Monthly Archives: Ocak 2019

Kırsalda Kadınlara Girişimcilik Çalıştayı

Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü kırsal kadın çiftçilere yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. 2018 yılında Muğla genelinde kadın çiftçilerin sosyo-ekonomik durumları ile eğitim ve proje taleplerinin tespiti amacıyla 354 kadın çiftçi ile anket çalışması yapıldı. Anketlerin değerlendirilmesi sonucunda kırsalda kadın üreticilerin tarımsal potansiyellerini iyileştirmek amacıyla çalıştay yapılmasına karar verdi.

Muğla Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Güney Ege Kalkınma Ajansı ortaklaşa “Kırsalda Kadınların Girişimcilik ve Örgütlenme Kapasitelerinin Arttırılması” çalıştayını düzenledi.

Çalıştaya, Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcıları Muhammed Sevinç ve Ahmet Ejder, GEKA Temsilcileri, akadesmiyenler,sivil toplum kuruluşları üyeleri ve çok sayıda yetkili katıldı.

Açılışta kadın çiftçiler adına Hatice Demirtaş, GEKA adına Barış Kıyak, İl Müdürlüğü adına İl Müdür Yardımcısı Muhammed Sevinç konuşma yaptı. Konuşmasında Muğla İli olarak kadın çiftçi çalışmalarında önemli adımlar atıldığını ve her geçen yıl bir ileriye taşıyarak devam ettiklerini ifade etti. Sevinç, 2018 yılı çalışması sonucu doğan bu çalıştayın Muğla Kadın Çiftçisi için önem taşıdığını ve sonrasında yapılacak çalışmalara rehber niteliğinde olacağını ifade etti.

Dokuz masadan oluşturulan gruplarda, kadın çiftçilerin kooperatifçilik ve girişimcilik kapasitelerinin arttırılması, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri ile proje önerileri tartışıldı. Çalıştay sona erdiğinde her masanın çalışma grubunun hazırladığı raporlarının sunumu yapıldı. Tüm bu raporlar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü proje ekibinin hazırlayacağı genel rapor ile kitap haline getirilerek ileriki bir tarihte yapılacak olan çalıştay sonlandırma toplantısında proje ekibi tarafından sunumu yapılacak.

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/kirsalda-kadinlara-girisimcilik-calistayi-11084

Giresunlular Kenevir Ekmek İstiyor

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kenevir ekimiyle ilgili açıklamalarını anımsattı. Başta tekstil sanayi olmak üzere birçok sektörde kenevirin kullanıldığını belirten Karan, Türkiye’de yasal kenevir üretimini artırmak için başlatılan projede Giresun’un da yer alması gerektiğini ifade etti.

“GİRESUN’UN DA DAHİL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”

Karan, 19 ilde, lif, tohum, sap ve benzeri amaçlara yönelik izinli kenevir yetiştiriciliği yapmak isteyen çiftçiler için başvuru süresinin başladığını belirterek, şunları kaydetti:

“Baktığımızda 19 il arasında Karadeniz Bölgesi’nde Samsun, Ordu ve Rize yer almakta. Haklı olarak kenevir ekimi izni verilecek iller arasına Giresun’un da dahil edilmesini istiyoruz. Geçmişte ilimizde kenevir dikimi ve üretimi yapılmaktaydı. Atalarımız, dedelerimiz kenevir üreterek, lif ve ip elde ediyorlardı.”

https://www.sondakika.com/haber/haber-giresunlu-ciftciler-kenevir-uretmek-istiyor-11643147/

Yeşil Hazinede Umut Veren Adım! 50 Bin Çeşit Ürün Yapılabiliyor

Kenevirle ilgili ilk kitabın yazarı ve ASAM Kendir Enstitüsü Başkanı Erdem Ulaş, “Bir senedir ASAM Kendir Enstitüsü’nü kurduk. Kenevirin 8 bin yıllık tarihi görünüyor Anadolu Asya kültüründe. Bizim daima kullandığımız bir bitki. Cumhuriyet’in ilk yıllarında traktör yakıtı, kuş yemi olarak kullanılmış. Milli tohumumuz yok olma safhasına gelmiş. 4500-5000 ton yerli tohumumuz varken, TÜİK kaynaklarında bu miktar 980 kiloya kadar düşmüş. Bulabildiğimiz kadar tohumu bulup çiftçilerimize destek oluyoruz” dedi.

50 BİN ÇEŞİT ÜRÜN YAPILABİLİYOR

Dünyada kenevir kullanımının her sektörde yaygınlaştığını belirten Ulaş, “Dünya kenevire döndü. 50 bin çeşit ürün yapabiliyorlar. Petrokimyanın her alanında kullanılıyor.

Almanya’da otomotiv kaportaları kenevire dönecek. Çelikten 10 kat daha dayanıklı, yüzde 70 daha hafif, yakıt tasarrufu açısından ideal bir malzeme. İnşaat sektöründe ateşe dayanıklı radyasyon geçirmediği için tercih ediliyor. Isı kaybını engelliyor. Kâğıt sektöründe de kullanılabiliyor. Biz 3.2 milyar dolar kağıt ithal ediyoruz. Kenevirden kağıt yaparsak bu para ekonomimize kazandırılır. Selülozun en fazla olduğu ürün. Aklımıza gelecek envai çeşit sektörde kullanılabiliyor” diye konuştu.

19 İLDE SINIRLI İZİN VAR

Gıda ve Tarım Bakanlığı 2016 yılında 19 ilde sınırlı ve kontrollü üretim izni vermişti. Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden alınan açıklamaya göre bakanlığın bu bitki üzerine doğru tohum ve çeşitleri yetiştiriciliğin uygun şartlarda yapılması için araştırmaları var ve kontrollü gelişim için yatırımlar planlanıyor. Kenevir; Avrupa, Amerika ve Asya ülkelerinde yasal olarak tekstil, kozmetik ve ilaç sanayiinde kullanılıyor. Almanya, Fransa ve Hollanda’da kontrollü üretimler gerçekleşirken İtalya, Asya ülkelerinden ithal ediyor. Kanada ise Türkiye’nin tohum ithal ettiği ülkelerin başında geliyor. İbn-i Sina Ar&Ge Merkezi Müdürlüğü görevini de yürüten Beril Koparal, merkezlerinde bütünleyici tıp adına TÜBİTAK ve Avrupa Birliği ile ortak projeler yürüttüklerini ve özellikle kanser için hastalığın meydana gelmeden engellemesi üzerine çalıştıklarını ve çeşitli yatırımlar yaptıklarını belirtti. Türkiye’de yasal olarak sadece kenevir tohumunun saf yağını kullanabildiklerini belirten Koparal, Amerika’da açılacak olan araştırma merkezi için hem heyecanlı hem hüzünlü olduğunu söyledi ve “Gerekli yasal düzenlemeler yapılsa ve bu ürün keşke milli ekonomiye kazandırılsa, amacımız tohumundan son haline kadar yerli üretip o şekilde satışını yapmak” dedi.

Kenevir tıpta ve sanayide mucize bitki olarak ele alınmaya başlandı. Tohumundan elde edilen yağı kanser ve deri hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa iyi gelirken, bitkinin lifleri ise otomobil ve tekstil sanayi başta olmak üzere birçok alanda kullanılıyor. Uzmanlar kenevir tohumunun ekonomiye kazandırılması gerektiğini söylerken tohumunun ve elde edilen yağın faydalarını ise şu şekilde ifade ediyorlar:

KANSER İLE MÜCADELEDE ÖNEMLİ BİR TAKVİYE

Zade Vital Ek Besinler Genel Müdürü Beril Koparal kenevir tohumundan elde edilen yağın faydalarından ve kanser üzerine yapılan araştırmalardan söz ederken ” İçinde Omega 3,5 ve 7 yağlarını taşıyan tohum yağı içerisine çeşitli maddeler eklendiğinde otizmde, hiper aktif çocuklarda, MS de ve hatta kanser ağrılarında kullanılıyor. Almanya’da yapılan araştırmalarda akciğer kanserinde kanserin büyümesini engellediği gözlemlenmiş. Beyin kanserini durdurup hatta iyileştirdiğini gösteren çalışmalar var. Klinik olarak tümörün azaldığını ve hücreyi kansere döndüren genlerde farklılık yaptığı kanıtlandı. Meme kanseri hücrelerinin büyümesini engellemesinden prostat tedavisine kadar varan çalışmalar var” dedi.

SÜMERLERDEN BU YANA ŞİFA İÇİN KULLANILDI

Medipol Üniversite’sinden Prof. Dr. Ayten Altıntaş kenevir tohumunun geçişten günümüze hikâyesine değindi ve kenevirin Sümer yazıtlarından bu yana binlerce yıldır önemini koruduğunu vurguladı. Sümer yazıtlarında “Tanrıların insanlığa hediyesi dört tohum: Buğday, Arpa, Keten ve Kenevir” olarak geçen metinden bahseden Altıntaş “Osmanlı ve İslam tıbbında basit seviyeli ilaç olarak kenevir tohumu ve yağı kullanılırdı.

Orta Asya’dan gelen bu bitki Anadolu’da kendir olarak bilinir ve besin değerini artırmak mide rahatsızlıklarına engel olmak için yüzyıllardır Konya Gevreğ’inin ana maddesidir” dedi. Ayrıca Tıp tarihçisi Altıntaş Osmanlı yazıtlarından elde ettiği bilgilere göre kenevir yağının nitelikli balgami ve safrani yani obezite ve şişmalıkla savaşıp safra kesesini çalıştırdığını belirtti.

AMERİKADAKİ SANAYİ SAVAŞLARI YÜZÜNDEN KAYBETTİK

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinden emekli Prof. Dr. Neşet Arslan özel sahalarda üretimi gerçekleştirilen haşhaş gibi bu alanda da devletin kontrolü sağlayarak üretimi arttırması gerektiğini belirtti ve “Sağlamlığı sebebiyle otomobil sektöründe oldukça önemli olan bu bitki aslına bakacak olursanız Amerika’daki sanayi savaşlarından dolayı yasaklandı. Tekstilin ve kozmetiğin önemli bir hammaddesi kenevir. Son zamanlarda sağlık dünyasına damga vuruyor. Kenevir gibi lifi kıymetli bitkiler sentetik lifler çıkınca önemini kaybetti geri plana itildi. Ekim alanlarında azalma oldu. Keten’e de yazık ettiler. Artık ona da hiç kıymet verilmiyor. Sadece Samsun Narlıbahçe’de üretilen kenevirin bu kapasitesiyle hiçbir ekonomik değerinin olmadığını belirten Arslan Avrupa artık farkına vardı bizim de destek verip ülke ekonomisine kazandırmamız şart” dedi.

Gıda ve Tarım Bakanlığı 2016 yılında 19 ilde sınırlı ve kontrollü üretim izni vermişti. Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden alınan açıklamaya göre bakanlığın bu bitki üzerine doğru tohum ve çeşitle yetiştiriciliğin uygun şartlarda yapılması için araştırmaları var ve kontrollü gelişim için yatırımlar planlanıyor.

* Kenevir Avrupa, Amerika ve Asya ülkelerinde yasal olarak tekstil, kozmetik ve ilaç sanayiinde kullanılıyor. Almanya, Fransa ve Hollanda’da kontrollü üretimler gerçekleşirken İtalya Asya ülkelerinden ithal ediyor. Kanada ise Türkiye’nin tohum ithal ettiği ülkelerin başında geliyor.

*Uzmanlar kullanım şekline göre faydalı olan kenevir yağı için uyarıyor: Gizli saklı kullanmayın! Tek başına rastgele kullanımla faydalı olmayacağını belirten uzmanlar doktorunuza danışın ve asıl tedavinize ek olarak kullanın diyor.

*İbn-i Sina Ar&Ge Merkezi Müdürlüğü görevini de yürüten Koparal merkezlerinde bütünleyici tıp adına Tübitak ve Avrupa Birliği ile ortak projeler yürüttüklerini ve özellikle kanser için hastalığın meydana gelmeden engellemesi üzerine çalıştıklarını ve çeşitli yatırımlar yaptıklarını belirtti.

Türkiye’de yasal olarak sadece kenevir tohumunun saf yağını kullanabildiklerini belirten Koparal, Amerika’da açılacak olan araştırma merkezi için hem heyecanlı hem hüzünlü olduğunu söyledi ve “Gerekli yasal düzenlemeler yapılsa ve bu ürün keşke milli ekonomiye kazandırılsa, amacımız tohumundan son haline kadar yerli üretip o şekilde satışını yapmak” dedi.

https://www.sabah.com.tr/galeri/ekonomi/yesil-hazinede-umut-veren-adim-50-bin-cesit-urun-yapilabiliyor/11

300 Yıldır Kaz Yetiştiriliyor

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi Dodurga köyü yetiştirdiği kazlarla özellikle turistik bölgedeki oteller ve çevre illerden büyük ilgi görüyor. Kazların ilgi görünmesi nedeni ise 70 haneli köyde 300 yıldır doğal yöntemlerle yetiştiricilik yapılması.

Kış aylarında tüketimi artan kazlar, Dodurga köyünde evlerde yetiştirilerek iç piyasaya satılıyor. Köydeki kaz üreticilerinden Yılmaz Demir, bu yetiştiriciliği çok eski yıllardan bu yana yapmakta olduklarını anlattı. Demir “Tamamen doğal ortamda, kuluçka yöntemiyle kaz üretiyoruz. Bu kazlara İstanbul, Antalya, Ankara gibi illerin yanı sıra diğer otel olan illerden talep oluyor. Çevrede Dodurga kazı diye bilinir. Kışın daha lezzetli olur. Suyu ile bulgur pilavı lezzetli olur. Dedelerimizden gelme bu kazlar. 300 yıllık kazları doğal kuluçka yöntemi ile üretiyoruz. Köyümüzün yakınında temiz su kaynağı var. Orada banyolarını yaparlar kışında kar yedikleri için oldukça lezzetli olur” dedi.

70 hanelik köyde herkesin kaz üretimi yaptığını belirten Köy Muhtarı Turan Eğilmez; “Köyümüzde kazların üretimi 3 asırdır devam ediyor. Doğal ortamda kendi kazlarımızdan üretim yapıyoruz. Köyümüzde 70 hane var ve her hanemizde 50 ile 100 arası kaz bulunuyor. Genellikle otellerden Antalya’dan ve çevre illerimizden talepler geliyor ve toplu şekilde alımlar oluyor. Kazlarımıza kış aylarında daha fazla rağbet oluyor daha lezzetli olduğu söyleniyor. Hakikaten kış aylarında daha lezzetli oluyor. Her yerden talep oluyor. Fiyatları ise yazın düşük oluyor 70-80 lira kış aylarında ise 100 ila 150 lirasında satılıyor. Köyün genelinde kışın bin ile bin 500 civarında kaz oluyor bu da her yıl değişiyor” ifadelerini kullandı.

https://www.tarimtv.gov.tr/tr/video-detay/300-yildir-kaz-yetistiriliyor-11048

Arı Sütünün Bilinmeyen Faydaları

Soğuk havaların etkisini iyice arttırdığı bu günlerde bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için beslenme alışkanlığınıza arı sütünü ekleyerek hem bağışıklık sisteminizi koruyabilir hem de hücrelerinizin yenilenmesine katkıda bulunabiliyorsunuz. Balın Gurmesi ve Etabal Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bağran Aksoy, arı sütü hakkında bilinmeyenleri açıkladı.Mucize etkileri ile bilinen arı sütü, kraliçe arıyı beslemek için 5 – 15 günlük işçi arıların sindirim esnasında yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları, kremsi beyaz renkte koyu bir maddedir.
Birçok hastalığa karşı olumlu etkileriyle bilinen arı sütü soğuk havaların etkisini göstermeye başladığı şu günlerde vücudunuza yaptığınız en önemli yatırım.

Çiçeklerde polenin bulunduğu aylarda hasadı yapılabilen arı sütü bağışıklık sisteminizi güçlendiren önemli bir takviyedir. Arı sütünün bu kadar değerli olmasının sebeplerini anlatan Balın Gurmesi Ahmet Bağran Aksoy, insan beslenmesi ve tedavisi için dikkat çeken arı sütünün, içerdiği hayati maddeler nedeniyle insan ömrünün kalitesini artıran özel bir besin maddesi olduğunu söyledi.

Soğuklardan arı sütüyle korunun

Arı sütünün bağışıklık sistemini düzenlediğini ve kök hücrelere karşı uyarıcı etkiye sahip olduğunu belirten Ahmet Bağran Aksoy, ‘’Vücut performansını ve dayanıklılığını artıran arı sütü aynı zamanda yaşlanmayı geciktirici ve hücre yenileyici özelliği ile de dikkat çekiyor. Kısırlık ve unutkanlık başta olmak üzere birçok hastalığa iyi geliyor. Aileler özellikle çocuklarının bağışıklık sistemi güçlensin diye arı sütü alıyor. Arı sütü özellikle kraliçe arı tarafından tüketilir. Kraliçe arının diğer arılara kıyasla 10 kat daha uzun yaşaması, çok daha iri olması, günde 2500 kez yumurtlayabilme kapasitesi, arı sütünün etkilerini görebileceğimiz en güzel örneklerden sadece birkaçıdır. Aksoy, arı sütünün kimyasında henüz keşfedilememiş olan yüzde 3 oranında mucizevi maddeler vardır. Arı sütü tüketmek insanların sağlığı adına çok değerli bir yatırımdır.’’ açıklamasında bulundu.

Arı sütü balla karıştırılarak tüketilebilir

Arı sütünün ham bal ile birlikte tüketildiğinde çok kuvvetli bir etkiye sahip olacağını söyleyen Balın Gurmesi Ahmet Bağran Aksoy, özel bir kürün tarifini de paylaştı.
Aksoy, 250 gram ham bala 50 gram arı sütü karıştırılarak tüketildiğinde bu karışımın hücreleri yenilemesi ve vücudun performansının yükselmesi başta olmak üzere insan sağlığına birçok faydası olduğunu da belirtti. Dikkat edilmesi gereken önemli bir hususun da, bu karışımın kesinlikle ışığa maruz kalmaması ve metal kaşıkla tüketilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Arı sütünün faydaları nelerdir?

Arı sütünün en büyük özelliği, hücre yenileyici olması ve üretkenliği artırmasıdır.
İçerisinde yer alan doğal hormon ve enzimler yumurta ve sperm kalitesini artırmaya yardım eder. Hatta kraliçe arıların kendi ağırlıkları kadar yumurtlamalarının sebebi de besin kaynağı olan arı sütüdür.

– Hücre yenileme özelliğinin bir sonucu olarak saç ve cilt bakımında da oldukça faydalıdır.

– Arı sütünün bilinen en yaygın özelliklerinden birisi de bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye olan katkısıdır.

– Bağışıklığı kuvvetlendirmeye olan katkısı, birçok hastalıktan korunmaya yardımcı olduğu gibi kanser vb. hastalıklara karşı da vücudu korur.

– Ülser, gastrit, reflü vb. mide/ bağırsak hastalıklarına karşı yatıştırıcı etkisi vardır.

– Bedensel ve zihinsel yorgunluğun giderilmesine yardımcı olan iyi bir enerji kaynağıdır.

– Kansızlığa karşı son derece etkilidir.

Günümüz insanları için önemli bir problem olan unutkanlığı giderirken bunama problemini de önler. Bununla birlikte hafızayı kuvvetlendirmeye de yardımcı olur.

– Damar sertliği ve damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıkların önlenmesinde de yardımcıdır.

– Özellikle gelişme çağındaki çocukların bedensel ve ruhsal gelişimine katkıda bulunur.

– Kemik dokusunun gelişimine katkı sağlar.

– Kolesterolü ve kandaki yağı düşürmeye yardımcıdır.

http://www.milliyet.com.tr/ari-sutunun-bilinmeyen-faydalari-pembenar-detay-alternatiftip-2807677/