarihten günümüze kadar olan süre içerisinde 90 genel avlak ve 139 devlet avlağı olmak üzere toplam 229 avlak tesis edilmiştir. 2013-2014 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararında ilan edilen 229 avlak yaklaşık 5.7 milyon hektar alan kaplamakta ve ülkemizde avlanmaya uygun olduğu tahmin edilen 60 milyon hektarlık alanın yüzde 9.5’ine tekabül etmektedir. Ülkemizde avcılığa elverişli alanların geri kalan 54.3 milyon hektarlık kısmında avcılık MAK’ın belirlediği ava açık sahalarda ve günlük avlanma limitleri çerçevesinde devam etmektedir” dedi.

– Kotalar kadar hasata izin

Ahmet Özyanık, söz konusu avlaklarda avcılığın tür bazında belirlenen yıllık avlanma kotaları çerçevesinde düzenlendiğini kaydetti. Özyanık, “Herhangi bir av hayvanı türünün av döneminde kaç adet avlanacağının belirlenmesi amacıyla o av hayvanı türünün avlak sahasında kullandığı alan büyüklüğü, popülasyon yoğunluğu, üreme potansiyeli ve yaşama oranları gibi popülasyon dinamiğine ilişkin bilgiler ile ekosistem taşıma kapasitesini temel alan bir formül kullanılmaktadır. İlan edilen genel ve devlet avlaklarında avına izin verilecek türler ve bu türler için günlük avlanma limitleri, avlanma süreleri ve zamanlarının belirlenmesinde MAK kararları esastır. Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir av dönemi için belirlenen kotalar kadar hasat yapılmasına izin verilmektedir” diye konuştu.

– AVBİS programı geliştirildi

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık, 2010 yılından beri yapılan bu uygulamada, ilan edilen avlaklarda avlanmak isteyen avcıların il şube müdürlüklerinden avlanma izin belgesi alarak tercih ettikleri avlaklarda avlandıklarını da hatırlattı. Özyanık, “Ancak, avcılarımızın il şube müdürlüklerine başvurmadan avlanma kotalarını ve avlanma izin belgelerini internet üzerinden alabilmelerini sağlamak için Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi (AVBİS) adlı bir program geliştirilerek 2013-2014 av döneminde uygulamaya konmuştur. Avcılık belgesi olan ve avlanma izin kartı alan avcılarımız avlanma izin belgesini AVBİS aracılığı ile internet üzerinden alarak MAK kararında ilan edilen genel ve devlet avlaklarında belirlenen koşullar çerçevesinde avlanabilecektir” dedi.

– Yeni avlanma şartları

Söz konusu sistemle birlikte ilan edilen genel ve devlet avlaklarında haftanın 7 günü av yapılabileceğini anımsatan Genel Müdür Özyanık, sistemin getirdiği diğer değişiklikleri şöyle sıraladı: “Herhangi bir avcı gün içerisinde yalnızca bir avlakta avlanabilecek, her bir avlakta bir gün için en fazla toplamda bir kanatlı ve bir memeli veya 2 kanatlı ya da 2 memeli tür avlayabilecektir. İl geneli avlanma izin kartı alan avcıların ilan edilen genel ve devlet avlaklarında avlanacağı gün sayısı her bir avlakta en fazla 12 gün olarak belirlenmiştir. Ülke geneli avlanma izin kartı alan avcıların ilan edilen genel ve devlet avlaklarında avlanacağı gün sayısı ise her bir avlakta en fazla 6 gün olarak belirlenmiştir. Herhangi bir tür için belirlenen kotanın en az yüzde 50’si en fazla yüzde 70’i il geneli avlanma izin kartı alan avcılara kullandırılacaktır. Geri kalan kotalar ülke geneli avlanma izin kartı alan avcılar tarafından kullanılacaktır.”

– Avcılar için kanun değişikliği

Avcıların av kaynaklarına sahip çıkmasının büyük önem taşıdığına da dikkat çeken Ahmet Özyanık şöyle devam etti:

“Özellikle kaçak avcılıkla etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi ve yasal avcılarımızın avlanma haklarının korunması maksadıyla uygulamaya konulan ve Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın üzerinde titizlikle durduğu genel ve devlet avlaklarının tesisi, planlı, kontrollü ve kotalı avcılığın ülkemizde gerçekleştirilmesi avcı kuruluşlarımızın işbirliği ve desteği olmadan mümkün görülmemektedir. Ülkemizdeki avcı kuruluşlarının Bakanlığımızın çalışmalarına yapmış oldukları katkılar her geçen gün artmaktadır. Yaban yaşam alanlarının yönetimi ve işletilmesinin avcılara emanet edildiği gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde sürdürülebilir avcılığın sağlanabilmesi için avcılarımızla işbirliği içerisinde çalışmak onlara güvenmek durumundayız. Bu nedenle de avcı kuruluşları ile daha etkin işbirliği yapılabilmesi için yasal engellerin kaldırılması maksadıyla 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun bazı maddelerinin yeniden düzenlenmesi yönünde girişimler başlatılmıştır. Teklif edilen yeniliklerden bir tanesi avcı kuruluşları ile avlakların işletilmesi hususunda işbirliği yapılabilmesidir. Bu teklifin kanunlaşması durumunda tescil edilen avlakların avcı dernekleri ile işbirliği içerisinde işletilmesi planlanmakta ve türler bazında belirlenen kotaların somut veriler olması itibariyle işbirliğinin temelini oluşturacağı düşünülmektedir.”

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3509-av_yaban_hayatinda_yeni_donem.html

Sayın Valimizin Bazı İcraatları

Sayın Valimiz Dursun Ali ŞAHİN’e İlimizde yaptığı Valilik görevi süresince aşağıda belirtilen hizmetlerin yanında, Şebinkarahisar İlçemize, özellikle Meryemana Manastırı ile ünlü Kayadibi Köyüne, yapmış olduğu çalışmalar ve göstermiş olduğu özel alakadan dolayı, kendisine şükranlarımızı sunarız.
Mine ÇİFTÇİ                                                                                                                         Şebinkarahisar & Kayadibi Köyü Adına

Sayın Valimiz Dursun Ali Şahin tarafından Giresun’da yapılan bazı önemli işler şu şekildedir;  ADA   •Kazı çalışması yapıldı •Işıklandırıldı. •Kuşların sosyal yaşantıları internet aracılığıyla dünyaya yayılıyor. KALE •Teleferik Projesi onayı alındı. •Mescit yapımı için proje çalışmaları son safhada. •Kale yoluna köprü yaptırılarak genişletildi.

·    Büyük oranda restorasyonu yapıldı ve devam ediyor. •Yıl boyunca bakım ve temizliği yapıldı. •İnternet aracılığıyla Giresun’un güzelliği 3 kamerayla tüm dünyaya gösterilecek. Çalışmalar son safhada. •Güvenlik amacıyla kamera sistemi kuruldu. Giriş çıkışlar kontrol altına alındı. •Kurban Dede Mezarlığı onarıldı. •Kale’ye büyük bir ihtiyaç olan Mescit yaptırılması için sponsor temin edildi. Mescidin projesi çizdirildi. Belediye Meclisinde onay aşamasında.

YAYLALAR

  •Kaçak yapılaşmanın ve işgallerin önlenmesi için yoğun çaba sarf ediliyor. •Kümbet Yaylasına karakol yapıldı. •Kümbetteki evler ahşap kaplama ile kaplattırılıyor. •Kümbet’in büyük bir bölümü için kentsel dönüşüm müracaatı yapıldı. Önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu Kararı bekleniyor. •Kümbet yolu asfaltlandı. •Kümbete mezbahane ve tuvalet yaptırıldı. •Bektaş Yaylası modernleştiriliyor. •Bektaş Yaylasına mezbahane yapım işi ihale edildi. •Erimiz – Kulakkaya yolunun bir bölümü onarıldı. Çalışmalar hızla devam ediyor.

 MERYEM ANA MANASTIRI

  •Şebinkarahisar Meryemana Manastırının restorasyonunun  büyük  bir bölümü tamamlandı. Tuvalet ve lavabo yapımı devam ediyor. •Manastıra 500 metre uzunluğunda yol yapılarak ulaşımı sağlandı. •Askerlik Şubesi yanında bulunan Meryem ana Kilisesinin onarımı sağlandı. Çevre düzenlemesi yapım işi ihale edildi.

ÇEVRE

  •Harşit vadisindeki düzenlemeyle kaçak malzeme alımının önüne geçildi.  Ayda en az 100 bin TL. Özel İdareye kazanç sağlanıyor. Bu sayede Tirebolu’nun içme suyu için oluşabilecek olumsuzluklarda giderilmiş oldu. •Görele Çavuşlu Beldesine Katı Atık Bertaraf Tesisi yapımına başlanıldı. Tesisin yaklaşık % 90’ı tamamlandı. Ayrıca 2 ayrı noktada aktarma istasyon yerleri belirlenerek projeleri tamamlandı. •Temin edilen 2 çöp kamyonuyla yayla ve merkezde bazı büyük köylerin çöplerin toplanması devam ediyor. •Köylerin yol kenarlarına 10 bin meyve fidanı dikildi. Bunun için traktör alındı. •Karayolu kenarlarındaki çirkin görünümlerin giderilmesi çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Sıvasız ve boyasız binaların özellikle karayolu kenarlarındaki binalardan % 70 nin boyası ve badanası yaptırılarak çevreye uyumlu hale getirildi. •Karayolları kenarlarına ve yayla yollarına yeni modern tuvaletler yapıldı(Espiye-Gülburnu, Tirebolu sınırlarında bulunan Mavi-Yeşil restorandın yanı, kümbet yolunda Güdül köyü, Bektaş yaylası ve Kümbet yaylası. Tirebolu Özlü köyündeki tuvalet yapımı ise devam etmektedir.). Ayrıca bazı tuvaletlerde onarımdan geçiriliyor. •Karayolları kenarları ağaçlandırıldı.

ÖZEL İDARE

  •Tirebolu’da 85 dönümlük hazine arazisi üzerine yapılan Konkasör Tesisleri Hizmete girdi. •Konservatuar açılışı gerçekleştirildi. •Yapımına başlanılan İl Özel İdare binasının yaklaşık % 15’i tamamlandı.   •Yine yapımına başlanılan Gençlik Merkezi inşaatının yaklaşık % 60’ı tamamlandı.   •Özel İdareye 7 adet greyder satın alındı. Ayrıca çeşitli nitelikte araç takviyesi yapıldı. •Harşit Vadisine Parke Üretim Tesisi kurularak üretime geçti. Aynı zamanda Pomza Ytong biriket üretecek. •Kuraklık nedeniyle su sıkıntısı çeken köylere 3 araçla su dağıtımı yapılıyor. •Tehlike arz ettiğinden Eski Kültür Merkezi yıkıldı. Yeni Kültür Merkezi için belediyeden 2 dönümlük yer satın alındı. Projesi tamamlanmak üzere. •Ülper’e yeni Tamir ve Bakım Atölyesi kuruldu, çevre düzenlemesi yapıldı. •Kum ve çakıl üretimini sağlayacak seyyar konkasör alındı.

SOSYAL HİZMETLER

  •Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ait arazinin tahsisi sağlanarak Huzurevi inşaatına başlanıldı. İnşaatın yaklaşık % 15’i tamamlandı. •Kadın Özürlü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi yapımı için Giresun Belediyesine ait Samanlık Kıranı İlk Öğretim Okul yerinin 29 yıllığına tahsis edilmesi sağlandı. Alınan yere engelli okulu yapılacak.   •Özürlü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinin arka bahçesine Sosyal Tesis yapımını Özel İdareden ilave ödenek aktarılarak yapımını sağlandı.

VALİLİK BİNASI

  •Bina içinde onarım çalışmaları yapıldı. Yapılan ek odalarla çalışma ortamları rahatlatıldı. Modern toplantı salonu yapıldı. Koridorlar granitle kaplatıldı. •Bahçe düzenleme çalışmaları yapıldı. •Valilik önüne ses ve ışığa duyarlı havuz yapıldı. •Valilik WEB sitesi yenilendi. Haberlerin İngilizce, Arapça, Rusça ve Almanca çevirisi yapılıyor. Yeni turizm sitesi yapıldı. •Valilik önüne portatif tribün hizmete sunuldu. •Valiliğimiz internet sitesi görüntülü yayına geçti. Cep telefonlarında izlenebilir hale geldi.

DİĞER

  •Fındık işçileri için Giresun Merkez, Tirebolu ve Bulancak ilçelerinde modern Geçici Konaklama Yerleri yapıldı. •Özel İdarenin parası bir bankada toplanarak yıllık yaklaşık 800 bin TL. ek kaynak sağlandı. Bütçe dışında kaynak temin edilerek çok sayıda köyün yolu, suyu, camisi ve okuluna destek sağlandı. •Giresun genelinde işyerleri denetlenerek kurallara uyanlara hijyenik olanlara Teşekkür Belgesi verildi. Çok iyi durumda olanlar altınla ödüllendirildi. •HES yetkilileri ile toplantı yapılarak ÇED raporuna uymaları konusunda uyarıldı. •Giresun’daki O.S.B.nin eksiklerinin tamamlanması çalışmaları devam ediyor. Ayrıca Bulancak’a kurulacak  olan 2. O.S.B. de çalışalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Kamulaştırılmasının % 70’i tamamlandı. İmar planı çalışmaları devam ediyor.

·    10 numara yağ mücadelesine devam edildi.

·    2 petrol platformunun ilimize gelmesi Valiliğimizin gayretiyle sağlandı. 3. Platformun Eylül

    2013 de gelmesi sözü alındı.

·    Ezanın canlı okunması sağlandı.

·    Eko-turizm projesi kapsamında Bulancak İnece köyü ve Piraziz Şeyhli Mahallesi bu projeye

    dahil edildi. İki merkeze yaklaşık 1300 kişi gelmesi sağlandı.

·    Belediye ve bazı köylerin katılımıyla Turizm Alt Yapı Hizmet Birliği kuruldu.

·    Okuma-yazmada 10. Sıraya yükselindi. İl genelinde % 87 olan okur-yazarlık oranı % 97’ye

    çıkarıldı.

·    Daha fazla yol yapabilmek amacıyla Seninde köyünde 1 Metre Yolun Olsun Kampanyası

    başlatılmıştır. Kampanya çerçevesinde yaklaşık 5 milyon TL. lik  vatandaş katkısı sağlanmış

    oldu. Kampanya ile daha fazla asfalt ve beton yol yapıldı.

·    Kent Arşivi kuruldu.

·    Piraziz ilçesinde Piraziz ve Şeyh İdris, Bulancak ilçesinde Şeyh Musa, Alucra Boyluca Seyyid

    Mahmud Çağırgan Veli Hazretlerinin türbeleri yaptırıldı. Şeyh İdris Türbesinin çevre

    düzenlemesi devam ediyor. Ayrıca çok sayıda tarihi çeşmenin onarımı da yaptırıldı. •Şebinkarahisar’da fidan üssü kuruldu. İl Özel İdaresi, Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü’nün katkılarıyla 97 dönümlük arazi üzerine ceviz, kızılcık ve dut fidanları üretimine başlanıldı. Fidanların çiftçilere ücretsiz olarak dağıtılacak.

•Afet Konutlarının (108) temeli atıldı.

•Aksu Şenliklerinde 2 kez Türk Yıldızlarının gösterimi sağlandı. 3. sünün sözü alındı

•İl genelinde tarihi yerlerin levhalandırma çalışması yapıldı.

•Kent müzesi için Zeytinlik Mahallesindeki Kolin A.Ş. nin onardığı tarihi bir evin özel idareye tahsisi sağlandı.

•Espiye Spor Salonu yapımı sağlandı.

•Gece görüşüne haiz helikopter pisti yapıldı. Ayrıca Kümbet’e de yapılacak.

•Berber ve kuaförlerin daha hijyenik olması için çalışma başlatıldı. Her kuaförde kandan    bulaşabilen hastalıkların önlenmesi amacıyla atık kutuları oluşturuldu.  Stabilizatör cihazı    kullanılması sağlandı. Ayrıca erkek kuaförlerde kişisel eşyalar için özel çekmeceli dolaplar    yapılması çalışmalarına başlanıldı.

•Vali Konağı altındaki surların temizliği yapılarak ışıklandırıldı.

•Fiyale yolu yapılarak ulaşıma açıldı.

•Başta resmi kurum ve kuruluşların yemekhaneler olmak üzere il genelinde tüm lokantalarda    masa üzerinden tuzlukların kaldırılması sağlandı.

•Yine il genelinde çaylar ambalajlı tek şeker olarak servis edilmeye başlandı.

•Tüm memurlara Masa Başı Egzersiz programı uygulaması başlatıldı.

• Giresunspor’a önemli destek sağlandı.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=12784

Türkiye’nin Petrolü Meyve Sebze

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin tarımda olağanüstü bir potansiyel barındırdığını sadece meyve ve sebzenin bile ülke için önemli bir kazanç kapısı olduğunu bildirerek, ‘Türkiye’nin petrolü meyve sebze. 2000-2013 döneminde 58,7 milyar dolarlık yaş meyve, sebze, kuru meyve, fındık ve mamulleri ihracatı yapıldı’ dedi.   Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2000 yılı dahil 2013 yılı ağustos ayına kadar geçen 13 yıl 7 ayda tarımdaki toplam ihracatının 148,1 milyar dolara, bitkisel ürünlerdeki toplam ihracatın ise 111,4 milyar dolara ulaştığını, buna göre tarımdaki toplam ihracatın yüzde 40’a yakını, bitkisel ürünlerdeki ihracatın ise yarıdan fazlasının yaş meyve, sebze, kuru meyve ve fındık ve mamullerinden oluştuğunu belirtti.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) rakamlarına göre, 2000-2013 (Ocak-Temmuz) döneminde 18,2 milyar dolarlık yaş meyve sebze, 17,3 milyar dolarlık fındık ve mamulleri, 11,7 milyar dolarlık meyve ve sebze mamulleri, 11,5 milyar dolarlık da kuru meyve ve mamulleri ihracatı yapıldığını vurguladı.

YAŞ MEYVE VE SEBZE ÜRETİMİ 45,6 MİLYON TON  Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminden yüzde 2,4 payla dünyanın önde gelen yaş sebze ve meyve üreticilerinden biri olduğunu, 2012 yılında 45,6 milyon ton yaş sebze meyve ürettiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

 ‘2000-2011 döneminde 396 milyon 750 bin dolar olan yaş meyve ve sebze ihracatı 2 milyar 335 milyon 772 bin dolara, 362 milyon 318 bin dolar olan meyve ve sebze mamulleri ihracatı 1 milyar 204 milyon 331 bin dolara, 418 milyon 923 bin dolar olan kuru meyve ve mamulleri ihracatı 1 milyar 370 milyon 830 bin dolara, 587 milyon 910 bin dolar olan fındık ve mamulleri ihracatı 1 milyar 759 milyon 111 dolara çıktı.

2012 yılında, 2011 yılına göre, yaş meyve sebze ihracatı, yüzde 6,46 azalarak 2 milyar 184 milyon 807 bin dolara, kuru meyve ve mamulleri ihracatı yüzde 0,24 düşüşle 1 milyar 367 milyon 830 bin dolara inerken, meyve ve sebze mamulleri ihracatı, yüzde 4,80 artarak 1 milyar 262 milyon 119 bin dolara, fındık ve mamulleri ihracatı yüzde 2,65 artarak 1 milyar 805 milyon 461 bin dolara yükseldi.

 Bu yılın Ocak-Temmuz dönemi verilerine göre, ihracatta yaş meyve ve sebzede yüzde 0,09, fındık ve mamullerinde yüzde 1,59 azalma, meyve sebze mamullerinde yüzde 5,13, kuru meyve ve mamullerinde yüzde 11,39 artış görüldü.’

YILLIK İHRACAT 6,6 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE Türkiye’nin 2010 yılında 6 milyar 86 milyon 429 bin dolarlık, 2011 yılında 6 milyar 670 milyon 44 bin, 2012 yılında ise 6 milyar 619 milyon 981 bin dolarlık yaş meyve, sebze, kuru meyve, fındık ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdiği bilgisini veren Bayraktar, şöyle devam etti:

 ‘Türkiye, tam anlamıyla meyve sebze cenneti. Üretici maliyetleri düşürülür, destek ve teşvikler artırılırsa, uygun rekabet koşulları sağlanırsa ve bilinçli tarım yapılırsa şu anda 6,6 milyar doları aşan yıllık ihracat, rahatlıkla üçe-dörde katlanır. Brezilya, çoğunluğu portakal suyu olmak üzere sadece meyve suyu ihracatından 2010 yılı verilerine göre, 2,3 milyar dolara yakın döviz kazanmaktadır. Türkiye, neden kazanamasın. Türkiye’nin potansiyeli fevkalade yüksek, pazarlara da Brezilya’dan daha yakın.

DÜNYADA İLK 10’DA 37 MEYVE VE SEBZEMİZ VAR Ülke olarak fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayvada dünya üretiminde birinci sıradayız. Karpuz, kavun, çilek, pırasada ikinci, elma, salatalık, yeşil biber, yeşil fasulye, kestane, Antepfıstığında üçüncü, domates, mandalina, ıspanak, cevizde dördüncü, patlıcan, böğürtlen, keçiboynuzunda beşinci, üzüm, kuru soğan, şeftalide altıncı, armut, limon, greyfurt, yeşil soğanda yedinci, bademde sekizinci, kabak, marul ve kivide dokuzuncu, havuç, portakal, karnabaharda onuncuyuz. İlk 10’da, 37 meyve ve sebze ürünümüz var. Meyve ve sebzedeki dünya sıralamamız, Türkiye gibi, yüzölçümünde orta boyutlu, dünya karasal yüzölçümünün yüzde 0,5’ini oluşturan bir ülke için inanılmaz bir çeşitlilik ve zenginliğimizin bir sonucudur. Çok değerli, iyi bir pazarlamayla dünya piyasalarında önemli yer edinecek ürünlerimiz var. Yeter ki değerlendirelim.’

Şemsi Bayraktar, üreticilerin rekabet gücünün artırılması bakımından maliyetlerin düşürülmesi, gübre, mazot, ilaçlama, depolama, ambalajlama, nakliye gibi unsurların mutlak surette desteklenmesi, girdilerdeki katma değer vergisi (KDV) oranlarının indirilmesi gerektiğini bildirdi.

 http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2013/08/09/turkiyenin-petrolu-meyve-sebze