Monthly Archives: Ocak 2018

250 Örnek Köy Gelecek Yıl ‘Tamam’

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek Örnek Köy Projesi ile tarım ve hayvancılığı kalkındırma amaçlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba projeyle kırsal nüfusu ve tarımsal üretimde verimliliği artıracağını ifade etti. Örnek Köy Projesi’nin amacının kırsalda yaşayan vatandaşların hayat standartlarını daha iyi bir noktaya çıkarmak olduğunu belirten Fakıbaba, “Yozgat’ta böyle bir köyümüz var. Bu köyde normalde 450 vatandaşımız yaşarken bu projeyle 110 kişi tekrar şehirden köye gelmiş.” diye konuştu.

Fakıbaba, projeyle köylerdeki işletmelerin birleşerek yeni bir yapı oluşturacağını ve çiftçilerin birçok girdi maliyetinin azalacağını bildirerek, proje kapsamında çiftçilerin tarım konusunda eğitimli insanlarla faaliyette bulunabileceğini söyledi. Fakıbaba, “Bu sayede daha verimli ürünler üretilecek ve arsanın değeri de artacak. Yozgat’ta basınçlı sulamaya geçmişler, enerji kullanımında azalma var. Traktör sayısı bile 14’e inmiş. Mazottan yüzde 40 tasarruf sağlanmış.” dedi.

Köylerde istihdam artacak
Proje sayesinde istihdamın da artacağına işaret eden Fakıbaba, Yozgat’taki köyde başka yerlerden gelen 450 kişinin de istihdam edildiğini anlattı.

Proje kapsamında gönüllü köylerin dönüştürüleceğini dile getiren Fakıbaba, şunları kaydetti:

“250 köyü kendimiz yapacağız. Proje kapsamında her ilde 3 köy olacak. Diğer vatandaşlar gelip gördüğünde ‘Biz de istiyoruz.’ diyecekler. Örnek Köy Projesi ile amacımız tarımı ve hayvancılığı kalkındırmak. Özellikle kırsalda yaşayan insanımızın hayat seviyesini yükseltmek istiyoruz. Yaptığımız bütün işler önce insan için. 250 örnek köyün bitiş tarihini 30 Haziran 2019 olarak veriyoruz.” Fakıbaba, projenin parçalı ve hisseli arazilerin toplulaştırılmasında da kolaylık sağlayacağına işaret ederek, bu köylere destek ve teşviklerde bazı ayrıcalıkların tanınacağını bildirdi.

https://www.dunya.com/ekonomi/250-ornek-koy-gelecek-yil-tamam-haberi-398745

Köylüyüm Ama İneklerim Bile Kültürlü

Sıra dışı okur olarak bilinen ve hayvancılık yaparken okuduğu kitaplarla tanınan Bedriye Berber Engin Lüleburgaz’da gerçekleştirilen “Aykırı Sohbetler” söyleşisinde “köylüyüm ama benim ineklerim bile kültürlü çünkü onlara kitap okuyorum” dedi.Lüleburgaz Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Üretimde Yenilikçi Yaklaşımlar’ başlığı altındaki Aykırı Sohbetler’in 20 Ocak 2018 Cumartesi günü gerçekleştirilen bölümüne Bedriye Berber Engin, Dr. Oğuz Demir ve Ali Acur konuşmacı olarak katıldı.Celal Pir’in moderatörlüğünde Prof. Dr. Necdet Tekin Gençlik Merkezi’ndeki programda konuşan sıra dışı okur Bedriye Berber Engin: “Lüleburgaz Yıldızları Kadın Akademisi’ni gezdim. Akademi bir kadın ne ister sorusunun tam olarak karşılığı olmuş” diyerek sözlerine başladı başladı.Bedriye Berber Engin: “Benim ineklerim bile kültürlü”

Köylüyüm. Üreticiyim. Hayatım boyunca hep tarım ve hayvancılık yaptım. Mutlu bir çocukluk geçirme hayaliyle okuma alışkanlığı kazandım. Köy hayatı zordu. Hep ‘nerede kitap okurum’ derdindeydim. Kitap okuyabilmek için büyük baş hayvancılığın yanında küçük baş hayvancılık da yaptım. İyi bir okuyucuyum. Hala ayda 3 kitap okuyorum. İnsanlara anlatıyorum alınıyor ya da anlamıyor. Ben de okuduğum kitapları hayvanlarıma anlatıyorum. Benim ineklerim bile kültürlü.O dönemlerde kendi başıma parayla kitap alamadım. 1 Lira verip kendime aldığım ilk kitap Parma Manastırı’dır. 3 kere okumuş olmama rağmen sırf kitabım olsun diye karaborsadan almıştım.Erkek egemen toplumda kadının bir yere gelmesi çok zorKitaplarımı montun içinde saklar, masa altında kitap okudum. Okuduğum bir kitaptan çok etkilendim ve köyümde turizm yapabileceğime inandım. Bana güvenen bir avuç kadınla işe başladım. Erkek egemen toplumda kadının bir yere gelmesi çok zor. Eşim önümü açtı, arkamı topladı. ‘Şu olmasaydı, olmazdı’ diyoruz ya, bir kadın için en zoru bu. Kadınlar tek başına olamıyorlar. Kadınlara erkekler köstek olmuyorlar belki ama destek de olmuyorlar.Hayallerimle buraya kadar geldim. Uzun atlamaları aşmak zorunda kaldım. Köydeki ürünleri internetten satmaya başladım. Her gün köy hayatımda ne varsa fotoğrafla internette paylaştım. Giderek yayıldı. 6 yıldır artık, köyde çok kalabalık grupları ağırlamaya başladık. Köyde bulduğum bütün boş alanlara doğal tohum depoluyorum. Doğal tohumların altından değerli olacağına inanıyorum. Kaynak: “Köylüyüm ama ineklerim bile kültürlü”

https://www.gercekgundem.com/koyluyum-ama-ineklerim-bile-kulturlu-314816h.htm

FAO: Tarımsal Atıklardan Biyoenerji Üretimi Teşvik Edilmeli!

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yapılan bir çalışmada, Türkiye, Mısır ve Ukrayna’nın bitki ve hayvan atıklarından sürdürülebilir biyoenerji potansiyelleri ortaya konuldu. Çalışmada, biyoenerjideki potansiyelin, ancak hükümetlerin teşviki ile değerlendirilebileceği kaydedildi.

Artan enerji ihtiyacını karşılarken sera gazı emisyonlarını düşürmeye çalışan ülkeler, fosil yakıtlara olan bağımlıklarını azaltmak için hidrojen, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerjilere giderek daha fazla yöneliyor.

Politika yapıcılar tarafından çoğu zaman gözden kaçırılan umut verici bir seçenek ise kullanılmayan tarımsal kalıntıları ısıtma, pişirme ve elektrik için biyoenerji haline dönüştürmek. Kuruyemiş kabuğu, mısır koçanı, ayçiçeği başı ve hayvan gübresi tarımsal kalıntı örneklerinden.

Biyoenerji ve gıda güvenliği
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yapılan “bitki ve hayvan atıklarından sürdürülebilir biyoenerji seçenekleri” başlıklı yeni değerlendirme Mısır, Türkiye ve Ukrayna’da bu alandaki potansiyeli araştırıyor.

EBRD’nin Sürdürülebilir Kaynak Girişimi’nin bir parçası olan çalışma, FAO’nun Biyoenerji ve Gıda Güvenliği (BEFS) yaklaşımına dayanıyor.

FAO Yatırım Merkezi’nden kıdemli ekonomist Emmanuel Hidier, “Temiz ve yenilenebilir enerji, karşı karşıya olduğumuz birçok çevresel zorluğa karşı çözümün önemli bir parçası. Biyoenerji üretmek için kullanılmayan mahsul kalıntılarını ve gübreyi kullanmak fosil yakıtlara karşı sürdürülebilir bir alternatif olabilir” dedi.

Biyoenerji potansiyeli
Birçok ülke her yıl çok miktarda bitki ve hayvansal artık üretiyor. Ancak bu artık ve kalıntılar çok olsa bile, toplanması ve biyoenerji üretimi için kullanılması, çiftçiler ve işleme tesisleri arasındaki karmaşık lojistik ve koordinasyon sebebiyle zorlu ve masraflı olabiliyor.

Yeni FAO-EBRD değerlendirmesi hangi biyokütle değer zincirlerinin ve teknolojilerinin teknik olarak uygulanabilir olduğunu ve karlı olma potansiyeline sahip olup olmadığını ele alıyor. Çalışma; farklı hammadde kaynaklarının – yenilenebilir, doğrudan yakıt olarak kullanılabilecek biyolojik bir madde veya başka bir biçime dönüştürülebileceği enerji- nerelerde olduğunu inceliyor.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefi
Dünyanın en büyük tarımsal üreticileri arasında yer alan Türkiye, 2023 yılına kadar genel enerji tüketiminin yüzde 20’sini yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. Ayrıca belirli bir biyokütle hedefine de sahip.

Değerlendirmeye göre, mevcut yer fıstığı kabuğu, antepfıstığı kabuğu, fındık kabuğu, mısır koçanı ve mısır kabuğunun doğrudan yanmasıyla üretilen enerji- ve sığır ve kanatlı gübresi ve ayçiçeği başlarının anaerobik sindirimi yoluyla üretilen enerji- biyokütle enerjisi hedefi için yeterli olabilir.

Teşvik gerekiyor
Biyoenerji potansiyelinden faydalanmak, hükümetlerin doğru teşvikleri, politikaları ve destek tedbirlerini almasını gerektiriyor. FAO-EBRD değerlendirmesi; hükümetlerin, tarımsal kalıntıların istikrarlı ve uzun vadeli arzını temin eden ve iyi işleyen biyokütle değer zincirimi geliştirmesi için atması gereken adımların taslağını çıkarıyor.

FAO Doğal Kaynaklar Yetkilisi ve değerlendirmenin yazarlarından biri olan Irini Maltsoglou “BEFS yaklaşımı, politika yapıcıların ülkelerindeki biyoenerji gelişimi hakkında bilinçli kararlar almalarına yardımcı olurken, gıda güvenliğini ve enerji güvenliğini de destekliyor.” dedi.

Enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik
EBRD’nin Enerji Verimliliği ve İklim Değişikliği ekibinin başkan yardımcısı Gianpiero Nacci de, “Ülkelerin enerji verimliliğini ve enerji tasarruflarını iyileştirmelerine yardımcı olmak bizim için öncelikli bir yatırımdır. Bu; üretim maliyetlerini düşürmekte, rekabetçiliği artırmakta ve ülkelerin emisyonları ve iklim değişikliğini azaltma çabalarını geliştirmektedir.” diye konuştu.

Tarımsal artıklardan biyoenerji üretiminin, aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve 2100 yılına kadar küresel sıcaklık artışını endüstri öncesi seviyelere kıyasla 2 derecenin altına düşürmeyi amaçlayan Paris Anlaşması uyarınca uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesine de yardımcı olacağı belirtiliyor.

Çalışmada, enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik yolunda ilerlemeye istekli olan ülkelerle birlikte, yurt içinde üretilen tarımsal kalıntıları da içeren yenilenebilir enerjilerin artan oranda kullanımının, artık üzerinde çok düşünmeyi gerektirmeyen bir hale geldiğinin altı çizildi.

https://www.gidahatti.com/fao-tarimsal-atiklardan-biyoenerji-uretimi-tesvik-edilmeli-93632/

https://www.youtube.com/watch?v=zk5-iBuSnv0

Çiftçilere Tarım Sigortası Uyarısı

Giresun Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, çiftçileri ürünlerini tarım sigortası yaptırmaları hususunda uyardı. Müdürlükten yapılan açıklamada, TARSİM’in 2018 yılı üretim sezonu için tarımsal ürünlerini fındık, kivi, buğday ve arpada sigorta yaptırma işlemlerinin 5 Ocak tarihi itibarıyla başladığı belirtildi. Açıklamada, fındıkta sigorta yaptırma bitiş tarihinin 10 Mart, kivi de 21 Şubat ve arpada ise 31 Ocak olduğu kaydedildi.

Üreticilerin sigorta yaptırabilmesi için öncelikle Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olması ya da sistemdeki mevcut kayıtlarını güncellemesi gerektiği vurgulanarak,”Bu kayıtların güncel olması halinde, TARSİM adına sigorta sözleşmesi yapmaya yetkili sigorta şirketleri ve bu şirketlerin yetkili acenteleri aracılığıyla bitkisel ürün sigortası poliçelerinin düzenlenmesi mümkün olmaktadır. Bitkisel ürünlerini sigorta yaptırmayı düşünen üreticilerimizin geç kalmadan 2018 yılı için ÇKS güncelleştirip daha sonra zor durumda kalmamaları adına tarım sigortalarını yaptırmaları kendi menfaatlerine olacaktır.” denildi.

http://www.haber7.com/giresun/2524912-ciftcilere-tarim-sigortasi-uyarisi

Hayvancılıkta Modernizasyon Yatırımına Yüzde 50 Hibe

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hayvancılık işletmelerinin modernizasyonu için 41 ilde yeni ahır ve ağılların yapımına veya mevcut olanların yenilenmesine yüzde 50 hibe desteği verecek. Yatırımcıların hibe desteğinden yararlanmak için 31 Ocak 2018’e kadar yatırım yaptıkları ilde Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne başvurmaları gerekiyor.

Doğu Anadolu Projesi (DAP), Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Konya Ovası Projesi (KOP) ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındaki illerde mevcut damızlık sığır ve damızlık koyun-keçi işletmelerinin yeni inşaat veya tadilatlarının desteklenmesine ilişkin “Proje Uygulama Rehberi” yayınlandı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan DAP, GAP, KOP ve DOKAP Kapsamındaki İllerde Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Proje Uygulama Rehberi’ne göre, mevcut damızlık sığır ve damızlık koyun-keçi işletmelerinin yeni inşaat veya tadilatlarının yapılmasına ilişkin yatırımlara yüzde 50 hibe desteği verilecek.

Yatırımda alt ve üst sınırlar

Yatırımlarda, büyükbaş işletmelerinde anaç hayvan varlığı alt sınır 10 baş üst sınır 49 baş, küçükbaş işletmelerinde ise alt sınır 100 baş üst sınır 200 baş kapasiteli ahır ve ağıl yapımı olması gerekiyor. İşletme kapasitesi büyükbaş işletmelerde 49 baştan, küçükbaş işletmelerde ise 200 baştan büyük olan yatırımlarda gerçek ve tüzel kişiler, bu üst sınırlara kadar olan kısım için hibe desteğinden yararlandırılacak.

Hibe programının yürürlükte olduğu dönemler içinde projesi onaylanan ve projesinde belirtilen süresi içinde yatırımını tamamlayan işletmeler hibe desteğinden bir kez yararlandırılırlar. Her proje sahibi, proje konularından sadece bir defa hibe desteğinden yararlanabilir. Projeden şirket ortağı olarak yararlanan yatırımcı şirket ortaklığından ayrılsa dahi yatırımdan bir daha yararlanamaz.

Kimler başvurabilir?
Yeni inşaat veya tadilat inşaatı yaptıracak olan yatırımcılar başvuru formu ve ekinde yer alan belgeler ile yatırımın yapılacağı yerin bulunduğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne 31 Ocak 2018 tarihine kadar başvurmaları gerekiyor. Büyükbaş ahır yapımı için başvuranların başvuru tarihinden en az bir yıl önce bakanlık TÜRKVET veri tabanına kayıtlı aktif işletmesi olması gerekiyor. Ayrıca başvuru tarihinde (15 aylıktan büyük) en az 10 baş, en fazla 49 baş anaç sığıra sahip işletmesi olan gerçek ve tüzel kişiler başvurabilir. Küçükbaş ağıl yapımına müracaat edecek olanların ise, başvuru tarihinden en az bir yıl önce Koyun Keçi Kayıt Sistemine kayıtlı; başvuru tarihinde (bir yaşından büyük) en az 100 baş ve en fazla 200 baş anaç koyun-keçi kapasiteli aktif işletmesi olan gerçek ve tüzel kişiler başvurabilir.

İşte hibe alacak 41 kent:

Doğu Anadolu Projesi
Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis,
Erzincan, Erzurum, Elazığ,
Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya,
Muş, Sivas, Tunceli ve Van.

Konya Ovası Projesi
Aksaray, Karaman, Kırıkkale,
Kırşehir, Konya, Nevşehir,
Niğde ve Yozgat.

Güneydoğu Anadolu Projesi
Adıyaman, Batman, Diyarbakır,
Gaziantep, Kilis, Mardin,
Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak.

Doğu Karadeniz Projesi
Artvin, Bayburt, Samsun,
Giresun, Gümüşhane, Ordu,
Rize, Tokat ve Trabzon.

https://www.dunya.com/ekonomi/hayvancilikta-modernizasyon-yatirimina-yuzde-50-hibe-haberi-397560