Monthly Archives: Nisan 2016

Turizm Haftası “Şebinkarahisar”

Giresunda, Turizm Haftası dolayısıyla kentin yöresel gıda ve eşyalarının tanıtıldığı stantlar açıldı. İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Hulisi Güleç, Atatürk Meydanındaki programın açılışında yaptığı konuşmada, Turizm sektörünün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en hızlı büyüyen sektörlerden biri olduğunu söyledi.

Karadeniz’de bulunan 23 yaylanın turizm merkezi ilan edildiğini hatırlatan Güleç, “Kümbet, Kulakkaya, Bektaş ve Sis Dağı yaylalarımız en önemlileri arasında yer almaktadır. Günümüzde artık büyük bir ilgi görmeye başlayan yayla turizmi gelecekte de en çok ilgi gören turizmin başında gelecektir” dedi.

Güleç, Şebinkarahisar ilçesindeki Meryemana Manastırı’nın, Trabzon’daki Sumela Manastırı’ndan sonra Türkiye’deki en büyük ikinci manastır olduğuna dikkati çekerek, ilçenin kale, Taşhan, Licese, Asarcık, Turpçu ve Göynük Kiliseleri, Fatih, Kurşunlu, Behramşah Camileriyle inanç turizminin merkezi olmaya hazır olduğunu kaydetti.

Doğu Karadeniz’de üzerinde insan yaşayabilen tek adanın Giresun’da olduğunu belirten Güleç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dünyadaki en iyi kuru yemişlerden fındığın en güzeli ve en kalitelisinin Giresun’da yetiştiğini, şehrimizin bol yağış alması nedeniyle yetişen zengin bitki türlerinden oluşan mutfağımız ile yemeklerimizin ülkemizde ve dünyada çok ilgi gördüğünü unutmayıp bunları turizmde fırsata dönüştürmeliyiz. Tüm bu saydıklarım Giresun’un turizmini canlandırmaya yeter de artar bile.”

http://www.haberler.com/turizm-haftasi-27-8360482-haberi/

Kene Mücadelesi Çalışmalarına Başlandı

İlimizde, hyalomma soyu kenelerin yaygın  olduğu Kelkit vadisi çevresinde  yer alan  yüksek kesimdeki ilçelerde (Alucra,Çamoluk,Şebinkarahisar) 2016 yılı kene mücadelesi çalışmalarına  İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerimizce  başlanılmış olup, Eylül ayı sonuna kadar devam edilecektir.  Kene mücadelesi çalışmalarında, Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından temin edilen ve et ve sütte kalıntı bırakmayan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kapsamda, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar muhtarlıkların ve önder çiftçilerinde desteği sağlanarak, riskli yerler başta olmak üzere ücretsiz olarak ilaçlanmaktadır. Çevre kirliliğine yol açması ve doğada faydalı canlılara da zarar verebilmesi nedeniyle mera vb. açık alanların ilaçlanması ise önerilmemektedir.

Ayrıca mücadele ve korunma yöntemleri konusunda; Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğümüz ve İlçe Müdürlüklerimiz tarafından Sağlık Teşkilatı ile işbirliği içerisinde çiftçilerin, avcıların, ağaç kesim işçilerinin bilinçlendirilmesine yönelik olarak eğitim/yayım çalışmalarına geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi devam edilecektir.

Çiftlik hayvanlarında yapılan bu ilaçlı mücadele çalışmalarının temel amacı kenelerin biyolojik üreme zincirini kırarak popülasyonunu mümkün olduğunca azaltmaktır. Doğada çok geniş alanlarda bulunan, larva, nimf ve ergin evreleri beslenmek (kan emmek) için yabani hayvanları (tavşan, kirpi, yerden beslenen kuşlar vd.) ve evcil hayvanları tercih eden ve hızlı üreyebilen kenelerin herhangi bir mücadele yöntemiyle tamamen yok edilmesi mümkün değildir. KKKA hastalığına karşı insanlarda ve hayvanlarda henüz etkili bir aşı üretilmemiştir.

Sıcak mevsimlerde insanlara kene tutunması vakalarının artması nedeniyle kenelerin bulunabileceği alanlara gidildiğinde dikkatli olunmalı ve en etkili korunma yönteminin kişisel korunma tedbirleri olduğu unutulmamalıdır. Kırsal ve ormanlık alanlardan dönüşte vücutta kene yönünden mutlaka kontrol yapılarak eğer kene tespit edilirse çıplak elle dokunmamak şartıyla, parçalanmadan ve ezilmeden en kısa sürede çıkartılmalı veya yakındaki bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Çünkü kene yapışmasından sonra kan emmeye başlaması dolayısıyla virüsü bulaştırması için belirli bir zamanın geçmesi gerekmektedir (ortalama 12 saat). Bu nedenle arazi dönüşünde vücutta kene kontrolü yaparak yapışan bir kene varsa gün geçirilmeden uzaklaştırılması en önemli tedbirdir. Ayrıca çiftçilerimizin, yaz mevsiminde tarlada çalışma saati olarak; kenelerin hareketsiz veya en az hareketli oldukları, sıcaklığın 15 derecenin altında olduğu zaman dilimleri olan sabah 05:00-10:00 arası ve akşam 17:00-20:00 saatleri arasını tercih etmeleri faydalı olacaktır.
Giresun İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://giresun.tarim.gov.tr/Haber/299/Kene-Mucadelesi-Calismalarina-Baslandi

Mazot ve Toprak Analizi İçin Ek Süre Verildi

2015 yılı için Gübre, Mazot ve Toprak Analiz destekleme başvurusunda bulunamayan çiftçiler için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ek süre verdi. Buna göre çiftçilerin müracaatlarını 29 Nisan 2016 tarihine kadar yapması gerekiyor. Konuya ilişkin duyuruda bulunan  Şanlıurfa Ziraat Odası Meclis Başkanı  Ali Kaya başvuruda bulunamayan çiftçilerin bu fırsatı iyi değerlendirmesi çağrısında bulundu. Kaya, “2015 yılında Çiftçi Kayıt Sistemine dahil olan çiftçilerimizden gübre, mazot ve toprak analiz destekleme başvurusu yapamayan çiftçilerimiz için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kararı ile ek süre tanındı. Buna göre başvuruda bulunamayan çiftçilerimizin en geç 29 Nisan 2016 tarihine kadar başvurularını yapması gerekmektedir. Çiftçilerimizin mağduriyet yaşamaması için gerekli işlemlerini bir an önce yapması çağrısında bulunuyoruz” dedi.

http://www.sondakika.com/haber/haber-mazot-ve-toprak-analizi-icin-ek-sure-verildi-8338818/

Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ Yayınlandı

5 Nisan 2016 tarih ve 29675 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürürlüğe giren Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi hakkındaki tebliğe (2016/16) göre Genç Çiftçilere 30.000 TL Hibe Desteği verilecektir. GENÇ ÇİFTÇİLERE 30.000 TL HİBE DESTEĞİ BAŞVURU TARİHLERİ 12.04.2016  /  11.05.2016
<<<<<<<<<<<TEBLİĞ İÇİN TIKLAYINIZ>>>>>>>>>>>

Kimler Başvurabilir:

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
Bu tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 18 yaşından gün almış, 41 yaşından gün almamış olmak.
Okur-yazar olmak.
Başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışıyor olmamak.
Başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak.
Başvuru tarihi itibarıyla KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak.
Aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak.

YATIRIM KONULARI;

Hayvansal üretime yönelik;

Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık projelerini,

Arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği projelerini,

Kanatlı ve ipekböceği yetiştiriciliği projelerini,

Bitkisel üretime yönelik;

Kapama meyve bahçesi tesisi projelerini,

Fide, fidan, iç ve dış mekân süs bitkisi yetiştiriciliği projelerini,

Kontrollü örtü altı yetiştiriciliği projelerini,

Kültür mantarı üretimi projelerini,

Yöresel ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik;

Tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi konulu projeleri,

Coğrafi işaretli, yerli gen kaynaklarını kullanarak, organik veya iyi tarım uygulamalı bitkisel ve hayvansal üretim konulu projeleri,

Coğrafi işareti olan gıdaların üretimi konulu projeleri, kapsar.​

Projeye Başvurmak isteyen Genç Çiftçilerimizin 12.04.2016 ve 11.05.2016 tarihleri arasında İl ve İlçe Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekmektedir.

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

http://giresun.tarim.gov.tr/Haber/296/Genc-Ciftci-Projelerinin-Desteklenmesi-Hakkinda-Teblig-Yayinlandi

http://www.sondakika.com/haber/haber-genc-ciftciye-30-bin-lira-hibe-destegi-icin-8337990/​

http://www.sondakika.com/haber/haber-genc-ciftciye-30-bin-lira-hibe-destegi-icin-8337990/

http://www.sondakika.com/haber/haber-batmanli-genc-ciftcilere-hibe-kredi-destegi-8344499/

Doğu Karadeniz “Yayla Turizmi”nde İddialı

Doğal güzellikleri ve tarihi mekanları ile yaz aylarında birçok turisti ağırlayan Doğu Karadeniz, yeşilin binbir tonu ile kaplı ormanları ve yaylaları ile de ilgi görüyor. Yaz aylarında şehrin gürültüsünden uzaklaşıp tertemiz hava soluma imkanı bulunan yemyeşil doğayla baş başa kalmak isteyen yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden olan Doğu Karadeniz, adeta Türkiye’nin saklı cennetlerinden biri. Doğal ve tarihi zenginlikleri nedeniyle özellikle yazın binlerce turistin akın ettiği bölge, alternatif turizmin adresi olan yaylalarıyla da kayak, doğa yürüyüşü ve trekking meraklılarını cezbediyor. Son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen Doğu Karadeniz, manastırları, ormanları ve kaynak sularıyla da bölge turizmine önemli katkı sağlıyor.

“Yayla turizmi dikkati çekiyor”

Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzon’un, kültürel varlıkları, tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve yaylalarıyla dört mevsim turistlerin ilgisini çektiğini söyledi.

Kentin, tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle dikkati çektiğini vurgulayan Öz, “Turizmde cazibe merkezi haline gelen bölgenin, Sümela Manastırı, Uzungöl’ü, Sera Gölü, AtatürkKöşkü, Ayasofya Cami ve Müzesi, Kızlar Manastırı, Vazelon Manastırı, Kuştul Manastırı, tarihi camileri, konakları ile yaylaları gibi görülmeye değer yerleri mevcuttur. İlimizi bu kapsamda 2015 yılı sonu itibarıyla 2 milyon yerli, 1 milyon da yabancı olmak üzere 3 milyon turist ziyaret etmiştir.” dedi.

Öz, Trabzon’un 4 bin yıllık bir tarihi geçmişi olduğunu dile getirerek, “Trabzon, ziyaretçilerine farklı alternatifler sunuyor. Bu kapsamda da bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısı her geçen gün artıyor.” ifadelerini kullandı.

Turizmden daha fazla pay almak istediklerin bildiren Öz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu doğrultuda Trabzon’a turist getirmek için alternatif turizm seçeneklerine yöneldik. Bölgemiz son zamanlarda yayla turizminde de dikkati çekiyor. Uzungöl, Sümela,Kayabaşı, Hıdırnebi, Sisdağı, Kadıralak, Erikbeli, Pazarcık, Sultanmurat gibi yaylalarımız doğa turizmine çok uygun potansiyele sahip. Turizmi 12 aya yaymak için mevcut turizm merkezleriyle alternatif yeni destinasyonları ortaya çıkarmak için bu kapsamda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Amacımız turizmin geliştirilmesi ve yaylalarımızın doğal güzelliklerini koruyarak çarpık yapılaşmayı önlemek ve turizme daha kaliteli bir şekilde hizmet vermektir.”

Öz, turizme hizmet etme noktasında çok çalıştıklarını vurgulayarak, “Gümüşhane ilimizle sınır olan Çakırgöl’ün de altyapısı tamamlandığında kış turizmi daha da canlanacaktır. Bunun dışında kültürel varlıklarımızın restorasyonları da hızlı bir şekilde devam ediyor. Turizmden daha fazla pay alma çabasındayız.” diye konuştu.

“2016’da Giresun yaylalarında turizm patlaması yaşanacak”

Giresun Turizm Altyapı Hizmet Birliği Müdürü Tamer Uzuner ise Giresun yaylalarının tanıtımı için birkaç yıldır yoğun çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi.

Tanıtım faaliyetlerinde olumlu yönde geri dönüşümlerin yaşandığını dile getiren Uzuner, 2016’da Giresun yaylalarında turizm patlamasının yaşanacağını ifade etti.

Uzuner, tur acentelerinin yaylaları da Giresun programına aldığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Giresun’da bu yıl tarihte görülmemiş turizm hareketliliği bekliyoruz. Turizm hareketliliğinin özellikle yaylalarımıza dönük olacağı yönünde şimdiden işaretler mevcut. Tur firmalarından yaylalarımıza yönelik yoğun talepler alıyoruz. Birçok firma tur programlarına yaylalarımızı da dahil etmiş durumda. Yayla paketleri satışında büyük patlama olduğunu öğrendik. Bu yıl Giresun’a gelecek turist sayısını bir milyon olarak tahmin ediyoruz. Bu rakamın büyük kısmını da yaylalarımızı ziyaret edecek turistler oluşturacak.”

Yaylaların da turizme tam anlamıyla hazır olduğunu işaret eden Uzuner, “Alt yapı eksiklikleri tamamlandı. Yaylalarımıza kolay ve konforlu ulaşım imkanı mevcut. Son yıllarda yeni konaklama merkezleri yapıldı. Yenileri yapılmaya devam ediyor. Giresunyaylaları tam anlamıyla turizm için hazır.” dedi.

“Kaplıcaların Rize’de bulunması, turizm potansiyelini artırıyor”

Rize Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu da Rize’de yaylaların turizmde önemli yeri olduğunu belirtti.

Yayla turizminde Ayder ve Anzer başta olmak üzere yaylaların çok sayıda turiste ev sahipliği yaptığını anlatan Hocaoğlu, “Geçen yıl Rize’yi yaklaşık 600 bin turist ziyaret etti. Bölgeyi ziyaret eden yabancı turistler arasında Arap turistler ilk sırayı alıyor. Bunun dışında Alman turistlerin de bölgeye ilgisi son yıllarda arttı.” diye konuştu.

Hocaoğlu, ilkbahar ve yaz aylarında 50’nin üzerinde yayla şenliği düzenlenen Rize’nin kültür turizmine de ev sahipliği yaptığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Rize kaplıca turizminin de adresi konumunda. Kaplıcalar termal turizmin, sağlık turizminin artmasını sağladı. Karadeniz Bölgesi’nde kaplıcaların sadece Rize’de bulunması, bölgenin turizm potansiyelini artırıyor. Kaplıcaların hem Ayder’de hem deİkizdere’de bulunması iki vadinin de cazibesini artırıyor. Rize’de foto safari, kuş gözlemciliği, endemik bitki incelemesi, rafting, dağ yürüyüşü, kamp kurma gibi birçok alternatif de turistlerin ilgisini daha yukarı çıkarıyor.”

“İnsanlar yaylalarda dinlenmek istiyor”

Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu da Karadeniz Bölgesi’nin turizmin ve turistlerin gözdesi haline geldiğini söyledi.

Karadeniz’de doğa turizminin revaçta olduğuna dikkati çeken Balkanlıoğlu, “Deniz tatilinde insanlar bir yerde doyuma ulaştı. İnsanlar ormanda, yeşillikte, kuş cıvıltıları eşliğinde yaylalar, kanyonlar ve şelalelerde tatil yapmak, dinlenmek istiyor.” şeklinde konuştu.

Balkanlıoğlu, Türkiye’nin en geniş alanına sahip yaylanın, Ordu’da bulunduğunu da vurgulayarak, “Kabadüz ilçemize bağlı Çambaşı Yaylası bünyesinde barındırdığı 77 obası ile Türkiye’nin en geniş alanına sahip yaylasıdır. Yüzyıllardır yayla geleneğini sürdüren Ordulular, her yıl bahar aylarında Çambaşı Yaylası’na ve ilimizdeki diğer yaylalara çıkarlar ve sonbaharın son aylarına kadar burada kalırlar. Eşsiz bucaksız çam ormanları ile kaplıÇambaşı Yaylası’na son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgisi artmıştır.” ifadelerini kullandı.

Ordu’nun tanıtımına ağırlık verdiklerini de bildiren Balkanlıoğlu, turizmden daha fazla pay almak için Ordu’yu ve güzelliklerini tanıttıklarını sözlerine ekledi.

http://www.haberler.com/dogu-karadeniz-yayla-turizmi-nde-iddiali-8311186-haberi/