Monthly Archives: Aralık 2019

Hayvancılık Kredisi Başvuru Şartları, Başvuru Nasıl Yapılır? Uygun Vadeli ve Uygun Faizli Hayvancılık Kredisi Veren Bankalar Hangileri? .

Ülkemizde hayvancılık ile geçimini sürdüren binlerce vatandaşımız belirli dönemler için toplu paraya sahip olmak ister. Tam bu sıralarda devlet uygun şartlarda hayvancılık kredisi vermektedir. Bu bağlamda bankalar devreye girmektedir. Hatta bazı bankalar çeşitli kampanyalar da düzenlemektedir. Devlet hayvancılıkla uğraşanlara sürekli destek de bulunsa da bazen yetiştiriciler daha fazla maddi desteğe ihtiyaç duyduklarında bankalar yetiştiricilere bazı imkanlar sunmaktadır. Başvuruda bulunacak kişilerin kesinlikle ÇKS belgesi olması gerekmektedir. Peki uygun vadeli ve uygun faizli hayvancılık kredisi veren bankalar hangileri? İşte hayvancılık kredisi başvuru şartları

Hayvancılık kredisi nasıl alınır?

Hayvancılık, koyun, inek, kuzu, manda, büyük ve küçükbaş hayvan almak için toplu paraya ihtiyaç duyar. Bu durumda hayvancılık kredisine başvurmak akıllıca bir yöntemdir. Devlet destekli hayvancılık kredisi, günümüzde çoğu bankada mevcuttur.Hayvancılık kredisi veren bankalar hangileridir?

Hayvancılık kredisini; Ziraat bankası, Halkbank, Vakıflar bankası, TED, QNB Finansbank, Garanti bankası, Odeobank, HSBC, Denizbank, Akbank gibi bankalar vermektedir. Bu bankalar küçükbaş için 500 ve üzeri koyun için kredi vermektedir. Yaklaşık olarak küçükbaş hayvanlar için banka kredisi miktarı 5 bin TL iken bu rakam büyükbaş hayvanlar söz konusu olduğunda 120 bin TL olarak belirlenmiştir.

Ziraat Bankası hayvancılık kredisi şartları nelerdir?

Ziraat bankası hayvancılık kredisi, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar için ilk başvuruda bulundukları banka kredisidir. Ziraat bankası geri ödeme kolaylığının yanı sıra düşük faiz oranları ile vatandaşlara daha cazip gelmektedir.

Denizbank hayvancılık kredisi şartları nedir?

Denizbank, en uygun şartlarda hayvancılık kredisi veren bankalardandır. 60 ay gibi uzun vadeli ve 6 ayda bir geri ödeme özellikleri sayesinde hayvan yetiştiricileri tarafından çokça tercih edilen bankalardan biridir. QNB Finansbank hayvancılık kredisi şartları nedir? QNB Finansbank, hayvancılık kredisi için en uygun faiz oranları ile yetiştiricilere kredi imkanı sunan bankalardan biridir. 35 bin TL’ye kadar kredi imkanı sunmanın yanı sıra 60 ay vade imkanını da hayvan yetiştiricilerine sunuyor. QNB Finansbank herhangi bir kefil veya evrak istemeden bu kredi imkanını sunmaktadır.

.
Hayvancılık kredisi veren bankalar hangileridir?

Hayvancılık kredisini; Ziraat bankası, Halkbank, Vakıflar bankası, TED, QNB Finansbank, Garanti bankası, Odeobank, HSBC, Denizbank, Akbank gibi bankalar vermektedir. Bu bankalar küçükbaş için 500 ve üzeri koyun için kredi vermektedir. Yaklaşık olarak küçükbaş hayvanlar için banka kredisi miktarı 5 bin TL iken bu rakam büyükbaş hayvanlar söz konusu olduğunda 120 bin TL olarak belirlenmiştir.

Hayvancılık Kredisi Nedir?

Hayvancılık kredisi, hayvancılık sektörü ile uğraşan çiftçilere verilen bir kredi türüdür. Gerek T. C. Devletinin aracı olması ile verilebildiği gibi gerek ise de bankalar kendi inisiyatiflerini kullanarak müşterilerine bu alanda kredi verebilmektedir. Hayvancılık kredisi, belli şartları yerine getiren çiftçi ve genç girişimcilere verilen bir kredi türüdür. Genellikle uygun faizli olarak sunulmaktadır.

https://www.takvim.com.tr/ekonomi/2019/12/09/hayvancilik-kredisi-basvuru-sartlari-basvuru-nasil-yapilir-uygun-vadeli-ve-uygun-faizli-hayvancilik-kredisi-veren-bankalar-hangileri?paging=4

Tarım Alanlarına Miras Takibi

Tarım arazilerinin satış ve miras intikal işlemlerinin online yapılmasını sağlamak amacıyla pilot olarak uygulamaya konulan “Tarım Arazileri Devir Takip Sistemi”, ülke genelinde yaygınlaştırılacak. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Tarım ve Orman Bakanlığı, tarım topraklarının korunması amacıyla arazi toplulaştırma çalışmalarına büyük önem veriyor.

Bugüne kadar 6,1 milyon hektar alanda toplulaştırma tamamlanırken, 3,2 milyon hektar alanda da tescil işlemleri gerçekleştirildi. Halen 8,2 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmaları yürütülüyor. Türkiye, 1961-2002 döneminde 450 bin hektarda toplulaştırma yaparken, 2003-2018 yıllarında 3,2 milyon hektarda çalışmalar tamamlandı. Yıl sonu itibarıyla toplulaştırma yapılmış alan miktarı 4 milyon hektara çıkacak. Bakanlık, 2023 hedefi olarak 8,5 milyon hektarda toplulaştırmayı tamamlamayı planlıyor.

OVALARA KORUMA

Ülke genelinde bugüne kadar toplam alanı 7 milyon 120 bin hektar olan 265 büyük tarımsal ova, Bakanlar Kurulu kararıyla sit alanı olarak koruma altına alındı. Koruma altına alınan büyük ova sayısının 300’e çıkarılması için çalışmalar devam ediyor. Bugüne kadar 4 milyon 161 bin hektar alanda tarımsal arazi kullanım planlaması çalışmaları da yapıldı. Öte yandan, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda 2014 yılında değişiklik yapılırken, bu kanunla tarım arazilerinin bölünmesinin önüne geçildi, mirasa konu tarım arazilerinde mülkiyet devri zorunlu hale getirildi. Kanunun yürürlüğe girdiği 2014 yılından bugüne kadar 6 milyon 362 bin 951 tarımsal parselin bölünmeden mirasçılara intikali sağlandı. Toplam 740 bin 185 hektar tarım alanının satış yoluyla bölünmesi önlenirken, 1,4 milyon hektar alanın miras ve satış yoluyla hisselendirilmesi ve bölünmesinin önüne geçildi.

TOPRAKSIZ KÖYLÜYE DESTEK

Tarım arazilerinin satış ve miras intikal işlemlerinin Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi ile entegre edilerek online olarak hızlı ve doğru şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla “Tarım Arazileri Devir Takip Sistemi” yazılımı hazırlandı. Ankara’da pilot olarak uygulamasına başlanan sistemin tüm il ve ilçe müdürlüklerinde uygulamaya alınması hedefleniyor. Yine kanun kapsamında topraksız ve az topraklı çiftçilerin hazine arazileriyle topraklandırılması için Tarımsal Arazi Edindirme ve Değerlemesi Projesi de başlatıldı. Bugüne kadar 15 ildeki 199 köyde 16 bin 151 çiftçi ailesine 1 milyon 43 bin 620 dekar Hazine arazisi dağıtıldı. Halen 7 ildeki 28 köyde yaklaşık 254 bin dekar alanda arazi dağıtım çalışmalarına devam ediliyor.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/tarim-alanlarina-miras-takibi-41389192

Şehir, Liman Ve Vadilerin Koruyucusu Kaleler Halen Ayakta

Giresun’da şehirleri, limanları ve vadileri korumak amacıyla asırlar önce inşa edilen kaleler zamana karşı direnmeye devam ediyor. Karadeniz Bölgesi’nin hakim tepelerine inşa edilen çok sayıda kale, asırlar boyunca gözetleme ve savunma işlevleri gördü. Bugün hala eski dönemlerin yaşanmışlıklarını yansıtan bu kalelerden birçoğu zaman, doğa olayları gibi çeşitli nedenlerle tahrip olsa da ihtişamlı görüntüleriyle ayakta duruyor.

Giresun Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gazanfer İltar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kalelerin düşmanın gelmesi muhtemel yollar üzerinde, askeri önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak amacıyla inşa edildiğini söyledi.

Giresun’da tarihi eser olarak tescil edilmiş 19 kale bulunduğunu belirten İltar, bunlardan en önemlilerinin Giresun, Şebinkarahisar ve Tirebolu St. Jean Kalesi olduğunu aktardı.

İltar, Giresun Kalesi’nin Birinci Pharnakes’in krallığı döneminde milattan önce 185-169 yıllarında Sinop Kalesi’nden sonra inşa edildiğine dikkati çekerek, bu yönüyle Giresun ve Sinop’un kent kültürü bakımından bölgedeki diğer illere nazaran daha önde olduğunu kaydetti.

Giresun Kalesi’nin, Evliya Çelebi’nin tabiriyle denize ters kaşık gibi uzanmış bir yarım adanın çevresinin surlarla çevrilerek oluşturulduğunu ifade eden İltar, şöyle devam etti:

“Surlar büyük oranda ayakta olup tarihi yarım adayı baştan başa kuşatıyor, deniz tarafındaki sarp kayalıklarda ise sur yapımına ihtiyaç duyulmamış. En hakim bölgede ise iç kale var, bunun dışında değişik yerlerde sarnıçlar, kuyular, şapeller, kaya kiliseleri, sığınaklar günümüze kadar ulaştı. Eski kaynaklarda anfi tiyatrodan da bahsediliyor.”

– Şebinkarahisar Kalesi’ndeki tüm yapılar tespit edildi

İltar, şehri koruyan kalelerin başında Şebinkarahisar Kalesi’nin geldiğini belirterek, “Şehre hakim oldukça yüksek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu, Mengücekli ve Osmanlı dönemlerinde bölgenin en önemli kalesi olma özelliğini taşıyor.” dedi.

Doç. Dr. Gazanfer İltar, 13. yüzyılın en önemli kaynaklarından İbn Bibi’nin Şebinkarahisar Kalesi ile ilgili şu tespitini aktardı:

“İbn Bibi, ‘Sınırsız ve benzersiz zahirelere, denizler gibi dalgalanan su sarnıçlarına, kırk depoya, dağlar gibi üst üste yığılmış üç ev dolusu yağ, bal, badem, şeker, tuz ve oduna ve orada akla gelebilecek her şey en iyi cinsiyle ve bol miktarda vardı. Savaş atlarının ve cenk aletlerinin sayısı hesaba kitaba gelmezdi. Bin kişi orada yüz yıl yaşasa seçkin bir süvari olarak taş gibi kalırdı.’ diyor.”

İltar, Şebinkarahisar Kalesi’ni, 1647 yılında kente gelen Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde ise “Yüksek bir dağın tepesinde yedi köşe kaledir. İlk bakışta direksiz ve serensiz kalyon gemi gibi görünür. Üç kat demir kapıları vardır. Gece gündüz bekçilerle korunur. Çünkü Karadeniz’e yakın köylerin halkı kazak korkusundan mallarını hep bu kaleye saklamışlardır. 70 kadar ev vardır ama evleri dardır. Bu kalede bir de Fatih Camisi vardır. Diğer camileri ve hayır kurumları aşağıdadır.” diye anlattığını söyledi.

– Şebinkarahisar Kalesi restorasyon çalışması hazırlandı

Çelebi’nin notları doğrultusunda köy, sokak, Fatih Camisi, kilise ve şapeller, mezarlıklar, sarnıçlar ile surların tamamını tespit ettiklerini anlatan İltar, bu tespitler doğrultusunda hazırlanan restorasyon projelerinin Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığını ancak henüz çalışmalara başlanmadığını dile getirdi.

İltar, kaledeki Fatih Camisi’nin ise ilçede Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı cami ile karıştırılmaması gerektiğine dikkati çekerek, bu caminin Mengücekler zamanında kalenin ilk fethedildiği döneme ait Fetih Camisi olarak tanımlanmasının doğru olacağını vurguladı.

– Kaleler hem limanları hem de vadileri kontrol etti

Gazanfer İltar, Tirebolu St. Jean Kalesi, Tirebolu Bedrama Kalesi, Espiye Andoz Kalesi ve Eynesil Kalesi’nin ise kurulduğu alanlardaki limanları, deniz yollarını ve iç bölgelere geçit veren ulaşım ağlarının yer aldığı vadi girişlerini kontrol etmek amacıyla inşa edildiğinin altını çizdi.

Tirebolu St. Jean Kalesi’nin şehre hakim bir tepede, liman girişine hakim olacak şekilde kurulmuş küçük bir kale olduğu bilgisini paylaşan İltar, kale içerisinde küçük bir şapel ve mescidin hoşgörü timsali olarak yan yana hizmet verdiğini ifade etti.

İltar, kalelerin yer aldığı bu vadilerin turizm destinasyonuna dönüşmesiyle bahse konu savunma yapılarının önemlerinin daha da iyi anlaşılacağını ve sonrasında restorasyon faaliyetlerinin hızlanacağını umut ettiklerini de sözlerine ekledi. Kaynak : AA

http://beyazgazete.com/haber/2019/11/30/sehir-liman-ve-vadilerin-koruyucusu-kaleler-halen-ayakta-5347992.html