Monthly Archives: Mayıs 2016

Giresun’da Yaban Hayatının Korunması Çalışmaları

Doğa Koruma ve Milli Parklar 12. Bölge Müdürlüğü Giresun Şube Müdürlüğü, yaban hayvanlarının yiyecek ihtiyaçlarının karşılanması çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi. Müdürlükten yapılan yazılı açıklamada, yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamlarında varlıklarını devam ettirebilmesinin büyük önem arz ettiği belirtildi. Artan nüfusa bağlı şehirleşme ile birlikte yaban hayvanlarının yaşam alanlarının, nitelik ve nicelik yönünden azalmakta olduğu vurgulanan açıklamada, köyden kente göç nedeniyle kırsal alanda ekilip biçilen tarım arazilerinin ve hayvancılığın azaldığına dikkat çekildi.

Ormanlarda ve köylerden uzak yerlerde bulunan meyve ağaçlarının yaşlandığı, yakacak odun ihtiyacını gidermek için insanlar tarafından kesildiği ve birçok yörede de yenisinin yerine dikilmediği belirtilen açıklamada, “Bu olumsuz etkiler sonucu yaban hayvanları doğal yaşam ortamlarında yeterli besin bulamadığından zaman zaman ziraat, yerleşim alanlarına yönelmelerine neden olmaktadır. Bu kaçınılmaz sonuç ise o yörede yaşayan insanların mal ve hatta can kayıplarına sebebiyet vermekte, yaban hayvanları-insan çatışmasını doğurmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Yaban Hayvanlarının Doğal Yaşam Ortamlarında Desteklenmesi” Projesi kapsamında yaban hayvanlarının yiyecek ihtiyaçlarının karşılanmaya çalışıldığı kaydedildi.

Projenin, Giresun’nun Alucra – ÇamolukŞebinkarahisar ilçesinin güney kısmı ile Keşap, Espiye ilçesinin güneyi ve Yağlıdere ilçesinin kuzeyindeki alanlarda 2015 yılında başlatıldığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“2015, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan bu eylem planı gereğince 2015 ve 2016 yıllarındaŞebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerinin güney kısmında ekilmeden bırakılan 300 dönüm arazide vatandaşlarımızın ikrarı alınarak fiğ, korunga ve buğday ekimi gerçekleştirilmiştir. Ekilen araziler biçilmeden yaban hayvanlarına bırakılacaktır. Yine Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk, Keşap ve Espiye ilçelerinde yaban hayvanlarının kullanmış olduğu yollarda elma, armut, ıhlamur, kiraz, erik, dut, kestane, töngel, ceviz,ahlat, kuşburnu, alıç ağırlıklı olmak üzere 5 bin adet meyve fidanı dikimi yapılmıştır.”

http://www.haberler.com/giresun-da-yaban-hayatinin-korunmasi-calismalari-8456346-haberi/

Propolis Ekonomiye Kazandırılacak

Giresun Arıcılar Birliği Başkanı Kubilay Elevli, Giresun ve yöresinde arıcılığın her geçen gün daha da gelişme kaydettiğini belirterek, yörede profesyonel olarak 2 bin ailenin arıcılıkla geçimlerini sağladıklarını ifade etti. Birlik olarak arı yetiştiricileri tarafından çöplere atılan propolisleri ekonomiye kazandırmak için proje gerçekleştirdiklerini vurgulayan Elevli, “Bu konuda DOKAP ile bir proje ürettik. 8 ilde propolis, arı sütü ve polen nasıl alınır, hangi ekipmanların kullanılması gerekir gibi konularda eğitimler verildi.

Giresun’da da Şebinkarahisar, Çanakçı, Bulancak ve Piraziz ilçelerinde 307 arıcı üyemize eğitim verdik. Bu senede devam edecek eğitimlerde, propolis’in alınabilecek ortamının seçilmesi, kovanlar arasına yerleştirilen tuzakların kullanılması ve toplamasını öğretiyoruz” dedi.

“TIP DÜNYASI İÇİN OLDUKÇA ÖNEMLİ BİR HAM MADDE”

Propolis’in tıp dünyası ile sanayi alanlarında önemli bir ham madde olduğunu vurgulayan Elevli, “Arıların bahar döneminde başlayıp Sonbahar dönemine kadar kovan içi dezenfeksiyonunda ve kovan içindeki çeşitli açıklıkların kapanması amacıyla genç meyve, bitki ve ağaç genç sürgünlerinden elde edilen bir maddedir. Keşfi M.Ö. 3 binli yıllara dayanmaktadır. Mumyaların sırrı, bozulmadan günümüze gelişinin en büyük sebebi propolisle kaplı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu madde üzerinde özellikle Avrupa’da, Japonya’da, Almanya’da, Kanada’da deneysel çalışmalar yıllardır yapılmaktadır. Özellikle son 10 yıl içerisinde arı ürünleri ile tedavi üzerinde çalışmalar başlamıştır. Bilim insanları tarafından yapılan deneylerde Propolis’in kanser hücrelerini öldürdüğü, gerilettiği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkmıştır. Bu amaçla özellikle AB ülkelerinde reçetelere girmiştir. Propolis bağışıklık sistemini güçlendirici ürün ve boğaz pastilleri gibi ilaçlarda etkin olarak kullanılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“POLEN VE ARI SÜTÜ İLE EK GELİR OLUŞTURACAK”

Dünya’da ve Türkiye’de Propolis konusunda kodeks çalışmaları çok yeni olduğunu aktaran Elevli, “Herkes propolis tuzağı alıyor ve üretiyor. Her gün bize propolis örnekleri geliyor. Kimi organik diyor, kimi saf diyor. Genel merkezimiz aracılığıyla hatta fiyatı bizim belirleyerek satmamız konusunda Çin’den talep geldi. Bunun kriterini Türkiye’de oluşturamadığımız için toplamaya cesaret edemedik. Bu konuda Tarım Bakanlığı tarafından kodeksinin oluşturulmasıyla arıcılarımızın polen ve arı sütü ile birlikte ek gelirini oluşturacak” diye konuştu.

http://beyazgazete.com/haber/2016/5/3/propolis-ekonomiye-kazandirilacak-3258980.html

http://www.sabah.com.tr/saglik/2016/03/28/propolis-nedir-faydalari-nelerdir

Siyez Buğdayı ve Faydaları

Siyez nedir? Siyez, günümüzde artan bir kullanım alanına sahip. Bulguru ile sağlıklı yemeklerin yanı sıra siyez unu ile ekmekler, hamur işleri yapılıyor. Siyez, kaplıca ya da einkorn (Triticum monococcum), Fransa, Fas, Yugoslavya ve Türkiye’de yetişen, Triticum boeoticum türünden yabani buğday türünün kültüre alınmış formudur. Triticum dicoccum buğdayı ile birlikte erken dönemde kültüre alınan buğday türlerindendir. İlk kez Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Karaca Dağ’da evcilleştirildiği düşünülüyor.

Siyez buğdayı

Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde yetiştirilen siyez buğdayı, 14 kromozom sayısıyla genetik olarak dünyadaki ilk buğday çeşidi olarak biliniyor. Geçmişi yaklaşık 10 bin yıl öncesine dayanan ve dağlık arazilerde yetiştirilen siyez buğdayı, günümüz buğdayının atası kabul ediliyor.

Siyez bulgurunun faydaları

  • Siyez, pirinç yerine günümüzde daha çok tercih edilen bulgur.
  • Kandaki yağları düşürücü yönü olduğu bilinen posa/lif bakımından oldukça zengin bir gıda. Lifli yapısından dolayı sindirimi kolaylaştırır. Bağırsakları temizleyici özelliği var.
  • Yüksek antioksidan içeriğe sahip. Hücre yapısını korur ve yaşlanmayı geciktirir. Bozulmaz ve küf yapmaz.
  • Karbonhidrat değeri düşük, protein değeri yüksek.
  • Bulgurda bulunan B1 vitaminleri, sinir ve sindirim sisteminde önemli rol oynuyor.
  • İçerdiği folik asitten dolayı, çocuk ve hamile kadınlar için çok önemli bir gıda maddesi.
  • Doymamış yağa sahiptir ve toplam yağ oranı düşük olduğu için sağlıklı bir besin maddesi.
  • Kolesterol içermiyor.
  • Dünyada glisemik endeksi insanlara en uygun gıda, siyez bulguru.
  • Emzikli anneler için çok faydalıdır. Anne sütünü arttırır. Folik asit miktarı çok fazladır.
  • Hububat ürünlerinin en büyük dezavantajı olan fitik asit, bulgurun sahip olduğu pişirme ve kurutma işlemlerinden dolayı, bulgurda bulunmuyor.
  • Yüksek mineral ve selülozdan dolayı besin emilimini hızlandırır, kabızlığı engeller ve bağırsak kanserini önlüyor.
  • Bakliyatlarla karıştırıldığında dünyadaki en önemli besin kaynağı durumuna geliyor.
  • Radyasyonu emmez ve radyasyona karşı dayanıklıdır. Bu nedenle bazı ülkelerde nükleer savaşlara karşı, askeri ve sivil amaçlar için stokta tutulan ürünlerden.

https://indigodergisi.com/2016/05/siyez-bugdayi-nedir-faydalari-ve-siyez-pilavi/

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

11

Arıcılara 2016 Sezonu İçin Tavsiyeler

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kanatlılar ve Küçükevciller Daire Başkanı Hakan Öztürk, 2016 arıcılık sezonu için arıcılara önemli tavsiyelerde bulundu. Öztürk balın muhafazası ve pazarlanması noktasında da üreticileri uyardı. Sıcak havaların kendini göstermesiyle doğada bitki çeşitleri arttı, arıların ve arıcılıkla uğraşanlar için ise sezon başladı. İşte bu arıcılık sezonu ile ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kanatlılar ve Küçükevciller Daire Başkanı Hakan Öztürk çok sayıda tavsiyede bulundu.

Öncelikle arıcılık sezonunun  tüm arıcılar için  bereketli ve kazançlı geçmesini  dileyen Öztürk, bakanlık olarak en önemli tavsiyelerinin başında tekniğine uygun arıcılık yapılmasının  geldiğini söyledi. Ayrıca arıcılara gelirlerini artırmanın yollarını anlattı.

Yeterli arıcılık bilgisine sahip olmak, uygun arılık yerin seçimi, genç ana arıya sahip verimli bir ırkla çalışmak, modern ekipmanlarla çalışmak, kolonilerin verim kayıtlarını tutmak ve mevsimsel bakımları ile hastalık ve parazit kontrolünü zamanında yapmak gibi uygulamalar arıcıların verimli bir sezon geçirmesi için olmazsa olmazların başında geliyor.

Balın muhafazası ve pazarlanması noktasında da önerilerde bulunan Öztürk, balın yapısal özelliklerden bahsetti. Ayrıca “bal uygun şartlarsa saklanırsa çok uzun yıllar dayanabilen bir besindir” dedi.

Arıcıların üretilen balları kolay pazarlayabilmeleri için bağlı bulundukları üretici birliklere çok iş düştüğünü söyleyen Öztürk, markalaşma, tanıtma ve farklı arı ürünlerinin üretime kazandırılması ile  pazarlama sıkıntılarının aşılacağının altını çizdi.

Haber     : Bircan ACAR

Kamera  : Tuncay ÖZDEVECİ

Fotoğraf : Fatih COŞKUN

 

http://www.tarimtv.gov.tr/HD7403_aricilara-2016-sezonu-icin-tavsiyeler.html