Monthly Archives: Ekim 2013

Türkiye Keçi Sütünde Üretimini En Hızlı Arttıran Ülke

Türkiye sağlanan devlet destekleri ve soğuk zincir sistemlerinin kurulmasıyla keçi sütünde üretimini en hızlı artıran ülke oldu. Anne sütüne yakın değerlere sahip olmasıyla ünlü keçi sütünde Türkiye, son yıllarda yaptığı atakla üretimde dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi oldu. Şimdi üretimiyle iç talebi karşılamakta zorlanan keçi yetiştiricisi, Malezya’daki okullarda dağıtılmak üzere istenen sütü nasıl yetiştireceğini düşünüyor.

2010 yılında keçi sütünde ilk kez soğuk zincir sistemi kurarak, süt üretimini 5 katına çıkaran İzmir Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin Başkanı Özer Türer, keçi sütünün, bilimsel araştırmalara göre diğer süt türlerine göre sindiriminin kolay olması, zengin aroması ve süt ürünleri üretiminde daha iyi neticeler vermesi nedeniyle tercih sebebi olduğunu ifade etti.

Keçi sütüne son yıllarda oluşan taleple birlikte devletin de bu üretime önemli teşvikler getirdiğini kaydeden Türer, “Keçi sütünde litre başına destek 20 kuruş, inek sütünde ise 4 kuruş. Arada 5 kat fark var. Keçiyle ilgili yatırım yapmak isteyenlere yatırımın yüzde 75’i için sıfır faizli 7 yıl vadeli kredi sağlanıyor. Bu desteklerden yararlanmak isteyen çok sayıda girişimci çiftlik kurdu. Birçok büyükbaş çiftlik sahibi keçiye yatırım yaptı” dedi.

Özellikle İzmir’de kurulan soğuk zincir sayesinde üreticiye alım garantisi verdiklerini söyleyen Türer, 2010 yılında 250 bin ton olan üretimin bir yılda 272 bin tona çıktığını, geçen yılın rakamlarında da artışın katlanarak devam ettiğini vurguladı.

Türkiye’nin keçi sütünün yıldız ülkesi olacağını söyleyen Türer, yerel kıl keçilerinin süt veriminin artırılması için yapılan çalışmalardan netice alınmaya başladığını, bundan sonraki yıllarda Türkiye’nin bu alandaki gücünü daha da artıracağını, keçi yetiştiriciliğinin önemli bir istihdam kapısı haline geleceğini savundu.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD3513_turkiye-keci-sutunde-uretimini-en-hizli-arttiran-ulke-.html

Çiftçi İçin Yeni Fırsat Kapısı Kültür Mantarı Üretimi

Şemsi Bayraktar, binlerce çiftçi ailesinin geçim kaynağı haline gelen mantar üreticiliğinin her yıl daha da geliştiğini belirtti. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, binlerce çiftçi ailesinin geçim kaynağı haline gelen mantar üreticiliğinin her yıl daha da geliştiğini belirterek, “2004 yılında 15 bin ton olan kültür mantarı üretimi, 2012 yılında 33 bin 750 tona çıktı” dedi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, yaptığı açıklamada, besin değeri açısından mantarların, demir, bakır, magnezyum ve potasyum gibi çeşitli mineraller, B, C ve D vitaminleri içerdiğini belirtti. İyi bir karbonhidrat sağlayıcısı olan mantarların yüzde 19-35 oranıyla yüksek kalitede protein kaynağı olduğunu vurgulayan Bayraktar, içeriğindeki polisakkaritlerden dolayı sağlık açısından yarar taşıdığına dikkati çekti.Bu ve bunun gibi sebeplerden dolayı dünyada tüketim acısından önemli bir yere sahip olan mantarların, yüzde 6’sının tıbbi açıdan önemli oldukların vurgulandığı bilgisini veren Bayraktar, ayrıca geleneksel Çin tıbbında da mantarların halen kullanıldığını belirtti.

Türkiye’de uzun bir geçmişe sahip olmayan kültür mantarcılığının, son yıllarda hızlı bir gelişme gösterdiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:“2004’te 15 bin ton olan mantar üretimimiz, 2012 yılında yaklaşık 33 bin 750 ton olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’de özellikle büyük kentlerde tüketimi hızla artan kültür mantarı, çiftçi için yeni fırsat kapısı oldu. Binlerce çiftçi ailesinin geçim kaynağı haline gelen mantar üreticiliği, her yıl daha da gelişmektedir.Türkiye’de kültür mantarı üretimi Akdeniz, Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde yaygın olarak yapılmaktadır. Ülkemizin kültür mantarı üretiminin 2012 verilerine göre yüzde 73’ünü Akdeniz Bölgesi üretmektedir. Kültür mantarı üretimimizin büyük bir kısmını oluşturan Akdeniz Bölgesi’nde kültür mantarı üretim miktarının yüzde 72’sini tek başına Antalya’nın Korkuteli İlçesi’nde yapılmaktadır. Antalya’nın Korkuteli İlçesi, 17 bin 739 ton kültür mantarı üretimiyle toplam ülke üretiminin yarısından fazlasını karşılıyor. Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde ise üretim miktarı çok azdır.”Karadeniz Bölgesi’nde arazi yapısının sınırlı, parçalı ve engebeli olmasının tarımsal faaliyetleri engellediğini vurgulayan Bayraktar, “Bu engele karşın; bölgenin iklim koşullarının uygunluğu, yıl boyu düşük maliyetle mantarcılığın yapılabilmesine olanak tanımaktadır. Bu sebeple üretimi yapılan tarımsal faaliyetlere ek üretim kaynaklarının araştırılması, çiftçi ailelerinin gelir seviyelerinin iyileştirilmesi çalışmaları içinde, kültür mantarcılığının yaygınlaştırılması konusunun önemi artmaktadır” dedi.

Üretim ve tüketim artışına rağmen, Türkiye’de kişi başına yıllık kültür mantarı tüketiminin 580 gramla, 2-2,5 kilogram olan Avrupa Birliği ülkelerinin oldukça gerisinde kaldığını belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi: “Ülkemizde kişi başına tüketilen mantar miktarı, Avrupa Birliği ülkelerinin kişi başına düşen yıllık tüketiminin çok altındadır. Ülkemizin mantar üretimine uygun bir yapısı olmasına rağmen, kişi başına mantar tüketiminin yetersizliği mantar üretiminin gelişmesi açısından bir sorundur.  Mantar yetiştirilecek olan alanın nemi, ısısı ve havalandırması kontrol edilebilecek şekilde olmalıdır. Ülkemizde mantar üretimi, yılın belli mevsimlerinde boş kalan soğuk hava depolarında, seralar ve modern mantar işletmelerinde, mağaralarda ve genellikle evlerin kullanılmayan bodrum katlarında yapılmaktadır. Atıl durumda bulunan mağaraları, devletin değerlendirilmesi gerekir. Bu sayede üreticilerimize mantar üretimi için uygun alan oluşturulmuş olacaktır.  2008 yılında kilogramda 3,37 lira olan üreticinin eline geçen fiyat seviyesi, 2009 yılında 3,35 inmiş, 2010 yılında 3,91 liraya çıkmış, 2011 yılında 3,76, 2012 yılında ise 2,80 liraya düşmüştür.” Bodrum katlarında yapılan mantar yetiştiriciliğinin üreticilere ekonomik olarak ek bir getiri sağlamasının girdi masraflarının yüksek olmasına bir nebzede olsa tampon görevi yaptığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bunun yanı sıra küçük aile işletmeciliği şeklinde üretilen mantarların üretim yerlerinin çoğunluğunun arsa statüsünde olmasından dolayı, üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtları yapılmamakta, bundan dolayı da desteklerden yararlanamamaktadırlar. Ayrıca ÇKS kayıtları yapılmadığı için Sebze Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili hükmü nedeniyle 1 Ocak 2014 tarihinde sona erecek olan geçiş döneminden sonra alıcılar, üreticiler adına bildirimde bulunamayacaklar ve dolayısıyla üreticilerimiz ürünlerini pazarlamada sorunlar yaşayacaklardır. Üreticilerimizin bu sorununun çözülmesi için arsa vasfında olan araziler üzerinde örtü altı yetiştiricilik yapan üreticilere getirilen ‘Örtü Altı Kayıt Sistemi’ne benzer bir ‘Mantarcılık Kayıt Sistemi’nin getirilmesi şarttır.  Mantar üretim maliyetinin en önemli girdisi olan komposttan alınan katma değer vergisinin (KDV) indirilmesi de birim maliyetlerin düşmesini sağlayacak ve tarımsal üretime ek gelir olarak yapılan mantarcılığa üreticilerimizi teşvik edecektir.” Bayraktar, taze mantar üretiminin yanı sıra, pazar isteklerine uygun olarak konserve, kurutma ve benzeri şekillerde ürünlerin pazarlanabilmesi için ihtiyaç duyulan tesislerin kurulmasına yönelik verilen hibelerin yanı sıra, verilecek olan düşük faizli kredilerin ülke mantarcılığının gelişimine hız kazandıracağını bildirdi.

http://www.iha.com.tr/ekonomi/ciftci-icin-yeni-firsat-kapisi-kultur-mantari-uretimi/306432

Kurban Bayramı

Kurban Bayramınızı kutlar, sağlık,  mutluluk ve esenlikler dileriz…

 

                                                               ŞebinTürk  Ailesi

Hazine Arazileri Ceviz Üreticilerine Tahsis Edilecek

Kırşehir Valisi Özdemir Çakacak, cevizi ile ünlü Kaman ilçesinde büyük çapta üretim yapmak isteyenlere Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hazine arazisi tahsis edileceğini söyledi. Çakacak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ince kabuğu ve lezzeti ile ünlü Kaman cevizinin üretiminin artırılması ve tanıtılması için çalışma yapıldığını belirtti. İl Özel İdaresinin ceviz serası kurmak isteyenlere destek verdiğini ifade eden Çakacak, Kaman merkezde bu yönde bir sera kurularak ceviz fidanı üretimine başlandığını vurguladı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, Ceviz Eylem Planı’nı geçen yıl Kaman ilçesinden başlattığını hatırlatan Çakacak, özellikle kullanılmayan boş hazine arazilerinin ceviz üretimine tahsis edilmesi için çalışmalar yapıldığını aktardı.

Çakacak, şunları kaydetti:

“Kaman cevizi ülke çapında isim yapmış, marka olmuş bir ceviz ama bu markanın hakkettiği üretimi şu anda yapamıyoruz. Şu anda 17 bin 133 dekar alanda ceviz üretimi yapılıyor. Bunu arttırmamız gerekiyor. Bu konuyla ilgili Orman ve Su İşleri Bakanlığı yönetmelik çıkardı. Eskiden özel şahıslara 1 yılda arazi tahsisi yapılamıyordu. Yönetmelik değişikliği yapılması bekleniyordu. O yönetmenlik değişikliği de yapıldı. Büyük çapta üretim yapmak isteyenler Orman ve Su İşleri Bakanlığına müracaat ettiklerinde hazine arazisi tahsis edilecektir. Katma değeri yüksek bir ürün olan ceviz yetiştiriciliğini Kaman’da daha da geliştirmek durumundayız.”

http://www.dunya.com/hazine-arazileri-ceviz-ureticilerine-tahsis-edilecek-204285h.htm

TARSİM Çiftçiye Bire İki Kazandırdı

Türkiye’de 7 yılda Bakanlığa kayıtlı çiftçilerin yüzde 10,5’i sigortalı oldu. Türkiye’nin bu sistemi aldığı İspanya’da ise 33 yılda tarım sigortası oranı yüzde 37 olarak gerçekleşti. TARSİM Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kadak, 7 yılda 3 milyon 361 bin poliçe üretildiğini, 1 milyar 857 milyon lira pirim toplandığını, 812 bin poliçede de hasar oluştuğunu belirtti. Ramazan Kadak, “Bu poliçeler için çiftçilere 1 milyar 136 milyon lira hasar ödemesi yaptık. Bir de devletin yüzde 50 desteklerini eklerseniz çiftçinin verdiği 900 milyon liraya karşı devlet 950 milyon lira destek sağladı. İkisi toplanırsa çiftçinin yararlandığı rakam, 2 milyar lirayı geçiyor” dedi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TARSİM Genel Müdürü Kadak, TARSİM’in 2005 yılında çıkarılan kanunla kurulduğunu anımsattı. Bu sistemin temelde bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu ve devlet desteğiyle ayakta durduğunu belirten Kadak, TARSİM’in 6 branşta sigorta yaptığını, ayrıca bütün branşlarda yüzde 50 seviyesinde bir destek verildiğini bildirdi. Desteklerden yararlanmanın sigorta yaptırma, sigorta yaptırmanın da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili sistemlerine kayıtlı olma şartına tabi olduğunu kaydeden Kadak, kayıtlı olmayanların TARSİM ve desteklerden yararlanamadığına dikkat çekti.

TARSİM’in 6 branşta sigorta yaptığını anlatan Kadak, bunların “bitkisel ürün, sera, büyükbaş, küçükbaş, kanatlı hayvan ve kültür balıkçılığı” sigortaları olduğunu söyledi. Kadak, TARSİM olarak ilk poliçeleri 1 Haziran 2006 tarihinde toplamaya başladıklarını, o tarihten 31 Ağustos 2013 tarihine kadar 3 milyon 361 bin poliçe üretildiğini ve üretilen poliçelerle 1 milyar 857 milyon lira pirim toplandığını açıkladı. Poliçe sayısı ve pirimle 55 milyon 700 bin dekar alanı sigorta ettiklerini, sigortacılığın en önemli tarafınınsa hasar ödemesi olduğunu dile getiren Ramazan Kadak, bu süre zarfında 812 bin poliçede hasar oluştuğunu ve bu poliçeler için çiftçilere 1 milyar 136 milyon lira hasar ödemesi yaptıklarını da sözlerine ekledi.

Kadak, büyükbaş hayvan sigortası kapsamında 2006 yılından bu yana yaklaşık 1,5 milyona yakın hayvanı sigortaladıklarını, 2011 yılından bu yana da 672 bin küçükbaş hayvana sigorta yaptıklarını bildirdi.

“Bu Yıl 200 Milyon Lira Aldık, 381 Milyon Lira Ödeyeceğiz”

Bu yıl çiftçiden 200 milyon lira pirim aldıklarını ancak toplam 381 milyon lira hasar ödemesi yapacaklarını vurgulayan Kadak, “Bu yıl hasar yoğunluğu biraz fazla oldu ama ödemeler havuzdan yapılıyor. Burada ticari bir amaç yok. Hasar dosyasında bir eksiklik yoksa bir ay içerisinde ödeme yapılıyor” şeklinde konuştu.

Bu yıl 226 bin 900 baş süt hayvanı, 228 bin küçükbaş ve 36 bin baş da besi hayvanı sigortaladıklarını bildiren Kadak, Türkiye’de sisteme kayıtlı çiftçilerin sigortalanma oranının yüzde 10,5 civarında olduğunu belirtti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD3461_tarsim-ciftciye-bire-iki-kazandirdi.html