Monthly Archives: Temmuz 2014

Yağlık Bitki Aspir, Jet Yakıtı Olarak Kullanılacak

Yağış yetersizliği olan bölgelerde yetiştirilen ve geçtiğimiz yıllarda hayvan yemi olarak kullanılan yağlık bitki aspir, jet yakıtı olarak kullanılacak. Alternatif enerji grubu içinde gösterilen ve biyodizel üretimi yapılan mucizevi bitki aspir, son on yılda üretimi gittikçe artan ürünler arasında yer alıyor. Kurak bölgelerde yetiştirilen bitkiden gıdalık yağ üretimi de yapılabiliyor. Kuraklığa dayanıklı olması nedeniyle tercih edilen aspir, yüksek protein değeri ile kaliteli hayvan yemi olarak da biliniyor.

Yazlık ve kışlık üretimi yapılan aspir, son yıllarda tarımsal desteklemelerde verilen yüksek primle çiftçilerinde giderek ilgi gösterdiği ürünlerin başında geliyor.Selçuk Üniversitesi (SÜ) Ziraat Fakültesi Endüstri Bitkileri Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aspir Derneği Başkanı Prof. Dr. Fikret Akınerdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aspir üretimini Türkiye’de yaygınlaştırmak üzere çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Türkiye’nin enerji ve gıdalık yağ ihtiyacını aspirle karşılamayı hedeflediklerini bildiren Akınerdem, bu yönde tarım ve enerji bakanlıklarıyla ortaklaşa proje geliştirdiklerini aktardı.Akınerdem, aspirin her iki sektöre de hitap etmesinin, bu bitkinin önemini daha da artırdığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:”Türkiye yağ bitkilerine bağlı 4.5 milyar dolar gıdalık yağ ithalatı var. 60 milyar dolar civarında da enerji ithalatımız var. Terk edilmiş tarım arazilerinde aspir üretimi yapıldığında iki milyon ton yağ üretilebilir. Bunu karşılığı çarpan etkisiyle beraber tahminim 10 milyar doları bulacak şekilde olur. Aspir ithal ettiğimiz enerji ithalatının 6’da 1’ini tek başına karşılayacak durumdadır. Aspirin yanında ketencik, kanola ve ılgın gibi bitkilerimiz de devreye girdiğinde, Türkiye’nin tarıma dayalı enerji potansiyeli 50 milyar dolar civarında olacaktır. İnşallah 15-20 yıl içinde hedef çalışmalarımız bunlardır. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olduğuna dikkati çeken Akınerdem, milyarlarca lira öz kaynağın enerji ve gıdalık yağ ithalatıyla dışarıya gittiğini bildirdi.

Akınerdem, son yıllarda aspirden jet yakıtı elde edilmesine yönelik de araştırmalar yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:”2000’li yıllarda kuş yemi olarak kullanılan aspirden jet yakıtı üretilmesi konusunda çalışmalar yürütülüyor. Hatta bunlar gerçekleştirildi. Almanya’da jet yakıtında bu bitki kullanılıyor. Dünyada üç büyük firma bu işi yapıyor. Almanya, Hollanda ve ABD merkezli firmalar var, bunlarla irtibat halindeyiz. Görüşmelerimiz devam ediyor. Birinden çok müspet netice aldık ve bu firmayla çalışma yaptık. İlerlemeler olumlu görünüyor. Aspirin jet yakıtı olarak kullanımına yönelik yüzümüzü ağartacak netice alacağız. Bütün çabamız, Türk Hava Kuvvetleri ve Türk Hava Yollarının jet yakıtı ihtiyacının aspirle karşılanmasıdır. Bu yönde çalışmalarımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nezdinde devam ediyor.”

http://www.avrupagazete.com/ekonomi/108766-yaglik-bitki-aspir-jet-yakiti-olarak-kullanilacak.html

Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramınızı tebrik eder, Sağlık, Mutluluk ve Esenlikler dileriz.                                                                           ŞebinTürk Ailesi

                                                                                     

“Genç Girişimcileri Destekleyelim”

İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu toplantısında konuşan Sayın Valimiz Hasan Karahan, genç girişimcilerin desteklenmesini istedi. İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı dün Sayın Valimiz Hasan Karahan Başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda; daha önceki toplantılarda alınan kararların gerçekleşmeleri gözden geçirilerek ve yeni kurs ve eğitim teklifleri incelenerek karara bağlandı. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Vali Karahan, genç girişimci adaylarının özellikle meslek okullarını bitiren gençlerin girişimcilik eğitimlerini alarak kendi iş yerlerini açmaları konusunda desteklenmesini istedi.

Genç girişimci adaylarıyla Milli Eğitim, KOSGEB, İŞKUR, DOKA, DOKAP, TKDK yetkililerinin katılacağı bilgilendirme toplantıları yapılması gerektiğini belirten Vali Karahan, genç girişimci adaylarına iş gücü eğitimi, kariyer planlaması konusunda danışmanlık hizmeti sunulması talimatını verdi. Vali Karahan, çocuk işçiliği konusunda gerekli tedbirlerin alınmasını da sözlerine ekledi.

Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Mustafa Sarı tarafından kurumun 2014 yılı faaliyetleri konusunda, Kurula bilgi sunuldu.

Toplantı sonunda ilimizde faaliyet gösteren 8 işletme bünyesinde istihdam garantili kurs düzenlenmesi kararlaştırılırken, Milli Eğitime bağlı il merkezi ve ilçelerde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri, Otelcilik ve Turizm Meslek Liseleri öğrencilerinin 2014 ve 2015 eğitim öğretim döneminde staj yapacağı işletmeler belirlendi.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14197

Üç Buğday Çeşidi CIMMYT Tarafından Tescil Edildi

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, uluslararası alanda faaliyet gösteren CIMMYT’le ortaklaşa Ar-Ge çalışmaları yaparak, Türk tarımının gelişimine katkı sağlıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi’yle (CIMMYT) ortaklaşa Ar-Ge projeleri yürüterek, ürünlerin hastalıklara karşı bağışıklık kazanması için çalışıyor.

Sakarya Mısır Araştırma İstasyonu Müdürü Yavuz Ağı, istasyonun Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle 1926 yılında Sakarya bölgesinin toprak ekolojisini, yeni teknik ve teknolojileri çiftçilere öğretmek için kurulduğunu söyledi.

Türkiye’de mısırda ıslahçı 6 enstitü bulunduğuna dikkati çeken Ağı, bu enstitülerdeki ıslah çalışmalarını da koordine ettiklerini kaydetti.

Ağı, mısır ve buğdayla ilgili çalışmalarda merkezi Meksika’da bulunan CIMMYT’le çeşitli ıslah projeleri geliştirdiklerini aktararak, Türkiye’de 1965 ve 1970 yıllarında yerli mısır ve buğdayla, Meksika’dan getirilenlerin melezleme çalışmaları yapılarak yeni çeşitler oluşturulduğunu ifade etti.

Bu çalışmalar neticesinde uzun saplı buğdayların boyları kısaltılarak yaygın buğday çeşitliliğini geliştirdiklerini dile getiren Ağı, CIMMYT’le 1980’de imzalanan anlaşma neticesinde dünya genelindeki genetik kaynakların Türkiye’de dolaşmaya başladığını vurguladı.

Ağı, CIMMYT’in 1943’te Meksika’da buğdaydaki “kara pas” hastalığı nedeniyle yaşanan kıtlık yüzünden temellerinin atıldığına dikkati çekerek, kuruluşun bu tarihten sonra dünyaya açılarak, ilk olarak Hindistan ve Pakistan’da üretim yaptığını söyledi.

Kuruluşun dünyanın 40 ülkesinde ve 13 merkezde çalışmalarına devam ettiğini anlatan Ağı, “CIMMYT’den Türkiye’ye yıllık ortalama 8 ila 10 bin materyal girişi oluyor. Bu materyaller ülkemizin Sakarya, Edirne, Adana, Erzurum, Samsun ve buğdayla çalışan kurumlarında denemelere alınıyor. İklim faktörlerinin durumuna göre yatmaya, hastalık ve zararlılara dayanıklılık yönüyle üstün kalitede verim elde edilmesi için çalışılıyor. CIMMYT’le ortaklaşa yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 3 çeşidimiz hastalığa ve zararlılara karşı tescil edilmiştir ve çiftçilerimiz tarafından kullanılmaktadır” şeklinde konuştu.

CIMMYT buğday ıslahçısı Ziraat Mühendisi Beyhan Akın da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’yla yürütülen “Uluslararası Kışlık Buğday Geliştirme Projesi” kapsamında bakanlığa bağlı 10 araştırma enstitüsüyle ıslah çalışmaları yaptıklarını ifade etti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5088_uc-bugday-cesidi-cimmyt-tarafindan-tescil-edildi.html

Bitkisel Ürünlere Dikkat

Prof.Dr. Selda Bülbül, toplumda ilgi çeken bitkisel ürünlerin, yanlış kullanımının birçok sağlık problemine zemin hazırlayabileceğini bildirdi. Kırıkkale Üniversitesi (KÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Metabolizma Hastalıkları ve Sosyal Pediatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selda Bülbül, son dönemde büyük ilgi gören bitkisel ürünlerle ilgili televizyonlarda verilen bilgilerin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını bildirdi.

Bülbül, toplumda ilgi çeken bitkisel ürünlerin, yanlış kullanımının birçok sağlık problemine zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Bitkisel ürünlerle ilgili tanıtımların insanları yanılttığını anlatan Bülbül, “Bitkisel ürünlerin kullanımı çok yaygınlaştı. Hangi televizyon kanalını açsak alanında yetkin olmayan, diploması bulunmayan birileri çıkıp bitkisel ürünlerle ilgili bilgiler veriyor. Kendisine göre bunların çok yararlı olduğunu söylüyor ama bunların hiçbirinde ne yazık ki bilimsel dayanak yok. Halkımızın burada biraz dikkatli olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Bülbül, bazı bitkisel ürünlerin vücuda alındıktan sonra kimi sistemik hastalıkların oluşumunu tetiklediğine dikkati çekerek, bitkileri kaynatıp içmenin vücuda, karaciğere, böbreğe ve beyne hiçbir zararı olmasa bile toplandığı yerde maruz kaldığı kirliliğin bilinmediğini ifade etti.

Bu bitkilerin toplandığı yerin bilinmediğini ve ürünler hakkında kurumsal bir yönergenin ve kontrol mekanizmasının olmadığını belirten Bülbül, “Geçen yıl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından bu tür ürünlerin paketlenip satılmasıyla ilgili bir genelge çıktı. Ancak bu yıl, bildiğim kadarıyla, buna ek bir uygulama yok. O yüzden de halkın çok dikkatli olması gerekiyor” dedi.

“Çoğu hakkında bilimsel çalışma yok”

Bülbül, bitkisel ürünlerin bedensel zararlar da oluşturabildiğini dile getirerek, karaciğerde yaptığı etkilerin daha önemli olduğunu söyledi.

Kullanılan ürünlerin etkisi ve etken maddesinin bilinmediğini anlatan Bülbül, şöyle devam etti:

“Bitkisel ürünlerin çoğu hakkında bilimsel çalışma yok. Bunların çoğu da karaciğerde işlendiği için en büyük zararı da burada oluyor. Bazıları idrar söktürücü, bazıları da ödem çözücü olarak kullanılıyor. Bu böbreklerde aşırı yük oluşturuyor ve böbrek yetmezliğe neden olabiliyor. Yine beyinde de bir takım olumsuz etkilerinin olduğuna ilişkin yayınlar da var. Bir çocuk hekimi ve beslenmeci olarak, bu tür ürünleri seçerken özellikle de çocuklarda çok daha dikkatli olmamız gerekiyor.”

http://www.tarimtv.gov.tr/HD5081_bitkisel-urunlere-dikkat.html