Monthly Archives: Ekim 2018

Atıl Tarım Arazileri Üretime Kazandırılacak

Cumhurbaşkanlığının 2019 yılına ilişkin programında, sözleşmeli üretim ve arazi kiralama gibi yöntemlerle tarımsal işletmelerde ölçeklerin büyütülmesi, arazi bankacılığı dahil çeşitli modellerle atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması amaçlanıyor. Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan “2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı”nda tarım, hayvancılık ve ormancılık ile ticaret ve bölgesel kalkınma konularında yürütülecek çalışmalara yer verildi.

Programda, 2019 yılı yatırım imkanları Devlet Su İşleri sulama yatırımları portföyünde proje bazında kaynak tahsisinde önceliklendirmenin titizlikle yapılmasının önemine işaret edildi.

Programa göre, devam eden projeler kapsamındaki depolama tesis ve sulama şebeke inşaatlarından 2019’da tamamlanacak olanlara öncelik verilecek.

Kapsamlarındaki iş programları 2020 ve sonrasına sarkan projeler yavaşlatılacak ve bu ilke doğrultusunda kapsamında sözleşmeye bağlanmış iş bulunmayan projelerden fizibilitesini yitirdiği tespit edilenler yatırım programından tasarruf edilecek.

Ayrıca, söz konusu işler irdelenerek toplulaştırılmış projeler revize edilecek. Yeniden önceliklendirme çalışması neticesinde, kaynak kullanımında tasarruf sağlanırken hizmet seviyesinin korunması hedeflenecek.

ATIL TARIM ARAZİLERİ ÜRETİME KAZANDIRILACAK

Gıda güvenliğini temin için ürün piyasalarında ve çiftçi gelirlerinde istikrar gözetilerek etkin stok yönetimi, üretim, pazarlama ve tüketim zincirinde kayıpların azaltılması, piyasaların düzenlenmesine ilişkin idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesi ve dış ticaret araçlarının etkin kullanılması sağlanacak.

Sözleşmeli üretim ve arazi kiralama gibi yöntemlerle tarımsal işletmelerde ölçeklerin büyütülmesi, arazi edinimi uygulamalarının geliştirilmesiyle arazi bankacılığı dahil çeşitli modellerle atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması amaçlanacak.

Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan tarım bilgi sistemlerinin, diğer kurumların hizmetlerinde ortak kullanıma sunulabilecek olanlar da dikkate alınarak geliştirilmesine devam edilecek.

PİYASADA TÜKETİCİ GÜVENİ SAĞLANACAK

Programda, ticaret faaliyetlere ilişkin konulara da yer verilirken yüksek katma değerli hizmet üretimi ve verimlilik artışının sağlanması ile teknoloji kullanımı ve yeniliğin özendirilerek hizmet kalitesinin artırılması temel amaç olarak belirlendi.

Rekabetin ve tüketicinin korunması ile sektör içi kesimler arasında dengeli gelişmeyi sağlayan, ticaretin kolay ve güvenli yapıldığı bir ticari ortam tesis edilmesi ve Türkiye’nin, dünyanın önemli ticaret merkezlerinden biri haline getirilmesi hedeflendi.

Belirlenen hedefler doğrultusunda önümüzdeki yıl ticari faaliyetlere ilişkin sağlık, hijyen, kalite, verimlilik ve çevreye etkileri açısından piyasada tüketici güveni sağlanacak, ticaret hizmetleri alanında piyasa gözetim ve denetimi daha etkili ve koordineli bir biçimde uygulanacak. Alışveriş turizminde ülke potansiyeli değerlendirilecek, moda ve alışveriş merkezleri geliştirilecek.

Öte yandan, inşaat sektörünün yurt içinde uluslararası standartların üzerinde üretim ve hizmet kalitesine ulaşması, yurt dışında ise küresel bir marka haline gelmesi hedeflenecek.

BÖLGESEL KALKINMA

Programda, bölgesel kalkınmaya ilişkin amaçlara da yer aldı. Bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması ve refahın yurt sathına dengeli bir şekilde yayılmasını hedefleniyor.

Bu çerçevede, program döneminde bölgesel gelişme politikalarında sektörel politikalarla uyum gözetilecek, bölgelerin ihtiyaçlarına duyarlı yenilikçi uygulama araçları geliştirilecek.

Ayrıca desteklerde odaklanma ve katkısallık sağlanacak ve bölge planları ile uygulama arasındaki bağlantıyı güçlendirecek program yönetimi yaklaşımına geçilecek.

IPA 2 döneminde kalkınma ajanslarının daha etkin bir görev üstlenmelerine yönelik ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmalar yürütülerek, ajansların kurumsal yapıları ile insan kaynağı kapasitesi güçlendirilecek.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/atil-tarim-arazileri-uretime-kazandirilacak-41000811

Pekmez Kan Yapar Mı?

Pekmez, özellikle kış aylarında yaşanan hastalık durumlarında önerilen besin türleri arasında yer alıyor. Besleyici olması dolayısıyla tercih edilen pekmez, içerisinde bulundurduğu demir oranı nedeniyle kanın temelini oluşturan alyuvarların oluşturulmasında önem arz ediyor. İşte, pekmez kan yapar mı sorusuna uzmanlardan gelen yanıtlar
Pekmezin kan yapıp yapmadığı hakkında detaylar, kış aylarına girilmesiyle birlikte yeniden gündeme geldi. İşte, konuyla ilgili uzmanlardan gelen bazı bilgiler;

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Metin Kılınç, pekmezin kansızlığa karşı faydalı olduğunu dile getirerek, çocukların tüketmesi gereken önemli bir besin kaynağı olduğunu vurguladı;

“Çocuklara bir yaşından önce bal yerine kansızlığa karşı önemli, demir bakımından zengin olan pekmez yedirilebilir. Alyuvarların yapımı için demir büyük önem taşıyor. Demir yetersizliği ise kansızlığa neden oluyor. Pekmez hem kan yapıcı özelliği hem demirden zengin olması ve enerji kaynağı olması açısından önemli. Pekmez çocuğun öğününe yoğurdun içinde ya da sade olarak katılabilir. Pekmez bebeğin bünyesini rahatsız etmez, alerji yapma olasılığı da çok azdır.”

Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öner, pekmez, pestil ve cevizli sucuğun enerji kaynağı olduğunu ve halsizliğe, kansızlığa iyi geldiğini belirtti. Öner, konuşmasına şu şekilde devam etti;

“Genç yaşta dengesiz beslenme ilerleyen yaşlarda şişmanlık, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıkların oluşma riskini artırıyor. Özellikle kış günlerinde ara öğünlerde pekmez, pestil ve cevizli sucuk gibi doğal, besleyici değeri yüksek geleneksel ürünlerin tüketilmesi çok yararlı. Pekmez, pestil ve cevizli sucuk enerji kaynağıdır, kansızlık, halsizlik, zayıflık ve ishale iyi gelir. Pekmez, pestil, ceviz ya da fıstıktan yapılan muska, üzüm şırası, cevizli sucuk, üzüm şırası ve bulgurdan yapılan tarhana vazgeçilmez enerji kaynağıdır. Bu ürünler yüksek oranda sindirim gerektirmeyen şeker içermesi ve hızla kana geçmesi nedeniyle enerji kaynağıdır. Hızlı enerji sağlaması, bu ürünleri yoğun aktivite içinde olan sporcular, gençler ve ağır işçiler için ideal enerji kaynağı konumuna getirmektedir. Ayrıca demir, kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum ve lif içeriği açısından zengin oldukları için bu gıdalar kansızlığın giderilmesi ve tansiyonun düzenlemesinde etkilidir.”

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/pekmez-kan-yapar-mi-40998413

Tarım Ürünleri Desteğinde Yüzde 100 Artış

Türk ekonomisinin, geleneksel olarak yüzlerce ve hatta belki de binlerce yıldan bu yana en temel başvuru kaynağı olma vasfını elinde tutan tarım, maalesef son yıllarda git gide kendisine verilen önemi kaybediyor gibi görünmektedir. Hükumetin bu farkındalık tespiti nedeni ile yine özellikle son dönemler zarfında tarım uygulamalarının desteklenmesi ve teşvik edilmesine yönelik politikalar izlemeye başlaması sonucunda, mevcut kayıpların da önüne geçilmesi düşünülüyor. Tarım ve Ormancılık Bakanı olan Bekir Pakdemirli, yapmış olduğu son resmi açıklama içeriği ile tarım sektörü mensuplarına yeni bir müjde daha vermiş oldu. Başta kuru hububat ürünlerinin yer aldığı birçok tarım ürünün, yeni dönem içinde sürekli olarak desteklenmesi kararını almış olduklarını açıklayan Bakan Pakdemirli, bu maksat ile buğday ve arpadan başlamak sureti ile devletin gübre finans desteğini, yüzde yüz oranında artırmış olduklarını ilan etti. Yani bugüne dek, dört lira olarak belirlenen söz konusu gübre yardımının, artık sekiz olarak ödeneceği belirlenmiş oldu.

https://www.ekonomihaber.com/gundemtarim-urunleri-desteginde-yuzde-100-artis-h24017.html

Tarım ve Orman Bilgisi Tek Çatıda

Devlette dijitalleşme yoluyla bürokratik süreçler için harcanan zamanı minimuma indirmek için düğmeye basan hükümetten bir hamle daha geldi. Sektörün dijital dönüşümüne gidecek yapıyı oluşturmak amacıyla Tarım Bilgi Sistemi ve Orman Bilgi sistemi tek çatı altında toplanacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın birleşmesiyle hizmete hız kesmeden devam eden Tarım ve Orman Bakanlığı’na birimler arası eşgüdümün sağlanması noktasında büyük kolaylık sağlayacak Tarım ve Orman Bilgi Sistemi yakın zamanda hayata geçecek. Sistemle bitkisel üretim, verimlilik ve çeşitlilik artacak. Tarım ve Orman Bilgi Sistemi ile destek sistemi çiftçiler için de çalışacak. Tarımın her aşamasında çiftçilere verimli bilgiler sunulacak.

https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/10/23/tarim-ve-orman-bilgisi-tek-catidav

“ Verimli Ve İsrafsız Üretim Çok Önemli ”

Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nda, “Gıda Sistemlerinde Küresel Vizyondan Yerel Fırsatlara’’oturumunda Food and Drink Federation (FDE) Başkanı lan Wright ile beraber konuşmacı olarak yer alan Yıldız Holding CEO’su Mehmet Tütüncü, gıdanın güvenli olarak ve israf edilmeden, besleyici değerleri korunarak tüketiciye ulaşmasının önemli olduğunu ifade etti.

Dünya kaynaklarının dikkatli ve daha verimli kullanılmasının gündemdeki önemli konulardan biri olduğuna dikkat çeken Tütüncü, hammadde alımından, ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar olan süreçte israfsız ve verimli üretimin hem gıdanın tüketiciye maliyeti hem de kaynakların verimli kullanılması bakımından maliyet enflasyonunu önlemede kalıcı ve etkili bir yöntem olduğunu söyledi.
Tütüncü, Yıldız Holding’in sürdürebilirlik alanında yaptığı çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Ülker olarak üretim ve tedarik zincirinin her aşamasında lezzetli, güvenilir, kaliteli ürünler sunuyoruz. Geri dönüşüm ve geri kazanım yöntemleriyle düzenli depolamaya giden atık miktarımızı yüzde 8’e indirdik. Atıklarımızın yüzde 92’sini geri dönüştürüyoruz. Türkiye’de bir ilk olarak koyduğumuz karbon salımı olmadan büyüme hedefimizi de sürdürüyoruz.”

“Sürdürülebilir Tarımı destekliyoruz”

Türkiye’de çiftçiyi ve tarımın sürdürülebilir geleceğini desteklediklerini ifade eden Yıldız Holding CEO’su Mehmet Tütüncü, “Tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasını, çiftçilerin sosyo-ekonomik koşullarının iyileştirilmesini ve tarımsal üretimin çevresel etkilerinin azaltılmasını destekliyoruz. Bu doğrultuda tarım alanlarının üretkenliğinin korunması için biyoçeşitlilik alanında çalışmalar yürütüyoruz. 2015 yılında uluslararası bir vakıf ile Giresun ilindeki fındık çeşitliliğinin korunması, daha sürdürülebilir yöntemlerle fındık üretimi ve fındık alanlarının doğru yayılımı amacıyla Sürdürülebilir Fındık Tarımı Projesi kapsamında araştırmalar ve pilot uygulamaları hayata geçirdik. Gıda Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı tarım araştırma enstitüleri ile buğday ve yulaf özelinde çalışmalar yapıyoruz. Yaklaşık 10 yıldır Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü tarafından, bisküvide kullanılabilecek ideal buğdayı üretmek için yapılan ıslah çalışmalarını destekliyoruz. Bunun sonucunda Ali Ağa adı verilen yüksek verimli ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tescilli bir buğday türü geliştirdik. Ayrıca, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün Kahraman isimli yulaf çeşidinin geliştirme projesine destek oluyor; Yıllık 4 bin ton yulaf ihtiyacının tamamını çiftçilerle gerçekleştirilen sözleşmeli ekimle karşılıyoruz Kerevitaş’ta ise bu yıl, toplam zirai ham madde alımımızda ise sözleşmeli alımlarımızın payı yüzde 21 artarak yüzde 89’a ulaştı” diyerek sürdürülebilir tarımın Türkiye ekonomisine ve çiftçisine olan katkısına dikkat çekti.

http://www.milliyet.com.tr/verimli-ve-israfsiz-uretim-cok-onemli-istanbul-yerelhaber-3098433/