“220 milyon ton yenebilir ürünü heba ediyor”
“Hiç kuşku yok ki, medeniyet tarım ve tarımdaki gelişmeler ile başlamıştır. İnsanlık tarih boyunca yiyecek ve içecek için gerek doğa ile gerekse kendi arasında mücadeleler vermiştir. Bu yüzden gıda ile ilgili en ufak değişiklik insanlık için her daim çok önemli olmuştur. Gıdaya ulaşım gıda güvenliği ve gıda fiyatları 21.yüzyılda bile insanlığın en önemli mücadele alanıdır” diyen Aygül, “Araştırmaya göre, gelişmiş ülkelerde ziyan olan yiyeceklerin yüzde 40’ını, aslında tüketilebilecek ürünler oluşturuyor. Gelişmiş ülkeler yılda yaklaşık 220 milyon ton yenebilir ürünü heba ediyor ki bu miktar neredeyse Sahra Altı Afrika ülkelerinin yıllık toplam gıda üretimine denk gelmektedir. Ülkemiz verimli topraklara sahiptir. Her türlü, sebze, meyve, tahıl ürünleri bol miktarda yetiştirilmektedir. Ayrıca hayvancılık ta çok gelişmiştir.
Dünyanın bütün ülkelerinin bu kadar şanslı olmadığına dikkat çeken Aygül, “Sahip oldukları iklim koşulları ve elverişsiz topraklardan dolayı milyonlarca insan ölmektedir. Çocuklar yetersiz beslenmeden dolayı iyi gelişim gösterememektedir. Yetersiz beslenme yüzünden hasta ve sakat insanların sayısı artmaktadır” dedi.
“Fiziksel altyapı yatırımları teşvik edilmekte”
“Ülkemizde Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde; Köye Dönüş Projelerini desteklemekte, kırsal ve tarımsal veri tabanı oluşturulmakta, kırsal yerleşim planlaması yapılmakta, tarımsal alan ve işletmelerin küçülmesinin önlenmesi için gerekli tedbirler alınmakta, tarımsal işletmelerde fiziksel altyapı yatırımları teşvik edilmekte, tarımsal sulama ağı yaygınlaştırılarak etkin su kullanımı sağlanmakta, bitkisel, hayvansal ve su ürünlerinin işleme, paketleme, depolama ve pazarlama yapıları geliştirilmekte, işlemeli tarıma elverişli olmayan alanlarda küçükbaş hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri teşvik edilmekte, küçük ve orta ölçekli tarımsal sanayinin gelişmesi desteklenmekte, stratejik, ekonomik ve avantajlı ürünlerin üretimi teşvik edilmekte, organik ve iyi tarım uygulamaları desteklenerek yaygınlaştırılmakta, kırsal turizm geliştirilmekte, eğitim ve yayım faaliyetleri güçlendirilerek yaygınlaştırılmakta, mesleki eğitim faaliyetleri artırılmakta, detaylı temel toprak etütleri ve arazi envanteri yapılarak Entegre Arazi Kullanım Planları hazırlanmakta ve Entegre Havza Yönetimi Programları geliştirilmektedir” diyen Aygül, son olarak şunları belirtti. “Milli ekonominin temeli ziraattır, özdeyişi bugün daha bir anlam ifade etmekte ve yurdun gerçek efendisinin tarımla uğraşan çiftçiler olduğu idrak edilmeye başlanmıştır. Küresel anlamda karşılaştığımız güçlükler genel olarak benzerdir. Bu sebeple hepimiz için var olan bir tek dünyayı iyi kullanarak, bugün ve gelecek nesiller için gıda kaynaklarımızı güvence altına almak zorundayız.”
http://www.malatyasonsoz.com.tr/haber/10278/milli-ekonominin-temeli-ziraattir.html




