Orman Genel Müdürlüğü, Bolu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Aladağ ormanları için uluslararası Orman İdare Konseyi’nden (FSC) sertifika aldı. Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ormanlarda sertifika için alt yapı çalışmaları tamamlanarak müracaatta bulunuldu.Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınma ve iklim değişikliği başta olmak üzere ekolojik dengenin sağlanmasında ormanların öneminin arttığını belirtti. Bu doğrultuda, orman işletmeciliğinin sürdürülebilir orman yönetimi kriterlerine uygun şekilde yapılması, yasa dışı faydalanmanın önlenmesi amacıyla dünyada ve Türkiye’de ormancılıkta sertifikasyon çalışmalarının hızla yayıldığını anlatan Kahveci, sertifikalandırma çalışmalarını yurt genelinde yaygınlaştıracaklarını söyledi.
Başta Avrupa Birliği ve ABD olmak üzere, orman ürünleri pazarında sertifikalı ürün satışının sektörde rekabet unsuru haline gelmeye başladığına dikkati çeken Kahveci, Türkiye’de orman ürünleri sanayinin başta mobilya, parke, palet, yonga, lif levhada ulaştığı önemli ihracat kapasitesinin ve Avrupa pazarları yanında Asya pazarlarının da her geçen gün artan payının orman ürünlerinin de sertifikasyonunu zorunlu hale getirdiğini belirtti.
Kahveci, şöyle devam etti:
“Orman sertifikalandırma, çevre bilinci yüksek tüketici kesimleri ile sürdürülebilir orman yönetimi ya da işletmeciliğini gerçekleştiren üretici kesimleri arasında güçlü bir bağ kurarak, ormanların daha iyi yönetilmesini teşvik ediyor. Ayrıca, ormancılık faaliyetlerinin sürdürülebilir kalkınma ilkelerine uygun orman işletmeciliği doğrultusunda gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik geliştirilmiş oldukça yeni bir sistemdir.
Ormancılıkta sertifikasyon, tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak işletilip işletilmediğini ayırt etmesini sağlayacak bir mekanizma olarak ortaya çıktı. İlk olarak ormanların tahrip edilmesine ve azalmasına dikkati çekmek için, sivil toplum örgütleri tarafından bir politika aracı olarak desteklendi ve 1990’lı yıllarda bu koşullarda doğdu.”
Ormanların sertifikalandırılmasında, üretimin, hizmet veya sürecin kurallarda belirtildiği gibi yapıldığının teyid edilmesini sağlamayı amaçladıklarını anlatan Kahveci, sertifikalandırmayla zararlı ve yanlış uygulamaların azaltılmasını hedeflediklerini, endüstriye ve tüketicilere ürün hakkında güvenilir ve standart bilgiyi elde etmenin ekonomik yollarını sunmak istediklerini vurguladı.
“ORMAN İŞLETMECİLİĞİ ULUSLARARASI İLKELERE UYGUN”-
Kahveci, ormanların sertifikalandırılması çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
“İlk etapta Bolu Orman Bölge Müdürlüğü Aladağ Orman İşletme Müdürlüğünde yaptığımız çalışmalarla, orman işletmeciliğimizin uluslararası kabul görmüş ormancılık ilkelerine uygun olduğu, yapılan ön değerlendirmede belirlendi. Bunun neticesinde, asıl sertifika müracaatı yaptık ve dünyada orman yönetimi sertifikalandırma şekillerinden biri olan FSC sertifikası alındı. Aynı şekilde Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tamamında da sertifika için çalışmaları başlattık. Sertifikalandırma çalışmalarını yaygınlaştırılarak Kastamonu ve diğer bölgelerde de uygulamaya geçiyoruz. Bu şekilde, orman ürünlerinin sektöre satışında FSC logoları kullanacağız. Orman ürünleri sektöründe sertifikasyonlu ürünlerden yapılan mamul ürüne de sertifika kullanım imkanı sağlanacak.”
Ormanların sertifikalandırılmasının ardından uluslararası sözleşmeler çerçevesinde hareket edileceğini dile getiren Kahveci, toprak ve orman kaynakları için uzun vadeli mülkiyet ve kullanım hakkının yasal olarak belirlenerek açıkça tanımlanacağını dile getirdi. Vatandaşların toprakları, arazileri ve kaynaklarına sahip olması, kullanması ve yönetmesine dair yasal ve geleneksel haklarının kabul edileceğine işaret eden Kahveci, şunları söyledi:
“Bu sistem, ekonomik sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla ormanların çeşitli ürün ve hizmetlerinin etkin kullanımı ile çevresel ve sosyal faydaları teşvik edecek, biyolojik çeşitlilik ve ilgili değerleri, su kaynaklarını, toprakları, özel hassas ekosistemleri ve tabiatı korumak suretiyle ekolojik fonksiyonları ve ormanın bütünlüğünü devam ettirecek. Orman yönetim planı faaliyetleri ölçek ve yoğunluğuna uygun şekilde yazılacak, uygulanacak ve güncel tutulacak. İdarenin uzun vadeli amaçları ve bu amaçlara ulaşma yolları açıkça belirtilecek.
Orman, bir ülkenin prestiji, saygınlığı ve emniyetidir. Orman ve çevre arasındaki ilişkileri karşılıklı etkileşim olarak düşünmek gerekir. Yakın zamana kadar orman 2 binden çok kullanım alanı olan odun hammaddesini üreten eşsiz bir doğal kaynak olarak algılanmaktaydı. Ancak günümüzde ‘Ormanın Fonksiyonel Değerleri’ diye bilinen çevresel etkileri ön plana çıkmıştır. Uzmanların yaptığı araştırmalar göstermiştir ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değerler odun hammaddesi olarak ürettiği değerlerin 2 bin katıdır. Tüm bu bilimsel, sosyal, ekonomik, kültürel yapıları bir arada düşündüğümüzde, elbette ormanlarımızdan planlı olarak faydalanmak, korumak ve geliştirmek ana misyonumuzu teşkil ediyor. Bunun için günün şartlarına ve teknolojisine uygun çalışmalarımız kesintisiz ve bölge ayırımı yapmadan devam edecek.”
http://www.yesilbilgi.org/turkiye’nin-ilk-uluslararasi-sertifikali-ormani.aspx




