Monthly Archives: Haziran 2015

Geç Yapraklanan Ceviz Ağacı Yetiştirildi

Tokat’ta Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar Akça tarafından 16 yıl süren çalışmayla Türkiye’nin en geç yapraklanan ve bu sayede soğuktan etkilenmeyen ceviz ağacı yetiştirildi. Tokat’ta 1997 yılında görevine başlayan Prof. Dr. Yaşar Akça, başta merkez ve Niksar olmak üzere diğer ilçeleri gezerek ceviz ağaçlarını inceledi.

İnceleme sonrası Tokat bölgesinde ceviz kaynağının bulunduğunu öğrenen Prof.Dr. Akça, daha sonra 2001 yılında Türkiye’de ilk defa ulusal ceviz sempozyumu gerçekleştirdi. Sempozyumun ardından Prof. Dr. Akça, bir çok ülkeyi gezerek yeniden incelemelerde bulundu ve ardından soğuya dayanıklı ağaçlar ile meyve verme oranı yüksek ağaçları belirledi. Prof. Dr. Akça, 16 yıl süren çalışmaların ardından yaptığı melezleme ile hem geç yapraklanan, hem de bol ürün veren 8 ceviz ağacı yetiştirdi. Prof.Dr. Akça, kendileri için altın değerinde olan bu ağaçlardan ilkine de ‘Niksar 1″ adını verdiklerini söyledi.

“SOĞUKTAN ZARAR GÖRMÜYOR.

Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezinde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Akça, Tokat’ta müthiş bir ceviz kaynağının bulunduğunu söyledi. Yaptıkları çalışmalar sonrası çok sayıda ceviz ağacı çeşidine ulaştıklarını kaydeden Prof. Dr. Akça, “Ben cevizle ilgili bir çok ülkeyi gezdim ve şunu gördüm. Bir soğuklardan zarar görmeyecek, ikincisi de yan dallarında meyve verme oranın yüksek olması. Şimdi bizim bu bölgede ilkbahardaki don olayları ceviz ağaçlarına zarar veriyordu. Bu yüzden geç yapraklanan çeşitler bulmamız gerekiyordu. Geç yapraklanan çeşitleri bulduk ama meyve verme oranları azdı. Daha sonra bu geç yapraklanan çeşitlerin içerisinde meyve verme oranı çok yüksek çeşitleri belirledik ve melezleme çalışmalarımız hala devam ediyor. Şimdi bu ağaçlar geç yapraklanıyor. Mesela, normalde Tokat’ta diyelim ki cevizin yapraklanması 1 Mayıs’te ise bu 1 Haziran’da yapraklanıyor. Dolayısıyla soğuklardan zarar görmüyor. Ama soğuktan zarar görmemesinin yanında bir de bol meyve vermesi lazım. Şu anda bu gördüğünüz ağaçta yapraktan çok meyve var” dedi.

“ÜRETİCİYE YAYILMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

Bu tür ceviz ağaçlarını çoğalttıklarını söyleyen Prof. Dr. Akça, “Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörlüğü’nün Özel İdare’ye sunduğu projeler kapsamında 400 metrekare sera yapıyoruz. Önümüzdeki yıl fidan üretimi konusunda çalışmalara başlayacağız. Üç bin, dört bin tane bu ve benzeri ve patentini aldığımız çeşitler var, o çeşitlerin çiftçiye yayılmasını sağlayacağız” diye konuştu.

http://www.aktifhaber.com/gec-yapraklanan-ceviz-agaci-yetistirildi-1188137h.htm

http://www.iha.com.tr/haber-ceviz-ithalattan-kurtulamiyor-474681/

Gamzeli: Tarım Üstü Açık Bir Fabrikadır ve Çiftçilik Basit Bir Olay Değildir

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkan Vekili Çankırı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Gamzeli, “Tarım üstü açık bir fabrikadır ve çiftçilik basit bir olay değildir. Hububatta üretim dönemi çok uzun bir süreci kapsamakta, yoğun ve masraflı bir emek harcanmasını gerektirmektedir. Bu nedenle emeğinin karşılığını alması da çiftçinin en doğal hakkıdır” dedi.

Gamzeli Çankırı Ziraat Odası’nda düzenlediği basın toplantısı ile üretim, destekleme alım fiyatları, aşırı yağışların ekim alanlarına verdiği zararlar konusunda açıklamalarda bulunup, “Son yıllarda kuraklık, aşırı, yağış, don, dolu gibi doğal afetler çiftçimizin belini bükmekte emeklerinin zayi olmasına yol açmaktadır” ifadelerini kullandı.

Gamzeli açıklamasının devamında şu bilgileri verdi: “Ülkemizde son 10 yıl ortalamasına göre her yıl yaklaşık 8.1 milyon hektar alanda buğday ekilmekte, üretim ise yıldan yıla değişmekle birlikte son on yılın ortalaması yaklaşık 20 milyon tonu bulmaktadır. Kış yağışlarının yetersiz olduğu geçen yılın ardından bu yıl üretim sezonu yağışlarla başladı. 2014-2015 üretim dönemine girdiğimiz Ekim ayından itibaren gerçekleşen aşırı yağışlar, zaman zaman bazı illerimizde afetlere neden olsa da ülke genelinde tarımsal üretim açısından iyi bir başlangıç olmuştur. 2015 yılında iklim şartlarının hububat üretimi açısından uygun seyretmesi nedeniyle buğday üretiminin geçen yıla göre yüzde 18 artışla 22,5 milyon ton, arpa üretiminin ise yüzde 27 artışla 8 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Ancak, hasadın başlangıcından bu yana gerçekleşen aşırı yağışlar hububatta bazı bölgelerde külleme, pas ve kök çürüklüğüne sebep oldu. Bu durum özellikle ilimizde ekilişin fazlaca yapıldığı buğday ve arpada kalite düşüklüğüne neden olabilecektir. Nitekim hasat edilen arpalarda kalite düşüklüğü nedeniyle fiyatlarda bir gerileme söz konusudur. İlimizde serbest piyasada arpa fiyatları 550 TL/ton civarında seyretmektedir. Bu fiyat, TMO’nun açıklamış olduğu 645 TL/ton alım fiyatının yüzde 14,7 civarında altındadır. 16 Haziran’da açıklanan TMO 2015 müdahale alım fiyatlarına göre; 2015 yılı için Anadolu kırmızı sert (AKS) ekmeklik buğday müdahale alım fiyatı ton başına 862 TL olarak belirlenmiştir. Diğer Kırmızı ve Beyaz Buğdaylar 819 TL/ton, Düşük Vasıflı Ekmeklik Buğday 724 TL/ton olarak belirlenmiştir. Protein oranı yüksek, süne oranı düşük olan buğdaylar yüzde 7’ye kadar ilave fiyat almaktadır. Bu fiyatlara ilave olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ton başına 50 TL prim ödemesi ile gübre, mazot, sertifikalı tohumluk ve toprak analizi gibi destek ödemeleri yapılacaktır. Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğday için belirlenmiş olan 862 TL/ton müdahale alım fiyatı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen 127 TL/ton prim ve diğer desteklerle birlikte 989 TL/tona yükselmektedir. Korkumuz henüz hasadın başlamadığı buğdayda da aynı durumun görülmesidir. Çünkü bu dönemdeki aşırı yağışlar buğdayda protein oranının düşmesine neden olacak, bu durum da ister istemez fiyatlara yansıyacaktır.”

http://www.cihan.com.tr haber/Gamzeli-Tarim-ustu-acik-bir-fabrikadir-ve-ciftcilik-basit-bir-olay-degildir_9356-CHMTgwOTM1Ng==

Tohumlar Neden Gen Bankasında Tutuluyor?

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak, tohumların Gen Bankasında muhafaza edilmesi konusunda Web Tarım TV’ye önemli açıklamalar yaptı. Burak, ”Tohum elbette para değil. Ancak gıda güvenliği ve bütün insanlık için bu çok önemli” diye konuştu.

İletişim ortamlarındaki bilgi kirliliğine dikkat çeken Burak, “Muhafaza edilen bu tohumlar, tanımlanması yapılarak, her 5 yılda arazi şartları sağlanıp ekiliyor. Dayanıklılıkları arttırılan veya dayanıklı görülen tür ve çeşitler gelecek nesillere aktarılıyor” dedi.

Dünya genelinde bulunan 8 bitki orijininin, 3 tanesinin ülkemizde buluştuğuna vurgu yapan Burak, ülkemizde doğal olarak yetişen türlerin 12 bin olduğunu hatırlattı.

Burak, bu bitkilerin 2 bin 400’ünün endemik; bizim coğrafyamıza ait olduğunu ve bunun büyük bir zenginlik olduğunu kaydetti.

Ülke tarımına 49 enstitü ve 2 bin 200 alanlarında uzman araştırmacıyla katkı sağladıklarına da değinen Burak, “Bitki şeklinde de korumalarımız mevcut olduğunu ifade etti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD6590_tohumlar-neden-gen-bankasinda-tutuluyor-.html

Karadeniz Yaylaları Şenlenecek

Trabzon Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kansız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, alternatif turizm hareketlerini tercih eden yerli ve yabancı turistlerin en önemli uğrak noktaları arasında artık Doğu Karadeniz’in yer almaya başladığını belirtti. Doğu Karadeniz’in dağ ve yaylalarının özellikle son yıllarda Arap turistler tarafından büyük ilgi gördüğüne dikkati çeken Kansız, “Doğu Karadeniz, vadileri, yüksek dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, doğası, yöreye has gelenek ve göreneklerin yaşatılmaya çalışıldığı yayla şenlikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Doğu Karadeniz yaylaları, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor” diye konuştu.

– Karadeniz’de düzenlenmesi planlanan şenlikler

Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane, Giresun ve Bayburt’ta bin ile 2 bin 500 rakımlı 2 bini aşkın yaylanın 150’den fazlasında haziran-ekim döneminde geleneksel yayla şenlikleri ve festivaller düzenleniyor.

Doğal zenginliklerinin tanıtımında önemli paya sahip yayla şenlikleri kapsamında, uzun burun, atma türkü, tahta biçme, çay ve fındık toplama, yüzme, en uzun horon halkası, kuşdili kullanarak haberleşme, balık tutma, ses yarışması, yayla güzeli, fındık güzeli, çeşitli spor yarışmaları, boğa güreşi, güzel atmaca, cins köpek ve buzağı, çorap örme, bal, yöresel yemek ve yöresel giysi yarışmaları da yapılıyor.

Bölgede, Rize’de Ayder, İkizdere Dağ Horozu, Anzer, Güneyce Varda, Güneysu Handüzü, Ardeşen Golazeno şenliklerinin yanı sıra, diğer illerin de düzenlendiği etkinlikler şöyle:

“Trabzon’da, Şalpazarı Ağasar, Kadırga, Sis Dağı, Sultan Murat, Akçaabat Hıdırnebi, Çaykara Kuşmer, Tonya Kadıralak, Düzköy Karadağ Yaylası şenliği, Artvin’de, Kafkasör, Sarıgöl Boğa Güreşleri, Borçka Kafkas Arı ve Bal Festivali, Yusufeli boğa güreşleri, Çamlıbel, Arhavi Kültür ve Sanat Festivali, Ardanuç Efkari Aşıklar Şenliği ve Karakucak Güreş Festivali, Giresun’da Kümbet, Bektaş, Sis Dağı, Karaovacık ve Aksu yayla şenliği, Gümüşhane’de Zigana, Kuşburnu ve Pestil Şenliği, Kadırga, Kazıkbeli ve Güvende yayla şenliği, Bayburt da ise Dede Korkut, Soğanlı ve Kopuz köyü yayla şenlikleri.”

http://www.medyatrabzon.com/karadeniz-yaylalari-senlenecek-169502h.htm

Pazarcı Esnafına Belge Zorunluluğu

Antalya Semt Pazarcılar Odası yönetim kurulu, pazarda sattığı ürünü Hal’den almayıp, ektiğini pazarda getirip satan üretici konumunda olan müstahsillere belge zorunluluğunun geldiğini açıkladı. Pazar yerlerindeki esnafın ürettiği ürünü satması ve üretime teşvik edilmesi nedeniyle müstahsillere Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ‘Çiftçi Kayıt Belgesi’ zorunluluğu getirildi.

Bu zorunlulukla birlikte pazarda ürün satmak isteyen pazarcı esnafı yetiştirdiği ürünü satabilecek, belge ile Antalya Semt Pazarcıları Odası’ndan Pazar yeri alabilecek. Hal’den alıp pazarda satıyorlar. Vatandaşların pazarcı esnafı tarafından yetiştirilmiş ürünleri almak gibi bir isteklerinin olduğunu söyleyen Pazarcılar Odası Başkan Vekili Cihan Karataş, Çiftçi Kayıt Belgesi’ ile üretici ve alıcı bir araya gelecek. Bu sistem aynı zamanda sadece ürün ticareti yapanların önüne geçecek, sistem insanları üretmeye teşvik edecek” dedi.

Bakanlık tarafından uygulanan zorunlu belgenin belirli standartları oluşturmak için gerekli diyen Karataş, bu sayede ürettiğini satanların hakları korunacak. Başkasının ürettiğini alıp satanlar zamanla ya bu belgeye sahibi olacak, ya da pazarda ürün satamayacak. Belgeyi alabilmek için ürün yetiştirebilmek gerekli. Bunun için de ekilecek araziye sahip olunması, veya kiralanması şartı koşulacak. Yani üretmeyen satamayacak” dedi, esnafın yasalara uyarak gerekli şartları yerine getirmesini istedi.

http://www.sondakika.com/haber/haber-pazarci-esnafina-belge-zorunlulugu-7421333/