Monthly Archives: Ocak 2015

527 Doğa Turizm Alanı Belirlendi

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Türkiye’deki doğal  güzellikleri turizme kazandırmak için uygulamaya koyduğu Doğa Turizmi Gelişme Planı çerçevesinde 81 ilde 527 doğa turizm alanı belirledi. Alınan bilgiye göre, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun talimatıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Doğa Turizmi Gelişme Planı hazırlandı. Doğa turizmine konu olabilecek seçkin özellikli alanlarda yapılacak aktivitelerin belirleneceği plan çerçevesinde, alternatif turizm faaliyetlerinin de sürdürülebilir, geniş kapsamlı, katılımcı ve paylaşımcı gerçekleştirilmesi sağlanacak.

81 ilde 527 doğa turizm alanı tespit edildi

Çeşitli uygarlıklardan kalan zengin tarihe ve kültürel mirasa sahip olan Türkiye,  iklimsel çeşitliliği sebebiyle önemli bir biyoçeşitliliği de bünyesinde bulunduruyor. 420 civarında kuş türünün barındığı ülkede, aynı zamanda Avrupa’da belirlenen yaklaşık 12 bin bitki türünün 9 bini de yetişiyor.

Türkiye ayrıca dağları, ormanları, yaylaları, kıyıları, gölleri, akarsuları, florası ve faunası gibi tabii varlıklarının yanı sıra mağaraları ve kanyonları gibi zengin jeolojik güzellikleri de içinde barındırıyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, ülkenin bütün bu tabii kaynaklarını gelecek nesillere aktarmak için 81 ilde 527 doğa turizm alanı tespit etti. Ayrıca bu alanlarda doğa turizmine konu olabilecek rotalar ve aktiviteler de belirlendi.

Ekoturizm-doğa turizmi başlıca turizm kaynakları arasına giriyor

Dünyada turistik tüketim şekillerinde yaşanan gelişmeler, alışılmış tatil anlayışını da değiştirdi. Yerli ve yabancı turistlerin beklentileri, deniz, kum, güneş üçgeninden çıkarak tabiatı keşfeden turizm anlayışına dönüştü.

Uygulamaya koyulan plan ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı dünyada değişen turizm anlayışına paralel olarak ekoturizm-doğa turizmini ülkenin başlıca turizm kaynakları arasına sokmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Bu çalışmalara bağlı olarak ekoturizm ile tabii güzellikler korunurken, kaliteli bir çevrede yöre halkının turizm ile ilgili aktiviteleri kontrol edilerek de ülke ekonomisine fayda sağlanıyor.

Tabii güzellikler turizme kazandırılıyor

Tabiatı keşfetmek maksadı ile gerçekleştirilen doğa turizmi, son yıllarda Türkiye’de de sık sık gündeme geliyor.

Dünyada olduğu gibi ülkede de doğa turizm faaliyetleri genelde Milli Parklar, Tabiat Parkları, Tabiat Koruma Alanları, Tabiat Anıtları ve benzeri yerlerde gelişme gösteriyor.

Bunların yanı sıra uluslararası anlaşmalarla korunan Ramsar alanları, doğal sitler, özel çevre koruma bölgeleri de doğa turizmine yönelik önemli alanlar arasında yer alıyor.

http://www.dunya.com/527-doga-turizm-alani-belirlendi-249919h.htm

ESK’dan Küçükbaş Hayvancılığa Destek

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği ile küçükbaş hayvan tedarik protokolü imzalandı. Et ve Süt Kurumu (ESK) Genel Müdürü Kasım Piral, Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği ile küçükbaş hayvan tedarik protokolü imzaladıklarını bildirdi. Piral, yazılı açıklamasında, söz konusu anlaşmayla küçükbaş et tüketiminin arttırılmasının desteklenmesi ve üreticilere yeni pazarların sunulmasının amaçlandığını  ifade etti. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının sağladığı desteklerle, küçükbaş hayvancılığın son yıllarda önemli atılım içerisine girdiğini belirten Piral, Türkiye’de önemli ölçüde küçükbaş hayvan potansiyeli olduğunu ve potansiyelin tüketime dönüşmesi için kamu kurumları, birlikler, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğini önemsediklerini kaydetti.

Piral, küçükbaş hayvan tedarik protokolüyle yetiştiricilerin bağlı bulundukları birlikler üzerinden ESK ile satış sözleşmesi imzalayabileceğine dikkati çekti. Sözleşmeli alımla yetiştiricilere fiyat ve pazar garantisi sunulacağını belirten Piral, 60 kuruşa kadar da ilave alım bedeli ödenmiş olacağını ifade etti.

“Koyun kuzu etine ilgi azaldı”

Piral, toplumun beslenme alışkanlıkları değiştikçe, koyun kuzu etine ilginin azaldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Sağlıklı nesiller yetiştirmek için özellikle okul çağı çocuklarımızın beslenme alışkanlıklarını değiştirmemiz ve yeterli düzeyde hayvansal protein almasını sağlamamız gerekiyor. Bu kapsamda Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği ile küçükbaş hayvan tedarik protokolü imzaladık. ESK olarak toplumumuzun hayvansal protein ihtiyacının karşılanması yönünde küçükbaş hayvancılığı çıkış noktası olarak görüyoruz. Beslenmede dana ve sığır etinin yanında, zengin protein kaynağı olan koyun, keçi ve kuzu etinin de tüketilmesi için küçükbaş hayvan üreticilerimize yeni pazarlar oluşturuyoruz.”

Açıklamada ayrıca Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Veysel Ayhan’ın da görüşlerine yer verildi.

Ayhan, yetiştiricilerin küçükbaş hayvanlarını pazarlama noktasında zaman zaman sıkıntılar yaşadığını belirterek, damızlık dışı anaç koyun ve keçilerin hak ettiği değerden ESK’ya pazarlanacak olmasının yetiştiriciler açısından önemli olduğunu belirtti.

http://www.dunya.com/eskdan-kucukbas-hayvanciliga-destek-249808h.htm

Av Turizmi Artarak Devam Ediyor

Av Turizmi Kapsamında İlimizde 2 adet Yaban Keçisi(Capra aegageus) avlattırıldı. İnsanlık tarihiyle başlayan avcılık, ilk çağlarda insanların hayatlarını sürdürebilmeleri için beslenme ve giyecek ihtiyacı için yapılan bir olguydu. Günümüzde ise avcılık, spor ve turizm kapsamında değerlendiriliyor artık. Sürdürebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkeleri gözetilerek, popülâsyonları ve yıllık artım miktarları belirlenmiş doğal kaynakların bir parçası olan av hayvanlarının, av turizmi kapsamında yerli ve yabancı uyruklu avcılara ‘avlanma izin ücreti’ dışında, türlerine, ağırlıklarına ve trofe değerlerine göre belirlenen avlanma ücreti dâhilinde avlatılmaktadır.

Bu açıdan ülkemiz ve özellikle bölgemiz, avcılık turizmi içinde farklı bölge ve türleriyle avlanma şekilleri açısından uygun bir alandır. Türkiye için av turizmi, hem ülke ekonomisine katkı, hem de vahşi doğal hayatın korunmasını sağlayacak önemli bir araç olarak görülmektedir. Av turizmi, belirli yasal düzenlemeler çerçevesinde, bölgemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak avına izin verilen türleri, avlanma süreleri ve avlakları, her ‘Av Dönemi’ öncesinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı/Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce tespit ve ilan edilmektedir

2011 yılından itibaren hız kazanan kaçak avcılıkla mücadele sonucunda avlaklarımızdaki yaban hayvanı popülasyonundaki artışla birlikte 2014-15 Av Turizmi kapsamında Giresun’da 9 adet Anadolu Yaban Keçisi (capra aegagrus) av kotası verilmiştir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Giresun Şube Müdürlüğünün gözetiminde av turizmi kapsamında gerçekleştirilen avlarda Ocak/2015 tarihinde Şebinkarahisar/Kayalı köyü civarında, Ahmet Özkayan isimli yasal avcı tarafından on yaşında bir adet Yaban Keçisi avlanmıştır. Ayrıca, Aralık/2014’te ise Naim Gündoğdu isimli yasal avcı tarafından Çamoluk ilçesi, Yaylaçayır köyü, Eliye mahallesi civarında sekiz yaşında bir adet Yaban Keçisi avı gerçekleşmiştir. Bu yaban keçisi avlarından elde edilen gelirden, avlak alanı kapsamında bulunan yerlerdeki köy tüzel kişiliklerine de koruma, bakım ve üretim hizmetleri karşılığı olarak katılım payı (% 40 oranında) verilmektedir.

2014-15 Av Turizmi sezonunda 9 adet Yaban Keçisi, 2 adet Ayı ve 6 adet Karaca Av Turizmi kapsamında avlattırılacaktır. Kotalı bu avlardan yaklaşık 40.000 (kırkbin) TL. bir gelir elde edilmesi planlanmıştır. Bu elde edilecek gelirin yaklaşık 17.000 TL’si Alucra, Çamoluk ve Şebinkarahisar ilçesi avlaklarında bulunan köy tüzel kişiliklerine aktarılacaktır.

İlimizin avcılık yönünden tanıtımı açısında önemli olan av turizmi faaliyetleri kota uygulaması kapsamında yerli ve yabancı avcılara dönük olarak, içinde bulunduğumuz bu av döneminde ve ilerleyen yıllarda da devam edecektir.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14764

Kaçak Yaban Keçisi Avcılarına Müdahale

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 12. Bölge Müdürlüğü, Giresun Şube Müdürlüğü usulsüz ve kaçak yapılan avcılığın önüne geçebilmek için denetim ve kontrollerini sıklaştırarak devam etmektedir. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa göre Merkez Av Komisyonunca tespit edilen usul ve esaslar ile koruma altına alınarak belli sürelerde avlanması yasak olan ve avlanmasına izin verilen av/yaban hayvanlarının ‘Yasak Avlanma Usulleri’ çerçevesinde kontrol ve denetimleri yapılmaktadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Merkez Av Komisyonu’nca koruma altına alınan türler ile yine Merkez Av Komisyonu’nca belli edilen sürelerde avlanmasına izin verilen türlerin ‘Kara Avcılığı Kanunu’ hükümlerine aykırı olarak avlanmaları halinde, kabahatlilere bir dizi yaptırımlar uygulanmaktadır. Giresun Şube Müdürlüğümüze bağlı Av Koruma ekipleri Giresun il sınırları içinde yasak ve kuralsız avlanmalara karşı çalışmalar Kaçak Avcılıkla Mücadele yılı olan 2014-2015 yılları içinde artarak devam etmektedir.

01 Ocak 2015 günü Şebinkarahisar İlçe Jandarma Komutanlığına yapılan bir ihbarda, Şebinkarahisar ilçesi, Hacıömer Köyü Gürüz mevkiinde kaçak Yaban Keçisi avlandığı haberi/ihbarı alınmıştır. Bu ihbarı değerlendiren İlçe Jandarma Komutanlığı ve Şebinkarahisar DKMP Şefliğimiz koruma ekipleri, ölü halde bir yaban keçisi bulmuştur. Kaçak avlandıkları tespit edilen iki kişiye müdahale edilerek şahısların ruhsatsız av tüfeklerine ve malzemelerine el konulmuştur.

Usulsüz ve kaçak avlanan şahıslar hakkında gerekli yasal işlemler başlatılmıştır.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=14765

2015 Yılı Tarım Sigortası (TARSİM) Başvuruları Başladı

Üreticilerimizin 2014 yılından hatırlayacağı gibi bitkisel (ilimiz için ana ürün olan fındık) ve hayvansal üretimlerimiz meteorolojik olaylar sebebiyle çeşitli risklerin  (don, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını) etkisi altında kalmaktadır. Küresel ısınma nedeniyle ilimizde de (2015 yılı Şubat – Mart ayları) önemli ölçüde iklimsel değişiklikler yaşanmaktadır. Üreticileri için önemli geçim kaynağı olan fındık ürünü hasat zamanına kadar büyük risk altındadır.

​Çiftçilerin tarım sigortası yaptırmaları gönüllük esasına dayalıdır. Ancak 5363 sayılı Tarım Sigortası Kanunu kapsamında olan ve uygulama yılında (2015 yılı için) yer alan risklerden sigorta yaptırmayan çiftçilere ürün kayıpları için 2090 sayılı Tabii Afetler Kanunu kapsamında da herhangi bir yardım yapılamamaktadır.

Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında çiftçilerin ürünlerini don riskine karşı sigorta yaptırmaları gönüllülük esasına bağlı olup, çiftçinin ödemesi gereken don riski teminatının 2/3’ü Tarım Sigortası Havuzu tarafından karşılanmaktadır. (ÖRNEK: Poliçe bedeli 1.500 TL. ise 1.000 TL’sini DEVLET, 5.00 TL’sini  ise çiftçi karşılar. )

İlimizde üretimi yapılmakta olan ana ürün fındık ürününde son poliçe düzenleme tarihi 5 MART 2015, kivi ürününde ise bu tarih 28 ŞUBAT 2015 mesai bitimine kadardır. İlimizde fındık ve kivi üretimi için 2015 kış dönemi (Ocak – Şubat – Mart ayları) 2014 üretim yılında olduğu gibi mevsim normallerinin üzerinde seyredebileceği düşünülerek don riskine karşı çiftçilerin Çiftçi Kayıt Sistemlerini (ÇKS) zamanında güncelleyerek 5 MART 2015 tarihi mesai bitimine kadar tarım sigortası yaptırmaları kendi menfaatlerine olacaktır.

http://giresun.tarim.gov.tr/Haber/155/2015-Yili-Tarim-Sigortasi-_tarsim_-Basvurulari-Basladi