Monthly Archives: Şubat 2018

Kırsal Kalkınma Projelerinin Seçim Kriterleri Değişti

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca, kırsal kalkınma programı kapsamında desteklenecek projelerin seçim kriterlerinde değişikliğe gidildi. Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, proje seçimi, Proje Hizmetleri Genel Koordinatörlüğü tarafından uygun başvuru listesinde yer alan projeler üzerinden gerçekleştirilecek. Kırsal Kalkınma Programı’nda belirlenen kriterlere göre yapılan değerlendirme sonucunda oluşan puanlar temel alınarak sıralama yapılacak. Proje sıralamaları tedbir bazında gerçekleştirilecek.

Toplam puanların eşit olması durumunda, eşit puanlı projeler kendi arasında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun prosedürlerinde belirtilen kriterlere göre sıralanacak. Desteklenecek proje sayısı, desteklemeye ayrılmış bütçeyle sınırlı olacak. Eğer desteklemeye ayrılmış bütçe kadar proje başvurusu yapılmazsa, artan destek miktarı bir sonraki destekleme bütçesine devredilecek. Desteklenmek üzere belirlenen asıl ve yedek projeler Kurumun internet sitesinde yayımlanacak. Desteklenmesine karar verilen projelerle reddedilecek projelerin başvuru sahiplerine ilgili bildirimler yapılacak. Desteklenmesine karar verilen projelerin başvuru sahiplerine yapılacak bildirimler, sözleşme imzalanma sürecinin detaylarını da içerecek.

http://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/kirsal-kalkinma-projelerinin-secim-kriterleri-degisti-9531

Örnek Köy ile Üretimde Verim Artacak

Tarımsal ürünlerde ve hayvancılıkta istenen verimin sağlanabilmesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından örnek köy modeli geliştirildi. Proje köylerde birkaç kişinin birleşerek kurdukları işletmelerde daha verimli bir üretim yapmasını destekliyor. Örnek köylerde devlet desteğiyle kurulan modern tesislerin çevre köylere model oluşturması amaçlanıyor. Her ilde 3 köyün desteklenerek çiftçiye örnek gösterileceği uygulama ile ilgili bilgi veren TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının örnek köy modelini uygulamaya sokmaya hazırlandığını söyledi.

Deligöz, uygulamaya dair ayrıntıları paylaşarak, şöyle devam etti:
“Eğer kişi tek başına ‘Ben 20 kişilik ahır istiyorum, 50 kişilik ahır istiyorum.’ derse bunun yüzde 50’si bedava. Kredi değil. Devlet verecek yüzde 50’sini ama iki kardeş, üç kardeş veya diğer akrabalar üçü beşi bir araya gelip anlaşırsa, bu kişiler akraba değil yabancılar da olabilir, ‘Biz toplu yapacağız.’ derse ahırı, onun da yüzde 70’ini devlet bedava yapacak.

Buradaki hayvanın takibini yine devlet yapacak. Diyelim ki mesela buzağı desteği var şu anda. Eğer suni tohumlama ise 700 TL, normal tohum ise 550 TL dana başı ya da buzağı başı ödeniyor. Bu dediğimiz örnek köylerde ise suni tohumlama bin TL, normal doğum ise 750 TL’ye çıkıyor. Yüzde 130 artırılmış şekilde destek olunacak. Yemine destek olunacak. Bu köyler bölgelerinde örnek köy olacak. Yakındaki köy bakacak ki ‘Ya bunlar yapmış, biz de yapalım benzer şekilde.’ diyecekler.’’
Örnek köy modeli kapsamında Hazinenin talep eden kişilere yer tahsis edeceğini ve devletten mutlaka destek alacaklarını dile getiren Deligöz, henüz uygulamaya geçmeyen modele ilişkin bir proje geliştirileceğini kaydetti.

Deligöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada bir nevi amaç da devlet desteği alıp bu desteğin karşılığında istenilen işi ya eksik yapan ya da yapmayan art niyetli kişilerin de önüne geçmiş olmak. Bu uygulamaya sonradan belki üç beş köy daha eklenecek. Bu ilk defa uygulanacak bir pilot proje. Bakanlığımızın hayata geçirmek için detaylarını netleştirmek üzere olduğu bir pilot uygulama. Bu model ile tarımsal ürünlerde ve hayvancılıkta verimin ve üretimin artırılması hedefleniyor.”’

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/ornek-koy-ile-uretimde-verim-artacak-9438

62 Programla ‘Kalkınma’ İçin Son Çağrı

Türkiye’nin 25 kalkınma ajansı 62 mali destek programı için 702.7 milyon liralık proje çağrısına çıktı. Çağrılarda en çok dikkat çeken nokta, daha önce özel sektör projelerine yönelik programlar ağırlıktayken, son açıklanan programlarda alt yapı yatırımlarının ve sosyal projelerin öne çıkması oldu.

Çağrıların 559.7 milyon TL’lik kısmı yerel yönetimler, kamu kuruluşları, üniversiteler, teknoloji geliştirme bölgeleri, OSB’ler, dernekler, kooperatifler gibi kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yönelik iken, kar amaçlı çalışan kuruluşlar için ayrılan bütçe 113.5 milyon TL’de kaldı. Destek oranları programa göre projelerin maliyetlerinin yüzde 25-90’ı arasında.Desteklerde miktar ise 20 bin TL’den başlayarak 2 milyon TL’ye kadar yükseliyor.

Bölgelerindeki potansiyeli harekete geçirerek ülke kalkınmasına azami katkı sağlama amacıyla faaliyet gösteren ve bu doğrultuda çeşitli destek mekanizmaları yürüten kalkınma ajansları, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında mali destek programları (MDP) konusunda frene basmıştı. 2016 ve 2017 yıllarını pek çok kurumda olduğu gibi kalkınma ajanslarında da illegal yapılardan arınma ve yeni bir vizyonla yeniden yapılanma dönemi olarak gören Kalkınma Bakanlığı, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve diğer illegal örgütlerin ajanslar içerisindeki yapılanmalarını yok etme konusundaki çalışmalarında belli bir aşamaya gelince, kalkınma ajansları da 2017’nin son günlerinden başlamak üzere ardı ardına mali destek programları için proje çağrısına çıkmaya başladılar.

Şu ana kadar 26 kalkınma ajansından Serhat Kalkınma Ajansı dışında kalan 25’i toplam 702 milyon 725 bin TL bütçeye sahip 62 mali destek programı için çağrıya çıktı. Çağrılarda en çok dikkat çeken nokta, daha önce özel sektör projelerine yönelik programlar ağırlıktayken, son açıklanan programlarda alt yapı yatırımlarının ve sosyal projelerin öne çıkması oldu.

Çağrıların 559.7 milyon TL’lik kısmı yerel yönetimler, kamu kuruluşları, üniversiteler, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, dernekler, kooperatifler gibi kar amacı gütmeyen kuruluşlara yönelik iken, kar amaçlı çalışan kuruluşlar için ayrılan bütçe 113.5 milyon TL’de kaldı. Kâr amacı güden ve gütmeyen kurumların yararlanabileceği programlar da toplam 29.5 TL bütçeye sahip.

Son başvurular mart-nisan aylarında
Söz konusu projelerden yararlanmak isteyen kuruluşların ellerini çabuk tutması gerekiyor. Keza her program için ayrı olmakla birlikte son başvuru tarihi mart-nisan ayları olarak değişiyor. Proje hazırlama süreci düşünüldüğünde takvimin oldukça sıkışık olduğu dikkat çekiyor. Çağrılarda küçük ölçekli altyapı, sosyal kalkınma, kırılgan grupların güçlendirilmesi, mesleki eğitim, ileri teknolojili üretim, yenilenebilir enerji, turizm altyapısı gibi projelere yönelik programlar ön plana çıkıyor. Destek oranları programa göre projelerin maliyetlerinin yüzde 25’inden yüzde 90’ına kadar değişirken, sağlanacak desteklerde miktar da 20 bin TL’den başlayarak 2 milyon TL’ye kadar yükselebiliyor.

İSTKA’dan 180 milyon TL’lik destek
Çağrıya çıkan mali destek programlarında en büyük bütçe İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından açıklandı. 180 milyon TL’lik bu rakam, tüm ajansların toplamının çeyreğinden fazlasını ifade ediyor. İSTKA, Çocuklar ve Gençler MDP, Girişimcilik MDP ve Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul MDP ile kar amacı gütmeyen kuruluşların projelerini destekleyecek. Mali destek programlarına ikinci büyük bütçesi ayıran ajans ise Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ı kapsayan Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) oldu. Ekonomik Altyapının Geliştirilmesi MDP ve Kentsel Yaşam Kalitesinin İyileştirilmesi MDP ile kar amacı gütmeyen kuruluşlara 40 milyon TL destek sağlanacak. Bu destekle söz konusu şehirlerde terör nedeniyle zarar gören kentsel altyapının iyileştirilmesi amaçlanıyor.

MDP için çağrıya çıkmayan tek ajans olarak Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars illerini kapsayan Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) olarak dikkat çekiyor. 702 milyon TL’lik destek çağrısı şimdiye kadar kalkınma ajanslarının yakın zamanlı olarak açıkladıkları en büyük miktar olarak göze çarpıyor. Bunda 2016 yılının ikinci yarısı ve 2017 yılında hiçbir ajansın mali destek programı açıklamamasının da etkisi var.

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın Kalkınma Ajansları 2016 Yılı Faaliyet Raporu için yazdığı giriş yazısına göre, 2016 yılı kalkınma ajanslarımız için illegal yapılardan arınma, diğer yandan da yeni bir vizyonla yeniden yapılanmanın başlangıç yılı oldu. 15 Temmuz sonrası alınan tedbirlerle; FETÖ ve diğer illegal örgütlerin ajanslar içerisindeki yapılanmaları yok edildi ve ajansların denetimleri sıkılaştırıldı. Diğer yandan, kalkınma ajansları danışma, yönetim, denetim ve destek mekanizmaları yeniden değerlendirildi ve buna yönelik mevzuat düzenleme çalışmaları yürütüldü.

Rapora göre kalkınma ajansları 2008-2016 döneminde; yaklaşık 55 bin 580 proje başvurusundan 16 bin 326 projeyi destekledi ve 2016 yılı fiyatlarıyla yaklaşık 3,8 milyar TL kaynak tahsis etti. Bu destekler yararlanıcıların eş finansmanıyla birlikte 2016 yılı fiyatlarıyla yaklaşık 6,6 milyar TL kaynağı harekete geçirdi.

“Bu dönem kaçmaz”
Bütün kalkınma ajanslarının aynı anda çağrıya çıkması ve bütçenin çok yüksek olmasına karşın iş dünyasının bunlardan yeterince haberdar olmadığını dile getiren Özkan Yönetim Danışmanlık firmasının sahibi Memet Özkan, “25 ajansın aynı anda desteğe çıkması çok önemli bir fırsat. Bu dönem kaçmaz. Taliplilerin kazansalar da kazanmasalar da başvurmalarında fayda var. Çünkü proje yazarken bu konuda eğitim de almış oluyorsunuz. Türk iş dünyası proje yapmayı ve yönetmeyi bilmiyor. Ajanslar bu konuda çok öğretici oluyor. İş dünyasını disipline ediyor. Bu diğer kamu destekleri ve uluslar arası destekler için de lazım. Türk şirketlerinin AB desteklerinden yeterince yararlanamamalarının sebeplerinden biri de bu” dedi.

Ajanslar program yönetim sistemine geçecek
Kalkınma Bakanlığı’ndan verilen bilgide 2017’de ajansların mali destek programları yürütmemelerine karşın güdümlü proje desteklerinin sürdüğü dile getirildi. 2017’de bakanlık da ajansları güdümlü projelere daha fazla önem vermeleri için yönlendirdi. Ajanslardan sorun çözecek, model projeler yürütmeleri istendi. Kalkınma Bakanlığı, 2018’de ajansları program yönetim sistemine geçirmeyi hedefliyor. Bu, şimdiye kadar uygulanan bölge planları ve bu planlara yönelik küçük projelere verilecek desteklerin azalacağı anlamına geliyor.

Şimdiye kadar verilen desteklerde planlarla projelerin arasındaki bağların çok iyi kurgulanamaması, koordineli ilerlenememesi ve dolayısıyla etkisinin az olması bakanlığın yeni bir yol izlemesine neden oldu. Program yönetimi sisteminde ajanslar belirlenecek stratejik alanlarda kendi kapasiteleri ve paydaşların kapasiteleriyle orta vadeli programlar yürütecekler. Desteklerini buna göre organize edecekler. Bunları yaparken yerel yönetimleri, merkezi kuruluşların bölgedeki birimlerini entegre edip, koordinasyon sağlayacaklar, işbirlikleri geliştirecekler.

https://www.dunya.com/ekonomi/62-programla-kalkinma-icin-son-cagri-haberi-402993

Esnaf ve Çiftçiye Faizsiz Kredi Paketi

Hükümet, çiftçi, esnaf ve sanatkarın uygun koşullarda kredi desteğinden yararlanması için iki ayrı düzenleme yaptı. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayınlanan ‘çiftçi paketi’ne göre Ziraat Bankası ve Tarım Kredi tarafından tarımsal üretime yönelik düşük faizli yatırım ve işletme kredisi kullandırılacak. Sığır yetiştirene ve sertifikalı tohum kullanana ise 100 bin lira faizsiz kredi verilecek. Resmi Gazete’de yayınlanan ‘esnaf paketi’nde ise kredilerde yüzde 50-100 aralığında faiz indirimi uygulanacak. Faiz indirimi kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerde yüzde 100’ü bulacak. Kredi paketinde yer alan bazı düzenlemeler şöyle:

– Ziraat Bankası ve Tarım Kredi tarafından kullandırılacak düşük faizli krediden üreticiler, indirim oranlarından, kullanacakları kredi miktarına göre ve yatırımla işletme dönemleri esas alınarak kademeli olarak yararlandırılacak.

– Su ürünlerinde de üst limiti 5 milyon lira olmak üzere 100 bin liraya kadar hem yatırım hem de işletme döneminde faizsiz kredi verilecek. 100 bin lira ile 5 milyon lira arasındaki kredilerin faizlerinde de yatırım döneminde yüzde 100, işletme döneminde yüzde 50 indirim uygulanacak.

– Örtüaltı tarım yapan işletmelere, kullanacakları 750 bin liraya kadar olan kredilerin faizlerinde yatırım döneminde yüzde 75, işletme döneminde yüzde 50 indirim yapılacak. Yaygın bitkisel üretim için kullanılan 250 bin liraya kadar kredi için de faizlere yüzde 50, 250 bin lira ile 750 bin lira arasındaki krediler için de yüzde 25 indirim uygulanacak.

– Yurt içi sertifikalı tohum, fide, fidan üretimi için 10 milyon liraya kadar, bunların kullanımı için de 100 bin liraya kadar faizsiz kredi sağlanabilecek.

– Süs bitkisi üretimi, stratejik bitkisel üretim, sera modernizasyonu, iyi tarım ve organik tarım uygulamaları, tarımsal mekanizasyon, modern sulama, arazi alımı, lisanslı depoculuk ve soğuk hava deposu ve tarımsal ürünlerin işlenmesine yönelik yatırımlar da kredi faizi indirimi yoluyla desteklenecek.

Girişimcilik eğitimini bitirene büyük destek

Esnaf ve sanatkarın finansman ihtiyacının uygun koşullarda karşılanması amacıyla önceki yıllarda alınan Bakanlar Kurulu kararıyla Halk Bankası tarafından Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) kefaletiyle veya doğrudan esnaf ve sanatkarlara kullandırılıp bakiyesi 2018 yılına devreden krediler ile bu sene sonuna kadar kullanılan kredilerde yüzde 50 faiz indirimi uygulanacak. Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen, geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan kaybolmaya yüz tutmuş el dokuma işleri, bakır işletmeciliği, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, çini ve çömlek yapımı gibi meslek kollarında faaliyet gösteren ve ‘Esnaf Vergi Muafiyet Belgesi’ sahibi esnaf ve sanatkarlara söz konusu tarihlerdeki krediler için sıfır faiz uygulanacak.

– KOSGEB tarafından sağlanan hibe ve faizsiz kredi desteğinden yararlananlar hariç olmak üzere KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitimini bitiren, 30 yaşını tamamlamamış genç girişimci esnaf ve sanatkarlara KOSGEB tarafından onaylanan projelerini bankaya sunmaları durumunda 100 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi kullandırılabilecek. Bu imkandan bakiyesi 2018’e devreden kredi borcu bulunanlar yararlanamayacak. Karar kapsamında bakiyesi 2018 yılına devredenler için de yüzde 100 faiz indirimi uygulanacak.

– Esnaf ve sanatkarlara makine, ekipman ve demirbaş alımları, işyeri modernizasyonu veya ham madde ve döner sermaye ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullandırılan 30 bin lira tavanlı kredilerden bakiyesi 2018 yılına devredenler için yüzde 100 faiz indirimi sağlanacak.

Ustalık şartı 1 yıla indi

Esnafa kredi kullandırılırken aranan ‘ustalık belgesi’ şartı 1 yıla indi. Buna göre Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında en az 1 yıllık ustalık belgesine sahip olan ve bu belge ile ilgili meslek kolunda son 1 yıl içinde kendi adına işletme kurduğunu belgeleyen girişimci esnaf ve sanatkarlara da faizsiz kredi desteği verilecek.

HAYVAN YETİŞTİRENE 100 BİN LİRA

sütçü, etçi, kombine sığır yetiştiricilerine kredi üst limiti 12.5 milyon lira olmak üzere alacakları 100 bin liraya kadar kredilerin faizlerinde yüzde 100 indirim uygulanacak. Bu oran 100 bin lira ile 750 bin lira arasındaki kredilerde yatırım döneminde yüzde 100, işletme döneminde yüzde 50, 750 bin lira ile 5 milyon lira arasındaki kredilerde sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 50, 5 milyon lira ve 12,5 milyon lira arasındaki kredilerde yüzde 50 ve yüzde 25 olarak uygulanacak. Yaygın hayvansal üretimde de 100 bin liraya kadar faizsiz kredi verilebilecek. Damızlık düve yetiştiriciliği, büyükbaş hayvan besiciliği, küçükbaş hayvancılık, arıcılık, kanatlı sektörü, kanatlı damızlık yetiştiriciliğinde alınacak kredilerde de değişen oranlarda faiz indirimi sağlanacak.

Fakıbaba, Bolu Belediyesi’nce düzenlenen törende üniversiteyi kazanan öğrencilere bilgisayar dağıttı.

300 KOYUN DESTEĞİ HERKESE YOK

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, köye geri dönüşleri sağlamak için gündeme gelen ‘300 koyun ve asgari ücret’ desteğine açıklık getirdi. Bolu Valiliği’ni ziyaret eden ardından da Bolu Belediyesi tarafından ‘Eğitime Yüzde 100 Destek Projesi’ kapsamında 9’uncusu gerçekleştirilen üniversite öğrencilerine dizüstü bilgisayar dağıtımı törenine katılan Fakıbaba 300 koyun desteğiyle ilgili olarak “Bu proje herkese bedava koyun verilecek anlamına gelmiyor. Bizim düşüncemiz de ‘Herkese koyun verelim’ değil. Merası olacak, barınağı olacak, bu işle iştigal etmiş olacak, kredibilitesi olacak. Herkese vereceğiz diye bir kaide yok” dedi.

İthalatı önleyeceklerini vurgulayan Fakıbaba, “Daha sonra da ihracata geçeceğiz. Bunlar öyle ezbere konuşulan laflar değildir. Yavaş yavaş da inşallah bunların semeresini almaya başlayacağız. Gıda, tarım ve hayvancılık olmazsa olmazımızdır. Milli bir olaydır” diye konuştu.

http://www.star.com.tr/ekonomi/esnaf-ve-ciftciye-faizsiz-kredi-paketi-haber-1308209/

Türk Tarımının Geleceği İçin “Akıllı Tarım”

İzmir Ticaret Borsası’nda Türk Tarımının Global Entegrasyonu ve Tarım 4.0 konulu toplantısına katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, ‘Tarım 4.0’ yerine ‘akıllı tarım’ ifadesinin kullanılmasının daha doğru olduğunu belirterek, Türk tarımının geleceği için akıllı tarım uygulamalarının şart olduğunu vurguladı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İzmir Ticaret Borsası’nda Türk Tarımının Global Entegrasyonu ve Tarım 4.0 konulu toplantısına katıldı.

İzmir Ticaret Borası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli’nin ev sahipliği yaptığı toplantıya; İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan da katıldı.

“900 milyon lira destek”
Tarımsal üretimde AR-GE ve inovasyonun artık kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Bakan Özlü, “Bugün üzerinde konuştuğumuz Tarım 4.0, aslında Endüstri 4.0’ın bir sonucudur. Türk tarımının geleceği için, Sanayi 4.0 ve Tarım 4.0 uygulamaları şarttır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız; AR-GE konusunda, çok önemli mesafeler almıştır. Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü; ciddi miktarda AR-GE desteği vermektedir. Bize yapılan sunuma göre; tarımsal AR-GE’ye 900 milyon lira destek olunmuştur. Önümüzdeki süreçte, bu desteğin iki katına çıkarılması planlanmaktadır” dedi.

‘Tarım 4.0 yerine akıllı tarım’
Tarım 4.0 yerine ‘akıllı tarım’ kavramını kullanılmasını tavsiye eden Bakan Özlü, şunları söyledi:

“Tarım ve hayvancılık endüstrisi sadece Türkiye için değil, tüm dünya için stratejik bir sektördür. Bu yüzden tarımda dijital dönüşüm, yani akıllı tarım her zamankinden daha önemli bir hal almıştır. Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü’nün raporlarında göre; 2050 yılında bugünkünden yüzde 70 daha fazla gıda üretmek zorundayız.

Bu talebi karşılamak için; çiftçiler ve tarım şirketleri, daha fazla üretim yapmak zorundadırlar. Dolayısıyla, başta nesnelerin interneti olmak üzere, 4. Sanayi Devriminin çözümlerine yönelmek zorundayız. Teknolojik inovasyonu, tarım uygulamalarının merkezine koymak durumundayız.”

“Nesnelerin interneti”
Tarımın bir sonraki evresinin nesnelerin interneti olacağını ifade eden Bakan Özlü, “Birbiriyle konuşan traktörler, insansız traktörler, tarım makinaları, dijital sensörlerle donatılmış tarım makineleri; tarımsal üretimin merkezine yerleşecektir. Bunlar fütürist yaklaşımlar değildir. Dünya bu yöne doğru gitmektedir. Tarım devrimi; binlerce yıl önce bizim topraklarımızda, Anadolu’da başladı.

Tarım Devrimine beşiklik eden Türkiye coğrafyası; bugün artık hem sanayi devriminin, hem tarım devriminin önemli aktörlerinden biri olabilir. Bu potansiyele sahip bulunuyor. Bilim, teknoloji, sanayi, savunma, enerji, sağlık ve tarım birbirini destekleyen, birbirinden beslenen, birbirinden güç alan kavramlardır. Bunlar arasındaki işbirliği; ülkemize sıçrama yaptıracaktır. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza bağlı tüm kurumlar; bütün imkanlarıyla, tarımsal sanayinin hizmetindedir” ifadelerini kullandı.

“Sıçrama yaptıracak sektörler gıda ve içecek”
Türkiye’nin sıçrama yapması için ‘ne yapmalıyız’ üzerine düşündüklerini ve bir çalışma yaptıklarını dile getiren Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan ilginç sonuçlar çıktı. Türkiye’nin beş ana sektöre yoğunlaşması gerektiğini ifade ediyor raporlar. Bunlardan biri gıda ve içecek sanayi. Yani altında tarım var. Gıda ve içecek sektörlerinin stratejik olduğunu sizlerle paylaşmak isterim. Kısa zaman içinde; Bakanlığımız ile Tarım Bakanlığı arasında AR-GE ve inovasyon başta olmak üzere; çeşitli işbirliği mekanizmaları hayata geçirilecektir.

Örneğin; Akdeniz meyve sinekleriyle mücadelede gerekli kimyasal ilaçlar, tarımda yenilenebilir enerji, dışarıdan ithal ettiğimiz aşı ve mayaların Türkiye’de üretimi gibi konularda; Bakanlık olarak bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz.”

“Teknoloji geliştirme desteklerine yöneleceğiz”
Bakan Özlü, “İzmir’i Türkiye’nin, Akdeniz’in, Ege’nin ve Doğu Avrupa’nın teknoloji üssü olarak görmek istiyoruz. Yapacağınız çalıştayda tarım teknolojileri konusunda İzmir’deki faaliyetlerimizi katarsanız son derece mutlu olacağız.

Destekler yerine teknoloji geliştirme desteği daha anlamlı olacak, buna yöneleceğiz. Akıllı tarım uygulamaları konusunda destek vereceğiz, ortaya koyacağınız faaliyet ve projeleri destekleyeceğiz” diye konuştu.

Tarımda teknoloji vurgusu
Toplantıda konuşan İzmir Ticaret Borası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise, “İzmir Ticaret Borsası olarak faaliyet alanımız olan tarım sektörünün her alanında bilgi teknolojilerinin kullanılması gerektiğini savunuyoruz.

Bu nedenle uzun vadeli tarım politikalarımızın da buna göre şekillendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Verimliliğin artırılması, kaliteli üretimin sağlanması, maliyetlerin düşürülmesi ve sonuç olarak küresel piyasalarda rekabet gücümüzün yükseltilebilmesi için buna mecburuz. Gerçekleştirdiğimiz projelerde de teknolojinin tarım sektörüne entegre edilmesine özel bir önem verdiğimizi ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

https://www.gidahatti.com/turk-tariminin-gelecegi-akilli-tarim-96013/