Monthly Archives: Nisan 2014

2014 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar Yayımlandı

Üreticilerimize duyurulur : 2014 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar (Karar sayısı: 2014/6091) 12 Nisan 2014 tarih ve 28970 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır. Karar 1/1/2014 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karar incelemek yada bilgisayarınıza indirmek için linke tıklayınız:

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/04/20140412-2-1.pdf

Bitkisel ve hayvansal üretime yönelik desteklemeler hakkında daha fazla bilgi almak isteyen üreticilerimiz İl/İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerimize müracaat edebilirler.

Giresun İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1969

Yasak Geliyor

Çiğ kanatlı etler, sadece hazır ambalajlı olarak piyasaya arz edilebilecek. Bakanlığın görüşe açtığı tebliğ taslağına göre perakende işletmelerde dökme çiğ kanatlı et satışına izin verilmeyecek, kasaplar sucuk yapamayacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının görüşe açtığı Et ve Et Ürünleri Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağına göre, perakende işletmelerde dökme çiğ kanatlı et satışına izin verilmeyecek. Bu ürünler sadece hazır ambalajlı olarak satışa sunulabilecek.

Bakanlık, söz konusu taslağı internet sitesinde görüşe açtı. Görüşlerin alınmasının ardından Et ve Et Ürünleri İhtisas Komisyonunda değerlendirilecek taslağa, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonunda son hali verilecek.

Taslağın bu haliyle yürürlüğe girmesi halinde, mevcut durumda perakende işletmelerde ambalajsız satılmasına izin verilen çiğ kanatlı etlerinin dökme satışına yasaklama getirilecek. Çiğ kanatlı etleri sadece hazır ambalajlı olarak piyasaya arz edilebilecek. Perakendeci tarafından ambalaj bütünlüğü bozulmadan son tüketiciye sunulacak.

Kasaplar sucuk yapamayacak

Perakende işletmelerde ısıl işlem görmüş sucuk, fermente sucuk, pastırma, sosis, salam gibi et ürünleri üretilebilirken, taslakla bunlara da yasak getiriliyor. Buna göre, kasap ve marketlerde bu tür ürünler üretilemeyecek.

Mantı, içli köfte, çiğ köfte, kadınbudu köfte, lahmacun, pide, kebap, pizza gibi yemek, hazır yemek, tabldot yemek ve mezelerin üretiminde kullanılan çiğ et, kıyma, kanatlı kıyma ve et ürünleri tebliğde belirtilen özellikleri karşılayacak. Ürün etiketlerine ilişkin belirlenen kurallar, satış reyonları, reklam panoları, market katalogları, gazete reklamları gibi yollarla yapılan ürün tanıtımları için de geçerli olacak.

“Geçen yıla kadar ambalajsız satılamıyordu”

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı Sait Koca, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kanatlı etlerin ambalajsız satışının yanlış olacağını daha önce defalarca dile getirdiğini söyledi. Ambalajsız olarak dökme kanatlı eti satışının, suistimalleri beraberinde getirdiğini belirten Koca, kanatlı eti üretimi yapan bütün firmaların ambalaj konusunda hassas davrandıklarını vurguladı.

Koca, şöyle devam etti:

“Sektörde ambalaj altyapısı zaten hazır. Ambalaj tüketicinin ne aldığını bilmesini sağlıyor. Hangi firmanın hangi tarihli ürününü aldığını bilme imkanı sunuyor. Bakanlık, sanıyorum, dökme ürünlerin sıkıntılarını gördü ve bu düzenlemeden geri adım atmaya karar verdi. Zaten geçen yıla kadar kanatlı etleri ambalajsız satılamıyordu. Umarım bu taslak yürürlüğe girer ve ambalaj zorunluluğu bu yıl geri gelir. Hijyen anlamında ambalajsız ürün çok riskli. Ambalajlı ürünün garantörü markayken, açık ürünün garantörü satışı yapan market veya kasap. Ambalajlı ürünler tüketici açısından daha avantajlı.”

Sait Koca, tebliğde yer alan “mekanik olarak ayrıştırılmış et kullanım sınırlamasının” yanlış olduğunu savunarak, “Dünyada birçok ülkede bu ürünler insan gıdası olarak kullanılırken, Türkiye’de kullanımı yasak. Taslakla bu ürünlerin kullanımının yasaklandığı alanlar daha da genişliyor. Halbuki bunlar insan gıdası olabilecek, sağlık riski olmayan ürünler. Bu konuda da geri adım atılmalı” diye konuştu.

Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar da “Hijyen tek başına yeterli değil. Ürünlerin içeriğine bakılmalı. Katkısız ürünler piyasaya sunulmalı” ifadelerini kullandı.

http://www.haber365.com/Haber/Yasak_Geliyor/

Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinde Yeni Dönem

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, tarım satış kooperatifleri ve birliklerde etkin olmayan denetim kurullarını kaldırarak yeni denetim modeli getirdiklerini belirtti. Yazıcı, yeni denetim sistemi ile kooperatif ve birliklerin daha sağlıklı denetlenerek, ortaklarına ve ilgililere daha güçlü güvence sağlanacağını kaydetti.Bakan Yazıcı, yürürlüğe giren Tarım Satış Kooperatifi ve Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Örnek Anasözleşmelerine İntibak Usul ve Esaslarının Belirlenmesine Dair Tebliğ ile tarım satış kooperatifleri ve birlikleri için yeni bir dönem başladığını belirtti.

Tarım satış kooperatif ve birlikleri ile 57 ilde yaklaşık 500 bin ortağa, 13 birlik ve 296 bağlı kooperatifle önemli hizmetler sunulduğunu ifade eden Yazıcı, bu kapsamda, kooperatifleri geleceğe hazırlayan önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini kaydetti.

Yazıcı, geçen yıl 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler yapıldığını hatırlatarak, söz konusu değişikliklerle yaşanan sorunlara çözüm getirildiğini, tarım satış kooperatif ve birliklerini geleceğe hazırlayacak düzenlemelerin uygulandığını ifade etti.

Değişikliklerin hayata geçirilmesi ve uygulamaya yön verilmesi bakımından önemli olan kooperatif ve birlik örnek ana sözleşmeleri üzerinde yürütülen çalışmaların tamamlandığını kaydeden Yazıcı, “Kooperatif ve birliklerin çalışma konularını yeniden belirledik ve zenginleştirdik. Birlikler yeni dönemde ürün alımı, girdi-kredi temini yanında danışmanlık hizmetleri verecek. Faaliyet konusuyla ilgili lisanslı depo kurabilecek, enerji ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik faaliyette bulunabilecek” dedi.

Ortaklık paylarının devrine imkan sağladıklarını, kooperatif ve birliklerin organlarını yeniden düzenlediklerini kaydeden Yazıcı, Genel kurul toplantılarına katılma hakkına sahip ortaklarda aranan şartları da yenilediklerini söyledi.

Yazıcı, söz konusu değişikliklerle kooperatif müdürlerinin en az 4 yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olması zorunluluğu getirdiklerini, yönetim kurulu üyesi olmalarını sağladıklarını ve yönetimde istikrarı sağlayacak kurallar koyduklarını kaydetti.

Etkin olmayan denetim kurullarını kaldırarak, yeni denetim modeli getirdiklerini vurgulayan Yazıcı, yeni denetim sistemi ile kooperatif ve birliklerin daha sağlıklı denetlenerek ortaklarına ve ilgililere daha güçlü güvence sağlanacağını belirtti.

Bakan Yazıcı, kooperatif ve birliklerin, piyasalarda düzenleyici rol oynayarak, üreticilerin haklarının korunması, satılan ürünün kalitesinin garanti edilmesi ve daha kaliteli ürün elde etme konularında çalıştığını belirterek, kooperatiflerin iş potansiyeli ile istihdama katkı sağlayan önemli kuruluşlar haline geldiğini söyledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD4447_tarim-satis-kooperatifleri-ve-birliklerinde-yeni-donem.html

Kene Mücadelesi Çalışmalarına Başlandı

Kene Mücadelesi Çalışmalarına Başlandı. İlimizde, hyalomma soyu kenelerin yaygın olduğu Kelkit vadisi çevresinde yer alan yüksek kesimdeki ilçelerde 2014 yılı kene mücadelesi çalışmalarına Nisan ayında başlanmış olup, Eylül ayı sonuna kadar devam edilecektir. Kene mücadelesi çalışmalarında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından Kırım- Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı görülen ve ilimizin de içinde bulunduğu 15 İle tahsis edilen, et ve sütte kalıntı bırakmayan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kapsamda, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar muhtarlıkların ve önder çiftçilerinde desteği sağlanarak, riskli yerler başta olmak üzere ücretsiz olarak ilaçlanmaktadır. Çevre kirliliğine yol açması ve doğada faydalı canlılara da zarar verebilmesi nedeniyle mera vb. açık alanların ilaçlanması ise önerilmemektedir.

Ayrıca mücadele ve korunma yöntemleri konusunda; Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğümüz ve İlçe Müdürlüklerimiz tarafından Sağlık Teşkilatı ile işbirliği içerisinde çiftçilerin, avcıların, ağaç kesim işçilerinin bilinçlendirilmesine yönelik olarak eğitim/yayım çalışmalarına geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi devam edilmektedir.

Çiftlik hayvanlarında yapılan bu ilaçlı mücadele çalışmalarının temel amacı kenelerin biyolojik üreme zincirini kırarak popülasyonunu mümkün olduğunca azaltmaktır. Doğada çok geniş alanlarda bulunan, larva, nimf ve ergin evreleri beslenmek (kan emmek) için yabani hayvanları (tavşan,kirpi, yerden beslenen kuşlar vd.) ve evcil hayvanları tercih eden ve hızlı üreyebilen kenelerin herhangi bir mücadele yöntemiyle tamamen yok edilmesi mümkün değildir. KKKA hastalığına karşı insanlarda ve hayvanlarda henüz etkili bir aşı üretilmemiştir.

Sıcak mevsimlerde insanlara kene tutunması vakalarının artması nedeniyle kenelerin bulunabileceği alanlara gidildiğinde dikkatli olunmalı ve en etkili korunma yönteminin kişisel korunma tedbirleri olduğu unutulmamalıdır. Kırsal ve ormanlık alanlardan dönüşte vücutta kene yönünden mutlaka kontrol yapılarak eğer kene tespit edilirse çıplak elle dokunmamak şartıyla, parçalanmadan ve ezilmeden en kısa sürede çıkartılmalı veya yakındaki bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Çünkü kene yapışmasından sonra kan emmeye başlaması dolayısıyla virüsü bulaştırması için belirli bir zamanın geçmesi gerekmektedir (ortalama 12 saat). Bu nedenle arazi dönüşünde vücutta kene kontrolü yaparak yapışan bir kene varsa gün geçirilmeden uzaklaştırılması en önemli tedbirdir. Ayrıca çiftçilerimizin, yaz mevsiminde tarlada çalışma saati olarak; kenelerin hareketsiz veya en az hareketli oldukları, sıcaklığın 15 derecenin altında olduğu zaman dilimleri olan sabah 5.00-10.00 arası ve akşam 17.00-20.00 saatleri arasını tercih etmeleri faydalı olacaktır.

Giresun İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://www.giresuntarim.gov.tr/tr/genhaber.aspx?kod=1965

Keneyle Mücadelede Yeni Strateji

Sağlık Bakanlığı, havaların ısınmasına bağlı olarak ortaya çıkan, kenelerden geçen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı yeni önlemler almaya hazırlanıyor. Bakanlık, halkta ve sağlık çalışanlarında duyarlılığın artırılmasına yönelik çalışmaları sürdürecek. KKKA hastalığına yönelik halkın ve sağlık çalışanlarının duyarlılığının artırılması için farkındalık çalışmalarının devam edeceğini bildiren Özkan, “Geçmiş yıllarda kapı kapı gezerek kene tutunmasına karşı neler yapılabileceğini anlatıyorduk. Bunlara devam edeceğiz. Erken tanı konulması için sağlık personelini de eğitmeyi sürdüreceğiz” dedi.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Bulaşıcı Hastalıklardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Çiğdem Şimşek de alınan önlemler sayesinde önceki yıla göre KKKA hastalığının görülme sıklığının azaldığını, ölüm sayısında da düşüş olduğunu bildirdi.

Şimşek, en fazla vaka ve ölüm sayısının 2008-2009 yıllarında olduğunu, bu dönemde bin 300 olan vaka sayısının geçen sezon 800’lü rakamlara, ölüm sayısının ise 50’den 36’ya düştüğünü ifade etti.

Kenenin sağlık kuruluşu yerine görüldüğü anda çıkarılmasında yarar olduğunu, takibin daha sonra bir sağlık kuruluşunca yapılması gerektiğini anlatan Şimşek, “Kene vücutta ne kadar uzun süre kalırsa bulaşma riski o kadar yüksektir. Bu nedenle halka da keneyi görür görmez çıkarın diyoruz. Takibi de aile hekimi yapmalı” diye konuştu.

Kenenin çıplak elle çıkarılmamasının önemine işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:

“Kenenin çıkarılması için geçmiş yıllarda kene seti dağıttık. Ama kene çıkarma setinin pratikte çok uygulanabilir olmadığını gördük. Tarlaya giderken ekmeğini çapasını götürüyor ama kene kartını götürmüyor. Tarlada çalışan birisi kene kartı kullanmıyor. Daha kolayına geldiği için keneyi tülbentiyle ya da çorabıyla çekip çıkarıyor. Biz de bilim kurulunda görüşerek kenenin çıkarılabileceği daha kullanışlı malzemeler dağıtabiliriz. Mesela dikkat çekme araçları olarak açık renk çorap veya tülbent dağıtabiliriz. Bunları henüz bilim kurulunda görüşmedik. Kararı orada vereceğiz.”

“Antiserum önemli”

KKKA hastalığından korunmak için aşı geliştirme çalışmalarının devam ettiğini ancak bunların uzun bir süreç gerektirdiğini anlatan Şimşek, “Hastalığın tedavisine yönelik antiserum çalışması daha önemli. Zaten bu çalışmalar da en iyi Türkiye’de yürüyor” ifadesini kullandı.

KKKA hastalığının daha çok Kelkit Vadisi, Tokat, Çorum, Yozgat ve Sivas’ta görüldüğünü dile getiren Şimşek, “Ancak hiç beklemediğimiz yerlerde bile gördük. Bütün illerde tek tük de olsa vakalar oldu. Bilinçlendirme çalışmaları önemli. Bu sayede bazı illerde vaka sayısının düştüğünü gördük” diye konuştu.

http://www.sabah.com.tr/Saglik/2014/04/07/keneyle-mucadelede-yeni-strateji