Daily Archives: 14 Ağustos 2013

En Çok Destek Verilen Ürün Aspir

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Yozgat’ın Yenifakılı ilçesi Fehimli köyünde Aspir Tarla Günü’ne katıldı.  Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği tarla gününde konuşan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Türkiye’de aspir konusunda atılan tarihi adımın başlangıcının Yozgat’ta yapıldığını söyledi. Çiftçinin daha az emekle daha fazla üretip daha fazla kazanabileceğini ifade eden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’ın toprak yapısı ve ikliminin bu ürünün geliştirilebilmesi adına da son derece önemli olduğunu vurguladı. Aspirin yetiştirilip ülke ekonomisine kazandırılmasının da son derece önemli olduğuna dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları kaydetti: “Bu gün bu aspir ürününü ofis almıyor ama Türkiye’nin ihtiyacı, ofisin alımına ihtiyaç göstermeyecek durumda. Türkiye, aspirin neredeyse tamamına yakınını ithal ediyor.

O yüzden alıcı derdi olmayan, pazarı hazır olan bir ürün. Çiftçilerimiz bu konuda adım attığı taktirde karşısında alıcısını hazır bulabilecek, hem de ikinci ve daha verimli ve daha karlı ürünü ekme imkanı bulabilecek. Aspire verilen destek toplam maliyetin neredeyse yüzde 70’ine tekabül ediyor. Diğer ürünlerle mukayese edildiğinde bir pozitif ayrımcılık yapılıyor.”

Türkiye’de her alanda olduğu gibi tarım alanında da çok büyük gelişmeler yaşandığını belirten Bozdağ,şöyle devam etti: “Hayvancılık destekleri Türkiye genelinde 2002 yılında sadece 83 milyon liraydı ama 2012 rakamı 2,2 milyar lira. Değişim oranlarına baktığınızda yüzlerce kat arttığı görülebiliyor. Tarımsal sigorta yoktu ilk defa hükümetimiz döneminde getirildi. Telafi edici ödemeler 2002 yılında 40 milyon lira civarındaydı 2012 yılında 99 milyon lirayı geçti, 2013’ün ilk 6 ayında ise 104 milyonu geçmiş durumda. Kırsal kalkınma amaçlı destekler ilk defa ortaya konuldu. Hayvancılık ve diğer alanlarda önemli destekler ortaya konuldu. Türkiye 2002 yılında 1,9 milyar lira tarımsal destek verirken 2012 yılında 7,6 milyar lira tarımsal destek verdi. Artış tam yüzde 300. Üretimlerde de çok büyük artışlar yaşandı. Hayvansal hasıla 2002 yılında 5,9 milyar dolar iken şimdi 19,3 milyar dolar. Süt üretimi 2002’de 8,4 milyon tondu, 2012’de 17,4 milyon ton oldu. Kırmızı et üretimi 2002’de 421 bin ton iken 2012 yılında 916 bin ton olarak gerçekleşti, yüzde 118 artı. Her alanda büyük bir gelişmenin, değişmenin olduğunu görüyoruz.”

“En çok destek verdiğim ürün aspir”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker de Anadolu’nun buğdayın anavatanı olduğunu, aspirin de yer yüzündeki anavatanlarından birisinin Arap yarımadası ve Hindistan’la Türkiye olduğunu ifade etti. Aspirin kurağa dayanıklı yetişen bir bitki olduğunu, içindeki tohumun, çekirdeğin ortalama yüzde 40’ının yağ olduğunu belirten Bakan Eker, Türkiye’nin coğrafyası itibarıyla aspir yetiştirilmesine uygun olduğunu bildirdi. Kanola, soya gibi yağlı tohumların çok su istediğini ve Türkiye’de yetiştirilmesinin çok mümkün olmadığını ifade eden Bakan Eker, “Türkiye’de her yıl 4,5- 5 milyon hektar arazi, yani 50 milyon dönüm araziyi biz nadasa bırakıyoruz. Topraklar çorak, 2 sene üst üste buğday vermiyor. Şimdi biz bu aspiri nadasa bırakmadan hasat ettiğimiz buğdayın üstüne ekebiliyoruz. Bunun makinesine de yine yüzde 50 destek getirdim. Böylelikle maliyetinin yüzde 70’ini destek olarak ödüyorum. Bir yıl tarla boş kalmayacak. Ayrıca çiftçi anızla uğraşıp onu yakmak zorunda kalmayacak. Anızın üzerine aspir ekin hiçbir problem yok. Bu vesileyle toprak, buğday ve arpa hasadından sonra boş kalmayacak, aspir ekilecek tekrar seneye buğday, arpa ekilebilecek” diye konuştu.

Çiftçinin haklı olarak aspiri ektikten sonar satma endişesi olduğuna değinen Bakan Eker, şunları söyledi: “Aspirin alıcısı hazır, bu konuda endişeye gerek yok. Çünkü Türkiye bu yağı zaten dışarıdan alıyor. Dışarıdan yağ alacağına Anadolu bozkırlarında yetişen kendi ürünümüzü, kendi yağımızı neden kullanmayalım. En çok destek verdiğim ürün aspir. Kilogram başına 45 kuruş prim desteği var. Kilogram başına 5-6 kuruş da diğer destekler var. Bir kilogram aspir için verilen destek 50 kuruşu geçiyor. Aspir dönüm başına 120- 150 kilo veriyor. Bunu suladığınız zaman 250 kiloya kadar çıkar. Burada zaten kurak şartlarda buğday ektiğinizde de dönüm başına alacağınız verim 150-200 kilogram. Buğdaydan daha fazla geliri olan, daha fazla para kazandıran bir bitki. Türkiye’de 4,5-5 milyon hektar alan, yaklaşık 50 milyon dönümlük alan her sene boş yatıyor, nadasa bırakılıyor. Biz bunun 1 milyon hektarına yani 5’te birine aspir eksek ki çok rahat yapabiliriz. Türkiye’nin yağ ihtiyacının önemli bir kısmını çözeriz. Artık ithalat yapmak durumunda kalmayız.”

Bakan Eker, aspirin üzerindeki sarı kırmızı renkli çiçeklerin de safran gibi yemeklerde kullanıldığına işaret ederek, gıda ve kimya sanayinde de kullanıldığını ancak en önemli kullanım alanının yağ sanayi olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından Bozdağ ve Eker, aspir eken çiftçilere plaket taktim etti. İlçe Müftüsü Mükremin Çabuk’un hasat duasının ardından Başbakan Yardımcısı Bozdağ ve Bakan Eker, biçerdövere binerek aspir hasadı gerçekleştirdi.

Yozgat programı çerçevesinde Başbakan Yardımcısı Bozdağ ve Bakan Eker Belediye Başkanlığı, Ak Parti il teşkilatı,Et ve Süt Kurumu’nu da ziyaret ederek temaslarda bulundu. Ardından Tarım Sektörü Ortak Akıl Toplantısı’na katıldılar.Başbakan Yardımcısı Bozdağ ile AK Parti Yozgat İl Başkanlığı tarafından bir alışveriş merkezinde düzenlenen iftara katılan Bakan Eker gündemdeki konulara da değindi. ​

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3498-en_cok_destek_verilen_urun_aspir.html

Av Yaban Hayatında Yeni Dönem

Avcılar artık Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi ile avlanma kotalarını ve avlanma izin belgelerini internet üzerinden alarak belirlenen koşullarda avlanacaklar. Türkiye’deki binlerce avcıyı ve av hayatını yakından ilgilendiren Avlak Yönetim Bilgi Sistemi yürürlüğe girdi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Özyanık, Türkiye’de av ve yaban hayatı kaynaklarının doğru kullanılmasını amaçladıklarını söyleyerek, “Yeni sistemle birlikte kota sistemine geçilecek ve avcı sayısı azalırken, avlaklarda verim arttırılacak” dedi…

 Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık; ülkemizde 1937’de yürürlüğe giren ve 2003 yılına kadar uygulanan 3167 sayılı mülga Kara Avcılığı Kanunu’nun birçok av hayvanı türünün nesillerinin bazı yörelerde tükenmesine, bazı yörelerde de tehlike altına düşmesine neden olduğunu anımsattı. Genel ve devlet avlaklarının tesisiyle ilgili faaliyetlerin 2010 yılında başlatıldığını ifade eden Özyanık, “Bu tarihten günümüze kadar olan süre içerisinde 90 genel avlak ve 139 devlet avlağı olmak üzere toplam 229 avlak tesis edilmiştir. 2013-2014 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararında ilan edilen 229 avlak yaklaşık 5.7 milyon hektar alan kaplamakta ve ülkemizde avlanmaya uygun olduğu tahmin edilen 60 milyon hektarlık alanın yüzde 9.5’ine tekabül etmektedir. Ülkemizde avcılığa elverişli alanların geri kalan 54.3 milyon hektarlık kısmında avcılık MAK’ın belirlediği ava açık sahalarda ve günlük avlanma limitleri çerçevesinde devam etmektedir” dedi.

– Kotalar kadar hasata izin

Ahmet Özyanık, söz konusu avlaklarda avcılığın tür bazında belirlenen yıllık avlanma kotaları çerçevesinde düzenlendiğini kaydetti. Özyanık, “Herhangi bir av hayvanı türünün av döneminde kaç adet avlanacağının belirlenmesi amacıyla o av hayvanı türünün avlak sahasında kullandığı alan büyüklüğü, popülasyon yoğunluğu, üreme potansiyeli ve yaşama oranları gibi popülasyon dinamiğine ilişkin bilgiler ile ekosistem taşıma kapasitesini temel alan bir formül kullanılmaktadır. İlan edilen genel ve devlet avlaklarında avına izin verilecek türler ve bu türler için günlük avlanma limitleri, avlanma süreleri ve zamanlarının belirlenmesinde MAK kararları esastır. Genel ve devlet avlaklarında herhangi bir av dönemi için belirlenen kotalar kadar hasat yapılmasına izin verilmektedir” diye konuştu.

– AVBİS programı geliştirildi

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık, 2010 yılından beri yapılan bu uygulamada, ilan edilen avlaklarda avlanmak isteyen avcıların il şube müdürlüklerinden avlanma izin belgesi alarak tercih ettikleri avlaklarda avlandıklarını da hatırlattı. Özyanık, “Ancak, avcılarımızın il şube müdürlüklerine başvurmadan avlanma kotalarını ve avlanma izin belgelerini internet üzerinden alabilmelerini sağlamak için Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi (AVBİS) adlı bir program geliştirilerek 2013-2014 av döneminde uygulamaya konmuştur. Avcılık belgesi olan ve avlanma izin kartı alan avcılarımız avlanma izin belgesini AVBİS aracılığı ile internet üzerinden alarak MAK kararında ilan edilen genel ve devlet avlaklarında belirlenen koşullar çerçevesinde avlanabilecektir” dedi.

– Yeni avlanma şartları

Söz konusu sistemle birlikte ilan edilen genel ve devlet avlaklarında haftanın 7 günü av yapılabileceğini anımsatan Genel Müdür Özyanık, sistemin getirdiği diğer değişiklikleri şöyle sıraladı: “Herhangi bir avcı gün içerisinde yalnızca bir avlakta avlanabilecek, her bir avlakta bir gün için en fazla toplamda bir kanatlı ve bir memeli veya 2 kanatlı ya da 2 memeli tür avlayabilecektir. İl geneli avlanma izin kartı alan avcıların ilan edilen genel ve devlet avlaklarında avlanacağı gün sayısı her bir avlakta en fazla 12 gün olarak belirlenmiştir. Ülke geneli avlanma izin kartı alan avcıların ilan edilen genel ve devlet avlaklarında avlanacağı gün sayısı ise her bir avlakta en fazla 6 gün olarak belirlenmiştir. Herhangi bir tür için belirlenen kotanın en az yüzde 50’si en fazla yüzde 70’i il geneli avlanma izin kartı alan avcılara kullandırılacaktır. Geri kalan kotalar ülke geneli avlanma izin kartı alan avcılar tarafından kullanılacaktır.”

– Avcılar için kanun değişikliği

Avcıların av kaynaklarına sahip çıkmasının büyük önem taşıdığına da dikkat çeken Ahmet Özyanık şöyle devam etti:

“Özellikle kaçak avcılıkla etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi ve yasal avcılarımızın avlanma haklarının korunması maksadıyla uygulamaya konulan ve Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın üzerinde titizlikle durduğu genel ve devlet avlaklarının tesisi, planlı, kontrollü ve kotalı avcılığın ülkemizde gerçekleştirilmesi avcı kuruluşlarımızın işbirliği ve desteği olmadan mümkün görülmemektedir. Ülkemizdeki avcı kuruluşlarının Bakanlığımızın çalışmalarına yapmış oldukları katkılar her geçen gün artmaktadır. Yaban yaşam alanlarının yönetimi ve işletilmesinin avcılara emanet edildiği gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde sürdürülebilir avcılığın sağlanabilmesi için avcılarımızla işbirliği içerisinde çalışmak onlara güvenmek durumundayız. Bu nedenle de avcı kuruluşları ile daha etkin işbirliği yapılabilmesi için yasal engellerin kaldırılması maksadıyla 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun bazı maddelerinin yeniden düzenlenmesi yönünde girişimler başlatılmıştır. Teklif edilen yeniliklerden bir tanesi avcı kuruluşları ile avlakların işletilmesi hususunda işbirliği yapılabilmesidir. Bu teklifin kanunlaşması durumunda tescil edilen avlakların avcı dernekleri ile işbirliği içerisinde işletilmesi planlanmakta ve türler bazında belirlenen kotaların somut veriler olması itibariyle işbirliğinin temelini oluşturacağı düşünülmektedir.”

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3509-av_yaban_hayatinda_yeni_donem.html