Monthly Archives: Ocak 2012

Ekmek Küçülüyor, İsraf Azalıyor

Ekmekteki kepek miktarı artarken, tuz oranı ve gramaj düşecek. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı böylece obezite sayısının ve israfın azalmasını amaçlıyor. Toplumda giderek yaygınlaşan obezitenin yanı sıra yüksek tansiyonu da önlemeyi planlayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, israfın önüne geçmek için de ekmeğin gramajını düşürüyor. Fırıncı odaları ekmeğe standart getiren uygulamayı olumlu buldu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, vatandaşın sağlıklı gıda tüketmesi için yeni bir adım daha atıyor. Obezite ile mücadele kapsamında ekmekte kullanılan tuz miktarı azaltılıyor. 2012 yılında üretilecek normal ekmeklerde kepek miktarı artırılırken, ekmeğin gramajı da 300 gramdan 250 grama düşürülüyor.

Başbakanlık’a gönderilen yönetmelik taslağı, yeni yılda ekmeğin hangi fırından alındığının bilinmesini zorunlu hale getiriyor. Yönetmelik, AB’ye uyumlu, gıda işiyle uğraşan her alandaki mükellefe sorumluluk getiriyor. Bakanlık, gıda işletmelerindeki hijyen çıtasının yükseltilmesi için teşkilatlanmasını yeniden gözden geçiriyor. Gıda şirketlerinin il, ilçe ve merkez teşkilatlarından izlenebilmesi için gerekli altyapı kuruluyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, halen 600 bin kişi Türkiye’de açlık sınırında yaşarken, günlük 5 milyon ekmek çöpe atılıyor. Yönetmelikle ekmek israfı büyük ölçüde azalacak

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD769_ekmek-kuculuyor-israf-azaliyor.html

Bitki Çaylarını Çok Fazla Kaynatmayın

Özellikle kış mevsiminde çok fazla tüketilen ıhlamur, kekik, kuşburnu ve ada çayı gibi bitkisel çayların dakikalarca kaynatılmasının yanlış olduğu bildirildi. Sivas Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü İhsan Aslan, yaptığı açıklamada, havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların bitkisel çaylara yöneldiğini söyledi. Bitki çaylarından gerekli faydayı alabilmek için bir defa demlenip tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, özellikle kış hastalıklarından korunmak isteyenlerin bitki çaylarını tercih ettiğini, ”doğru bilinen yanlışlar” nedeniyle birçok kişinin bu çaylardan gerekli faydayı göremediğini ifade etti.   Bitkilerin suyla birlikte dakikalarca kaynatılmaması gerektiğine dikkati çeken Aslan, şunları kaydetti: ”Vatandaşlar arasında yaygın olarak kullanım şekli; bitkileri çaydanlığın içerisine koyup üzerine su ilave ederek dakikalarca kaynamasını bekleme ve bittikçe üzerine su takviyesi yaparak tekrar tekrar kaynatma şeklindedir. Bu şekilde bitki çaylarının dakikalarca kaynatılması, içerisindeki vitaminleri öldürür ve elde edilen çaydan hiçbir fayda alınmaz.

Suyu kaynattıktan sonra bir başka kap içerisine bitki çaylarını koyup onun üzerine kaynar suyu ilave edip sararak ağzı kapalı bir şekilde bekletip demlemeye bırakmak lazım. Bu tıbbi ve aromatik bitkiler grubunun tamamı için geçerlidir. Eğer devamlı kaynatılırsa içerisindeki yararlı mineraller ölür. Boşa içilmiş olur. Asıl yararlı maddeler gider. Mesela C vitamini yüksek derecedeki ısıda tamamen parçalanır ve kaybolur. Tekrar tekrar kaynatma gibi bir durum olmaması lazım. İlk kaynatmada vitaminlerin alınması gereken bölümleri alınır. Bizim için önemli olan aromatik yağlar kısmıdır. Suda ilk olarak onlar çözülür. Bir demleme en uygunudur. Tekrar tekrar demleme ve kaynatmada sadece bitkinin rengi çıkar, vitamin anlamında bir şey kalmaz. O nedenle bitki çaylarını bir kullanımlık yapmak gerekir.”

Kış aylarında en fazla ıhlamur, kekik, kuşburnu ve ada çaylarının tüketildiğini söyleyen Aslan, bu çayların işlenmiş değil doğal olmasına da dikkat etmek gerektiğini söyledi. İşlenmiş hap haline getirilmiş ürünlerin sağlık açısından sakıncalı olabildiğine dikkati çeken Aslan, ”Günümüzde tüketiciyi yanlış yönlendiren bir hapın tüm hastalıklara iyi geldiğine yönelik reklamlar var. Kesinlikle böyle bir şey olamaz. Biz doğal ürünlere kimyasal bulaşmasın istiyoruz. Ürünler ne kadar çok kimyasalla muamele görürse o kadar çok tehlike çanları çalar.

Mutlaka bir kalıntısı kalır ve oda vücuda girer” dedi.  -”Siyah çayı açık ve şekersiz tüketin”-  Bitki çaylarının yanı sıra siyah çayın da Türk toplumunda fazla miktarda tüketildiğini belirten Aslan, çayın açık ve şekersiz tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.   Çayın içinde ”tein” denilen sağlık açısından çok faydalı bir madde olduğunu anlatan Aslan, şu bilgileri verdi:   ”Çay, kalp krizi riskini azaltır.

Cildi temizler, kan dolaşımını hızlandırır, uyarıcıdır. Zihin açar, uyku açıcıdır. Vücut ihtiyaç duyduğu sıvıyı almış olur, böbrek açısından faydalıdır. Yapılan araştırmalarda kansere de iyi geldiği biliniyor. Sıcak içildiği zaman vücudu rahatlatıcı ve dinlendirici özelliği vardır. Çayın bir de antioksidan özelliği vardır. Vücutta bir nevi mikrop öldürücü gibi çalışır. Fazla çay tüketimi sağlık açısından faydalı ama açık ve şekersiz tüketilmesi gerekiyor. Çok demli içildiği taktirde demir bağlayıcı özelliği aktif hale gelir ve kandaki demiri bağlar. Açık çay istenildiği kadar içilebilir. Mevcut şekerler kimyasal işlemlerden geçmiş beyaz şekerlerdir. Vücut şeker ihtiyacını günlük tükettiğimiz meyveler olsun, ekmek olsun buralardan karşılayabiliyor. Uzak durulması gereken üç beyazdan birisidir.”

 http://www.samanyoluhaber.com/saglik/bitki-caylarini-cok-fazla-kaynatmayin/725679/

Yeni Yıla Ağaç Keserek Değil, Fidan Dikerek Girelim

“Yeni Yıla Ağaç Keserek Değil, Fidan Dikerek Girelim” kampanyası çerçevesinde bugün Vali Dursun Ali Şahin’in de katılımıyla Orman Bölge Müdürlüğünce vatandaşlara  bin 500 fidan dağıttı. Atapark’ta düzenlenen fidan dağıtım töreninde “Yeni yıla ağaç keserek değil, ağaç dikerek girmenin şerefini, onurunu yaşıyorum” diyerek sözlerine başlayan Vali Şahin şunları söyledi. “Bölge müdürüm geldiği günden bu yana Giresun’da mührünü vuruyor. Bütün dolgu alanlarını önümüzdeki günlerde dozerle düzelterek tamamını ağaçlandıracağız. Dolgu alanlarını toprak ağaç ve suyu birleştireceğiz. Ayrıca bu sene köy yollarımıza iki taraflı meyve fidanı dikerek iyi bir sonuç aldık. Bunun yanında Şebinkarahisar’da bayağı ceviz ağacı diktik.

İki tane Bal Ormanı yaptık. Ihlamur ve çiçek üreten bitkileri seçerek organik balın daha fazla yaygınlaştırılması ve dünya standartlarında bir numara olmak için ıhlamur, defne ve akasya ağaçları dikerek Bal Ormanı yaptık. Bunun ötesinde Şebinkarahisar’da Üniversite bahçesine 250 dönüm Bal Ormanı yapıyoruz. Orada ceviz, dut ve akasya, ıhlamurla Bal Ormanı kuracağız. Sadece bu bal ormanıyla değil bütün ilçelerimizde orman işletme müdürlüklerimizi ağaç dikimi seferberliği ilan edilmiştir. Nasıl ki biz buraya geldikten sonra okuma-yazma alanına seferberlik ilan ettikse, ilimizin ağacı bol olsa da, % 36 sı ağaç kaplı olsa bile yine biz ağaç dikme konusunda seferberlik ilan ettik. Çünkü bizim inancımız bunu gerektirir.

Elimizdeki fidanı son anımıza kadar dikmeliyiz. Hayırlı olsun.”    Milli orman seferberliği çerçevesinde Yeni  yıla ağaç keserek değil, fidan dikerek girilmesi için vatandaşımızı bilinçlendirmek adına bir kampanya başlattıklarını belirten Orman Bölge Müdürü Ali Kaya da “Bu kampanya çerçevesinde vatandaşlarımıza yeni yılda dikmeleri için bin 500 adet çam fidanı dağıtmaktayız. Orman varlıklarımızı korumak adına Milli Ağaçlandırma Seferberliğimiz de devam etmektedir.”dedi. Tören, fidanların dağıtımıyla sona erdi.

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberleri_goster.aspx?haber_ID=4732

Tarladan Sofraya Havucun Serüveni

Beypazarı’ndaki havuç sökümleri, soğuk ve yağışlı havaya rağmen devam ediyor. Havuç’ta marka haline gelen Beypazarı’nda kışlık havuçların söküm hızı şu günlerde tüm hızıyla sürüyor. Bu yıl ki rekoltenin 125 bin tonu bulduğu Beypazarı’nda işçiler, soğuğa rağmen söküm işine devam ediyor. Türkiye’den dünyaya açılan Beypazarı havucunu özel kılan, yetiştirildiği toprağın yapısı ve bakımı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Beypazarı İlçe Müdürü Beytullah Ertan, sonbahar donlarının erken vurması sebebiyle havucun bundan etkilendiğini ama genel kalitede bir düşüş yaşanmadığını söyledi. Haziran ayında ekimi yapılan kışlık havucun hasadı kasım ve aralık ayında gerçekleşiyor. Havucun hasat serüveni; işçilerin sabahın erken saatlerinde tarlalarda işe koyulmalarıyla başlıyor. Topraktan kazılan ve sökülen havuçlar çuvallara doldurularak traktörlerle yıkama tesislerine gönderilip bu tesislerde yıkanarak temizleniyor. Havuçlar daha sonra paketlenerek tezgahlara ulaştırılıyor.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD753_tarladan-sofraya-havucun-seruveni.html

http://www.tarimtv.gov.tr/VD226_koku-ve-basi-yenilen-sebzeler.html

Enerji Tarımı Araştırmaları Merkezi Faaliyete Geçti

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (KTAE) bünyesinde kurduğu Enerji Tarımı Araştırmaları Merkezi (ETAM) faaliyete geçti. Merkezde tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için yenilebilir tarımsal kaynaklardan biyodizel, biyoetonol, biyogaz, biyomas gibi enerji kaynakları üretilecek. Merkezde yapılacak bilim çalışmaların ise ülkedeki yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelinin ve ülke politikalarının belirlenmesine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Enerji Tarımı Araştırma Merkezi’nin işlevine ilişkin bilgi veren KTAE Müdürü Dr. Hasan Özcan, ETAM’ın ülke genelinde yenilebilir tarımsal kaynaklardan biyoyakıt elde edilmesi için temel ve uygulamalı araştırmalar yürütmekle görevlendirildiğini söyledi.

Özcan, şöyle konuştu:     “EPDK’nın son yıllarda yasal düzenlemelerle benzin ve mazota kademeli olarak 2013 yılından itibaren her yıl artan oranlarda yerli tarım ürünlerinden üretilen biyoyakıt harmanlanma zorunluluğunun getirildiği ortadadır. Ülke olarak alternatif enerji kaynaklarına yönelmemiz ve bu konularda temel araştırmalar yürütmemiz ihtiyacı doğmuştur. Bu merkezde doğrudan gıda olarak kullanılan ham maddeler yerine ikincil ürün olarak bilinen ağaç kabuğu, yaprak, sap, talaş, odunsu ve karbonlu maddeler içeren organik kaynaklar ve yosunlardan biyoyakıt elde edilmesi için ikinci kuşak biyoyakıt teknolojilerinin geliştireceği üretim teknolojileri esas alınacak olup, yenilebilir tarımsal kaynaklardan biyoyakıt üretim teknolojilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.’

http://www.showhaber.com/enerji-tarimi-arastirmalari-merkezi-faaliyete-gecti-521109.htm