Monthly Archives: Aralık 2017

2018 Destek ve Proje Yılı Olacak

Tarım sektöründe 2017 yılı gıda enflasyonu, kırmızı et ithalatı gündemde önemli yer tutarken, 2018 yılında tarım ürünleri üretim ve arzına yönelik önemli adımların atılması bekleniyor. Gelecek sene çiftçilere yüzde 50 mazot desteğinin yanı sıra 250 lira büyükbaş kesim desteği, küçük aile işletmesini büyütmek isteyenlere de 100 bin liraya kadar faizsiz kredi desteği sağlanacak.

2018 destek ve proje yılı olacak Son veriler dikkate alındığında Türkiye’de 24 milyon hektar tarım alanı, 14,6 milyon hektar mera varlığı bulunuyor. Öte yandan 3 milyonun üzerinde çiftçi üretim yaparken, 121 milyon ton bitkisel üretim, 23 milyon ton hayvansal üretim, 161 milyar lira tarımsal hasıla, 16,3 milyar dolar tarımsal ihracat gerçekleştiriliyor.

Geçen sene doğal afetlerin olumsuz etkisi nedeniyle yüzde 2,6 küçülen tarım sektörü bu yılın 9 ayında yüzde 3,3 büyüdü.
Enflasyondaki ağırlığı nedeniyle artışların öncelikli sebepleri arasında gösterilen gıda ve alkolsüz içecekler ana grubundaki yıllık artış 2017 yılının önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.

Söz konusu artışların ve dalgalanmaların önüne geçmek için Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi yapılandırıldı ve çalışmalarına hız verdi. Gıda arzının artırılması ve fiyatların kontrol altına alınabilmesi için kırmızı et, besilik canlı hayvan ithalatının yanı sıra bazı tarımsal ürünlerde de gümrük vergileri düşürülerek ithalatın önü açıldı. Ayrıca Et ve Süt Kurumu (ESK) da ithal ettiği kırmızı etin düşük fiyatlarla tüketicilere ulaştırılması için zincir marketlere dana karkas eti satışı gerçekleştirdi.

Sene başında yüzde 7,7 seviyesinde bulunan gıda enflasyonu mayısta yüzde 16,91 seviyesine kadar çıktı. Daha sonra dalgalı bir seyir izleyen yıllık gıda enflasyonu kasım ayında yüzde 15,78 oldu. Milli Tarım Projesi kapsamında bitkisel üretimde bu sene tarımsal ürün arzının planlı olarak sağlanması için Havza Bazlı Üretimi Destekleme Modeli’ne geçildi. Model kapsamında 941 tarım havzasında 21 ürüne destek verildi.

Kuraklık sigortası tüm tahılları kapsayacak

Bu sene TARSİM’in teminat kapsamı genişletilirken, buğday, meyve üretimi ile hayvancılıkalanında teminatlarda önemli değişikliklere gidildi. 2018 itibarıyla İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası tüm tahılları kapsayacak şekilde uygulanmaya başlayacak.

Öte yandan, bu yıl toplam 6,1 milyon hektarlık 192 büyük tarımsal ova Bakanlar Kurulu kararıyla koruma altına alınırken, bu ovaların sayısının 2018 yılında 250’ye çıkarılması bekleniyor.

Arazi toplulaştırmasının ilk başladığı 1961 yılından bu yana 6,1 milyon hektar alanda arazi toplulaştırılması tamamlanırken, 1,8 milyon hektar alanda da toplulaştırma çalışmaları devam ediyor. 2023 yılına kadar 14 milyon hektar arazinin tamamında toplulaştırmanın tamamlanması hedefleniyor.

Küçük aile işletmelerine 100 bin lira faizsiz kredi

Bu sene de dikkate alındığında son 15 yılda üreticilere toplam 103 milyar lira nakit hibe desteği sağlandı. Gelecek yıl ise çiftçilere toplamda 14,5 milyar lira nakit tarımsal destek verilecek. Üreticilere yönelik gübre, tohum, yem, üretim, yatırım destekleri sürerken, bu sene ilk defa devlet çiftçilerin kullandığı mazota yüzde 50 destek verecek. Gelecek sene 200 başa kadar yerli büyükbaş hayvan besleyerek ruhsatlı kesimhanede kestiren yetiştiricilere hayvan başına 250 lira destek verilecek. Sene başından itibaren hayvan yetiştiriciliğinde küpe ve aşı bedelleri kaldırılacak. Yerli üretimin geliştirilmesi için küçük aile işletmesini büyütmek isteyenlere 100 bin liraya kadar faizsiz ve masrafsız kredi sağlanacak. Bu desteğin 100 bin aileye kadar ulaşması bekleniyor.

Bu sene kasım itibarıyla başlanan zincir marketlerde tüketicilere ucuz et satışı uygulaması gelecek yıl da sürecek.
Bu sene et tavuğu üretiminde önemli bir proje olan damızlık etçil tavuk üretilmesi projesi ile Anadolu T yerli hattı geliştirildi. Gelecek sene bu yerli etçi damızlık tavuk piyasaya sunulacak.Bu sene toplam 480 milyon lira hibe 16 bin genç çiftçiye destek için ayrılırken, önümüzdeki yıl bu rakam 510 milyon liraya çıkacak. Ayrıca genç çiftçilere hayvan teminine devam edilecek.

17 yeni çeşit sebze geliştirilecek

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) işbirliğiyle yerli sebze tohumculuğu geliştirme çalışmalarına hız verilecek. Gelecek yıl TİGEM’e bağlı Boztepe İşletmesinde 11 modern sera kurulacak, buralarda yeni Ar-Ge uygulamaları yapılacak. Öncelikle domates, biber, patlıcan, hıyar ve kavunda başlatılan geliştirme çalışmaları yeni hat ve çeşitlere uygulanacak. Proje kapsamında 5 yıl içerisinde toplam 240 yeni hat ve 17 yeni
çeşidin elde edilmesi ve bu çeşitlerin ülke geneline yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Hayvan sağlığına yönelik Aşı Suş Bankası kurulacak, nakillerde 7 ilde hayvan kontrol ve dinlendirme istasyonları yapılacak. Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi Doğu Akdeniz ve Batı Karadeniz bölgelerinde uygulanacak. Yaklaşık 45 bin hanehalkına doğrudan katkı sağlayacak projenin toplam bütçesi 96 milyon avro olarak belirlendi.

Çeşitli ülkelerde tarımsal iş forumları gerçekleştirilecek, Tarımsal Dış Pazar Stratejileri Çalıştayı düzenlenecek, ülkelerle ikili teknik ilişkilerin geliştirilmesi ve uluslararası düzeyde iş birliği çalışmalarının artırılması amacıyla 2018’de 15 Tarım Yürütme Komitesi Toplantısı yapılacak.Öte yandan gelecek yıllarda 9 yeni tarıma dayalı organize sanayi bölgesi yatırımı gerçekleştirilmesi planlanıyor.

http://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/2018-destek-ve-proje-yili-olacak-9286

Hububat Ödemesinde Tarih Belli Oldu

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığının, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) dahil olan çiftçilere bu yıl için ödeneceği hububat grubu desteklerinin ödeme tarihinin belli olduğu bildirildi.

AK Parti Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Hububat grubu çeltik,buğday, yağlık ayçiçeği, dane mısır prim desteği TC kimlik numarasının sonu 0 ve 2 ile bitenlere 22 Aralık 2017 Cuma günü, 6 ve 8 ile bitenler ise 29 Aralık Cuma günü saat 18.00 ‘dan itibaren ödenmeye başlanacak olup yaklaşık 17 milyon TL destek ödenecektir. Çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum” dedi.

https://www.dunya.com/ekonomi/hububat-odemesinde-tarih-belli-oldu-haberi-395341

Hal Yasası Komiteden Onay Aldı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Hal Yasası’nın Gıda Komitesi’nden onay aldığını ve sektör görüşüne açılacağını söyledi. Tüfenkci, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: “Türkiye’de 175 tane hal statüsünde yer var. Baktığımız zaman bunların 175 tanesi de gerçek anlamda hal değil. Bunların sayısını düşüreceğiz ve bir kısmını toplama merkezleri haline getireceğiz, bir kısmını da Ankara, İstanbul veya diğer illerimize Fransa’daki haller gibi yapacağız. Orayı sadece sebze ve meyvenin satıldığı değil, etin, sütün, toptan ne varsa hepsinin satıldığı alanlar haline getireceğiz”

Gıda Komitesi, enflasyondaki yükselişin ve dalgalanmanın önemli bir nedeni olan gıda fiyatlarını düzenlemek için bazı tedbirler üzerinde bir süredir çalışıyor.

Tüfenkci, daha önceki açıklamalarında gıdada çabuk bozulan ürünlerin tarladan son tüketiciye ulaşması aşamasındaki kaybın ve aracılık maliyetlerinin düşürülmesi için çalıştıklarını, bu süreç sonunda tüketiciye yansıyan fiyat düşüşünün yüzde 30’a ulaşabileceğini söylemişti.

TÜİK verilerine gıda, enflasyon üzerinde yüzde 21.77 ağırlığa sahip.

https://www.dunya.com/ekonomi/hal-yasasi-komiteden-onay-aldi-haberi-394003

‘Çiftçi Örgütleri Marketler Zinciri’ Kurulmalı

Türkiye’de tarım birçok tarımsal üründe zaman zaman yaşadığımız gibi son dönemde artan et fiyatları nedeniyle Türkiye gündemine oturdu. Uygulanan yanlış tarım politikası nedeniyle üretici ürettiği ürünü değerine satamazken, tüketici de çok pahalı tüketmek zorunda kalıyor. Öyle ki tarlada kilosu 10- 20 kuruş olan domates tüketiciye 5 liraya, 30 kuruş olan patates 2-3 liraya ulaşıyor. Bu durumda çiftçi kazanamadığı için üretimden uzaklaşırken, ya da çok küçük kazançlar için emek verirken, tüketici de pahalı olarak bu ürünleri tüketiyor ve kazanan sadece aracılar oluyor. Peki yıllardır bilinen bu sistem neden değiştirilemiyor? Neden güçlü üretici örgütleri devreye sokulamıyor?

Türkiye’de 333 tarım satış kooperatifi bulunuyor. Üye sayısı 496 bin 570. Bu kooperatiflerden 318’i aktif. Bunların ortak sayısı ise 475 bin 746. Toplam kooperatif ve birlik sayısı ise 10 binin üzerinde.

Bu rakamları “Türkiye’de hem bir kooperatif enflasyonu hem de mezarlığı var” şeklinde yorumlayan Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal, Türkiye’nin tarımdaki sorunları çözmeden ekonomik yapısını düzeltmesinin, örgütlenme sorununu çözmeden de tarımdaki sorunları çözmesinin mümkün olmadığını söylüyor.

Yeni tarımsal büyüme modeli hazırlanmalı

Tarımda başarılı olmanın ön koşulunun örgütlülükten geçtiğini vurgulayan Prof. Dr. Uysal, “Çünkü Türkiye’de küçük üreticilik çok yaygın. Üreticiler gerek girdi tedariki gerekse ürünlerini pazarlamada ciddi sorunlar yaşıyor. Tarım ürünlerinde mevcut piyasa yapıları özellikle küçük üreticiler aleyhine sonuçlar yaratıyor. Güçlü bir tarımsal örgütlenme sadece tarımın değil başta yoksulluk ve yetersiz beslenme olmak üzere toplumun diğer sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacaktır” görüşünü dile getiriyor.

Daha fazla zaman kaybetmeden tarımda etkin örgütlenmenin sağlanması ve yeni bir tarımsal büyüme modeli hazırlanması gerektiğine işaret eden Uysal, bunun için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

“Tam Tarım Sayımı yapılmalı, tüm tarımsal varlıklar kayıt altına alınmalı. Türkiye geneli sulama haritası çıkarılmalı. İlçeler düzeyinde arazi kullanım planları yapılmalı, tarımsal arazilerin amaç dışı kullanımı engellenmeli. Tüm üreticiler sertifikalandırılmalı, tarımsal faaliyetlerin olmadığı dönemlerde eğitime alınmalı. Dayanıklı tüm ürünler sertifikalandırılmalı, coğrafi işaret kullanımı zorunlu hale gelmeli.

Türkiye için stratejik ürünler belirlenmeli ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmeli. Tüm girdilerin reçete ile satılması sağlanmalı. Yeni nesil çiftçilerin en az lise mezunu olması sağlanmalı, uygun bölgelerde yatılı Tarım Meslek Liseleri açılmalı. Tüm çiftçilerin başlangıçta ekim/dikim beyannamesi, hasat zamanı ise “üretim beyannamesi vermesi sağlanmalı.”

Prof. Dr. Yaşar Uysal, tarımsal kooperatif ve örgütlere ilişkin önerilerini sıralarken de tüm çiftçi örgütlerinin ürünlerinin yer alacağı bir “çiftçi örgütleri marketler zinciri” kurulmasını öneriyor. Böylece üretici-tüketici zincirindeki halka sayısı azalacağını ve gıda kaynaklı enflasyon kontrol edilebileceğini ifade eden Uysal, bu uygulamanın kayıtdışılığı azaltacağını, izlenebilirliği artırarak, manipülasyonları engelleyeceğini vurguluyor.

Uysal’dan güçlü tarımsal kooperatifler için 13 öneri:

1. Bağımsız, basit ve işlevsel bir tarımsal örgütlenme mevzuatı hazırlanmalı.
2. Tarımdaki örgütlenme enflasyonu çözülmeli, bunun için “entegre çiftçi örgütlenmesi” modeline geçilmeli.
3. Özelikle depolanabilir ürünler için hızlı ve belki de zorunlu örgütlenme sistemi getirilmeli.
4. Örgütlenmeyi teşvik etmek için ürünlerini örgütleri aracılığıyla değerlendiren üreticilere daha fazla destek verilmeli.
5. Yeni çiftçi örgütlenme modeli Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlanmalı.
6. Kamu alımlarında üretici örgütlerine avantaj sağlanmalı.
7. Her bir örgüt ve yönetimi için etkinlik ölçümü ve kaynak kullanım performans kriterleri geliştirilmeli.
8. Çiftçi örgütleri, Üniversitelerin ilgili bölümler, Bakanlığın İl/İlçe teşkilatı ve yerel yönetimler arasında etkin bir işbirliği modeli geliştirilmeli.
9. Tüm çiftçi örgütleri bir üst birlik bünyesinde birlikte strateji geliştirmeli, Bakanlık ile işbirliği yapmalı.
10. Çiftçi örgütleri marketler zinciri kurulmalı.
11. Türkiye’de kooperatif bankacılığı oluşturulmalı. Bu yeni bir banka kurmak şeklinde yapılabileceği gibi Ziraat Bankası bünyesinde ayrı bir birim oluşturularak da gerçekleştirilebilir.
12. Tarımda ulusal düzeydeki etkin örgütlenmenin uluslararası boyuta da taşınması sağlanmalı.
13. Türkiye ile İran-Irak ve Suriye arasında “hayvancılık serbest bölgesi” kurulmalı.

‘Fiyat makasını daraltmanın yolu üretici birliğinden geçer’

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda sürdürülebilirlik için üretici ile market arasındaki fiyat farkının makul seviyelere çekilmesi gerektiğini, bunun için de üretici ile tüketici arasındaki tüm zincirin gözetim altında tutulmasını, nakliye, ambalajlama ve depolama maliyetleri desteklenmesi, pazarlama kanal sayısı azaltılıp, disipline edilmesi, kooperatifler ve üretici birliklerinin mali ve idari yönden güçlendirilerek fonksiyonel hale getirilmesini önerdi. Birliklerin mali güçlerinin ürün alımı yapmalarına imkan tanımadığını ifade eden Bayraktar, “Üretimi sürdürmek, çiftçimizi tarlada tutmak istiyorsak bu sorunu çözmemiz gerekiyor” dedi. Gelişmiş her ülkenin stratejik ürünlerini korumak, bu ürünlerden en fazla geliri, katma değeri elde etmek için azami çaba gösterdiğini, dünya piyasalarını kontrol ettiğini belirten Bayraktar, “Gelişmiş ülkelerde devlet gerekirse şirket kurup piyasaya giriyor. Kanada’da G3 Kanada Limited Şirketi, tahıl, yağlı tohumlar, özel ürünler alım satımında bulunuyor. ABD Ürün Kredi Şirketi (CCC), çiftçi gelirleri ve fiyatlarının istikrarını sağlamak, çiftçiyi desteklemek ve korumak için kurulmuş. Ürün arzını dengelemek, piyasada yeterli düzeyde ürün bulunmasını sağlamak ve yardımları dağıtmak gibi işlevleri var. Üreticilere kredi veriyor, ürün ve girdi sağlıyor, ürünlerin pazarlanmasına yardımcı oluyor, depo kiralıyor. Hollanda, Danimarka gibi ülkelerde bu şirketlerin işlevlerini birlik ve kooperatifler yapıyor. Sermaye yapıları çok güçlü, piyasayı kontrol ediyorlar. Üyelerine düzenli kazanç sağlıyorlar. Çok başarılı örnekler dünyada var. Türkiye’de de üretici birlik ve kooperatifler güçlendirilmeli” dedi.

‘Tarım satış kooperatifleri yeniden canlandırılmalı’

Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, üreticilerin, ürünlerini her yıl bir önceki yıla göre daha düşük fiyattan satmak durumunda kalmasının üreticinin örgütsüz olması ve alıcı firmaların fiyat belirleme gücünü elinde bulundurmasından kaynaklandığını söyledi. Bu sorunun bu yıl fındık ve üzümde yaşandığını vurgulayan Demirtaş, “Üreticinin örgütlenmesi ve ürünlerini değerlendirmesi amacıyla kurulmuş tarım satış kooperatifleri ise kolu kanadı budanmış durumda. 300’ü aşkın tarım satış kooperatifi var ancak 13’ü aktif. Tarımın geleceği için Tarım Satış Kooperatifleri yeniden canlandırılmalı” dedi.

Yol haritamız tekelleşme değil, kooperatifleşme olmalı

Çiftçilerin ayakta kalması ve üretim devamlılığının ancak kooperatifleşme ile sağlanabileceğini ifade eden Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük ise “Üreticiler ya birleşecek ya da vahşi kapitalizm karşısında yok olacak. Bu nedenle yol haritamız tekelleşme değil kooperatifleşme olmalıdır” görüşünü dile getiriyor. Kooperatifleşmenin sağlanabilmesi tarımdaki yapısal sorunların çözülmesi, bunun için de öncelikle tarımsal örgüt yapısının düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Eskiyörük, şu önerilerde bulunuyor: “Kooperatifleşme, öncelikli devlet politikası haline getirilerek, üreticilerin örgütlenmesi teşvik edilmeli ve kooperatifler güçlendirilmeli. Köy kooperatifleri birleştirilerek ilçe bazlı merkezi kooperatife dönüştürülmeli. Kaynaklar şirket tarımcılığına değil, küçük aile işletmelerinin devamlılığında kullanılmalı. Desteklemeler; üreticiye yardım anlayışıyla değil, kooperatifçiliğin geliştirilmesi, üretim planlaması ve gerektiğinde piyasaya müdahale için kullanılmalı.”

https://www.dunya.com/ekonomi/ciftci-orgutleri-marketler-zinciri-kurulmali-haberi-393599

Büyükşehir’den Gezen Tavuk Projelerine Destek

Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Doğal Gezen Tavukçuluk Destekleme Projesi’ kapsamında yapılan kümesler, işletmecilere teslim edilmeye hazır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, istihdam oluşturmak ve doğal gezen tavuk yumurtası üretimini teşvik etmek amacıyla Doğal Gezen Tavukçuluk Destekleme Projesi’ni başlattı. Bu yıl ilk kez uygulanan yüzde 50 hibeli gezen tavukçuluk destekleme projesinde son çiviler çakılıyor. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından desteklenen projede işletme sahipleri önümüzdeki haftalarda organik yumurta üretimine başlayacak.

Doğal Gezen Tavukçuluk Destekleme Projesi kapsamında başvuru yapan 6 girişimcinin tavuk kümesleri tamamlandı. 60 metrekaresi kapalı betonarme bina olmak üzere bin metrekare alan içerisinde inşa edilen kümesler, ısı yalıtımlı ve yan sundurmalı olarak yapıldı. Bu kümeslerden 4 tanesi İzmit’in Kozluca, Kaynarca, Gülbahçe Kadriye, Ambarcı mahallelerinde bulunuyor. Kandıra’da ise Deliveli, Hacımazlı mahallelerinde iki adet kümes, işletme sahiplerine teslim edilmek için hazır hale getirildi. Yapılan kümeslerin her birine 250 adet Atak-S cinsi, yumurta verimi yüksek tavuklar verilecek.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı teknik personel tarafından, inşası bitmiş olan kümeslerin kontrolleri gerçekleştirildi. Yapılan son rötuşların ardından kontrolleri de gerçekleştirilen kümesler, önümüzdeki hafta içerisinde ekipmanları ve 250 adet tavuk ile birlikte tam donanımlı olarak teslim edilecek.

http://www.milliyet.com.tr/buyuksehir-den-gezen-tavuk-projelerine-kocaeli-yerelhaber-2459012/