Monthly Archives: Ocak 2011

AB den Türk Çiftçisine Destek

AB Türkiye Delegasyonu tarafından yapılan bir basın bildirisinde AB’nin çevreyi gözeten Türk çiftçilerine toplam 950 bin Avro mali destek verecek bir proje geliştirdiği duyuruldu. Ankara’da Tarım ve Köy İşleri Bakanlığında projenin açılışına Türk yetkililerle birlikte AB Türkiye Delegasyonu Mali İşbirliği Başkanı Odoardo Como da katıldı.Konuyla ilgili bir açıklama yapan Como, “Şu anda tarımı desteklemek üzere kullanılan yöntemler çoğu zaman, kimyevi gübre ve ilaçların kullanımı dolayısıyla su kaynaklarının kirletilmesi de dahil olmak üzere çevreye zarar veren tarımsal üretimin yoğunlaşmasını teşvik etmektedir. Erozyon Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu ve kısmen, uygun olmayan tarımsal uygulamalardan kaynaklı önemli bir çevre sorunudur. Bu proje kapsamında AB faaliyetlerinin önemli bir kısmı olan tarımsal-çevre (agri-environment) tedbirlerinin amacı, çiftçilere üretimde çevre dostu yöntemleri daha fazla kullanmaları yönünde mali teşviklerin verilmesidir.” dedi.

Projenin amacı, AB’nin Tarım ve Kırsal Kalkınma Politikaları bağlamında, Türkiye’deki kurumların yasal, idari ve teknik kapasitelerini “tarımsal-çevre” tedbirleri olarak adlandırılan, çevre ve kırsal alanlara yönelik tedbirleri uygulamak üzere geliştirmek.

Avrupa Birliği Hollandalı, Estonyalı ve İspanyol ortakların Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile yakın bir işbirliği içinde çalışacakları bu eşleştirme projesini 950,000 Euro’luk bir mali kaynakla destekliyor. Proje faaliyetleri arasında aşağıdakiler yer alıyor:
•    İyi tarım uygulamaları konusunda mevcut Türk mevzuatının ve bu mevzuatın, tarımsal-çevre ödemelerine ilişkin AB’deki yapının ana hatlarıyla uygunluğunun değerlendirilmesi;
•    İlgili bilimsel kurumlarla seçilmiş faaliyetlere dayalı olarak gerçekleştirilecek işbirliği için ödeme oranlarının hesaplanması;
•    Daha fazla yaygın hale getirilmeden tarımsal-çevre tedbirlerinin geliştirilmesi için pilot bölgelerin oluşturulması;
•    Tarımsal-çevre tedbirlerinin oluşturulması ve uygulanması konusunda, Türk paydaşların eğitilmesi;
•    Seçecekleri tarımsal-çevre faaliyetleri konusunda çiftçilere rehberlik edecek danışmanların eğitilmesi. dünya

http://www.tarimsektor.com/haber/1700/AB_Den_Turk_Ciftcisine_Destek.html

Hayvansal Atıklardan Biyogaz Üretimi

Sakarya’da İki Besici, Hayvansal Atıktan Biyogaz Üretilmesi Amacıyla Ahırlarına Kurulan Biyogaz Tesisi Sayesinde Mutfak Tüpü ve Isınma Masrafından Kurtuldu. Sayıları gün geçtikçe artan biyogaz tesisleri Orman Köy İlişkileri (ORKÖY) Genel Müdürlüğü’nün de dikkatini çekti. Tesisler verimli bulunduğu taktirde besiciliğin yoğun olduğu orman köylerinde kurulacak. Enerji tüketiminin büyük bir bölümünü ithalatla karşılayan Türkiye’de fosil kökenli yakıtlara alternatif olabilecek biokütle, hidrolik, rüzgar, güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklı enerji üretimi giderek yaygınlaşmaya başladı.

 Sakarya’nın Hendek ve Kaynarca ilçelerinde hayvan gübresinden biyogaz elde edilmesine yönelik kurulan iki tesis sahiplerine büyük tasarruf sağladı. Hendek ilçesinde İsmail Akyıldız isimli çiftçi, kurduğu 40 başlıklı sanayi tipi tesisten elde ettiği biyogaz ile evinin ocak ve ısınma ihtiyacını karşılıyor.

Kaynarca ilçesinde Kaymakamlık ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kaynarca Seyfettin Selim Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer Hulusi Dede ve SAÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saim Özdemir tarafından Kayacık Topçu köyünde Salih Özdemir’in 12 büyükbaş hayvanının bulunduğu ahırda ev tipi tesis kuruldu. Bu tesis ailenin ocak ihtiyacını karşılıyor. 4 bin liraya mal edilen tesis, her ay bir mutfak tüpü kullanan aileye yıllık yaklaşık 700 lira civarında bir tasarruf sağlayacak.

Orman Köy İlişkileri (ORKÖY) Genel Müdürlüğü, orman köylülerinin refahı ve yaşam kalitesini artırmak, daha sağlıklı yaşam ortamına kavuşmalarını sağlamak ve ağaçların kesilmesini önleyerek ormanlar üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla 80 bin civarındaki aileye kredi kullandırarak güneş enerjili su ısıtma sistemleri kurdurmuştu. ORKÖY, biyogaz tesislerini de mercek altına aldı. Hayvansal atıktan biyogaz elde edilen tesisleri incelemeye alan kurumun, tesisleri verimli bulması halinde, hayvancılığın yoğun olduğu orman köylerinde biyogaz tesislerinin kurulmasına yönelik çalışma başlatacağı ifade ediliyor.

“GAZ FAZLA GELİYOR SATMAYI DÜŞÜNÜYORUM”

Hendek ilçesine bağlı Aksu köyünde yaşayan 7 çocuk babası İsmail Akyıldız, yurt dışında doktor olan ağabeyinin tavsiyesi üzerine 3 yıl önce 40 başlıklı ahırına 20 bin liraya sanayi tipi biyogaz tesisi kurdu. Daha önce ısınma ihtiyacını odunla sağlayan, ocak içinde tüp kullanan Akyıldız, ısınma ve ocak ihtiyacını tesisten elde ettiği biyogaz ile karşılamaya başladı.

Tesisin sağladığı tasarrufun yanında çevreye de önemli katkıları olduğunu vurgulayan Akyıldız, “Tesisten çok memnunuz. Tesisi hayvancılıkla uğraşanlara tavsiye ediyorum. Bir kişinin iki tane hayvanı varsa bunu yapabilir. Gübre deyip geçmeyin, ekonomik değeri var. Çevre kirliliği ortadan kalkıyor. Hayvan sahipleri bilmiyorlar. Çevremizdeki insanlar dahi olmaz diye düşünüyorlardı, ama oluyormuş.” dedi.

Ahırında 10 baş hayvan olmasına rağmen kesintisiz gaz akışının sağlandığını anlatan Akyıldız, 15 hanelik yapılan tesiste fazla gelen gazı baharda bacalardan tahliye ettiklerini anlattı. Fazla gazı sıvı hale dönüştürüp pazarlamayı düşündüğünü kaydeden Akyıldız, şunları söyledi: “Bu işi geliştirmek üzereyiz. Başarabilirsem imkan olursa gazı likite çevirmeyi düşünüyorum. Gaz fazla geliyor. Her türlü kullanılır, pazarlarsın. Olmaz diye bir şey yok.”

ORKÖY’ün biyogaz tesisi ile ilgili çalışma yaptığını belirten Akyıldız, “Buraya gelip inceleme yaptılar. Benden bir takım bilgiler bekliyorlar. Kaç hayvandan kaç metreküp gaz elde ediliyor. Buna ilişkin verileri bekliyorlar.” diye konuştu.

MUTFAK TÜPÜ MASRAFINDAN KURTULDULAR

Kayacık köyünde Salim Özdemir’in 12 büyükbaş hayvanının bulunduğu ahıra da Kaymakamlık ve SAÜ iş birliğiyle ilçede örnek oluşturması amacıyla ev tipi biyogaz tesisi kuruldu. Tesiste gaz depolanmaya başlanmasının ardından Özdemir ailesi, tüp masrafından kurtuldu. Aile yemeklerini biyogazla çalışan özel dönüşümlü ocakta pişiriyor.

Özdemir ailesinin ahırındaki tesisin projesini yürüten Yrd. Doç. Dr. Ömer Hulusi Dede, toplam maliyeti 4 bin lira olan tesisin Avrupa, Çin ve Hindistan’da birçok örneğinin bulunduğunu ifade etti. Avrupa’da biyogaz üretiminin entegre şekilde yapıldığını anlatan Dede, Türkiye’de ise bazı nedenlerden dolayı bu sistemin geliştirilemediğini dile getirdi.

İklim şartlarının tesisin çalışmasını etkilediğini vurgulayan Dede, sunları kaydetti: “Sistemin ülkemizde gelişmemesinin sebebi, özellikle düşük sıcaklıklarda soğuk havada sistemin iyi şekilde çalışmamasıdır. Reaktör kuruluyor ama üretilen gazın büyük çoğunluğu daha verimli gaz elde edebilmek amacıyla reaktörü ısıtmak için kullanılıyor. Ülkemizde kış ayları soğuk geçtiği için bakterilerin çalışması amacıyla ilave ısıtma gerekebiliyor. Biz bunun ekonomik olmadığını düşündük ve ısıtma yerine, izolasyona önem verdik. Sistemi izole edebilecek malzemeler kullandık. Sistemin çalışmasından da görüyoruz ki, bu oldukça işe yaramış. Normal şartlarda gübrelerin tarımda kullanılabilmesi için belirli bir süre beklenilmesi gerekiyor ama sistem bu sorunu da ortadan kaldırıyor.”

2009 yılında yapılan bilimsel bir araştırmaya göre, Türkiye’deki kullanılabilir hayvansal atık miktarının yaklaşık olarak 84 milyon olduğu ve bu atıkların 1.8 milyon eş değer petrol enerji potansiyeline sahip olduğu kaydedildi.

http://www.tarimsalhaber.com/teknoloji/hayvansal-atiklardan-biyogaz-urettiler.htm

Ozzy Ozon

Organik Köy

İZMİR – Organik köy olarak tanınmaya başlayan Buca Karacaağaç Köyü, sadece organik ürünlerin satıldığı köy pazarını 23 Ocak’ta kuruyor. Organik biber, barbunya, taze fasulye, bamya, kara lahana ve brokoli başta olmak üzere tüm kış sebzelerinin satılacağı organik pazara, İzmir’den belediye otobüsleri ile taşımacılık yapılacak.  İhraç ettiği organik kuru domatesleri ile ününü ABD’ye duyuran Karacağaç Köyü, bu ülkeden turlarla gelen turistleri ağırlıyor. Karacaağaç Köyü, zengin organik ürün deseni ile yerli ve yabancı yatırımcıların da ilgisini çekiyor. Yerli firmalar sözleşmeli üretim yapmak üzere üreticilerle görüşürken, bir Alman firması da köyde üretilen meyvelerden reçel yapmak üzere fabrika kuruyor.

Sağlıklı beslenmeye özen gösteren tüketiciler için Türkiye’nin en önemli üretim merkezi olmayı hedefleyen Karacağaç Muhtarlığı, sadece organik ürünlerden yapılan yemeklerin satıldığı bir de restoran açıyor.

İlk organik üretimi 5 yıl önce kurutulmuş domateste yaptıklarını ve bir firmanın bu ürünleri ABD’ye ihraç ettiğini söyleyen Karacaağaç Köyü Muhtarı Dursun Atagün, bu ülkede organik domateslerden Karacaağaç Köyü’nü duyan bir grubun isteği ile 2 yıl önce köylerine turlar yapılmaya başladığını belirterek, ” Tur şirketi ilk getirdiği kafilenin çok memnun kalması üzerine köyümüzü tur programına aldı ve her yıl buraya düzenli ABD vatandaşlarını getiriyor. Köyümüzde yemek yiyip, bölgeyi geziyorlar. Bu yıl da yazla birlikte tur başlayacak” diye konuştu. 

Atasagun, İstanbul’dan yatırımcıların köyde sözleşmeli tarım yaptırmak için görüşmeye geldiğini belirterek, gelecek sezon bu firmalar için sözleşmeli üretime başlanacağını söyledi. Atagün, Almanya’dan bir reçel üreticisinin de köydeki organik meyvelerin işleneceği bir fabrika kuracağı bilgisini vererek,  ” Fabrikayı bizim köyümüzde kurmak istediler ancak yer gösteremediğimiz için komşu köy Kırıklar’da kuracaklar. Bizim ürettiğimiz çilek, dağ çilekleri, doğa mersinleri, karpuz, incir, bögürtlen gibi meyveleri reçel yapacaklar. Fabrika bin 500 metrekare kapalı alana kuruluyor. Bizim köyden 10 kişi çalışacak, sezonluk işçiler de olacak ” şeklinde konuştu. Atagün, sertifika aldıktan sonra köyde üretilecek organik ürünleri ihraç etmek için de girişimlerde bulunacaklarını vurguladı.

Bu yıl organik tarımda geçiş sürecini yaşadıklarını söyleyen Atagün, 2011 yaz sebzelerinde organik sertifikasını alacaklarını belirtti. Köyün organik tarıma dayalı gelişmesi için geliştirdikleri proje için İzmir Kalkınma Ajansı’ndan 94 bin TL tutarında destek aldıklarını kaydeden Atagün, Buca Kaymakamlığı, Buca Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Ticaret Borsası desteğiyle köyde kapsamlı şekilde organik tarımın geliştirilmesine çalışıldığını aktardı. Bu kurumların köyde üretilen organik ürünlerin personellerine satışı konusunda destek olduğunu belirten Muhtar, ” Buca Belediyesi, ürünlerimizi satmamız için haftada iki gün Buca Pazarı’nda yerinde bize yer tahsis etti. Tarım İl Müdürülüğü içinde ürünlerimizi personele satıyoruz” dedi.

İzmirli tüketici hafta sonu pazara akacak

Atagün, 23 Ocak’tan itibaren köyde her hafta sonu pazar kuracaklarını ve İzmir’den gelecek tüketicilere ürettikleri organik sebze, meyve ve hayvansal ürünleri satacaklarını açıkladı. Bunun yanında köy muhtarlığının üst katında açacakları restoranda da yine organik sebzelerden yapılmış yemekleri satacaklarını belirten Atagün, “Bu restoranda sabahları kahvaltı verilecek, diğer öğünlerde de organik sebzelerden yapılmış köy yemekleri servis edilecek. Organik ürün pazarı için özel tezgahlar yaptık. İlk etapta 15 özel tezgah hazırladık. Tezgahlar tek tip. Pazarda mevsimine göre sebzeler, bulgur, reçel, zeytinyağı, lahana, pırasa her türlü ürünün organiği olacak. Organik ürün pazarına İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Belediyesi ve Tarım İl Müdürlüğü’nden personel getirilecek. Gelişler için belediye otobüs tahsis edecek. Bu şekilde kulaktan kulağa aktarılarak kısa sürede İzmir’den çok sayıda tüketicinin hafta sonu pazara akacağını tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı.

25 üretici organik tarım yapıyor

Köyde sulanabilen 15 bin dönüm tarım arazisi olduğunu kaydeden Karacaağaç Köyü Muhtarı Dursun Atagün,  450 haneli köyde bin nüfus yaşadığını ve 3 bin baş büyük, 3 bin baş küçük hayvan yetiştirildiğini, verimli tarım ve iklim koşulları sayesinde organik tarımda iyi bir potansiyele sahip olduklarının altını çizdi. Atagün, köydeki üreticilerin organik tarım konusunda bilinçlenmesi için kış boyu köyde oluşturulan Tarım Binası’nda Tarım İl Müdürlüğü uzmanları tarafından organik yetiştiricilik dersi aldıklarını belirterek, “İlaçlamada kimyevi olmayan ürünlerin kullanımı, zararlılarla mücadelede arap sabunu, alkol ve yosun gibi ürünlerin kullanımı konularında dersler aldık. Şu anda 25 üretici organik tarım, 2 üreticimiz iyi tarım yapıyor. Aşama aşama köyün tamamı organik tarıma geçecek. Geçiş dönemi bitip organik ürün sertifikası aldıktan sonra organiğe geçiş artacak” şeklinde konuştu.

http://www.kobiden.com/organik-koye-abdden-turist-geldi-almanlar-meyve-istiyor_9377_haber.html

Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği

Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneğinden;  Saygı Değer Üyelerimiz, Dernek Tüzüğümüz uyarınca Yönetim kurulumuzun iki yıllık görev süresi yıl sonu itibariyle sona ermiştir. Dernek Olağan Genel Kurul toplantımız aşağıdaki gündemle, 30.01.2011 Pazar günü Saat:12.00-17.00 arası, Büyükdere Cad.Garaj Sok. Kat:6 Mecidiyeköy-Şişli/İstanbul adresinde yapılacaktır.

GÜNDEM 1-Açılış ve yoklama 2-Genel Kurul Başkanlık Divanı Seçimi 3-Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması 4-Yönetim ve Denetim Kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakeresi 5-Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulunun ayrı ayrı ibrası 6-Tahmini Bütçenin görüşülerek onaylanması 7-Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Asil ve Yedek Üyelerinin Seçimi 8-Yeni Yönetim Kuruluna taşınmaz mal alınması hususunda görev yetki verilmesi 9-Mevcut Üyelik Aidatlarının yeniden belirlenmesi ve güncellenmesi 10-Dilek ve Temenniler, kapanış Dernek Üyesi olarak Genel Kurula katılım hem bir hak hem bir görev hem de bir sorumluluktur.Derneğimizin ve memleketimizin sorunlarının görüşüldüğü bu toplantıya katılmanızı rica eder Genel Kurulun hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.

 ŞEBİNKARAHİSARLILAR YARDIMLAŞMA DERNEĞİ