Monthly Archives: Haziran 2011

BM Tarımda ‘Azla daha çok üret’ Modeline Geçiyor

Birleşmiş Milletler (BM) Tarım ve Gıda Örgütü (FAO), 2050’ye kadar küçük ölçekli tarım işletmelerini hedef alarak daha fazla gıda üretimini amaçlayan bir girişim başlattı. FAO, ‘Azla daha çok üretme’ adını verdiği yeni yaklaşımla, ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerde yer alan yaklaşık 2.5 milyar az gelirli  çiftçi aileye, verimi artırmak için sağlıklı tarım  ekosistemi kurmaya, üretim masraflarında tasarruf etmeye, sağlık ve eğitimlerine yatırım yapmaya yardım edecek.

Tasarrufu öğrenmeli

Dünyü nüfusunun 2050’de 9.2 milyara çıkmasının beklendiğini kaydeden FAO Başkanı Jacques Diouf, “Dünya nüfusunu ‘doyurmak’ için  gıda üretimini dünya genelinde yüzde 70, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 100  artırlak gerekiyor” dedi. 1961 ile 2000’li yıllarda tarımda üretimi artırmak için geliştirilen tekniklerin işe yaradığını belirten Diouf, “Evet üretim arttı ancak bunun sürdürülebilir çevre açısından bir maliyeti oldu. 2050 yılında dünya nüfusunun ihtiyaçları göz önüne alındığında mevcut su ve toprak maliyetine,  bakıldığında küçük çiftçilerin rekabet etmesi imkansız görünüyor. Tarım sektörü yeni milenyumun ihtiyaçlarını karşılamak için, tasarrufu öğrenmek zorunda” diye konuştu.

Yüzde 80 verimlilik

FAO, iş gücünün azaltılması, yeni sulama tekniklerinin kullanılması gibi teknikleri içeren yeni yaklaşımla bir çok çiftçinin elindeki doğal kaynaklardan daha fazla yararlanabileceğini belirten Diouf şunları söyledi: “Doğru tekniklerle çiftçiler, su ihtiyacını yüzde 30, enerji  maliyetlerini de yüzde 60’a kadar azaltabilirler. Çiftçilere yönelik yeni programımızda, doğal tohumlama ve doğru zamanda doğru miktarda gübreleme yöntemleri ile doğanın ihtiyaçlarımıza katkısını artıracağız.”

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/18024603.asp?gid=384

Makine Ekipman Hibe Desteklemesi Giresun Sonuçları

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, uygulanmakta olduğu Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı çerçevesinde tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaştırmak ve zor şartlarda bedenen çalışan üreticilerimizin işlerini kolaylaştırmak amacıyla çiftçilerin satın alacakları Makine ve Ekipmanlara  % 50 karşılıksız hibe desteği vermek suretiyle desteklemektedir.

Makine ve ekipman alımları kapsamında 2011 yılında 4200 çiftçi müracaatta bulunmuştur. Bakanlığımız tarafından İl Tarım Müdürlüğümüze tahsis edilen 3.400.000,00 TL ödeneğin uygulama rehberi çerçevesinde gerekli değerlendirmeler yapılarak hibe almaya hak kazananlar belirlenmiştir.

Program kapsamında 2018 adet motorlu tırpan, 615 adet atomizör,          455 adet el traktörü, 83 adet hububat harman makinesi, 38 adet çayır biçme makinesi, 69 adet süt sağım ünitesi (makinesi) ve soğutma tankı, 8 adet arıcılık makine ve ekipmanları, 12 adet biçer bağlar makinesi, 1 adet silaj makinesi, 3 adet yem hazırlama makinesi ve 3 adet buz üretme makinesi olmak üzere toplam 3305 çiftçimize 3.400.000,00 TL karşılıksız hibe desteği verilecektir.

Hibe almaya hak kazanan çiftçiler İl Tarım Müdürlüğümüz ve İlçe Tarım Müdürlüklerimiz ile en geç 04.07.2011 tarihi mesai bitimine kadar hibe sözleşmesini imzalayarak 2 ay içerisinde hibe almaya hak kazandıkları makine ve ekipmanlarını satın alacaklardır.

Hibe almaya hak kazananların, yedeklerin ve reddedilenlerin listesi http://www.giresuntarim.gov.tr internet adresinde yayımlanmıştır.

                                                       İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ 

http://www.giresuntarim.gov.tr/tarm2/genhaber.aspx?kod=537

Gıda Katkı Maddeleri

Günümüzde endüstrinin gelişmesi, besinlerin üretim ve tüketim ilişkileri gıda katkı maddelerinin kullanımını teknolojik bir zorunluluk olarak ortaya koymaktadır. Ev dışında çalışanların artması, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, besin hazırlama için kısıtlı zaman kalması veya besinleri pratik bir şekilde hazırlama isteği yarı-hazır veya ticari olarak tamamen hazırlanmış olan besin üretimini teşvik etmiş, bu da gıda katkı maddelerinin kullanımını kaçınılmaz kılmıştır.

Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Gıda Katkı Maddeleri’ni “gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılan maddelerdir” şeklinde tanımlanmaktadır.

Gıda Katkı Maddesinin Sınıflandırılması

Tanımdan da anlaşılacağı gibi gıda katkı maddeleri kullanım amaçlarına göre 4 grupta sınıflandırılır.

1. Kaliteyi koruyarak raf ömrünü uzatanlar (prezervatifler, koruyucular).
2. Yapıyı ve hazırlama, pişme özelliğini geliştirenler.
3. Aromayı ve rengi geliştiriciler.
4. Besin değerini koruyucu, geliştiriciler.

Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde çeşitli amaçlarla kullanılan 300 civarında katkı maddesi yer almaktadır. Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde, besin etiketinde içindekiler kısmında besine katılmış olan katkı maddesinin fonksiyonu ile birlikte adı veya E kodunun yazılması zorunludur.

Uluslararası Numaralandırma Sistemi (INS-International Numbering System) ve E Kodu

Her gıda katkı maddesinin uluslararası kabul görmüş bir numarası vardır. Örneğin 621:Monosodyum glutamat (MSG), 102:Tartrazin vb. Avrupa Topluluğu’nda kullanımına izin verilen katkı maddelerine “European” kelimesinin baş harfi olan E kodu verilmiştir. E621:MSG, E102:Tartrazin gibi. Aroma maddelerine E kodu ve numara verilmemiştir. Çünkü bu grup çok geniştir. Yaklaşık olarak 340 gıda katkı maddesi varken, aroma maddelerinin sayısı 1700 civarındadır.

Gıda Katkı Maddelerinin Sağlık Üzerine Etkileri

Gıda katkı maddeleri duyarlı kişilerde alerjik reaksiyonlar, deri döküntüleri ve astıma neden olabilir. Katkı maddelerine duyarlı kişiler olabilir. Ayrıca besinlere olan alerjik reaksiyonlar katkı maddelerine olan reaksiyonlardan çok daha yaygındır. Katkı maddeleri zıt reaksiyonları teşvik etmekten çok, önceden varolan duyarlılığı arttırmaktadır.

Gıda katkılarının riskleri ve yararları değerlendirildiğinde unutulmamalıdır ki; mikroorganizma kontaminasyonu ile oluşan gıda zehirlenmeleri, katkı maddelerinin etkisiyle tetiklenen astım atakları ve ürtiker vakalarından binlerce kez daha fazladır. Çok az sayıdaki kişi gıda katkılarına hassas olduğundan; bu kişilerin gıda etiketlerini okuyarak, bunlardan sakınmaları en iyi önlemdir.

Pek çok kişi marketlerde alışveriş yaparken üzerinde E kodu gördükleri ürünleri rafa geri bırakmaktadır. Hâlbuki o kod, ürüne eklenen gıda katkı maddelerinin belirli bir limite bağlı kaldığının kanıtıdır. Şimdilerde firmalar insanların bu hassasiyetini bildikleri için etiketlere E kodu yazmaktansa direkt olarak bütirik asit gibi kimsenin anlamayacağı dilden yazılar yazmaktadır. Halk arasında en zararlı gıda katkı maddesi gözü ile bakılan E 330 kodlu sitrik asit’in sebze ve meyvelerde bolca bulunan C vitamini olduğunu biliyor muydunuz? Eğer böyle bir etkisi olsaydı şu an yeryüzündeki herkes kanser vs olurdu. Etiketinde sitrik asit yazan bir ürünü almaktansa E 330 yazılı bir ürünü seçmek sanılanın aksine daha sağlıklı bir tercih olacaktır. En azından belli kriterlere bağlı kalınarak bu katkı maddesinin eklendiği düşüncesine sahip olunabilir. Aksi taktirde o üründe sitrik asit var, ama ne kadar? Bunun dozunu kimse bilemez.

Gıda katkı maddeleri uygun şekilde kullanıldığında, yani izin verilen katkı maddesi, izin verilen besinlerde, izin verilen miktarlarda ve yasalara uygun şekilde kullanıldığında yararlandığımız ve sağlık riskleri minimize edilmiş maddelerdir. Uygun gıda katkı maddeleri kullanımı ile ürün çeşitliliği artmakta ve besin kayıpları azalmaktadır. Gıda katkı maddelerinin uygun kullanımı üretici, tüketici ve devlet işbirliğini gerektirmektedir. Üreticiler, ürettikleri besinin kalitesini üretim aşamalarında, satışa sunmadan önce kontrol etmeye önem vermelidir. Tüketiciler gıda katkı maddeleri konusunda bilinçlendirilmelidir.

Doğru Bilinen Yanlış: Gıda Katkı Maddeleri Kanser Yapar!

Yapılan bilimsel çalışmalar tüm kanser nedenlerinin % 1’inden daha azının gıda katkı maddelerinden kaynaklı olabileceğini göstermektedir. Hatta bazı katkı maddeleri sanılanın aksine kanserojen maddelerin oluşumunu ya da etkisini engelleyici niteliktedir. Genelde koruyucu amaçlı kullanılan gıda katkı maddeleri besinin raf ömrünü arttırıcı, lezzet verici niteliktedir. Buna karşılık sigaranın kanser riskini % 30 oranında arttırması hep unutulan bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, hiçbir gıda katkı maddesi toksik değildir. Toksik olan dozudur. Mesela aspirin “Yüzyılın İlacı” olarak seçilmiştir. Peki, siz her derde deva diye 1 kutu aspirin yutarsanız ne olur? Mideniz hemen yıkanmaz ise ÖLÜRSÜNÜZ! Biz diyetisyenlerce “günde 2-3 litre tüketilsin” şeklinde önerdiğimiz su bile aşırı miktarda içildiğinde toksik etki yaratır.

Diğer bir örnek: Yapay tatlandırıcılar ilk olarak 1900’lü yılların başında ortaya çıkmış, 1940’lardan beri tüm dünyada hem şeker hastaları hem de sağlığına özen gösterenler tarafından yoğun olarak kullanılmaktadırlar. Günümüzde en fazla kullanılan yapay tatlandırıcılardan biri olan aspartam üzerinde 200’ü aşkın bilimsel çalışma yapılmış, yüksek dozlarda kullanımında dahi zararlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Aspartam kullanımı Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmıştır.

1939 yılında yapılan küçük çapta bir araştırmada sakarin içeren yapay tatlandırıcıların ratlarda (sıçanlarda) mesane kanserine yol açtığı saptanmıştır. Ancak bunu izleyen çalışmaların hiçbirinde benzer bir etkiye rastlanmamıştır. Zaten bilim dünyasında “hayvan modelinde karşılaşılan bir durum insanlarda da aynen gerçekleşir” diye bir durum söz konusu değildir. 67 yıldır yapılan çalışmalarda çok daha yüksek dozlarda insanlara verilen bu yapay tatlandırıcılarda benzer bir yan etkinin görülmemesi üzerine, bugün bizler danışanlarımıza Dünya Sağlık Örgütü’nün onay verdiği bu yapay tatlandırıcıları önermekte ve kullanımlarında bir sakınca görmemekteyiz. Bu şekilde bir kanının oluşmasında 20. yüzyılın sonlarına doğru bulunan aspartamın rolü büyüktür. Aspartam piyasada sakarinin önüne geçmiştir. Sonraları sakarinin aspartama “çamur at izi kalsın” mantığı ile misilleme olarak unutkanlık, Alzheimer, MS hastalığı yaptığına dair demeçlerin verilmesi sonucu her 2 grup yapay tatlandırıcı da “kötü” olarak hafızalara kazınmıştır. Ancak tüm tatlandırıcılar gerek diyabetliler gerekse formuna dikkat edenler ve aileleri tarafından rahatlıkla kullanılabilirler. Formda kalmak, şekerin zararlı etkilerine maruz kalmamak ve ağız tadından vazgeçmemek için yapay tatlandırıcılar güvenle kullanılabilir.

Dünya Sağlık Örgütü ADI değerleri ile (Acceptable Daily Intake) günlük alınmasına izin verilen miktarları saptamıştır. Örneğin aspartam için 40 mg/kg ADI değeri saptanmıştır. Yani gün içerisinde ağırlığınızın her 1 kg’ı için 40 mg aspartama müsaade edilmektedir. Bu da 70 kg ağırlığındaki bir kişi için (70 x 40) 2800 mg aspartama eşittir. Örneğin Canderel firmasının yapay tatlandırıcılarını ele alırsak; her bir tablette 18 mg aspartam bulunmaktadır. Bu kişi 1 gün içerisinde (2800 / 18) 155 adet tatlandırıcı kullanabilir. Hele ki daha düşük dozda (10 mg) aspartam içen Demi Canderel’i tercih ettiğinde (2800 / 10) 280 adet tatlandırıcı tüketebilir. O nedenle medyada şişirilen bazı haberlere inanmadan önce o yazının hangi kaynaktan sunulduğuna bir bakınız. “Dış Haberler” yazılarak kaynak gösterilmeden belirtilen pek çok haber asılsızdır. Seçici davranmak sizin elinizde. Gerekirse bir diyetisyene danışmaktan asla kaçınmayınız.

 http://www.tarimsalhaber.com/gida/gida-katki-maddeleri.htm

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kuruldu

Yeni Bakanlar Kurulu yapısı 8 Haziran 2011 Tarihli ve 27958 Sayılı Resmî Gazete`nin – Mükerrer sayısında yayımlandı. Buna göre, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak değiştirildi. GAP Bölge Kalkınma İdaresi`ne ilave olarak Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi ile Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıkları da kurulmuş oldu. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü kapatılırken yeni genel müdürlükler şu şekilde teşkil etti:

a) Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü b) Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü c) Hayvancılık Genel Müdürlüğü ç) Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü d) Tarım Reformu Genel Müdürlüğü e) Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü f) Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü g) Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ğ) Strateji Geliştirme Başkanlığı h) Hukuk Müşavirliği ı) Personel Genel Müdürlüğü i) Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı j) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği k) Özel Kalem Müdürlüğü Hükümetin Meclis`ten aldığı kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisine dayanarak yaptığı çalışma tamamlandı. Açıklamayı ise Başbakan Erdoğan yaptı. İşte Erdoğan`ın konuşmasından satırbaşları; 12 Haziran seçimlerinin ardından yeni hükümetin kurulmasıyla oluşacak yapıdır.

Yeni bakanlıklar ve bakanlarımız yeni hükümet kuruluncaya kadar görevlerini sürdürecek. Biz 57. hükümetten görevi devir aldığımızda toplam 36 bakanlık bulunuyordu. Koalisyon hükümetlerinin ülkeye verdiği zararın en büyüğü bakanlık sayısının fazla olmasıdır. Her partiyi memnun etmek amacıyla sürekli baknlık kurulmuştur. 58. hükümeti kurunca yaptığımız ilk icraatlarımızdan biri bakanlık sayısını 36`dan 24`e düşürdük. Bakanlar Kurulu`nun her hafta toplanmasını sağladık. Karar alma süreçleri çok hızlı işlemesi gerekirdi, bunu başardık. Bürokrasi teşvik edilmiş ve motive edilmiştir. Zaman zaman ortaya çıkan isteksizliğin aşılması sağlanmıştır. Bürokratik oligarşi hala aşılamamıştır. Bu yavaşlatılmanın ortadan kaldırılması gerekiyor. Mevcut aksaklıkları gidermeyi, idarenin çok hızlı çalışmasını amaçlamaktadır. Çıraklık ve kalfalık döneminin bize sağladığı tecrübenin ustalık döneminde rahatlık sağlayacaktır. Sosyal yardımlar noktasında birkaç bakanlık uhdesinde farklı kurumlar faaliyet gösteriyor. Kimi zamanlar sorunlar ortaya çıkıyor. Yeni yapılanmadaki bir diğer gayemiz de 2023`te Türkiye`yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmaktır. Yeni kabine Başbakan dahil 25 üyeden oluyor. Dört adet başbakan yardımcısı ve 20 adet icracı bakandan oluşuyor 1- Başbakan 2- Başbakan Yardımcısı 3- Başbakan Yardımcısı 4- Başbakan Yardımcısı 5- Başbakan Yardımcısı 6- Adalet Bakanlığı 7- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 8- Avrupa Birliği Bakanlığı 9- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 10- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 11- Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı 12- Dışişleri Bakanlığı 13- Ekonomi Bakanlığı 14- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 15- Gençlik ve Spor Bakanlığı 16- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 17- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 18- İçişleri Bakanlığı 19- Kalkınma Bakanlığı 20- Kültür ve Turizm Bakanlığı 21- Maliye Bakanlığı 22- Milli Eğitim Bakanlığı 23- Milli Savunma Bakanlığı 24- Sağlık Bakanlığı 25- Ulaştırma Bakanlığı Artık bakan yardımcılığı görevi ihdas ediyoruz. Her bakanla müsteşar arasında bakan yardımcılığı ihdas ediyoruz. Milletvekilleri dışından atama gerçekleştirilecek. Bu yardımcılar hükümetle gelecek, hükümetle gidecek. İşlerinin uzmanı, sektörü bilen kişilerden seçilecek. Özel sektörden de bu makama atama yapılabilecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, kadın, çocuk, yaşlı ve engellilerin sorunlarıyla ilgilenecek. Şehit yakınlarıyla doğrudan sorumlu olacak. SHÇEK`in yönetimini il özel idarelerine devrediyoruz. Ankara`dan idaresi istenilen şekilde olmuyor.

http://www.tarim.gen.tr/?sayfa=haberler&id=7237&baslik=gida_tarim_ve_hayvancilik_bakanligi_kuruldu

İşkur’a Giden Engelliye Maaş

Yönetmelikte yapılan değişiklikle Türkiye İş Kurumunca düzenlenen meslek kurslarına katılan engelli kişilerin 2022 Sayılı Kanundan doğan haklarını kaybetmelerinin önüne geçildi. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın  ortak  çalışmalarıyla, 08.06.2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz  Türk Vatandaşları İle Özürlü ve Muhtaç  Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik”te bazı  değişiklikler  yapılmıştır. Değişiklikle   birlikte, Türkiye   İş   Kurumu ’nca düzenlenen meslek kurslarına  katılan  özürlü kişilerin 2022 Sayılı Kanun’dan doğan haklarını kaybetmelerinin önüne geçilmiştir.

Ayrıca 6111 sayılı Kanun ile yersiz ödenen aylıkların yüzde 50 fazlasıyla geri alınması  uygulaması da yeniden düzenlenerek, geri  ödeme  uygulamasında bu tutarların Tüketici   Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık  değişim  oranları hesaplanarak geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.

“5510 sayılı  Sosyal   Sigortalar  ve Genel Sağlık  Sigortası  Kanunu”n 5. Maddesi’nde kamuoyunda Torba Yasa olarak bilinen “6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle  Sosyal    Sigortalar  ve Genel Sağlık  Sigortası  Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 24. maddesi ile yapılan düzenleme çerçevesinde  Türkiye   İş   Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme  eğitimlerine katılan kursiyerler Genel Sağlık  Sigortası  kapsamına alınmış olup, Yönetmelik’te yapılan son  değişiklik  neticesinde; geçici nitelikte olan bu kurslara  katılan özürlülerin 2022 sayılı Kanun’dan doğan haklarını kaybetmemeleri sağlanmıştır.

 Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın  ortak  çalışmalarıyla, 08.06.2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz  Türk Vatandaşları İle Özürlü ve Muhtaç  Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik”te bazı  değişiklikler  yapılmıştır.

Değişiklikle   birlikte, Türkiye   İş   Kurumu ’nca düzenlenen meslek kurslarına  katılan  özürlü kişilerin 2022 Sayılı Kanun’dan doğan haklarını kaybetmelerinin önüne geçilmiştir.

Ayrıca 6111 sayılı Kanun ile yersiz ödenen aylıkların yüzde 50 fazlasıyla geri alınması  uygulaması da yeniden düzenlenerek, geri  ödeme  uygulamasında bu tutarların Tüketici   Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık  değişim  oranları hesaplanarak geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.

“5510 sayılı  Sosyal   Sigortalar  ve Genel Sağlık  Sigortası  Kanunu”n 5. Maddesi’nde kamuoyunda Torba Yasa olarak bilinen “6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle  Sosyal    Sigortalar  ve Genel Sağlık  Sigortası  Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 24. maddesi ile yapılan düzenleme çerçevesinde  Türkiye   İş   Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme  eğitimlerine katılan kursiyerler Genel Sağlık  Sigortası  kapsamına alınmış olup, Yönetmelik’te yapılan son  değişiklik  neticesinde; geçici nitelikte olan bu kurslara  katılan özürlülerin 2022 sayılı Kanun’dan doğan haklarını kaybetmemeleri sağlanmıştır.

http://www.tarimsektor.com/haber/2474/Iskura_giden_engelliye_maas.html