Monthly Archives: Aralık 2013

Tavuklar Aydınlıkta Daha Fazla Yumurtluyor

Tavukların kış aylarında gün ışığından yeteri kadar yararlanamadığından dolayı yumurta veriminin düştüğü açıklandı. Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Yemler ve Hayvan Besleme Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Ersin Şamlı, tavukların kış aylarında gün ışığından yeteri kadar yararlanamadığından dolayı yumurta veriminin düştüğünü açıkladı. Şamlı, günümüzde ticari olarak yapılan yumurta üretiminin büyük oranda kafes tavukçuluğu şeklinde olduğunu söyledi.

Yumurta üretiminde hayvanların dışarıda gezerek tavuk meralarından yararlandığı alternatif sistemlerin de geliştirildiğini belirten Şamlı, kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde, hayvan refahını daha çok gözetmeye çalışan, tavuk meralarında gezinme imkânı olan sistemlerin giderek yaygınlaştığını ifade etti.

Şamlı, çevre koruma ve hayvan refahına verilen önem ve bilinçlenme arttıkça hayvansal üretimin de bu yönde değiştiğini vurguladı.

Kış aylarında yumurta veriminin düştüğünü belirten Şamlı, “Kış aylarında, özellikle serbest tarzda ya da köy şartlarında yumurta üretimi yapan üreticilerin verimlerinin düştüğünü biliyoruz. Zaman zaman üreticiler bu sorundan dolayı bize danışıyorlar. Biz de elimizden geldiğince onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Şamlı, tavukların kış aylarında daha az yumurtladığının tespit edildiğini söyledi. Bu durumun güneş ışığının azlığından kaynaklandığını belirten Şamlı, şöyle devam etti:

“Tavuklar kış aylarında gün ışığından yeteri kadar yararlanamadığından yumurta verimleri düşüyor. Kış aylarında günler kısa ve güneş ışığı az oluyor. Tavukların yumurtlama döneminde en az 15 saat gün ışığına ihtiyaçları var. Kışın bu ışık süresi 9-10 saate düştüğü için yumurta verimleri düşüyor. Ayrıca çevresel şartlar da zorlaşmakta. Havaların soğuması ve yetersiz beslenme de yumurta veriminin düşmesinde etkili oluyor.”

http://www.tarimtv.gov.tr/HD3719_tavuklar-aydinlikta-daha-fazla-yumurtluyor-.html

Belgesi Olmayan Artık Hayvan Alıp Satamayacak

18.01.2012 tarih ve 28177 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Canlı Hayvan Ticareti Yapan Satıcıların Çalışma ve Denetlenmesi İle İlgili Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ve 24.12.2011 tarih ve 28152 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Hayvanların Nakilleri Sırasında Refahı ve Korunması Yönetmeliği” 2014 yılı başında yürürlüğe giriyor. Bu bağlamda İlçe Müdürlüklerimiz tarafından konu vatandaşlarımıza duyurularak müracaatlar alınmış ve 6 günde 7 gurup halinde nakliyeci, sürücü, nakliyeye eşlik eden bakıcı ve satıcıların (celep) eğitimlerine başlanmıştır.

İlk 2 gurubun eğitimi 19 ve 20 Kasım 2013 tarihlerinde İl Müdürlüğümüz Büyük Toplantı Salonunda, üçüncü gurubun eğitimi ise Karacabey İlçesinde gerçekleşmiş olup, geriye kalan 4 gurubun eğitimleri 26-27-28 Kasım 2013 tarihlerinde Yenişehir, İnegöl, Mustafakemalpaşa ve Orhangazi İlçelerinde yapılacaktır.Program dahilinde 7 grupta toplam 350 kişiye eğitim verilerek belgelendirilmeleri planlanmaktadır.

Konuyla ilgili açıklama yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ömer ÇELİK, 2014 yılında hayvan nakillerinde ve alım-satımlarında sıkıntı yaşanmaması için; nakliyeci, sürücü, nakliyeye eşlik eden bakıcı ve satıcıların (celep) eğitime tabi tutularak sertifikalandırılması ve kayıt altına alınması; ayrıca hayvan refahına uygun nakil araçlarının onaylanması gerekliliğine dikkat çekti. İl Müdürü ÇELİK açıklamasında; “Bu eğitimlere katılarak gerekli olan belgeleri edinmeyenler 2014 yılı başından itibaren ilgili yönetmelikler gereği, hayvan nakli ve alım-satımı yapamayacaklar. Sektör çalışanlarından gelecek talebe göre eğitimlere devam edeceğiz” dedi.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3707-belgesi_olmayan_artik_hayvan_alip_satamayacak.html

Anaç Sığır ve Buzağı Desteklemeleri Başvuruları Başladı

Anaç sığır desteklemesinden yararlanmak isteyen yetiştiriciler, üyesi bulunduğu yetiştirici/üretici örgütüne dilekçe ile başvurur. Yetiştirici/üretici örgütleri, kooperatifler bölge veya il üst birlikleri aracılığıyla olmak üzere üyeleri adına 1/12/2013 ile 31/12/2013 tarihleri arasında il/ilçe müdürlüklerine müracaat eder. Buzağı Desteklemesinden yararlanacak olanlar; a) E-ıslah’a kayıtlı analardan, e-ıslah veri tabanına kayıtlı saf kültür ırkı veya melezi sığırların aynı kültür ırkı boğanın spermasıyla suni tohumlanma sonucu doğmuş olmalıdır.

b) E-ıslah’a kayıtlı, yerli ırk ve melezi sığırlardan suni tohumlama sonucu doğan buzağılarda aynı ırktan olma şartı aranmaz.

c) E-ıslah’a kayıtlı, etçi ırk sığırlardan, aynı ırktan suni tohumlama veya Bakanlıktan izin almış tabii tohumlama boğası ile tohumlanması sonucu doğmuş olmalıdır.

ç) Tüm buzağılar 2013 yılı doğumlu ve Türkvet’te kayıtlı olmalıdır.

d) Dişi buzağılara Brusella S-19 aşısı yapılmış ve aşı bilgileri Türkvet’e kaydedilmiş olmalıdır.

e) İşletmenin e-ıslah’a kayıt tarihinden önce doğan buzağılar desteklemeden yararlandırılmaz.

f) Her buzağı için bir kez destekleme ödemesi yapılır.

g) İkiz veya üçüz doğan her buzağı için destekleme ödemesi yapılır.

ğ) Buzağının doğum bilgisi e-ıslah veri tabanından alınır ve destekleme buzağının doğduğu işletme sahibine ödenir. Doğum bilgileri ve doğduğu işletmesi e-ıslahta belirlenemeyen buzağılar için destekleme ödemesi yapılmaz.

h) Suni veya tabii tohumlamanın, buzağının doğum tarihinden 210-295 gün öncesinde ülkemizde yapılmış ve tohumlama bilgisinin e-ıslah veri tabanında kaydedilmesi zorunludur.

ı) On dört aylık yaştan (420 gün) önce tohumlanan hayvanların buzağısı için destekleme ödemesi yapılmaz.

i) Türkvet ve e-ıslah’a kaydedilmeden ölen, kesilen veya satılan buzağılar ile ölü doğan ve atık yavrular için destekleme ödemesi yapılmaz. E-ıslah’a ve Türkvet’e kaydedildikten sonra ölen, kesilen veya satılan buzağılar için destekleme ödemesi yapılır.

j) Buzağıların zamanında küpeletilmesi, Türkvet ve e-ıslah kayıt sistemlerine kaydettirilmesinden yetiştiriciler, belgelerin düzenlenmesi ve veri girişlerinin vaktinde yapılmasından ise görevli kişiler ve kuruluşlar sorumludur.

buzağı desteklemesinden yararlanmak isteyen yetiştiriciler ise başvurularını İl /İlçe Tarım Müdürlüklerine 31.12.2013 tarihine kadar yapmaları gerekmektedir.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a3709-anac_sigir_ve_buzagi_desteklemeleri_basvurulari_basladi.html

Yaban Hayvanlarına Koruma

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü, “Yabanıl Meyveli Türler Eylem Planı” ile yaban hayvanlarının daha kolay besin bulabilmeleri için meyve veren fidanlardan oluşan ormanlar kurulacak.  Eylem planı ile hem biyolojik çeşitliliğin korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlanacak hem de yaban hayatı varlığına destek verilecek. Orman ve Su İşleri Bakanlığından yapılan açıklamada, yabanıl meyve türlerinin yok olması durumunda bu türlerin tekrar tabii ortamlarına döndürmenin bazen çok zor bazen ise imkansız olduğu vurgulanarak, meyveli türlerin korunmasının ve varlığının artırılmasının, sadece o bölge için değil bütün insanlık için önem taşıdığı belirtildi.

Bu kapsamda, Orman Genel Müdürlüğünce, ormanlık alanlarda yaban hayatı varlığı ve yaban hayatı popülasyonunun artırılması için 2014 ile 2018 yıllarında, “Yabanıl Meyveli Türler Eylem Planı”nın uygulanacağı bildirildi.

Tabii ortamdaki yabanıl meyve varlığındaki düşüşün, doğrudan yabanıl hayvan varlığının azalmasına da sebep olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu durum biyolojik çeşitliliğin azalmasına, buna bağlı olarak da ekosistemin bozulmasını sağlıyor. Bu kapsamda öncelikli hedefi yaban hayatını desteklemek olan eylem planı ile beş yıl içinde 38 milyon 610 bin yabanıl meyveli tür toprakla buluşturulacak” ifadesine yer verildi.

Eylem planı kapsamında ayrıca rehabilite edilen bozuk orman alanlarının, erozyon kontrol alanlarının ve ağaçlandırma sahalarının uygun yerlerine de yabanıl meyveli türlerin dikileceği ifade edildi. Günümüzde kendi yaşam alanlarında yiyecek bulamayan ayı ve domuz gibi yabani hayvanların köylere ve tarım alanlarına inerek hem kendilerini tehlikeye attıkları hem de köylülere zarar verebildikleri hatırlatılan açıklamada, yabanıl meyveli türlerin ormanlık alanlarda çoğalmasıyla vatandaşların yoğun bir şekilde şikayette bulunduğu bu durumun da önüne geçilebilmesine katkıda bulunulacağ belirtildi. Öte yandan, bu yabanıl meyveli türlerin, arılar için de nektar ve polen kaynağı oluşturacağı vurgulandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin çok farklı ekolojik şartlara sahip olması sebebiyle birçok yabanıl meyve türünün anavatanı olduğunu belirtti.

Bakan Eroğlu, “Çok eski zamanlardan beri yabanıl meyveli türler, ormanlık alanların yer aldığı yayla ve kıyılarında yetişmektedir. Yabanıl Meyveli Türler Eylem Planı ile bir taraftan yaban hayvanlarının barınma yerleri ve beslenme ihtiyaçları karşılanırken, diğer taraftan orman köylüsünün beslenmesine ve ekonomisine katkı sağlanacak” değerlendirmesinde bulundu.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25482379#storyContinued