Monthly Archives: Mart 2015

Serbest Sistem Yumurta Tavukçuluğu Projesi Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

Ordu Üniversitesi,  DOKAP ve İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüz işbirliği ile bu yıldan itibaren Giresun ilinde uygulanacak olan ”Doğu Karadeniz Bölgesinde Serbest Sistem Yumurta Tavukçuluğunun Yaygınlaştırılması Projesi” hakkında  yetiştiricilere yönelik olarak 11 Mart 2015 tarihinde bilgilendirme toplantısı yapılmıştır.

 Projeyi koordine eden Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümünden Doç.Dr. İsmail Durmuş, Doç.Dr. Sezai Alkan, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Dr. Muhammet Angın ve DOKAP veteriner hekimi Şeref Demir tarafından projenin amaç ve kapsamı, fayda-maliyet analizleri ile Ordu ilinde geçen yıl yaşanan proje uygulama tecrübeleri konularında toplantıya katılan 78 yetiştiriciye ayrıntılı bilgi verilmiştir. Toplantının son bölümünde yetiştiricilerin soruları uzmanlarca cevaplanmış ve projeye dâhil olmak isteyen üreticilerin iletişim bilgileri daha sonra kendilerine dönülmek üzere alınmıştır.

 Giresun İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://giresun.tarim.gov.tr/Haber/180/Serbest-Sistem-Yumurta-Tavukculugu-Projesi-Bilgilendirme-Toplantisi-Yapildi

”Coğrafi İşaret” İçin Gönüllü Ağı

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) ve Akdeniz Üniversitesi (AÜ) işbirliğiyle, Türkiye’deki yöresel ürünlerin coğrafi işareti almasında kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına yardımcı olmak adına gönüllü uzmanlardan oluşan ağ kuruldu. MKÜ Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yahya Kemal Avşar, Akdeniz Üniversitesi işbirliğiyle Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu önderliğinde Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) adında ortak bir araştırma ağı kurduklarını belirtti.

Türkiye’de coğrafi işaret alabilecek ürünlerin haritasının çıkarıldığını vurgulayan Avşar, “Amacımız coğrafi işaretlerin önce bölgemizde sonra tüm ülke çapında bir envanterini çıkartarak devletin gözetiminde ulusal ve uluslararası pazara sunabilmek” dedi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD6197_–cografi-isaret—icin-gonullu-agi.html

Buğday ve Ürünleri İhracatında Türkiye’nin Konumu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, ekmekten uzak durulmasına ilişkin açıklamalara yönelik ”Bilen bilmeyen herkes konuşuyor; ürünler hakkında insanlara yanlış bilgiler veriyor, genellemeler yapıyorlar. Bu da topluma, sanayiciye, üreticiye maalesef zarar veriyor” dedi. Bakan Eker, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından Belek’te bir otelde düzenlenen 11. Uluslararası Buğday ve Sağlık Kongresi’ne katıldı. Eker, insanların yaşadıkları coğrafyanın ürünleri ile beslendiklerini, buğdayın da 12 bin yıldır Türkiye topraklarında yetiştiğini söyledi.

Buğdayın dünya insanının temel gıdasını oluşturduğunu vurgulayan Eker, buğdayın besin değeri açısından diğer hububat ürünlerine göre daha yüksek değere sahip olduğunu ifade etti.

Anadolu’nun biyoçeşitlilik açısından yeryüzünün en zengin topraklarına sahip olduğunu anlatan Bakan Eker, koruma altına alınan 4 bin 200 endemik bitki türü olduğunu ve on binlerce yıldır bu topraklarda tarım yapıldığını kaydetti.

Modern dünyada insanların artık sadece kendi ürettiklerini yemediklerini, başkaları tarafından hazırlanan, üretilen gıdaları da tükettiklerini belirten Eker, artık üretilen her şeyin küresel pazarlara girdiğini söyledi.

Eker, gıdaların ihtiyaç olduğu ölçüde tüketilmesini önererek, insanların yanlış bilgilendirilmesinin üreticiye de zarar verdiğini vurguladı.

Ülkemizin un ihracatında önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Eker, Türkiye’nin toplam buğday ve un ihracatı dikkate alındığında ithal eden değil, ihraç eden bir ülke olduğunun altını çizdi.

Bakanlık olarak tarımın verimliliğini artıran, rekabetçi, maliyeti düşüren, kaliteli ve yüksek standartta üretim yapılmasını öngördüklerini ifade eden Bakan Eker, bu doğrultuda tarım sektörü entegre bilgi sistemi oluşturduklarını ve projenin dünyaya örnek olduğunu kaydetti.

Ürünlerini lisanslı depolarda muhafaza eden üreticilere kira desteği sağladıklarını ve bunun da bir ilk olduğunu belirten Eker, “Buğday için ton başına aylık 3 lira destek veriyoruz. 2014 yılının ekim ayında mevzuatı yayınladık. Bu yıl içinde de ödemeler yapılacak” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Bilgiç ise yaptığı açıklamada ekmek üzerinde yanlış algılar oluşturulduğunu belirtti. İnsanların 3 beyazdan uzak durmasının istendiğini ve bu beyazlardan birinin un olarak açıklandığını ifade eden Bilgiç, “Yıllarca dedelerimiz, babalarımız, sağlıklı nesiller yetişmiş ama biz ne hikmetse hep ekmekten, undan kaçar hale gelmişiz. Bu yanlışın düzeltilmesi gerekiyor” diye konuştu.

TUSAF Başkanı Erhan Özmen de bu konuyla ilgili olarak toplumda ilgili ilgisiz bir ekmek düşmanlığı yaşandığını, toplumu doğru bilgilendirmeye yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını bildirdi. Dünyada Türkiye ve Mısır’ın dışında kuraklık yaşayan başka ülke olmadığını belirten Özmen, şu ana kadar gerçekleştirilen iyi yönetimle sürecin sorunsuz ilerlediğini ifade etti.

Kongrede katılımcılara plaket vermek yerine, TEMA Vakfı aracılığıyla 500 fidan dikildiği bildirildi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD6195_bugday-ve-urunleri-ihracatinda-turkiye-nin-konumu.html

Bayraktar: Çalışan Kadınların Üçte Biri Tarımda

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çalışan kadınların üçte birinin tarımda olduğunu bildirerek, “Tarımda çalışan 2,5 milyonu aşkın kadın, hem evlerini çekip çeviriyor hem evde üretim yapıyor hem de tarımsal üretime katılıyor.” dedi. Bayraktar, günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçilerin, tarımın belkemiği olduğunu, tarımsal üretiminin yarıdan fazlasını karşıladığını vurguladı. Şemsi Bayraktar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tarımda çalışan kadınların içinde bulunduğu durumu değerlendirdi. 2014 yılı verilerine göre, 15 yaş ve daha yukarı yaştaki 28 milyon 841 bin kadından 8 milyon 729 bininin işgücüne dahil olduğunu, 7 milyon 689 bininin çalıştığını bildiren Bayraktar, “Çalışan kadınların yüzde 32,94’ü olan 2 milyon 533 bin kadın tarımda istihdam ediliyor. 5 milyon 156 bin kadın tarım dışı alanlarda çalışıyor. Kadınlarda işsiz sayısı 1 milyon 40 bini buluyor” dedi.

Erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 30,3’de kaldığını, kadınlarda istihdam oranının yüzde 26,7, işsizlik oranının yüzde 11,9 olduğunu belirten Bayraktar, tarımın kadınlarda işsizlik oranını yüzde 16,5’den yüzde 11,9’a düşürdüğünü vurguladı.

TARIMDA ÇALIŞAN KADINLARIN YÜZDE 78,88’İ ÜCRETSİZ AİLE İŞÇİSİ

Tarımda çalışan 5 milyon 470 bin kişiden yüzde 46,3’ünü kadınların oluşturduğuna dikkati çeken Bayraktar, “Tarımdaki kadınların sadece yüzde 10,63’ü kendi nam ve hesabına yani kadın çiftçi olarak çalışıyor. Ücretli veya yevmiyeli çalışan kadın işçi oranı yüzde 10,52. Tarımda kadınların yüzde 78,88’i de ücretsiz aile işçisi olarak hizmet veriyor. Yüzde 95,9’u kendi adına sosyal güvenlik sistemine kayıtlı değil” dedi.

Çalışan kadınların üçte birinin tarımda olduğunu, tarımda çalışan 2,5 milyonu aşkın kadının hem evlerini çekip çevirdiğini hem evde üretim yaptığını hem de tarımsal üretime katıldığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde emek yoğun işleri çoğunlukla kadınlar üstlenmektedir ve iş yükleri genellikle erkeklerden fazladır. Günde 16-17 saat çalışan kadın çiftçilerimiz, tarımımızın belkemiğidir. Tarımsal üretiminin yarıdan fazlasını karşılıyorlar. Dünyada ve Türkiye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve beslenmede kadın en önemli rolü oynuyor. Tarlada, bağda, bahçede, ahırda ve ağılda bitkisel ve hayvansal üretimin iş gücünü sağlayan kadın, bunların yanında; ev işlerini, hasta, yaşlı ve çocukların bakımını da yapmakta ve aile beslenmesinde en önemli görevi üstlenmektedir. Kadın çiftçileri eğitmeden verimlilik hayaldir. Bu nedenle ülke çapında ‘Kadın Çiftçi Eğitimi’ programını sürdürüyoruz. Nitekim tarımın her safhasında yer alan kadınların gelişmiş yayım metotlarıyla eğitilmesini, tarımsal üretimin artırılmasını ve sürdürülebilirliğini sağlamak için 14 Mayıs 2012 tarihinde, Dünya Çiftçiler Günü etkinliğimizde, Birliğimiz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında ‘Kadın Çiftçi Eğitimi İşbirliği’ protokolü imzaladık. 2013 yılında 5 pilot il olan Sakarya, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri ve İzmir’de 771 kadın çiftçiye eğitim verdik. 2014 yılında ise bu eğitimleri 81 ile yaygınlaştırdık. Eğitim çalışmaları illerde halen devam ediyor. Ayrıca, ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’, ‘Genç Çiftçi’ eğitimlerinde de kadın çiftçilerimize eğitim alıyor.”

Eğitimlere katılan kadın çiftçilerin, önümüzdeki yıllarda, değişikliğin güçlü temsilcileri olacağını ve yaşadıkları toplumun kırsal kalkınmasına katkı sağlayacağını belirten Bayraktar, “şurası iyi bilinmelidir ki sağlıklı nesiller yetiştirebilmenin yolu kadınlardan geçer” dedi.

“KADIN ÇİFTÇİLER İÇİN POZİTİF AYRIMCILIK İSTİYORUZ”

Kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi yönünde teşvik edici önlemlere acil ihtiyaç bulunduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti: “Kadın çiftçiler için de pozitif ayrımcılık yapılmalı, yıpranma payı, çalıştıkları her yıl için ilave 120 gün, 3 yılda 1 yıl olmalı. Devlet, kadın çiftçilerin sosyal güvenlik kapsamına girebilmeleri için yüzde 60 oranında prim desteği yapmalı. Söz konusu desteğin verilmesi durumunda, kadın çiftçilerin sağlık harcamaları eşleri yerine, kendi sigortalarınca karşılanacağından, desteğin büyük kısmı devlete geri dönecek, böylece kayıt dışılık da önlenmiş olacaktır.”

Son dönemlerde artan kadına yönelik şiddete de değinen Bayraktar, “Çok sayıda kadın kötü muameleye, işkenceye maruz kalıyor. Hatta öldürülüyor. Bu kabul edilemez bir durumdur. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak bunu kınıyor ve bütün kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyoruz” dedi.

http://www.sondakika.com/haber/haber-bayraktar-calisan-kadinlarin-ucte-biri-tarimda-7045830/

 

Kestane ve 33 Faydası

Kestane oldukça besleyici bir yemiştir. Kalori değeri yüksek olsa da,  B1, B2 ve C vitaminleri bakımından çok fazla zengindir. Kestane oldukça fazla miktarda yağ ve protein ihtiva eder. Bunun dışında potasyum, fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir, sodyum minerallerinden de zengindir.

Kestane, Türkiye’de Bursa ilimiz ile özdeşleşmiştir. Ancak her ilimizde yoğun bir şekilde tüketilir.

Kestane ile herkesin mutlaka bir çocukluk anısı vardır. Sobalarda kestane yakılıp, evin ısınmasını sağlamak yanında  birçok faydası da vardır.

  • İnsana enerji verir, vücuduna ise kuvvet katar.
  • Cinsel gücün artmasını sağlar.
  • Bedensel ve zihinsel olarak yaşanan yorgunluğa iyi gelir.
  • Yaraların iyileşme süresini hızlandırır.
  • Kandaki kolesterol oranını düşürme özelliği vardır.
  • Kan dolaşımını düzenleyici özelliği mevcuttur. Bunun yanında kan dolaşımını da hızlandırır.
  • Varis ve basur belirtilerini hafifletir.
  • Karaciğere ve mideye oldukça yararlıdır.
  • İshali kesmeye yardımcı olur.
  • Ateşin düşmesini sağlar.
  • Kabuklarından çay yapıldığı taktirde kişi sakinleştirir ve stresin giderilmesine yardım olur.
  • Hücrelerin yaşlanmasını geciktirir. Hücrelerin erken yaşlanmasını önleyerek, kırışıkların oluşmasını geciktirir.
  • Detoks özelliği ile de öne çıkar. Vücudu toksinlerden temizler.
  • Mideye karşı oldukça yararlıdır. Sindirimi kolaylaştırır.
  • Yüksek oranda selenyum ve B1, B2, E vitaminleri ihtiva eder.
  • Beyin için oldukça yararlı bir yemiştir. Hafızayı güçlendirir ve alzheimer riskini düşürür.
  • Kolesterolü kontrol altına almaya yardım eder.
  • Kişinin ishal olmasını engeller.
  • Birçok kanser türü için riski azaltır. Özellikle akciğer kanseri için riski azaltır.
  • Kan basıncını düşürmeye yardım eder.
  • Kansızlık yani anemiyi önlemeye yardım eder.
  • Tok tutucu özelliği vardır. Bu sayede kilo vermeye yardımcı olur.
  • Bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlar. Bundan dolayı da kestane tüketen kişi sık sık hasta olmaz.
  • Kalp hastalıkları için risk oranını düşürür. Kalp ile dosttur.
  • Selenyum ihtiva etmesi sebebiyle prostat kanseri ile mücadele eder.
  • Afrodizyak etkisi mevcuttur.
  • Halsizlik ve kronik yorgunluk sorunlarını gidermeye yardım eder.
  • Güçlü bir antioksindan özelliği vardır.
  • Kasları ve kemikleri güçlendirdiği için menopoz sonrası kadınlara önerilir.
  • Dişlere de faydası vardır. Dişleri kuvvetlendirir.
  • Koroner arter sorununa faydalıdır.
  • Felç geçirme riskini yarıya düşürür.
  • Lineoleik asit açısından oldukça zengin olması hasebiyle birçok hastalığın önüne geçilmesini sağlar.

Kestane Nasıl Tüketilir?

Kestanenin en meşhur hali kestane şekeridir. Özellikle Bursa ilimiz kestane şekerleri ile ünlüdür. Taze olarak da tüketilebilir. Kestaneyi haşlayabilirsiniz ya da kestane kebap şeklinde yapabilirsiniz. Haşlayabilmek için kabuğuna bir çizik atmak gerekir. Çizilen yerden kestanenin daha hızlı ve kolay haşlanması sağlanır.  Bunun dışında günümüzde pasta ve kek gibi tatlıların içine de konulmakta. Bu şekilde de tüketilebilir. Özellikle pastalarda kestane artık oldukça fazla kullanılmaktadır.

Bunun dışında kestanenin kabuğu ve ağacını kabuk ve yaprakları da kullanılabilir. Kestanenin kabukları haşlanıp suyunun içilmesi halinde sakinleştirici özelliğinden yararlanılabilir. Tüm bu faydalarının yanında kestane, yüksek tansiyon ve damar sertliği şikâyeti olanlara ve şeker hastalarına önerilmez.

Kestane balı da oldukça sevilen bir kestane tüketme şeklidir. Arılar tarafından kestane çiçekleri üzerinde üretilir. Sağlık açısından insana oldukça yararlıdır. Bu bal yalnızca belirli bölgelerde ve belirli illerde üretilebilen nadir bir bal çeşitidir. Birçok hastalığın önlenmesi için kestane balı tüketmek gerekir.

Kestanin Zararları Nelerdir?

  • Şeker hastalarının yani diyabetik olan kişilerin kestaneyi tüketmemesi gerekir.
  • Yüksek tansiyon yani hipertansiyon sorunu olan kişilerin de kesaten tüketmesi zararlıdır.
  • Damar sertliği problemi olan hastaların tüketilmesi önerilmez.
  • Kestanenin at kestanesi çeşidi vardır. Bu kestane tüketilmemelidir. Yararı yok, zararı vardır. Ağaçlarda gördüğümüz kestaneler genellikle at kestanesidir. Ancak yenilmez.

Kestane Besin Değeri

1 Adet Kestane:

34.6 kcal (20 gr)

Karbonhidrat (g) 7.2

Protein (g) 0.5

Yağ (g) 0.4

Lif (g) 1.7

Kestane, C ve B grubu vitaminleri, potasyum, çinko, demir, fosfor açısından oldukça zengindir. 3 adet orta boy kestane, 1 dilim ekmek ile eş değerdir.

http://onedio.com/haber/kestane-ve-33-faydasi-465925

http://www.milliyet.com.tr/kis-meyvelerinden-kestane-pembenar-detay-pratiktarifler-2013296/