Monthly Archives: Mayıs 2011

OECD: Tarımda Dünya 7`ncisi Oldunuz Ürün Teşvikleri Bitsin

OECD’nin “Türkiye’de Tarım Politikası Reformlarının Evrimi” başlıklı açıklanan raporunda, tarımda ürün bazlı teşviklerden vazgeçilmesi istendi. Raporda Türkiye’nin ürün bazlı tarım destekleme yerine rekabeti, çiftlik gelirlerini artırıcı ve çevre sorunlarıyla baş edecek politikalara yönelmesi önerildi. EKONOMİK İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Türkiye’nin dünyanın en büyük 7’nci tarım üreticisi, bazı ürünlerde ise dünya lideri olduğunu, rekabeti iyileştirmek için reformlarını hızlandırması gerektiğini bildirdi. Türkiye’de ithal gıda maddelerine karşı ağır korumacılık olduğunu ve çiftçilere yüksek düzeyde desteğin sürdüğünü belirten OECD, Türkiye’nin ürün bazlı destekten vazgeçip; rekabeti, çiftlik gelirlerini artırıcı, çevre sorunlarıyla baş edecek politikalara yönelmesini istedi.

Rekabet gücünü artıracak
“Türkiye’de Tarım Politikası Reformlarının Evrimi” başlıklı OECD Raporu’na göre, tarımda çevre politikalarıyla entegrasyon sağlamak, yasal çerçeveyi güçlendirmek, kurum ve kırsal politikaları reforma tabi tutmak amacıyla çok şey yapıldı. Bu aşamadan sonra Türkiye rekabetçiliğini, üretime destekle çiftliklere desteği ayrıştırmaya yönelik yeni çabalarla yükseltebilecek. Raporda, bu adımların Türkiye’nin gelecekteki olası AB üyeliğine daha iyi hazırlanmasını sağlayacağı savunuldu.

Üretkenliği düşük
OECD Tarım Politikaları ve Çevre Bölüm Başkanı Wilfrid Legg, “Son reformlar önemli iyileştirmeler getirdi. Ancak Türk tarım sektörünün üretkenlik ve verimliliği, küçük, bölünmüş çiftliklere, düşük eğitim düzeyine ve kötü tarımsal-çevresel koşullara bağlı olarak hâlâ düşük. Türkiye, çiftçilerin rekabetçiliklerini artırmaya yardımcı olmaya, çiftlik gelirlerini artırmaya ve çevresel sorunlarla baş etmeye yönelik üretim bazlı çiftlik destek politikalarını değiştirmeli” dedi.

Eker olumlu buluyor.
OECD’nin raporunu Legg ile birlikte sunan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, tarım sektörüne ilişkin analizleri genelde olumlu karşıladığı bildirildi. Eker, şöyle konuştu: “Rapor, tarımsal nüfustaki azalışa rağmen, Türkiye’nin değer itibarıyla tarımsal üretiminde daimi bir artış olduğunu tespit etmiştir. OECD aynı zamanda Türkiye’nin bazı bitkilerde yüksek çeşitlilikte üretim ve güçlü ihracatıyla, küçük çaplı ve tarımsal arazilerde parçalanmaya rağmen gıda güvenliğine küresel düzeyde katkıda bulunacak şekilde dünya lideri olduğunu da göstermiştir.”

Eker: Tarımda her ülkenin kendi çözümleri olabilir
TARIM ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, her ülkenin tarımda kendi şartları ve bu şartlara dayalı olarak da kendi çözümleri olduğunu söyledi. Eker, OECD raporunun açıklanmasının ardından yaptığı basın toplantısında, raporda Türkiye’de uygulanan destekleme modeli üzerinde, eğitim konusu, işletme yapısı, sulama, pazar destekleri, fiyat ve üretim destekleri ile ilgili karşılaştırmalar ve eleştiriler bulunduğunu söyledi.  Uluslararası kuruluşların iktisat teorilerine göre tavsiyede bulunduklarını ama her ülkenin kendi şartları olduğunu ifade eden Eker, şunları söyledi: “Bizim ülkemizin de şartları vardır ve eğer çiftçi eğitimi bir sorun ise o zaman destekleme politikalarınızı da bu eğitimin bir unsuru haline getirirsiniz ve çözüm sağlarsınız. İşte biz de bunu yaptık. Bugün Türkiye’de buğdayda kalite sorunu yoksa bunun en büyük nedeni sertifikalı tohumluğun destekleme kapsamına alınması ve havadan süne mücadelesini yasaklamamızdır.”
Bakan Eker, “OECD, et ithalatından dolayı bir uyarı yaptı mı” şeklindeki soru üzerine de, “OECD’nin bize ne ithalatla ne ihracatla ilgili bir telkini olamaz. Uluslararası kuruluşlar ticaretin liberalleşmesini arzu eder biz zaten bunu yapıyoruz” dedi.

Teşviklerin yüzde 88’i fiyata dayalı yürüyor.
Türkiye’de ekonomik etkinliğin yüzde 8’ini temsil eden tarımsal üretim, GSYİH’da en büyük paya sahip. Türkiye dünyanın 7’nci büyük tarım üreticisi ve fındıktan kestane, kayısı, kiraz, incir, zeytin, tütün ve çaya değin geniş bir ürün yelpazesinde en üst düzeyde üretici ve ihracatçı. Türkiye’nin tarımsal üretiminde son dönemde elde edilen ilerlemeler verimlilikteki iyileşmelerle paralel değil, çünkü çiftliklerin üçte ikisine yakını 5 hektardan az. Üreticilere desteğin yüzde 88’i piyasa fiyatı desteği biçiminde yapılmaya devam ediliyor. Bu, üretim ve ticarete zarar veriyor ve gelirin çiftçilere transfer edilmesi için yetersiz bir yöntem. Türkiye’nin çiftliklerde çalışan ailelere ek kaynak sağlayacak çiftlik dışı faaliyetlere imkân sağlama arayışına girmesi de gerekiyor.

 http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/17671432.asp?gid=384

Çiftçiye, “Garanti Belgesi” Sürprizi…

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, yaptığı düzenleme ile traktör, çim-ot-çit kesme makinaları, çim biçme makinaları ve zincirli testereler dışında bütün tarım makinalarını, zorunlu garanti kapsamından çıkardı. Söz konusu tarım makinalarının satışında, firmalar kendi sorumlulukları çerçevesinde, ihtiyari garanti belgesi düzenleyebilecek. Buna göre, gübreleme makinaları, biçerdöver ve hasat makinaları, hayvancılık sektöründe kullanılan ekipmanlar, tarımsal mücadele ekipmanları satışında, alıcı talep etmedikçe, garanti belgesi verilmesi zorunluluğu bulunmuyor. Söz konusu makinaların satışında, ”satış sonrası hizmetleri yeterlilik belgesi”nin aranması da gerekmiyor.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, ”Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik” ile ”Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”te değişiklik yaptı. Resmi Gazete’nin 24 Nisan 2011 tarihli sayısında yayımlanan değişiklikler ile birçok makina, ”garanti belgesi ile satılma zorunluluğu bulunan mallar” listesinden ve ”Tükecinin Korunması Hakkında Kanun Uyarınca Satış Sonrası Hizmet İstenecek Ürünler” listesinden çıkarıldı.

Yönetmelik değişiklikleri uyarınca, 25 Mayıs 2011’den itibaren, liste dışına çıkarılan mallar için satış sırasında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı onaylı garanti belgesi düzenlenmesi zorunluluğu bulunmuyor.

Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) Genel Sekreteri Selami İleri, söz konusu düzenlemelerin, ”üretici-tüketici” ayrımı gözetilerek yapıldığını düşündüklerini belirterek, yaptığı açıklamada, şu değerlendirmede bulundu:

”Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, (tüccar ve çiftçinin tüketici olmadığı, aldıkları ürünü üretim amacıyla kullandığı) yorumu yapılıyordu. Bu nedenle, çiftçi veya tüccarın aldığı mal ile ilgili bir sorun olduğunda, bunun tüketici mahkemelerinde değil, ticaret mahkemelerinde çözülmesi gerektiği düşünülüyordu. Sanıyorum düzenleme, yatırım ve üretim amacıyla alınan mallara yönelik.

Traktörün zorunlu garanti belgesi kapsamında bulunması, Trafik Kanunu’ndaki tescil durumundan kaynaklanıyor. Çim-ot-çit kesme makinaları, çim biçme makinaları ve zincirli testereleri ise büyük çoğunlukla, tarımsal üretim amacıyla değil, hobi amacıyla tüketiciler tarafından kullanılıyor. Sanırım onun için zorunlu garanti belgesi kapsamında bırakıldı.”

-”REKABET FAZLA ÇİFTÇİNİN KAYBI OLMAZ”

Yeni yönetmelik uyarınca, 25 Mayıs 2011 tarihinden itibaren traktör, çim-ot-çit kesme makinaları, çim biçme makinaları ve zincirli testereler dışında bütün tarım makinaları zorunlu garanti belgesi kapsamından çıkarıldı. Firmalar kendi sorumlulukları çerçevesinde, ihtiyari garanti belgesi düzenleyebilecek. İhtiyari garanti belgesinin içeriği ve garanti şartlarına ilişkin hususlar, imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı firma tarafından belirlenecek. Bu belgelerin onaylanması için ayrıca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na başvurulması gerekmiyor.

Türkiye’de tarım makinalarının kayda değer bir bölümünün sübvansiyonlu Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri kredisi ile veya Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yürütülen kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi projesi kapsamında yüzde 50 hibe ile satıldığına işaret eden TARMAKBİR Genel Sekreteri Selami İleri, bu tür satışlarda mutlaka satılan mala ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı onaylı garanti belgesi istendiğine dikkati çekti.

Ayrıca teşvik belgesi kapsamındaki satışlarda, Kamu İhale Kanunu gereği yapılan ihalelerdeki satışlarda da garanti belgesi istendiğini hatırlatan İleri, ”Kamu kurum ve kuruluşlarının mevzuatları gereği istenilen Tarım Makinalarının Garanti Belgeleri için uygulamanın nasıl olacağı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından 25 Mayıs 2011 tarihine kadar belirlenip ilan edilmesini bekliyoruz” dedi.

Olaya tarım makinaları açısından bakıldığında, sektörde rekabet çok yoğun olduğu için, üreticilerin, satıcıların, mümkün olan en fazla garanti ve satış sonrası hizmeti sağlamak için yarıştığını, düzenlemeden sonra garanti belgesinin düzenlenmesi ve şartları konusunda çiftçiler açısından bir sorun yaşanmasını beklemediklerini ifade eden Selami İleri, ”Çiftçi garanti vermeyen firmaya gitmez, garanti ve servisi şartları iyi olan firma avantaj sağlar” dedi.

Yönetmelik değişikliğinde yer alan ”satış faturasının garanti belgesi sayılmaması” ile ilgili hüküm konusunda da TARMAKBİR Genel Sekreteri Selami İleri, ”Zaten önceden de satış faturası garanti belgesi yerine geçmiyordu. Kamuoyunda yanlış bir bilgilenme söz konusuydu. Şimdi bu konuya açıklık getirilmiş oldu. Satıcı, bakanlığın onayı ile düzenlenen garanti belgelerini satış sırasında alıcıya verecek” diye konuştu.

Yönetmelik uyarınca, bakanlıkça onaylanmış belgeye uygun olarak hazırlanacak garanti belgesinin tasdik edilerek tüketiciye verilmesini temin etmek ve ayrıca, bu yükümlülüğün yerine getirildiğini ispat etmekle satıcı, bayii veya acenteler sorumlu olacak.

 http://www.stargazete.com/ekonomi/ciftciye-garanti-belgesi-surprizi-haber-347364.htm