Monthly Archives: Haziran 2012

Karabuğday Arıcıların da Umudu Oldu

Karabuğday balı daha pahalı satılıyor. Türkiye’de ilk kez Konya’da üretilen, çölyak hastaları için umut, çiftçiler için ise yeni bir gelir kapısı olan karabuğday, diğer buğday çeşitlerinin aksine çiçekli ve ballı bir bitki olması nedeniyle arıcılara da umut oldu. Yaz aylarında Orta Anadolu’da çiçek bulmakta zorlanan arıcıların çiçek sorununa karabuğdayın çare olabileceği düşünülüyor. Karabuğdayın doğada çiçeğin olmadığı dönemde çiçeklendiğini ve 90 günlük ömrünün 45 gününde çiçek açtığını anlatan Konya Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Ulvi Hafızoğlu, karabuğdayın çiçeğinin ballı olması nedeniyle arıcılık açısından önemli olduğunu söyledi.

Arıcıların çiçek bulamadıkları dönemde arılarını çiçeğin çok olduğu bölgelere taşımak zorunda kaldıklarını anlatan Hafızoğlu, karabuğday sayesinde üreticinin arılarını taşımaktan ve nakliye ücretinden kurtulacağını ifade etti. Dünya genelinde yapılan uygulamaları incelediklerini dile getiren Hafızoğlu,, araştırmalarına göre 4 dekar karabuğday ekili alanda yapılan arıcılıktan 60-70 kilogram bal hasadı yapıldığını öğrendiklerini anlattı. Karabuğday çiçeğinden elde edilen balın dünya borsalarında diğer ballara göre daha pahalı olduğunun da altını çizen Hafızoğlu, bal üreticilerin meralar oluşturup karabuğday ekerlerse, kendilerine önemli bir kaynak sağlayabileceklerini söyledi.

 http://www.tarimtv.gov.tr/HD1441_karabugday-aricilarin-da-umudu-oldu.html#

Buğdayın Tonu 665 Lira

Bakan Eker, TMO Genel Müdürlüğü’nde düzenlediği basın toplantısında 2012 dönemi TMO müdahale alım fiyatları ile hububat politikalarını açıkladı. ANKARA  – Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 2012 müdahale alım fiyatının, Anadolu kırmızı sert ekmelik buğday için ton başına 665 lira olarak belirlendiğini bildirdi.  Bakan Eker, TMO Genel Müdürlüğü’nde düzenlediği basın toplantısında 2012 dönemi TMO müdahale alım fiyatları ile hububat politikalarını açıkladı. TMO’nun alım fiyatları belirlenirken devir stoku üretim miktarı, maliyet iç ve dış piyasa fiyatları, enflasyon refah payı, üretimin sürdürülebilirliği ve diğer ürün alımlarında uygulanan fiyatların dikkate alındığını belirten Eker, geçtiğimiz yıl ton başına 605 TL olarak açıkladıkları müdahale alım fiyatının 2012 yılında Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğday için ton başına 665 lira olarak belirlendiğini kaydetti.

Bu fiyatın yüzde 11,5-12 oranında protein içeren buğday için belirlendiğine işaret eden Eker, proteini yüzde 13 ve üzerinde süne oranı düşük olan kaliteli buğdaylarda ise ton başına 685 liraya kadar çıkabileceğini ifade etti. Bakanlığın ton başına 50 lira prim uygulamasını sürdüreceğine ayrıca gübre, mazot, sertifikalı tohumluk ve toprak analizi gibi destek ödemelerine 2012 yılında da devam edileceğini dikkati çeken Eker, ”Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğday için belirlediğimiz ton başına 665 lira müdahale alım fiyatı bakanlığımızca verilen ortalama ton başına 115 lira prim ve diğer desteklerle birlikte ton başına 780 liraya yükselmektedir” ifadesini kullandı.

Eker, TMO’nun 1 Kasım 2012’den itibaren ürün satışlarına da başlayacağını belirterek, satış fiyatlarının satış öncesinde açıklanacağını söyledi.

2011 yılı dünya buğday üretiminin bir önceki yıla göre 42 milyon tonluk rekor artışla 695 milyon ton olarak gerçekleştiğini hatırlatan Eker, 2012 yılında ise dünya ekim alanlarında kayda değer bir değişiklik olmamasına karşın, verimdeki yer yer karşılaşılan düşüşle bağlantılı olarak üretimin 671 milyon ton seviyelerine gerileyeceğinin öngörüldüğünü kaydetti. Türkiye’de 2011 yılında 21,8 milyon ton olarak gerçekleşen buğday üretiminin 18,7 milyon tonunun iç tüketimde kullanıldığını anlatan Eker, bu nedenle Türkiye’nin 2012 yılına buğday devir stokunun 3,1 milyon ton olduğunu belirtti.

Müdahale alım fiyatları

Dünya ekmeklik buğday fiyatlarına bakıldığında 1 Haziran 2011 tarihinde ton başına 365 dolar olan ABD sert kırmızı kışlık buğday fiyatının cari tarih itibarıyla 283 dolara gerilediğini anlatan Eker, “yani geçen yıla göre dünya fiyatlarında yüzde 22’lik bir düşüş yaşanmıştır” dedi. Eker, Türkiye’ye bakıldığında cari piyasalarda, kalitesine ve üretildiği bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama olarak Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğdayın ton başına 637 lira fiyattan, arpanın ise ton başına 540 lira fiyattan işlem gördüğünü ifade etti. Geçtiğimiz yıl ton başına 605 TL olarak açıkladıkları müdahale alım fiyatının 2012 yılında Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğday için ton başına 665 lira olarak belirlendiğini bildiren Eker, bu fiyatın yüzde 11,5-12 oranında protein içeren buğday için belirlendiğini, proteini yüzde 13 ve üzerinde süne oranı düşük olan kaliteli buğdaylarda ise ton başına 685 liraya kadar çıkabileceğini ifade etti.

Makarnalık buğday için alım fiyatı ton başına 705 lira

Alım fiyatının makarnalık buğday için ise ton başına 705 lira olarak belirlendiğini ifade eden Eker, bu fiyatın yüzde 12-12,5 oranında protein içeren makarnalık buğday için belirlendiğini, proteini yüzde 13,5 ve üzerinde süne oranı düşük olan kaliteli makarnalık buğdaylarda ton başına 726 liraya kadar çıkabileceğini kaydetti. Eker, makarnalık buğday için belirlenmiş olan 705 lira ton başına müdahale alım fiyatının bakanlıkça verilen ton başına 115 lira prim ve diğer desteklerle beraber ton başına 820 liraya çıktığını belirtti.

Diğer gruplardaki buğday alım fiyatlarının ise pariteye göre belirlendiğine işaret eden Eker, 2011 yılında arpa, çavdar yulaf ve tritikale için verilen ton başına 40 liralık primin, 2012 yılında buğdayda olduğu gibi 50 TL/tona yükseldiğini bildirdi. Eker, TMO’nun 1 Kasım 2012’den itibaren ürün satışlarına da başlayacağını belirterek, satış fiyatlarının satış öncesinde açıklanacağını söyledi. Halihazır piyasalarda arz-talep fiyat oluşumuna bakıldığında, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale için bugün itibarıyla bir müdahale alım fiyatı açıklanmasına ihtiyaç duyulmadığını belirten Eker, piyasadaki gelişmelere göre hareket edileceğini kaydetti.

 http://www.dunya.com/bugdayin-tonu-665-lira-157325h.htm

http://www.tarimtv.gov.tr/VD50_kaliteli-makarnalik-bugday-uretimi.html

Solucan Gübresine İlgi Artıyor

Solucandan Elde Edilen Organik Gübre, Verimi Yüzde 40 Artırıyor. Toprakta kimyasal kirliliği önleyen solucan gübresine talep her geçen gün artıyor. Burdur’da üretilen ‘solucan gübresi’ Türk çiftçisi tarafından tercih ediliyor. Solucanların organik artıkları tükettikten sonra ortaya çıkardığı atığın hiçbir kimyasal madde içermemesi nedeniyle tarımda büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Toprakta kimyasal kirliliği ortadan kaldıran, verimi de ortalama yüzde 40 artıran solucan atığının toprağı yenileyerek rehabilite ettiği ve su tutma kapasitesini artırdığı ifade ediliyor. Solucan gübresi üretim firması AKME Soliden, artan talebi karşılamaya çalışıyor.

Rusya’dan bir arkadaşının getirdiği solucanlarla evinin altında üretime başladığını anlatan Mehmet Aksoy, tesislerde sıvı ve katı olmak üzere iki tip gübre ürettiklerini söyledi. Gübrenin verimliliğinin kimyasal gübreye göre dört kat daha verimli olduğuna dikkat çeken Aksoy, şunları söyledi: “Çiftçimiz daha fazla verim elde etmek için kimyasallara yöneliyor. Solucan gübresi başlangıçta çiftçiye çok maliyetli gibi geliyor. Fakat hasada kadar kullanılan kimyasalların maliyeti hesaplanınca ekolojik gübre altıda bir gibi bir fiyat çıkıyor. Hem de yüzde 40 daha fazla ve sağlıklı ürün alıyor. Hem çiftçi, hem halk hem de doğa kazanıyor ve tarlada etkisi 3 yıl sürüyor. Gübremiz hacminin 10 katı su tuttuğu için sulama azalıyor ve üründe 15 gün erken hasat yapılıyor. Ürün doğal olduğu için raf ömrü daha fazla oluyor.”

 EVLERDE DE GÜBRE ÜRETİLECEK

Çürüyebilir evsel atıklar minyatür solucan kabından geçirilerek evdeki bitkiler için yeterli gübre üretilebilecek. Evlerde çevre bilincini oluşturmak için minyatür solucan kabı ithal ettiklerini anlatan Aksoy, “Solucan kabıyla birlikte solucanlarını veriyoruz. Aile evdeki çürüyen atıkları kullanarak kendi gübresini üretiyor.” şeklinde konuştu. En yakın rakiplerinin yılda 80 ton gübre ürettiğine değinen Aksoy, kendilerinin ayda 60 ton ürettiklerini kaydetti. Mehmet Aksoy tarafından ürettikleri gübreleri denemek için hazırlanan bahçede deneme yaptıklarını anlatan AKME Tarım Ziraat Danışmanı Ziraat Mühendisi Tayfun Oğuz, gübre verilen üzüm salkımlarının 70 santim kadar büyüdüğünü ifade etti. Organik gübreyi çiftçilerle birlikte denediklerini söyleyen Ziraat Mühendisi Oğuz, “Denemelerimizde çiftçi ürününde olan değişikliği kendi gözlemliyor. Çiftçilerimiz babadan gördüğü gibi hububatta üre ve nitratları bilinçsizce kullanıyor.” ifadelerini kullandı. Kimyasal gübrelerin kansere neden olduğunu da vurgulayan Oğuz, eko gübrenin üründe kalıtım bırakmadığını ve doğal yaşamı sağladığını sözlerine ekledi.

http://www.yabantv.com/haber/10628-solucan-gubresine-ilgi-artiyor.aspx

Uzmanlar uyarıyor!

Dondurmada kullanılan şeker sizi hasta edebilir! Şeker hastaları dikkat! Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Özdemir uyarıyor. İçinde bulunduğumuz sıcak yaz günlerinde serinlemek için yiyeceğiniz bir külah dondurma sizi çok hasta edebilir. Prof. Dr. Özdemir’e göre şeker hastaları için bilimsel temelden uzak, bilinçsizce üretilen dondurmanın tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Dondurmadaki glikozun şeker hastaları için tehlikeli olduğunu ifade eden Özdemir, bu kişilerin de rahatlıkla dondurma tüketebilmeleri için bilimsel bir araştırma yaptıklarını dile getirdi.

Dondurmalarda glikoz kaynaklı şekerlerin kullanıldığına dikkat çeken Özdemir, şeker hastalarının bu tür şekerli yiyecekleri tüketmemeleri gerektiğini belirtti. Diyabet hastaları için yaptığı çalışmada şeker alkollerinden yararlandığını ifade eden Özdemir, diyabet hastaları için dondurmadaki 105 miligramlık şeker oranını 10 ila 20 miligrama düşürmek için çalıştığını kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1421_uzmanlar-uyariyor.html

Başbakan’dan Çevresel Mesaj

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü” dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin geçmiş dönemlerde yeterli önlemlerin alınmaması ve çarpık kentleşme, plansız tarım ile kontrolsüz yoğun göçe göz yumulmasından dolayı çölleşmeden etkilendiğini bildirdi. Dünyanın, küresel ısınma, iklim değişiklikleri, su kaynakları ve orman alanlarının yanlış değerlendirilmesi gibi nedenler yüzünden çölleşme tehdidi ile karşı karşıya bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Geçmiş dönemlerde yeterli önlemlerin alınmamış olması; çarpık kentleşmeye, plansız tarıma, plansız sulamaya ve kontrolsüz yoğun göçe göz yumulması yüzünden, ne yazık ki, ülkemiz de çölleşmeden etkilenmiştir” dedi.

Başbakan Erdoğan göreve gelir gelmez Türkiye’nin de karşı karşıya olduğu çölleşme riskine karşı yoğun bir mücadele başlattıklarını, milli parkların, tabiat parklarının sayısını artırdıklarını, Türkiye’yi kent ormanlarıyla tanıştırdıklarını ve birkaç şehir dışında bütün şehirlerde kent ormanı tesis ettiklerini bildirdi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti.   “2008 yılında, Cumhuriyet tarihimizdeki en büyük ağaçlandırma hamlesini başlattık: Bugüne kadar 1 milyon 929 bin hektar alanı ağaçlandırdık; 1 milyar 50 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Türkiye, hükümetimizin bu örnek çalışmaları neticesinde, dünyada en çok ağaçlandırma yapan ilk üç ülke arasında yer aldı.

Aynı şekilde, su kaynaklarımızın yerinde ve verimli kullanımını yaygınlaştırarak, tarım alanlarımızın planlı sulamaya geçmesini teşvik ederek, kaynaklarımızın yenilenebilir ve sürdürülebilir olması yolunda önemli bir adım atmış olduk.”   Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin ekolojik çeşitlilik ve tabiat varlıkları bakımından oldukça zengin bir ülke olduğunu belirterek, “Bu zenginliğin, bu mirasın kıymetini bilmek ve bu mirası gelecek kuşaklarımıza daha geliştirerek, daha da zenginleştirerek aktarmak için var gücümüzle çalışmalıyız. Çevre bilinci ve hassasiyetini arttırması temennisiyle Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü’nü kutluyor; bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı sevgiyle selamlıyorum” dedi.

http://www.sabah.com.tr/YesilEkran/2012/06/17/basbakandan-cevresel-mesaj