Monthly Archives: Eylül 2018

Hazine Arazileri Yerli Üretime Açılıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde, yerli üretiminin artırılması amacıyla ağaçlandırma, hayvancılık ile tıbbi, aromatik bitkiler ve süs bitkilerinin yetiştirilmesine ilişkin üç projeyle 64 ilde 41,7 milyon metrekare Hazine arazisi uygun koşullarda vatandaşlara kiralanacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan bilgiye göre, Bakanlıkça, Türkiye’deki orman alanlarını çoğaltmak, toprak, su ve bitki arasında bozulan dengeyi kurarak erozyonu önlemek ve insanların daha yeşil, temiz ve güzel bir ortam içinde yaşamalarını sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine taşınmazlarının ağaçlandırma amaçlı kiralanmasına ilişkin uzun yıllardır teşvik veriliyor.

Bu kapsamda ceviz, badem, Antep fıstığı, zeytin başta olmak üzere kavak, kızılağaç, okaliptüs, fıstıkçamı, kızılçam, sedir, köknar, ladin, akasya gibi türlerin yetiştirilmesi amacıyla Hazine taşınmazları üzerinde, kiralama bedeli dönüm başına yıllık 6 lira 75 kuruş olmak üzere 10 yıla kadar ağaçlandırma izni veriliyor.

İki Bakanlığın ortaklaşa yürüttüğü projelerle ilaç ve kozmetik sektöründe kullanılan tıbbi, aromatik bitkiler ve süs bitkileri ile hayvancılık alanında Hazine taşınmazları üzerinde üretim yapmak isteyenlere yeni fırsatlar da sunuluyor.

Bu kapsamda mevcut ağaçlandırma uygulamasına ilave olarak ilaç ve kozmetik sektöründe yoğun olarak kullanılan lavanta, gül, adaçayı, kekik, çörek otu başta olmak üzere 131 çeşit tıbbi ve aromatik bitki ile süs bitkilerinin yerli üretiminin artırılması amacıyla Hazine taşınmazları uygun koşullarda kiraya verilecek.

Bitkiler için 12,7 milyon metrekare alan
Hazine taşınmazları bu düzenleme ile çok yıllık bitkiler için 10 yıl, tek yıllık bitkiler için ise 5 yıla kadar kiralanabilecek.

Proje kapsamında ilk etapta, başta ceviz, badem, Antep fıstığı, zeytin olmak üzere ağaçlandırma amaçlı kiralama için 31 ilde 7,7 milyon metrekare ve lavanta, gül, adaçayı, kekik, çörek otu başta olmak üzere tıbbi, aromatik bitkiler ve süs bitkileri için 19 ilde 5 milyon metrekare olmak üzere ilk etapta 12,7 milyon metrekare alan kiralanacak.

Hayvancılık için 29 milyon metrekare alan kiraya verilecek
Öte yandan tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi çerçevesinde Hazine taşınmazları üzerinde hayvancılık faaliyetlerinin yapılmasına imkan sağlanmasına ilişkin çalışmalar da sürüyor.

Hayvancılık bakımından iklim çeşitliliği ve geniş meraları ile önemli bir potansiyele sahip olan Türkiye’de organize hayvancılık yoluyla yerli üretimin artırılması için de Hazine taşınmazları halkın kullanımına sunulacak. Uygulama kapsamında 29 milyon metrekare Hazine arazisi kiralanacak.

Fazla başvuru olması halinde kiracılar puanlamayla belirlenecek
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yaptığı açıklamada, Hazine taşınmazlarına ilişkin kiralamaların nasıl yapılacağına ilişkin detayları paylaştı.

Tıbbi ve aromatik bitki ile süs bitkileri yetiştirilmesine ilişkin düzenlemeyle çiftçilerin önemli bir imkana kavuşacağını vurgulayan Kurum, “Bu düzenleme ile çiftçilere sağlanan en büyük kolaylık, Hazine taşınmazlarının çok uygun bir bedelle, rayiç bedelin binde biri üzerinden kiraya verilmesidir. Örneğin değeri 100 bin lira olan bir tarlayı yıllık 100 lira üzerinden kiralıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kiracıların nasıl belirleneceğine ilişkin de bilgi veren Kurum, şunları söyledi:

“Tıbbi ve aromatik bitki ile süs bitkileri yetiştirilmesi için belirlenecek taşınmazlar ilan edilecek olup aynı taşınmaz için birden fazla başvuru olması halinde kiralama başvurusunda bulunanlar arasında seçim yapılırken belli kriterler üzerinden puanlama yapacağız ve en yüksek puanı alan hak sahibi ile sözleşme imzalayacağız. Bu puanlama sisteminde örneğin kadın girişimci veya 18-40 yaş arası genç çiftçiler, ziraat mühendisi ya da teknisyenleri, taşınmazın bulunduğu yerde ikamet eden ya da kayıtlı olanlar, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı tıbbi, aromatik bitki, süs bitkisi yetiştiricileri, tarımsal amaçlı birlik kooperatif gibi üretici örgütleri artı puan alarak kiralamada öncelik hakkına sahip olabilecek.”

Hayvancılıkta ilk 3 yıl yüzde 70 indirim
Bakan Kurum, Hazine taşınmazları üzerinde hayvancılık faaliyetlerinin yapılmasına imkan sağlayan düzenlemeyle de Hazine taşınmazlarının “irtifak hakkı tesisi” olarak adlandırılan “uzun süreli kiralama” yöntemi ile vatandaşların kullanımına bırakılacağını dile getirdi.

Kurum, “Bu yöntemle, Hazine taşınmazları üzerinde hayvancılık yatırımı yapmak isteyen vatandaşlarımıza 30 yıla kadar arazi desteği sağlıyoruz. Vatandaşlarımız, Hazine taşınmazlarının rayiç bedelinin yüzde 1’i üzerinden hesaplanacak yıllık bedel karşılığında bu destekten yararlanabilecek. Ayrıca, yatırımın ilk dönemindeki harcamaları dikkate alarak ilk 3 yıl için bu bedelden yüzde 70 oranında indirim de sağlıyoruz.” bilgisini verdi.

Tesisin işletilmesi sonucunda elde edilecek toplam yıllık hasılattan yüzde 1 oranında alınan payın, bu uygulamada “binde bir” olarak alınacağını da vurgulayan Kurum, “Hayvancılık için Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında 53 ilimizde, 29 milyon metrekare Hazine taşınmazı belirlenmiş olup vatandaşlarımıza sunulacak.” dedi.

Kurum, yürütülecek üç proje ile toplam kullanılacak hazine taşınmazı sayılarını da şöyle açıkladı:

“Bu üç proje için Türkiye genelinde toplam 64 ilimizde 41,7 milyon metrekare taşınmaz vatandaşlarımıza sunulmuş olacak. Yine bu 3 proje için Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülecek taşınmaz tespiti çalışmalarıyla üçer aylık periyotlarda yeni alanlar da belirleyerek vatandaşlarımıza sunacağız. Bu taşınmazları ise Milli Emlak Genel Müdürlüğü internet sayfasında, ilgili belediye, ticaret, sanayi ve ziraat odalarında ve taşınmazın bulunduğu mahalle/köyde ilan ederek duyuracağız.”

Başvurular nereye yapılacak?
Uygulamalardan yararlanmak isteyenler, illerde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri bünyesindeki Milli Emlak Daire Başkanlıkları ya da müdürlükleri, ilçelerde Milli Emlak Şefliklerine başvurabilecek. Başvurular, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün web sitesi “www.milliemlak.gov.tr” üzerinden elektronik olarak da yapılabilecek.

Öte yandan bu projelerin etkin olarak uygulanmasının sağlanması amacıyla vatandaşların kiraladıkları taşınmaz üzerinde gerçekleştirmeyi taahhüt ettikleri proje ve faaliyetler ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından takip edilecek.

https://www.dunya.com/ekonomi/hazine-arazileri-yerli-uretime-aciliyor-haberi-428555

Et Sorununa ‘Küçükbaş Hayvan’ Çözümü

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, küçükbaş hayvan sayısında artış olduğunu belirterek, “Küçükbaş hayvan sayısının artmasının ve istenilen düzeye gelmesinin kırmızı et sorununa çare olacağına inanıyoruz.” dedi.

Çelik, geçen yıl sonu itibarıyla 33 milyon 677 bin 636’sı koyun, 10 milyon 634 bin 672’si keçi olmak üzere toplam küçükbaş hayvan sayısının 44 milyon 312 bin 308 baş olarak kayıtlara geçtiğini söyledi.

Bu yıl haziran verilerine göre koyun sayısının 36 milyon 177 bin 28’e yükseldiğini, keçi sayısının ise 11 milyon 185 bin 253 başa çıktığını vurgulayan Çelik, “Haziran sonunda küçükbaş hayvan varlığımız, geçen yılın sonuna göre yaklaşık 3 milyon artarak 47 milyon 362 bin 281’e ulaştı. Söz konusu artış sektörümüz adına memnuniyet verici olmuştur.” diye konuştu.

Çelik, Türkiye’de toplam hayvan varlığının yüzde 72,9’unu küçükbaş hayvanların oluşturduğuna işaret ederek, bu oranın küçükbaş hayvancılığın önemini gösterdiğini dile getirdi.

TÜDKİYEB olarak her platformda küçükbaş hayvancılığın ülke hayvancılığı için en uygun ve en önemli sektörlerden biri olduğunu anlattıklarını ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

“Küçükbaş hayvancılığın daha çok desteklenmesi ve çözüm bekleyen birtakım sorunlarımızın giderilmesiyle önümüzdeki süreçte küçükbaş hayvan sayımız daha da artıracaktır. Küçükbaş hayvan sayısının artmasının ve istenilen düzeye gelmesinin kırmızı et sorununa çare olacağına inanıyoruz. Bu düşünceden hareketle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Başta Tarım ve Orman Bakanlığımız olmak üzere sektörümüzün diğer paydaşlarıyla el ele vererek çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyoruz. Daha iyi sonuçlara ulaşmamız ülkemizin ve vatandaşlarımızın menfaatine olacaktır.”

Çelik, küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin emeklerinin karşılığını almaları ve tüketicilerin uygun fiyatlarla küçükbaş hayvan et ve süt ürünlerini tüketebilmeleri için çalıştıklarını anlattı.

En fazla keçi Mersin’de, koyun Van’da
Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yapılan derlemeye göre, Türkiye’de en çok keçi 757 bin 251 ile Mersin’de bulunurken, bu ili 737 bin 461 ile Antalya, 477 bin 868 ile Siirt izledi. Koyun sayısında ise 2 milyon 516 bin 437 ile Van ilk sırada, 1 milyon 973 bin 605 ile Konya ikinci, 1 milyon 841 bin 470 ile Şanlıurfa üçüncü sırada yer aldı.

https://www.dunya.com/ekonomi/et-sorununa-kucukbas-hayvan-cozumu-haberi-427991

Lyme Hastalığı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Lyme hastalığı nedir, nasıl tedavi edilir? Lyme hastalığı nedir sorusu son günlerde çok fazla merak edilmeye başlandı. Keneden deri yoluyla bulaşan lyme hastalığı ile alakalı yeterince bilgi sahibi olmak gerekiyor. Aksi takdirde bu hastalık ciddi sağlık, sorunlarını hatta ölümcül sonuçları beraberinde getirebiliyor. Dolayısıyla lyme hastalığı nedir, lyme hastalığı nasıl tadavi edilir sorusunun cevapları oldukça önem arz etmektedir. Lyme hastalığına dört ana bakteri türü neden olur: Borrelia burgdorferi, Borrelia mayonii, Borrelia afzelii ve Borrelia garinii bakterileri. Borrelia afzelii ve Borrelia grinii Avrupa ve Asya’daki Lyme hastalığının başlıca nedenleridir Lyme hastalığı, genellikle bir geyik kenesi olarak bilinen, enfekte siyah bacaklı kene ısırması ile bulaşır. Çağın salgını olarak bilinen bu hastalık tedavi edilmediğinde AIDS’ten bile daha tehlikeli olabiliyor.

Lyme hastalığı nedir?

Lyme hastalığına yakalanma riskiniz hastalığı taşıyan kenelerin geliştiği çimenli ve yoğun ağaçlıklı alanlarda vakit geçirdiğinizde artıyor. Kenelerin yaygın olduğu alanlarda sağduyulu önlemler almak önemlidir. Aksi takdirde lyme hastalığına yakalanma riskiniz oldukça yüksektir. Lyme hastalığının ilerlemesi ve oluşması için 1 kenenin 24 saatten fazla deri üzerinde kalması gerekiyor. Kene ne kadar süre deride kalırsa, lyme hastalığının gelişme riski de o kadar yükseliyor.

Ormanlık bölgelerde yaşayan veya zaman harcayan insanların bu hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksektir. Ormanlık bölgelerde bırakılan evcil hayvanları olan insanlar ayrıca Lyme hastalığına yakalanma riski daha yüksektir.

Lyme hastalığının belirtileri ve semptomları değişir ve genellikle geç safhalarda ortaya çıkar. Lyme hastalığının belirtilerini merak ediyorsanız haberimizin detaylarını okumaya devam edin.

Lyme hastalığının belirtileri

Lyme hastalığı, kene ısırığı sonucunda deri bölgesinde meydana gelen ‘’boğa gözü’’ şeklinde kendini göstermektedir. Boğa gözü denilmesinin nedeni derinin etrafının kızarık iç kısmının ise beyaz olmasıdır.

İsilik
Enfekte bir kene ısırmasından sonra 3 ila 30 gün içerisinde deride isilikler meydana gelir. Kızarıklık (eritema migrans) günler içinde yavaşça genişler ve 12 inç (30 santimetre) boyunca yayılabilir. Bu kızarıklık genellikle kaşıntılı veya ağrılı değildir.
Lyme hastalığının ayırt edici özelliklerinden biridir. Bazı insanlar bu döküntüler vücudun çeşitli yerlerine de yayılabilmektedir.

• Grip benzeri belirtiler. Atak, titreme, yorgunluk, vücut ağrıları ve baş ağrısı gibi durumlar kızarıklığa eşlik edebilir.

• Tedavi edilmeğinde meydana gelen semptomlar

• Tedavi edilmezse, Lyme enfeksiyonunun yeni belirtileri ve semptomları takip eden haftalarda aylar içinde ortaya çıkabilir. Bunlar şunları içerir:

• Eklem ağrısı. Şiddetli eklem ağrısı ve şişlik nöbetleri özellikle dizlerinizi etkileyebilir, ancak ağrı bir eklemden diğerine geçebilir.

• Nörolojik sorunlar: Enfeksiyondan haftalar, aylar hatta yıllar sonra beyninizi çevreleyen zarların iltihaplanmasını (menenjit), yüzünüzün bir tarafına geçici olarak felç, bacaklarınızdaki uyuşukluk veya zayıflık ve kas hareketlerinde bozulma meydana gelebilir.

• Mide bulantısı ve kusma

• Daha az görülen belirtiler ve semptomlar

• Düzensiz kalp atışı gibi kalp problemleri. Kalp problemleri nadiren birkaç günden ya da hafta sürmektedir.
• Göz iltihabı.
• Karaciğer enflamasyonu (hepatit).
• Şiddetli yorgunluk.

Lyme hastalığında ne zaman doktora görünmek gerekir?

Bir kene tarafından ısırıldıysanız ve yukarıda saydığımız semptomlarınız varsa
Sadece siyah-kolsuz kene ısırıklarının azınlığı Lyme hastalığına yol açar. Kenenin cildinize bağlı kalma süresi uzadıkça, hastalığa yakalanma riskiniz o kadar artar. Kene 36 ila 48 saatten daha az bir süre için takılmışsa Lyme enfeksiyonu olası değildir.
Eğer ısırıldığınızı düşünüyorsanız ve Lyme hastalığının belirtileri ve semptomları varsa – özellikle Lyme hastalığının yaygın olduğu bir bölgede yaşıyorsanız – doktorunuza başvurun. Lyme hastalığı tedavisi erken başlarsa daha etkilidir. Aksi takdirde öldürebilir.

Lyme hastalığı nasıl önlenir?

Lyme hastalığını önlemenin en iyi yolu ormanlık ve yeşillik alanlarda kenelere karşı önlem almaktır. Aşağıda verdiğimiz önlemleri aldığınız takdirde lyme hastalığına yakalanma ihtimaliniz düşecektir.

Ormanlık veya çimenli alanlarda, ayakkabı giyiniz, çoraplarınızı uzun olarak tercih etmelisiniz. Uzun kollu gömlekler ve pantolonlar giyebilirsiniz.

Böcek kovucuları kullanın

Cildinize yüzde 20 veya daha yüksek DEET konsantrasyonuna sahip böcek kovucu uygulayın. Kimyasal kovucuların zehirli olabileceğini unutmayın, bu nedenle talimatları dikkatlice okuyun.

Gözünüzü dört açın

Ormanlık veya çimenlik alanlarda zaman geçirdikten sonra gözünüzü dört açın. Lyme bulaştıran keneler genellikle bir iğnenin başlığından daha büyük değildir, bu yüzden dikkatli bir şekilde aramadıkça onları bulamayabilirsiniz.

Bağışıklık kazandığınızı düşünmeyin

Lyme hastalığına karşı bağışıklık kazanma gibi bir durum söz konusu değildir. Bu hastalığa birkaç kez yakalanabilirsiniz.

Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Bilgin Karahallı’nın lyme hastalığı hakkında vermiş olduğu bilgiler ise şu şekilde;

Borrelia cinsi spiroketler lyme hastalığına sebep olur. Bu spiroketler insana kene ısırığıyla bulaşır. Eğer erken fazda tanı konup tedavi edilmezse bir çok sistemi tutabilir ve romotolojik, nörolojik, kardiyak komplikasyonlar görülebilir.

Hastalık ilk olarak deri belirtileriyle başlar.Çoğu hastada kırmızı bir kabarıklık şeklinde kene ısırığı vardır. Bundan sonra ortalama 1-2 hafta içinde ısırık alanından çevreye halka şeklinde yayılan kırmızı hafif bir kabarıklık başlar. Eritema migrans denilen bu lezyonun çapı 15cm kadar olabilir. Bazı hastalar lezyonda kaşıntı ,yanma,ağrı hissedebilir. Bununla beraber hastalarda ilk çıkan lezyona benzer daha küçük çapta sekonder lezyonlar oluşabilir.

Tedavi edilmediği durumda krn artrit gelişebilir hatta hareket kısıtlılığı görülebilir. Tam kalp bloğuyla seyreden kardiyak tutulma olabilir. Nörolojik sistem etkilenirse ense sertliği, başağrısı , nöropatiler gelişebilir.

Lyme hahstalığının erken görülen cilt bulgularının yanında geç evrelerde de görülen cilt bulguları vardır. Akrodermatitis kronika atrofikans denilen lezyonlar geç evrede görülür. El ve ayak sırtından başlayan lezyonlar yukarı doğru ilerler. Tutulan alanlar kırmızımsı , cilt atrofisi olduğundan ince ve kağıt gibidir.

Hastalık doksisiklin grubu antibiyotiklerle tedavi edilmektedir.

http://www.milliyet.com.tr/lyme-hastaligi-nedir-nasil-tedavi-pembenar-detay-genelsaglik-2745292/

“Yabancı Otla Mücadelede Tarım İlaçları Son Çare Olmalı”

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Uludağ, tarımda verimi ve kaliteyi etkileyen yabancı otlarla mücadelede, tarım ilaçlarının son çare olarak kullanılması gerektiğini söyledi. Trakya Üniversitesi’nce düzenlenen tarım konferansına katılan Prof. Dr. Uludağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yabancı otla mücadele münavebeli (sırayla, nöbetleşerek) ekim ve otla erken dönemde mücadelenin önemli olduğunu belirtti.

Yabancı otların tarımsal üretimi olumsuz etkileyen faktörlerin başında geldiğinin altını çizen Uludağ, “Yabancı ot verimi ve kaliteyi etkiliyor. Yabancı otlar aynı zamanda hasadı zorlaştırıyor. Bitkilerin geç olmasına sebep oluyor. Bunun gibi birçok zararı var.” dedi.

– “Otların görülme sıklığı arttı”

Yabancı otların geçmişten bugüne tarımda üreticiye sıkıntı yaşattığını anlatan Uludağ, son dönemde otların görülme sıklığının arttığına değinerek, şöyle konuştu:

“Bunun en önemli sebeplerinin başında elle yolma ve çapalama gibi küçük üretici ve işletmelerin yapacağı işler ortadan kalktı. Onun yerinde daha çok yabancı otları kontrol etmek için tarım ilaçları kullanılıyor. Yabancı otla mücadele kullanılan ilaç pazarı son 10 yılda çok büyüdü. Bu ilaç çeşitleri tarım ilaçları havuzunda en çok kullanılan ilaçların başında geliyor. Özellikle aynı tarım ilacını sürekli aynı toprak ve aynı bitki çeşidinde kullanmak o bitkinin ilaca karşı dayanıklılığını artırıyor. Yapılan bir başka yanlışta aynı ilacın farklı bitkilerde kullanılması. Buna bağlı olarak otların ilaçlara karşı dayanıklılığı hep artıyor. Dolayısıyla belli bir süre sonra ilacı atsanız da otu yok edemiyorsunuz. Hem boşuna bir ekonomik kayıp yaşanıyor hem de toprak kirleniyor.”

Uludağ, yabancı otla mücadelede münavebeli ekimin tercih edilmesinin üreticilerin faydasına olduğunu ifade etti.

– “Gereksiz ilaçtan kaçınmalı”

Tarım topraklarını gereksiz ilaçtan korumak ve sürdürülebilir şekilde tarım yapabilmek için yabancı otlarla doğru şekilde mücadele edilmesi gerektiğini aktaran Uludağ, şunları kaydetti:

“Yabancı otla mücadelede ilaçla mücadeleden önce yapılması gerekenler var. İlacı bol bol kullanmak yanlış. Münavebeli ekim çok önemli. Ancak bu şekilde değişimli ekim yaparken sadece ürünü düşünerek değil, ürünün ötesinde yabancı otların ve diğer zararlıların kontrolünü de düşünerek münavebe yapmak lazım. Eğer 3-4 bitki çeşidiyle münavebe yapabilirsek, tabii bunu üreticiyi de düşünerek sunmak lazım, çünkü üretici ekonomik değeri olan bitkileri ekiyor. Burada ekonomiye bakarken sürdürülebilir tarımı da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu ikisi arasında dengeyi kurmak lazım. Çiftçi birkaç yılda bir bitki çeşidini münavebe yaparak, gerektiğinde nadas yaparak, örtücü bitkiler ekip toprağı yeşillendirerek yabancı otla daha etkin mücadele edebilir. Bunun yanında toprağı ekim için daha verimli hale getirir.”

Uludağ, yabancı otla mücadelede sadece ilaca güvenmemek gerektiğini vurgulayarak, mekanik mücadeleye değindi.

Mekanik mücadele yaparak yabancı otların biçilmesi gerektiğini ifade eden Uludağ, şunları kaydetti:

Küçük biçme makineleriyle biçebilir ya da el çapasıyla yabancı otları topraktan sökebiliriz. Yine tarlayı ot döneminde sürerek otun önüne geçilebilir. İlaçla mücadele yapılacaksa da tarlanın tamamını değil sadece yabancı otun olduğu bölümünde o otu öldürecek ilaç kullanılmalı. Yine yabancı ota dayanıklı tohumlar kullanarak sorunu en başta çözmeye çalışılmalı. Ekim zamanı doğru ayarlanmalı. Yabancı otların çıkmasının ardından yapılacak bir sürümle tarla ekime hazırlanabilir. Bütün mücadele yöntemleri birlikte kullanılırsa tarım alanlarında, yabancı ot mücadelesinde yoğun şekilde ilaç kullanılmaz. İlacı, ilk çözüm yolu değil son çare olarak görmeliyiz.”

http://www.milliyet.com.tr/yabanci-otla-mucadelede-tarim-ilaclari-edirne-yerelhaber-3034253/

Tarım Arazileri Kiraya Veriliyor!

Aydemir açıklamasında, “18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Kanunla 4706 sayılı Kanuna eklenen Ek Madde 6ile;Hazineye ait tarım arazilerini 31/12/2017 tarihinden önce en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullandığı Bakanlığımızca tespit edilen kullanıcılara kullandıkları bu arazileri belirlenecek ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden 10 yıla kadar kiralama imkanı getirilmiş, ayrıca kira süresi sonunda yükümlüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişilere kira süresini uzatma veya kira süresi sonunda doğrudan satın alma hakkı tanınmış olup, buna ilişkin usul ve esaslar 387 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtilmiştir.

Tarım arazileri için 19 Kasım’a kadar başvuru alınacak
İmar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan ve tarımsal amaçla kullanılan Hazine taşınmazlarını; 31/12/2017 tarihinden önce en az üç yıl süreyle tarımsal amaçla kullandığı İdarece belirlenmiş olan ve başvuru tarihi itibarıyla da kullanımları halen devam edenlerden 19/11/2018 tarihine kadar başvuruda bulunanlar hak sahibi sayılırlar.

Bu Tebliğ kapsamında Hazineye ait tarım arazileri hak sahiplerinin talepleri dikkate alınmak suretiyle 10 yıla kadar doğrudan kiralanabilir. Kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi uzatılabilir.

Başvuru süresi: 19/11/2018 tarihine kadardır.

Kira bedeli: İlk yıl için Hazineye ait tarım arazisinin cari yıl ecrimisil bedelinin yarısı olup, müteakip yıllar için ise bu bedelin Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Endeksi (Tarım ÜFE – bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim) oranında artırılması suretiyle belirlenen bedelidir.

Bu Tebliğ kapsamında Hazineye ait tarım arazilerini kiralamak isteyenlerin, başvuru süresi içerisinde kiralama talebini içeren örneği bu Tebliğ ekinde (Ek-1) yer alan başvuru formu ileİl Merkezimizde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne (Millî Emlak Müdürlüğü), İlçelerimizde Kaymakamlıklara (Milli Emlak Şefliği) başvurmaları gerekmektedir.

Bu Tebliğ kapsamında 10 yıl süre ile sözleşme hükümlerine uygun olarak kullanılan Hazineye ait tarım arazileri talep edilmesi halinde kiracılarına doğrudan satılabilir.” dedi.

https://www.gidahatti.com/tarim-arazileri-kiraya-veriliyor-123926/