Monthly Archives: Kasım 2017

Çiftçilere Katılım Desteği Müjdesi

Çiftlik Muhasebe Veri Ağı’na (ÇMVA) dâhil tarımsal işletmelere, bu yıl işletme başına ve bir defada olmak üzere 500 lira katılım desteği ödenecek.Çiftçilere katılım desteği müjdesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, Çi̇ftli̇k Muhasebe Veri̇ Ağı Si̇stemi̇ne dâhil Olan Tarımsal İşletmelere Katılım Desteği Ödemesi Yapılmasına Dair Tebli̇ği, Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.Tebliğle Çiftlik Muhasebe Veri Ağı’na (ÇMVA) gönüllü olarak dâhil olan tarımsal işletmelere katılım desteği ödenmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Buna göre, ödemeler, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) veya Bakanlık tarafından oluşturulan herhangi bir idari kayıt sistemine kayıtlı, ÇMVA’ya dâhil, bir muhasebe yılı süresince tarımsal faaliyetlerine ilişkin muhasebe verilerini belirlenen zamanlarda veri toplayıcılarla paylaşan ve verileri sorumlu birim tarafından yapılan kontroller sonunda doğrulanan tarımsal işletmelere yapılacak.

Belirtilen tarımsal işletmelere, 2017’de yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin karara istinaden işletme başına ve bir defada ödenmek üzere 2017’de 500 lira katılım desteği ödenecek.

ÇMVA katılım desteği ödemeleri için gerekli finansman, bütçenin ilgili kalemine tahsis edilen ödeneklerden karşılanacak. Ödemeler, Bakanlık tarafından bankaya kaynak aktarılmasını müteakip onaylanan banka aracılığıyla ilgili şubelerde daha önce çiftçiler adına açılan veya açılacak hesaplara yapılacak. Çiftçilere yapılan toplam ödeme tutarının yüzde 0,2’si bütçenin ilgili kaleminden bankaya hizmet komisyonu olarak ödenecek.

ÇMVA katılım desteği ödemeleri uygulaması, sorumlu birim, merkez ve il ÇMVA komisyonları ile il müdürlükleri tarafından yürütülecek. İşletmelerin bir muhasebe yılı boyunca gerçekleştirdiği tarımsal faaliyetlerine ilişkin veriler takip eden yılda anket yoluyla toplanacak.

Söz konusu destekten, ilgili muhasebe yılında ÇKS’ye veya Bakanlık tarafından oluşturulan herhangi bir idari kayıt sistemine kayıtlı olmayan, katılım anlaşması imzalayarak başvuru yapmayan, verilerini istenen zamanda ve doğru olarak veri toplayıcılarla paylaşmayan, sorumlu birim tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu formları doğrulanmayan ve kendi isteğiyle sistemden çıkan tarımsal işletmeler yararlanamayacak.

https://www.tarimtv.gov.tr/index.php/tr/video-detay/ciftcilere-katilim-destegi-mujdesi-9124

Tescilli Coğrafi İşaret Sayısı 222’ye Ulaştı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bu yılın geride kalan döneminde 168 yeni coğrafi işaret başvurusu yapıldığını bildirerek, “Mevcut durumda tescilli coğrafi işaret sayısı 222’ye ulaştı, 408 coğrafi işaretin başvuru süreci ise devam ediyor” dedi. Özlü, Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) coğrafi işaretler alanında sürdürdüğü çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Coğrafi işaretlerin, yöresel ve kültürel değerlerin Türk Patent ve Marka Kurumunca tescil edilerek koruma altına alındığını anlatan Özlü, böylece söz konusu varlıkların özelliklerini kaybetmeden geleceğe taşındığını ve tescilli ürünlerin markalaşarak, ekonomiye katkı sağladığını söyledi.
Özlü, coğrafi işaret sisteminin; yerel üretimi, kırsal kalkınmayı desteklemesi, geleneksel bilgi ve kültürel değerleri, üreticileri, tüketicileri koruması gibi çok yönlü etki ve faydaları bulunduğuna işaret ederek, coğrafi işaretli ürünlerin piyasalarda benzerlerine nazaran en az 2 kat daha yüksek fiyata satılabildiğine dikkati çekti.

“408 coğrafi işaretin başvuru süreci devam ediyor”

Yöresel ve kültürel değerlerin, coğrafi işaretlere dönüştürülerek kalkınma aracı haline getirilmesi gerektiğinin altını çizen Özlü, söz konusu varlıklardan daha çok kazanç elde etmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Sürdürülen faaliyetlerle Türkiye’nin coğrafi işaret sayısını artırmayı amaçladıklarını vurgulayan Özlü, “Bu yıl öncelikle ulusal başvuruların artırılması yönünde çalışmalara yoğunlaştık ve bu çabaların karşılığını aldık. Bu yıl şu ana kadar 168 yeni coğrafi işaret başvurusu yapıldı. Mevcut durumda tescilli coğrafi işaret sayısı 222’ye ulaştı. 408 coğrafi işaretin başvuru süreci ise devam ediyor” diye konuştu.

Özlü, bu konuda paydaşlara ve ilgili taraflara rehberlik etmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumu koordinatörlüğünde hazırlanan, “Ulusal Coğrafi İşaret Strateji Belgesi ve Eylem Planı”nda yer alan hedefleri ve eylemleri birer birer hayata geçirdiklerini ifade etti. Belgede belirtilen 5 stratejik hedef ile 27 eylem planından mevzuat, denetim ve kurumsal kapasitenin artırılmasıyla ilgili hususları Sınai Mülkiyet Kanunu’yla uygulamaya koyduklarını belirten Özlü, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çalışmalarımız farkındalığın artırılması, coğrafi işaretlerden gelir elde etme, zenginlik kaynağı haline getirme hedefleri doğrultusunda devam ediyor. Hedeflerimize ulaşmak için coğrafi işaretler konusunda uluslararası başarı kazanmış ve coğrafi işaretlerinden önemli düzeyde ekonomik gelir elde eden ülkelerin deneyimlerinden faydalanmak istiyoruz. Bu doğrultuda tecrübelerin paylaşılması noktasında ülkemizin coğrafi işaretlerle markalaşma sürecine katkı sağlaması amacıyla diğer ülkelerin ilgili kurumlarıyla ortak etkinlikler düzenliyoruz.”

http://www.yenisafak.com/ekonomi/tescilli-cografi-isaret-sayisi-222ye-ulasti-2842583

Tarım Bakanı: Ne kadar Ot O Kadar Et

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, et ve ot açığını önlemek ve zorda olan çiftçilere destek amacıyla yeni bir yapı ve teşvik sistemi çalışması yürüttüklerini açıkladı. Et ve Süt Kurumu’na bağlı sözleşmeli aile işletmeleri oluşturulacağını belirten Fakıbaba, bu aile işletmelerine canlı hayvan ve para başta olmak üzere birçok teşvik verileceğini dile getirdi. Et ve Süt Kurumu’na bağlı bir ünite gibi çalışacak olan aile işletmelerini kendi başlarına bırakmayacaklarını vurgulayan Fakıbaba, “Hayvanı, para teşviğini verip bırakmayacağız, onlarla beraber olacağız, ailemiz olacaklar” dedi.

Küçük aile işletmelerine ilk olarak yüzde 60 olan ikinci ürün teşviğini yüzde 100’e çıkaracaklarını açıklayan Fakıbaba, Şanlıurfa’da 25 bin dekar için ilk uygulamayı başlattıklarını ve Türkiye’ya yaygınlaştırılacağını ifade etti. Fakıbaba, çiftçilere verilecek parasal desteğin farklı avantajları olan bir kredi sistematiğine oturtulacağını kaydetti.

‘Aile olacağız’

Fakıbaba, TBMM’deki özel sohbetinde şu mesajları verdi:

(Zorda olan çifçiler için yeni bir teşvik veya çalışmanız var mı?) “Küçük aile işletmeleriyle ilgili çok ciddi projelerimiz olacak. Havyancılıkla ilgili tarımla ilgili.

Projeler kısa va orta vadede vatandaşı rahatlatacak projeler olması lazım. Samimi olması lazım. Küçük aile işletmeleri Et ve Süt Kurumu’yla (ESK) sözleşme yapacak.

ESK’nın sözleşmeleri aileleri olacak. Biz onların herşeyi ile veterineriyle aşılarıyla, buzağılarıyla, besi sorunlarıyla ilgilenecek. Yani hayvanı verip bırakmayacağız, onlarla beraber olacağız, ailemiz olacak.

Canlı hayvan verilecek, yemi olacak, inanlar para da kazanacak, buzağı büyütecek, doğurtacak, besicilik yapacak. ESK aracılığıyla para kazanacak.

Parasal teşvik olacak, parasız olmaz bunlar. Rakamları oranları sonra söyleyeceğiz. Hibe yok. Genç çiftçilerde hibe var sadece. İnsanlar parasını verdiği şeyin kıymetini bilir. Farklı bir kredi sistematiği, avantajları olan mükemmel bir şey olacak.”

İTHALAT KORKUTMASIN

(Ot açığı, yem açığı için ithalatta olacak mı?) “Normalde arpayı 950 – 960 kuruştan satıyorlar piyasada. TMO’nun arpa vermeyeceğinden şüpheye düştüğü an Sabah soruyorsunuz diyor ki, ‘fiyatım 950 kuruş’. Bir saat sonra TMO verir mi vermez diye müşteri sorduğunda düşünüyor diyor ki, ‘1 lira 10 kuruş fiyatım’ diyor. İthalat regülasyon için çok önemli, ithalatın neyinden korkuyoruz. Stokçular var açık ve net piyasada mal olmadığı zaman 1 liralık mal 1 lira 25 kuruş oluyor. İthalatı yapıp önüne koyduğunuzda o zaman 1 liraya çekiyor.

Tarım Bakanı olarak bardağın dolu yanına bakıyorum.”

Şanlıurfa’da başladı

“Normalde pamuk ikinci ürün olduğunda yüzde 100 desteği yüzde 60’a çekiyorduk. Ama bu sene kaldırdık. Urfa’da 25 bin dekarda tam destekle fig ektiriyoruz. Yemlik. Bu sene ilk kez uygulanacak. Türkiye’ye yayılacak. Buradan büyük miktarda yem bitkisi alacağız.

Ne kadar ot, o kadar et. Hayvancılığın gelişmesi için biri de ot. Bu 3 senelik bir proje. Çok ciddi buzağı teşviklerimiz olacak özellikle aile işletmelerine. Ayrıca buzağı ile ilgili büyük işletmelere üç yıl bu programı devam ettirdiğimizde et sorunumuz olmaz. Ot ihtiyacı için de mutlaka pamuk gibi ikinci ürün şeklinde destek olacak.

Daha önce destek yüzde 60’a çekildiğinden saha 5 ay nadasta. Şimdi desteği kesmiyorum ikinci olarak yem ürünü ekiyorlar. Kasımda ekiyorsunuz mayısta alıyorsunuz, pamuk başlıyor.”

https://www.memurlar.net/haber/710293/tarim-bakani-ne-kadar-ot-o-kadar-et.html

Mavi Yumurta Gerçeği: Gerçekten En Faydalısı O Mu?

Mavi yumurta nedir? Bu yumurtalar ne zamandan beri var? Diğer bütün yumurtalara göre bir üstünlüğü var mı? Vatandaşların mavi yumurta ile ilgili merak ettiklerini uzmanlar yanıtladı.Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Recep Akdur, mavi yumurta ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Recep Akdur: Kabuğun rengini tavuğun bir geni belirliyor. Marketlerde şimdiye kadar beyaz ve kahverengi tavuk yumurtalarını gördük. Şimdi de mavi yumurta denilen bir çeşidinden bahsediliyor.

Beyaz, kahverengi, mavi ve yeşil kabuklu yumurtalar yıllardır var ve biliniyor. Ancak bunların büyük çiftliklerde üretilip piyasaya sürülmesi farklı zamanlarda oldu. Önce beyaz yumurta büyük çiftliklerde üretilmeye ve pazarlanmaya başladı. Arkasından büyük reklam kampanyaları ile kahverengi yumurta piyasaya sürüldü şimdi sıra mavi yumurtaya geldi. Kahverengi yumurta piyasaya sürüldüğünde, reklamlarında ‘dünyanın en yüksek besin değerlerine sahip yumurta’ , ‘A, D, E ve B vitaminlerinden zengin’, “bağışıklık sistemini güçlendiriyor”, “üreme sağlığı için çok faydalı” gibi nitelemeler yapıldı. Bunlar tamamen reklam amaçlı ve yanlış bilgilendirme yapan cümleler idi. Bugün mavi yumurtayı piyasaya sürenlerin de aynı cümlelerle reklam yaptığını görüyoruz.

MAVİ, BEYAZ, KAHVERENGİ… NE FARKI VAR?
Yumurta kabuğundaki renkler neden farklı olur?
Yumurta kabuğundaki renkler neden farklı olur?
Peki yumurtaların farklı renklerde olmasının nedeni nedir?
Yumurtaların farklı renkte olması tavuğun türü ile ilgili. Örneğin Leghorn beyaz, Orpington kahverengi Ameraucana tavukları ise mavi renkli yumurta yumurtluyor. Kabuğun rengini tavuğun bir geni belirliyor. Bu gen farklı türlerde kabukta farklı renkli pigment birikmesine neden oluyor böylece farklı renkteki yumurtalar oluşuyor.

Farklı renkli tavuk yumurtalarının farklı özellikleri mi var? Örneğin kahverengi ve beyaz yumurtanın sağlığa faydası açısından bir farkı var mı?
Farklı renkli yumurtaların kabuk renginden başka hiçbir özelliği farklı değil. Dolayısı ile beslenme değeri açısından hepsi birbirine eşit. Hiç birisi bir diğerinden daha üstün ya da daha az yararlı değil.
Yumurta tavuğun yumurta kanalında yaklaşık 26 saatte oluşuyor. Kanalın başında tüm tavuk türlerinde yumurtalar renksiz ve aynı renkte. Kabuk son 20 saatte oluşuyor ve kabuğa rengini veren renk maddeleri bu sürede kabuğa geçiyor ve kabuk rengi de oluşuyor. Ancak bu renk maddeleri asla kabuk altına geçmiyor. Dolayısı ile tüm yumurtaların ana yapısı birbirinden farklı değil
Mavi yumurtanın ‘dünyanın en yüksek besin değerlerine sahip yumurta’ olduğu ve söyleniyor. Ayrıca ‘A, D, E ve B vitaminleri bakımından yüksek olduğundan bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Üreme sağlığı için fayda sağlayan bu yumurta yağ ve kolesterol oranının düşük olmasından dolayı kalp ve damar rahatsızlığını tetiklemiyor’ bilgilri de veriliyor. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nedir? Mavi yumurtanın gerçekten böyle etkileri var mı?
Mavi renkli yumurtaların besin değeri açısından beyaz ya da kahverengi yumurtaya üstünlüğü yok. Söylenenler doğru olsa bile hiçbir gıda insanın sağlıklı olması için ilaç değildir. Biz gıdalarımızı tedavi amaçlı almayız. Önemli olan günlük beslenmemiz ile bedenin günlük ihtiyacını karşılayacak şekilde yeterli ve dengeli beslenmektir. Yani ‘A, D, E ve B vitaminlerini bedenin günlük ihtiyacı bellidir bunu mavi yumurtandan beyaz yumurtadan ya da kahverengi yumurtadan almanın hiçbir önemi ya da farkı yoktur.

Gıda üreticileri ürünlerini satabilmek için çeşitli reklam söylemleri kullanıyorlar. Bunlar Bu söylemlerin tüketiciyi yanıltacak ve diğer ürünler aleyhine haksız rekabete neden olacak türden olmaması gerekir. Bunu sağlayacak olan da kamu denetimi kurumlarıdır.

Son zamanlarda üzerinde en çok spekülasyon yapılan gıdalardan birisi de yumurtadır. Köy, gezen tavuk, organik, farklı renkli ve benzeri nitelemeler ile çok çeşitli spekülasyonlar yapılmaktadır. Bunların hiç birisi doğru değildir. Yumurta çok değerli bir gıdadır. Bozuk olmayan, üreticisi ve üretim tarihi belli tüm yumurtalar gönül rahatlığı ile tüketilebilir. Tüketiciler farklı nitelemeler ile daha pahalıya satılan yumurtalara iltifat etmemelidir.
Uzman Diyetisyen Banu Topalakçı Salman ise mavi yumurtanın kolesterol açısından farklı olup olmadığına dair önemli bilgiler verdi.
MAVİ YUMURTA BİR MUCİZE Mİ?
Uzm. Dyt. Banu Salman: Mavi yumurta tavuğu, yerli bir Güney Amerika tavuk ırkıdır.
Uzm. Dyt. Banu Salman: Mavi yumurta tavuğu, yerli bir Güney Amerika tavuk ırkıdır.
Araucana yani mavi yumurta tavuğu, yerli bir Güney Amerika tavuk ırkı aslında. Bu yumurta türünün son günlerde çok konuşuluyor olmasının sebebi ise, bazı gıda üreticilerinin iddia ettiği gibi, mavi-yeşil yumurtanın beyaz veya kahverengi yumurtaya göre daha az kolesterol içerdiği iddiası. Bilimsel veriler ise bunun doğru olmadığını gösteriyor. Öyleki yapılan bir çalışmada; Araucana tavuklarının mavi kabuklu yumurtalarının piyasa yumurtalarına göre daha yüksek protein seviyesine ve daha düşük kolesterol düzeyine sahip olduğuna dair popüler basında yapılan iddiaları çürüten, iki yılda toplanan karşılaştırmalı veriler sunulmuştur. Bu karşılaştırmalar, Araucanas suşlarından yumurta ile White Leghorns ve Seks bağlantılarının yumurtaları arasında yapılmış. % Protein / g’de test grupları arasında bulunan hiçbir farklılık bulunmamış. Bununla birlikte, tüm Araucana test grupları, toplam yumurta protein içeriği bakımından her iki kontrol grubuna göre% 2.8 -% 6.5 daha düşük (P 0.01’den düşük) tespit
edilmiş. (Poult Sci. 1977 Sep;56(5):1636-40. Protein and cholesterol content of Araucana chicken eggs. Somes RG Jr, Francis PV, Tlustohowicz JJ.)
Kolesterolün bizim için ne kadar sağlıklı olup olmadığı ise , farklı bir tartışma konusu olmakla birlikte, mavi yumurta dahil olmak üzere her türlü yumurta, kolesterol içerir.
Oklahoma Devlet Üniversitesi araştırmacılarına göre, 1970’lerin sonlarında Kansas Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, mavi yumurtaların kolesterol açısından diğer türlere göre düşük olmadığını gösteriyor. 1 adet mavi Araucana yumurtası (yani mavi yumurta); tavuğun yetiştiği yer ve yem türüne bağlı olarak genellikle yumurta başına 185 miligram kolesterol içerir. Diğer yumurta türleri ile neredeyse aynı. Sağlıklı yetişkinlerin günlük 300 miligram veya daha az kolesterol olması gerektiğini düşünürsek, bir mavi yumurta bu sınırın yüzde 60’ını karşılamaktadır.
Özetle, mavi, beyaz ve kahverengi yumurtalar neredeyse besinsel olarak (protein ve kolesterol değerleri) özdeştirler ve yumurta başına yaklaşık 185 miligram kolesterol sağlarlar.
KAN KOLESTEROLÜNE ETKİSİ NEDİR?
Eğer kolesterol yüksekliğiniz varsa günlük diyetinizde besinlerle aldığınız kolesterolü azaltmanız gerekir ki bu durumda mavi yada sarı – beyaz yumurta farkı yoktur.
Ulusal Sağlık Enstitüleri normal kan kolesterolü olan ve kalp hastalığı öyküsü olmayan sağlıklı erkek ve kadınların haftada dört beş yumurta tüketebileceğini önermektedir ki biz beslenme bilimcileri de bilimsel veriler ışığında bunu desteklemekteyiz. Kalp hastalığı veya şeker hastalığı olan bireyler ise kendilerini haftada üç bütün yumurta ile sınırlamalıdır.
Son olarak beslenme, hayatımızda dengeye oturtmamız gereken en önemli şey. Bunu yaparken de mucizeye ihtiyacımız olmadığı bir gerçek. Günlük ihtiyacımız olan besin ögelerini en yakın ve en doğru kaynaklardan almak olmalı hedefimiz. Bu mavi yumurta da olabilir , sarı da beyaz da..

http://www.sozcu.com.tr/2017/saglik/mavi-yumurta-gercegi-gercekten-en-faydalisi-o-mu-2093059/

Resmi Gazete’de Yayımlandı

Ruhsatlandırılmamış bitki koruma ürünlerinin yurt içinde piyasaya arzı ve kullanılması yasaklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının “Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, bitki koruma ürünü ruhsatı alacak firmalar, gerekli bilgi ve belgeleri Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğüne sunarak Bitki Koruma Ürünleri İştigal İzin Belgesi alacak. Söz konusu izin belgesinin geçerlilik süresi 3 yıl olacak.

Ruhsatlandırılmamış bitki koruma ürünleri ülke sınırları içinde piyasaya arz edilemeyecek ve kullanılamayacak. Buna karşın, bitki koruma ürünlerinin Ar-Ge amaçlı kullanımlarında, başka bir ülkede kullanımına izin verilmiş bir bitki koruma ürününün Türkiye’de piyasaya arz edilmemesi şartıyla ihraç amaçlı diğer ülkede kullanılmak üzere üretilmesinde, depolanmasında ve nakledilmesinde ruhsat gerekmeyecek.

Herhangi bir bitkisel üründe ekonomik zarara neden olan bir zararlı organizma için teknik talimatının veya ruhsatlı bitki koruma ürününün bulunmaması durumunda, Genel Müdürlükçe bitki koruma ürünlerine üretim sezonunda sınırlı ve kontrollü kullanılması şartıyla en fazla 120 gün süreyle geçici kullanım izni verilebilecek. Ruhsatın geçerlilik süresi Genel Müdürlük tarafından düzenlenen ruhsatta belirtilecek. Bitki koruma ürünleri için verilen ruhsatlar 10 yıl süreyle geçerli olacak.

Bitki koruma ürünlerinin kalıntı, yan etki denemeleri
Bakanlığın bir başka yönetmeliğiyle de bitki ve bitkisel ürünlerin yetiştirildikleri ve muhafaza edildikleri ortamlarda zararlı organizmalara karşı kullanılacak ticari formdaki bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik, kalıntı, yan etki gibi denemelerinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Üniversiteler, araştırma enstitüleri ve tüzel kişiler, belirlenen niteliklere sahip kişileri çalıştırmak kaydıyla bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik, kalıntı, yan etki, toksikolojik ve ekotoksikolojik denemelerini yapabilecek.

Üniversiteler ve araştırma enstitüleri hariç tüzel kişiler ise söz konusu denemeler için Bakanlıktan “Bitki Koruma Ürünleri Deneme Yetki Belgesi”ni almak zorunda olacak.

Biyolojik etkinlik, kalıntı, yan etki, toksikolojik ve ekotoksikolojik denemelerinde kullanılacak bitki koruma ürünleri etiket bilgisi ambalajlarda bulundurulacak. Sürüklenmeye sebep olacak derecede rüzgârlı havalarda, öğle sıcağında ve yağışlı havalarda bitki koruma ürünleri uygulaması yapılmayacak.

Çevrenin korunması için bitki koruma ürünlerinin akarsulara, göllere, otlaklara ve hayvanların yaşadığı yerlere bulaşmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirler alınacak.

Boş bitki koruma ürünlerinin ambalajları çevreye atılmayacak, bu ürünlerin atıkları akarsu ve göllere dökülmeyecek ve uygulama aletleri bu sularda yıkanmayacak. Uygulama, Bakanlıktan ruhsat almış alet ve makinelerle yapılacak.

Denemelerde kullanılacak bitki koruma ürünlerinin hazırlama ve uygulama işlerinde, hamileler, 18 yaşından küçükler, astım gibi kronik solunum yolu rahatsızlıkları, alerjik rahatsızlıklar, cilt hastalıkları ve nörolojik rahatsızlıkları olanlar çalıştırılamayacak. Uygulama sırasında koruyucu elbise, eldiven ve maske kullanılacak. Deneme yetkisine sahip tüzel kişiliklerde görev yapan uygulayıcılarla yanında bitki koruma ürünleri hazırlama ve uygulama işlerinde fiilen çalışacakların işe başlamadan sağlık raporu alması zorunlu olacak.
Biyolojik etkinlik, kalıntı, yan etki, toksikolojik ve ekotoksikolojik denemeleriyle bu denemeleri yapmak üzere yetkilendirilmiş tüzel kişi ve kuruluşlarla ilgili kontroller, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü veya Genel Müdürlüğün görevlendireceği araştırma enstitüsü müdürlükleriyle il ve ilçe müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek.

Öte yandan, Bakanlığın 2008 yılında yayımlanan “Biyolojik Mücadele Etmenlerinin Ruhsatlandırılması, İthali, Üretimi ve Kullanımı Hakkında Tebliği” de yürürlükten kaldırıldı.

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/resmi-gazete-de-yayimlandi-9045