Monthly Archives: Haziran 2014

Kayıt Yaptırmayan Çiftçiye Destek Yok

TÜRKİYE Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Bir çok yerde çiftçilerimiz, kız çocuklarına miras bırakmamak için ’Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıt yaptırmıyor. Bu yüzden de oluşan afetler sonucu devletten destek almaya hak kazanamıyor” dedi.  TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Konya’da Meram Ziraat Odası tarafından daha önce köy statüsünde olan Boyalı Mahallesi’nde düzenlenen ’2014 yılı Hububat Hasat Bayramı’na katıldı. Bu yıl kuraklık nedeniyle beklenen düzeyde hasat olmadığını belirten Şemsi Bayraktar, şunları söyledi:

“Ekim, kasım, aralık, ocak ve şubat ayları maalesef mevsim normallerinin altında yağış aldı. Mart ayında nispeten yağış oldu. Ama üretimimizi kurtaracak seviyede değildi. Nisan ayında mevsim normallerinin yüzde 27 altında gerçekleşen yağış, bizi perişan etti. Arkasından mayıs ayında ve haziran ayında gelen yağışlar bizi rahatlattı, ancak hasar ve zararımızı karşılamaya yetmedi. Özellikle ocak ve şubat aylarında havaların sıcak gitmesi, yağışların az olması bizi tedirgin etti. Üreticimizi uyarmak zorunda kaldık. Don konusunda uyarıda bulunduk. Korktuğumuz başımıza geldi, mart ayında ve nisan başında don hadisesiyle karşı karşıya kaldık. Bazı bölgelerde meyvelerimiz yüzde 100’e yakın zarar gördü.”

Bayraktar, 2007 yılında da kuraklık görüldüğünü ancak bu yıl kuraklık, arkasından don, birçok bölgede dolu, aşırı yağış, sel felaketi, hortum ve fırtınanın etkili olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Tarım sektörünün karşılaşmadığı afet kalmadı. Bunlar Allah’tan geldi yapacak bir şey yok. Ama mutlaka çiftçimizi ayakta tutmamız lazım. Çiftçinin önümüzdeki yıl tarlaya girmesini sağlamamız lazım. Bu sene çiftçimiz açısından tam bir felaket yılı oldu. Çiftçimizin bağ, bahçe, tarlasına adeta bir yangın ateşi düştü.”

Karşılaştıkları afetlerin ardından çiftçilere yapılacak destekler konusunda rapor oluşturup, Başbakanlığa, ilgili bakanlıkları ve muhalefet partilerine raporu sunduklarını belirten Bayraktar, rapor sonucunda Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi’nin çiftçinin borçlarını yapılandırmaya gittiğini kaydetti. Ancak bu durumun çiftçinin yangınını söndürmeyeceğini ifade eden Bayraktar, ”Muhakkak suretle, banka ve kooperatif borçlarının birkaç yıla faizsiz olarak ertelenmesini talep ediyoruz. Çiftçimizin SGK’ya olan borçlarının yapılandırılmasını talep ediyoruz. Eelektrik borçlarının yapılandırılmasını istiyoruz. Kapanan sayaçlarında açılmasını talep ediyoruz. çünkü bir doğal afet yaşıyoruz” dedi.

Şemsi Bayraktar, çiftçilerin afetlerin ardından devletin sağladığı desteklerden yararlanması içinde ’Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olmaları gerektiğini vurguladı. Ancak, birçok çiftinin Çifti Kayıt Sistemine kayıtlı olmadığını ve bunu da Sakarya’da düzenlenen toplantıda çiftçilere anlattığını belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dedim ki, kız kardeşlerinize miras bırakmamak için ÇKS’ye kayıt yapmıyorsunuz. Veraset ilamı elinizde ve bunun intikalini yaptırmıyorsunuz. Bunu yapmayın biran evvel intikali yaptırın. ÇKS’ye kaydınızı yaptırın ve devlet desteklerinden yararlanın. Kız çocuklarına miras bırakmayacağız diye birçok yerde intikal yaptırılmıyor. Devletten destek alınmıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden düşük faizli ayni ve nakdi kredi kullanılmıyor. Bunu yapmamız lazım. Ama bu çiftçilerimizin de böyle bir dönemde yardıma ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Özel bankalardan kredi alan çiftçilerimizle ilgili bu bankalarla görüşmelerimiz devam ediyor. Onlarında borçlarının yapılandırılmasını talep ediyoruz. Pankobirlik’e olan borçların yapılanması için talepte bulunduk. Onlarda bu ayın içerisinde toplantı yapıp böyle bir yapılandırmayı düşünüyor.”

“DÜZENLEME YAPILMAZSA ÇİFTÇİ GÖÇ EDER”

Bu düzenlemelerin yapılmadığı taktirde çiftçinin borçlarını ödeyebilmek için malını mülkünü ve gayri menkulunü satarak göç etmek zorunda kalacağını belirten Bayraktar, felaketten zarar gören çiftçilerin bulunduğu bölgede kamuya alım yapılırken, çiftçi çocuklarına öncelik sağlanmasını istedi. Bayraktar, bu isteğini, hükümete de sunacaklarını kaydetti. Bayraktar, bu tedbirler alınmadığı taktirde tarım sektöründe çalışacak çiftçi bulunamayacağını, çiftçinin kente göç edeceğini belirtti.

Bayraktar, Türkiye’de her yıl ortalama 20 milyon ton buğday üretildiğini ancak bunun 600 bin tonunun hasat sırasında kaybedildiğini ifade etti.

Bayraktar, verimli tarım arazilerinin de imara açılmaması gerektiğini, bu arazilerin çiftçilerin ve çocuklarını istikbali olduğunu belirtti. Bayraktar, konuşma ardından beraberindekilerle biçerdövere binerek hasat yaptı

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26635965.asp

Türkiye Tarım ve Orman Alanlarının Yarısı Çölleşme Açısından Hassas

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’de tarımsal alanların ve orman alanlarının yüzde 50’ye yakınının çölleşme açısından hassas alanlar olduğuna dikkat çekerek, çölleşme ile ilgili mücadelenin Türkiye’de daha etkili bir şekilde yürümesi gerektiğini söyledi. Veysel Eroğlu, Ankara’da ‘Dünya Çölleşme ile Mücadele Günü’ programına katıldı. Çölleşme ile mücadelenin dünyanın en önemli meselelerinden biri olduğunun altını çizen Eroğlu, ’’Türkiye, su zengini bir ülke değil, su fakiri de değil ama suyumuzu çok iyi bir şekilde kullanmamız gerekir.’’ dedi.

Çölleşmenin dünyayı tehdit ettiğine dikkat çeken Bakan Eroğlu, yakın bir gelecekte su, gıda, gıda güvenliği sektörünün önemli sektörlerden olacağına işaret etti. Eroğlu, şöyle dedi: “Çünkü dünyanın yaklaşık yüzde 41’i neredeyse çöl olmuş durumda dolayısıyla çöller gitgide her taraftan ilerliyor. Dolayısıyla Orta Asya’da ve diğer ülkelerde çölleşmenin daha da genişlediğini görüyoruz. Bütün dünyanın bu mevzuda çok ciddi mücadele etmesi gerekir, akıllıca mücadele edilmesinin gerektiğini düşünüyorum. Bizim ülkemizde de maalesef çölleşmenin unsuru olarak kuraklık olsun, toprakların verimlilik kaybetmesi gibi hususları dikkate aldığımız zaman bizde de meraların yüzde 50’ye yakını tarımsal alanlarının orman alanlarının neredeyse yarısı çölleşme açısından erozyon açısından hassas alanlar, dolayısıyla erozyon ve çölleşme ile ilgili mücadelenin Türkiye’de daha etkili bir şekilde yürümesi gerektiği kanaatindeyiz.’’ Eroğlu, daha sonra çölleşme ile ilgili açılan resim sergisini gezdi.

http://www.haber3.com/turkiye-tarim-ve-orman-alanlarinin-yarisi-collesme-acisindan-hassas-2733934h.htm#ixzz34ypwaiY9

Muhtarlara Eğitim

Giresun Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğünün Koordinasyonunda 30 Mart 2014 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde seçilen köy ve mahalle muhtarlarına eğitim verildi. 28 Mayıs-13 Haziran tarihleri arasında Valilik Kondferans salonunda yapılan eğitimlere ilimiz merkezdeki köy ve mahalle muhtarları katıldı.

Eğitimlerde muhtarlara;

-İnsan hakları, kadının insan haklarındaki yeri ve toplumsal cinsiyet eşitliği

-6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

-Erken yaşta evliliklerin sebepleri, sonuçları ve bu evliliklerle mücadele konusunda yapılabilecekler ve başvuru mekanizmaları ile Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Türk Medeni Kanunu (TMK)

-Kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlara etkin katılımı

-Kız çocuklarının eğitiminin önemi ve eğitime katılmaları konusunda yapılabilecekler, mevsimlik işçi olarak çalıştırılan çocukların eğitim sistemine dahil edilmesi

-İslam dininin kız çocuklara ve kızların eğitimine bakışı

-Nüfus kütüklerine kayıtlı olmayan mevsimlik işçi olarak çalıştırılan küçük çocuk ve yetişkinlerin nüfus kütüklerine tescili ve saklı nüfus olduğunu iddia edenlerin tespiti ile nüfus idarelerine bildirilmesi,

-Kırsal alanda meydana gelen ölümler ile yerleşim yeri adres değişikliklerinin zamanında nüfus idarelerine bildirilmesi

-Ölen veya yurt dışına gidip oraya yerleşmiş olan kişilerin açık kayıtlarından yararlanarak Türk Vatandaşı veya Türk vatandaşı olmayanlara cüzdan talep belgesi düzenlenmesi

-7269 sayılı Afet Kanununa göre alınacak tedbirler ve kanun kapsamında yapılacak yardım.

-442 sayılı Köy Kanunu ve Köy Hesap Talimatnamesi

-Hayvan sağlığı, tarım uygulamaları, tarımsal yatırımların desteklenmesi, hayvanlardan geçen hastalıklar, gıda kanunu ve uygulaması

-Protokol ve görgü kuralları

-Yardım toplama kanunu

-Plansız alanda yapılaşma, köylerde yapılacak çalışma, köy yollarının bakımı, korunması ve kullanılması,

-Çevre kanunu, çevre kirliliğinin nedenleri, hava kirliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ve kirliliğin önlenmesi

-Orman Kanunu

-Kene ile mücadele, domuz gribi, ölüm bildiriminin yapılması ve definler

-Tarım sigortası işlemleri

Konularında bilgilendirmelerde bulunuldu.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14047

Sığırların Nodüler Ekzantemi Hastalığına (Lumpy Skin) Karşı Koruyucu Aşılama Kampanyası Başlatıldı

Ülkemizde ilk defa 2013 yılında güneydoğu bölgesindeki illerimizde tespit edilen sığırların nodüler ekzantemi hastalığı (Lumpy skin, Afrika hastalığı) yayılma eğilimi göstermekte olup, yakın zamanda ilimize sınır olan Sivas ilinde de görülmüştür. Hastalığın etkeni, koyun-keçi çiçek virüsü ile aynı gruptan olan bir virüstür. 5996 sayılı Kanuna göre ihbarı mecburi ve tazminatlı hastalıklar listesinde yer almaktadır.

Hastalığın sığırlarda klinik bulguları; ateş, deri, mukoz membranlar ve iç organlarda ortaya çıkan nodüller (yumrular), lenf yumrularında büyüme, deride ödem ve bazen de ölüm ile karakterizedir. Hastalık, süt verim kaybı, derinin kalıcı zarar görmesi ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlar sonucu ölüme sebebiyet vermesi ile ciddi ekonomik kayba neden olmaktadır. Hastalığın yayılma oranı %3-85 arasında, ölüm oranı ise %1-3 ancak bazen %40’a ulaşabilmektedir. Hastalığın sığırlar arasında kan, burun ve göz akıntısı, semen ve salya ile yayılabilmektedir. Sinek ve sivrisinek sokması hastalığın yayılmasında en büyük role sahiptir. Direk temasın ise yayılımda küçük rolü olduğu görülmüştür.

İlimizde henüz görülmeyen bu hastalıktan korunma yolları; aşılama, sinek-sivrisinek mücadelesi, hayvan nakillerinin kontrollü yapılması, işletmelerde temizlik ve dezenfeksiyon gibi tedbirlerin hassasiyetle alınmasıdır. Zoonoz bir hastalık olması nedeniyle hasta hayvanların yaraları ve akıntılarından sakınmak gerekmekte ve hastalık görülmesi durumunda ise sığırlar yönetmelik gereğince tazminatlı olarak itlaf edilmektedir.

 Bakanlığımız, hastalığın kontrol altına alınması ve yayılmasını önlemek için 2014 yılı hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadele programı kapsamında, mihrak görülen İllerin yanısıra hastalığın bulaşma riski yüksek olan İllerde aşılama yapılmasına karar vermiştir. Bu kapsamda, söz konusu hastalığa karşı tedbir amaçlı olarak  İlimizde de  aşılama kampanyası başlatılmıştır. Öncelikli olarak bulaşma riskinin olduğu yüksek kesimdeki ilçelerimize (Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk) yeterli miktarda aşı, araç ve takviye veteriner sağlık  ekipleri sevkedilerek; tüm büyükbaş hayvanların Temmuz ayı ortasına kadar aşılanmasına yönelik saha  çalışmalarına başlanmıştır. Bu tampon koruma bölgesinin oluşturulmasının ardından diğer yerleri de genişleyerek içine alacak şekilde  stratejik aşılama yapılması planlanmaktadır. Ayrıca yetiştiricileri bilinçlendirmek amacıyla İl Müdürlüğümüzce eğitim broşürleri bastırılarak, dağıtımı yapılmaktadır.

         Ülkemizde yapılan bilimsel saha çalışmalarında; sığırların nodüler ekzantemi hastalığına karşı kullanılan koyun-keçi aşısının büyükbaş hayvanlarda yeterli seviyede koruma sağladığı, aşılanan hayvanların aşılanmayanlara göre hastalığa karşı korunduğu veya hafif derecede hastalığı geçirdiği görülmüştür. Aşılama kampanyasının halen yürütülmekte olduğu Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerimizdeki hayvan yetiştiricilerinin köy ve mahallelerine gelecek veteriner sağlık ekiplerine yardımcı olmaları ve cezai durumla karşılaşmamak için hayvanlarını mutlaka aşılatmaları gerekmektedir.  13.06.2014

 Aşılama Kampanyası afişi için tıklayın

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://giresun.tarim.gov.tr/Sayfalar/Detay.aspx?OgeId=61&Liste=Haber

Çocuklar İçin Bitkisel Omega-3 Ceviz Yağı

Ege Üni­ver­si­te­si’nden Prof. Dr. Ul­vi Zey­bek; so­ğuk pres ce­viz ya­ğı­nın, bit­ki­sel ome­ga 3 yağ asi­di olan al­fa-li­no­le­nik asit açı­sın­dan zen­gin bir kay­nak ol­du­ğu­nu, ba­lık ya­ğı tü­ke­te­me­yen ço­cuk­lar için iyi bir bit­ki­sel ome­ga 3 des­te­ği sağ­la­dı­ğı­nı belirten  Prof. Ul­vi Zey­bek, ce­viz ya­ğı kul­la­nıl­ma­dan ön­ce ço­cuk­ta her­han­gi bir ce­viz aler­ji­si olup ol­ma­dı­ğı­nın da mut­la­ka sor­gu­lan­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni vur­gu­la­dı.

So­ğuk pres ce­viz ya­ğı­nın sı­vı form­la­rı 2 yaş üs­tü ço­cuk­lar­da bit­ki­sel ome­ga 3 des­te­ği ola­rak gün­de 1-2 tat­lı ka­şı­ğı alı­na­bi­le­ce­ği­ni be­lir­ten Prof. Zey­bek, “Kap­sül yu­ta­bi­len ço­cuk­lar­da ise yu­mu­şak kap­sül form­la­rı gün­de 2 kap­sül ola­rak kul­la­nı­la­bi­li­r” de­di.

http://saglik.bugun.com.tr/cocuklar-icin-bitkisel-omega-3-haberi/1135704