Monthly Archives: Mayıs 2012

Geleneksel Bahar Pikniği Yapılıyor

Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği geleneksel Bahar Pikniğini,  03 Haziran 2012 tarihinde, İstanbul Ümraniye Belediyesi, Küçüksu Cad. Mesire alanında yapıyor. Derneğimizin yapmış olduğu en önemli organizasyonlardan biri olan geleneksel Bahar pikniğine bütün Şebinkarahisarlılar davetlidir. Yönetim Kurulunun büyük bir titizlikle hazırladığı organizasyonda birbirinden değerli Sanatçılarımız sahne alacaklardır. Bu vesile ile bütün Şebinkarahisarlıları ve Şebinkarahisar dostlarını piknik alanına bekliyor saygılar sunuyoruz.

 Tarih    : 03 Haziran 2012

Yer      : Ümraniye Belediyesi Küçüksu Cad. Mesire alanı ( Ümraniye evlendirme dairesinden sonra sağdaki alan)

ŞEBİNKARAHİSARLILAR YARDIMLAŞMA DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

http://www.sebinkarahisarlilardernegi.com/modules/news/article.php?storyid=88

Giresun’u Turizme Hazırlıyorlar

Giresun’u dünya turizm destinasyonu haline getirmeyi amaçlayan Marka Kent ekibi Giresun’da saha çalışmalarına başladı. Ekip, Vali Dursun Ali Şahin’i ziyaret ederek başlattığı saha gezisinde, Şebinkarahisar Kaymakamı Avni Oral, Çanakçı Kaymakamı Mehmet Fatih Kara, Kovanlık Belediye Başkanı Mehmet Küçük, Yavuz Kemal Belediye Başkanı Abdullah Önal ve Görele Belediye Başkanı Ertuğrul Melikoğlu ile görüştü.  Dört gün süren ilk etap saha çalışmaları çerçevesinde, Giresun Merkez, Zeytinlik Mahallesi ve Kale, Şebinkarahisar İlçesi ve Tamzara Köyü, Alucra İlçesi Boyluca Köyü, Kovanlık Beldesi ve Paşakonağı Yaylası, Çanakçı ilçesi ve Kuşköy’ü, Piraziz ilçesi ve Şeyhli mahallesi, Yavuz Kemal Beldesi ve Kulakkaya Yaylası ile Bektaş Yaylası gezildi. Bu mekanlardaki turizmciler ile birebir görüşüldü ve tur operatörlerinin satın alabilecekleri paket programlar hazırlandı.

Marka Kent Koordinatörü Yrd.Doç.Dr. Metin Çelik başkanlığındaki ekip üyeleri Giresun´un turizmde bir marka kent olabilmesi için gereken özellikleri fazlasıyla içerdiğini ifade ettiler. Yrd.Doç.Dr. Metin Çelik, Giresun´un global turizm pazarında önemli bir destinasyon olabileceğini fakat bunun için öncelikle doğru hedef kitleye seslenmek gerektiğini söyledi. Çelik,” Giresun Türkiye´de Turizm Marka Kent Stratejik Kalkınma Planı´nı hazırlamış nadir kentlerden biri. Şimdi ise sırada Giresun´un turizm marka değerlerinin paketlenip turizm profesyonellerine sunumu var. Bu alanda tecrübeli arkadaşlarımız ile beraber sahada çalışıyoruz. Turizm seyahat acentelerinden bölgemiz ile ilgili ciddi talepleri mevcut. Bizler de bu talebe uygun paketler hazırlıyoruz.” dedi. Marka Kent Ekibi önümüzdeki günlerde de kıyı şeridindeki ilçeleri ve turistlik mekanları dolaşarak çalışmalarına devam edecek.

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=10102

Bunları Vuran Yandı

Koruma Altındaki Hayvanları Vuranlar, 6-60 Bin Lira Ceza Ödeyecek. Avcılığı Kanunu hükümlerine aykırı hareket eden avcılardan talep edilecek tazminat bedelleri yenilendi. Buna göre, Anadolu yaban koyunu ve yaban koyunu avlayana 60 bin, pars avlayana 50 bin, alageyik avlayana da 25 bin lira para cezası uygulanacak. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2012-2013 av sezonu öncesi çalışmaları devam ediyor. 2012-2013 av sezonunda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Merkez Av Komisyonu’nca koruma altına alınan türler ile Merkez Av Komisyonu’nca belli edilen sürelerde avlanmasına izin verilen türlerin Kara Avcılığı Kanunu hükümlerine aykırı avlanmaları halinde, kabahatlilerden talep edilecek tazminat bedelleri belli oldu.

Yaban hayvanlarının avlanma bedeli, et değeri, söz konusu hayvanın bir adedinin üretimi ve tabiata yerleştirilmesi için yapılan masraf, üreme yeteneğinin kaybolmasıyla veya avlanan yaban hayvanın tabiatta eksilmesiyle yaşama ortamında meydana gelecek tahribat, yaban hayvanlarının tarım zararlılarıyla mücadeledeki faydalı fonksiyonları ve bu maksatla istikbaldeki değer kaybıyla ekolojik dengedeki bozulma dikkate alınarak hazırlanan tazminat bedelleri, 2012-2013 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olacak.

Yeni tazminat bedelleri şöyle:

Anadolu yaban koyunu, yaban koyunu: 60.000

Pars (Leopar): 50.000

Alageyik: 25.000

Ayı: 19.000

Çengel boynuzlu dağ keçisi: 15.000

Sırtlan: 13.000

Kızıl geyik, yaban keçisi: 12.000

Akdeniz foku: 8.000

Hatay dağ ceylanı: 7.500

Ceylan (Ahu): 6.500

Vaşak, karakulak: 6.000

http://www.yabantv.com/haber/10496-bunlari-vuran-yandi.aspx

Elektronikte Geri Dönüşüm

Yıllık 20 ton yağın, 40 ton gazın, 800 kg fosforun, 200 ton kurşunun, 400 ton civanın, 100 ton toner tozunun, kontrolsüz olarak alıcı ortama verilmesi engellenerek, lisanslı tesislerde geri kazanımı ve bertarafı sağlanacak.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, insan sağlığına ve çevreye zararlı olan maddeleri içeren bilgisayar, monitör, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, cep telefonu gibi elektrikli ve elektronik eşyaların belirli standartlar çerçevesinde geri kazanılması, geri kazanılamayan atıkları ise uygun yollarla bertaraf etmek amacıyla “Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaları yönetmeliği” (AEEE) hazırladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Bakanlığın çıkarmış olduğu “Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaları Kontrolü Yönetmeliği” ile birlikte elektrikli ve elektronik eşyalarda kurşun (Pb), cıva (Hg), artı altı değerlikli krom (Cr6+), polibromürlü bifeniller (PBB) ve polibromürlü difenil eterler (PBDE) ile kadmiyumun (Cd) kullanılması yasaklandı. Bu ürünler atık haline geldiğinde yurttaşlar belediyelerin kuracağı atık getirme merkezlerine, üreticiler ve lisanslı işleme tesisleri tarafından kurulacak aktarma merkezlerine veya yeni bir elektrikli ve elektronik eşya satın aldığı yere yurttaşın talep etmesi halinde elektrik ve elektronik eşya dağıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilecek.

Hazırlanan yönetmelik büyük ev eşyaları, küçük ev aletleri, bilişim ve telekomünikasyon ekipmanları, tüketici ekipmanları, aydınlatma ekipmanları, elektrikli ve elektronik aletler (büyük ve sabit sanayi aletleri hariç olmak üzere),oyuncaklar, eğlence ve spor aletleri, tıbbi cihazlar (emplantasyon ürünleri ve hastalık bulaşıcı temaslarda bulunan ürünler hariç), izleme ve kontrol aletleri ve otomat sınıflarına dâhil olan elektrikli ve elektronik eşyalar ile elektrik ampulleri ve evsel amaçlı kullanılan aydınlatma gereçlerini kapsıyor.

Geri kazanım ve bertarafı üretici sorumluluğu altında gerçekleştirilecek

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle elektrikli ve elektronik eşyaların üretiminden nihai bertarafına kadar çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılması, bu sınırlandırmalardan muaf tutulacak uygulamaların belirlenmesiyle beraber elektrikli ve elektronik eşya atıklarının toplanması, işlenmesi, geri kazanımı ve bertarafı üretici sorumluluğu altında gerçekleştirilecek.

Bakanlık üretici kaydı oluşturacak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yönetmelik çerçevesinde üretici kaydını oluşturacak ve piyasaya sürülen yasaklı maddeleri içermeyen elektrikli ve elektronik eşyaların üretim miktarları, cinsleri, sınıfları ile Türkiye’de toplanan, tekrar kullanılan, geri dönüşüm ve geri kazanıma tabi tutulan veya ihraç edilen AEEE’ler konusunda ağırlık ve adet esaslı bilgi toplayacak.

Atık geliştirme merkezleri

AEEE’lerin diğer evsel veya başka atıklarla birlikte depolanması, alıcı ortama verilmesi ve bütün olarak yakılması yasak olup, tüketicilerin evsel elektronik atıklarını herhangi bir ücret talep edilmeden iade edilebileceği uygun toplama yerlerinin tahsis edilmesi öngörülüyor. Nüfusu 400 bin üzeri olan belediyelerle başlamak üzere kademeli olarak tüm belediyeler tarafından atık getirme merkezlerinin kurulması planlanıyor.

 Bayraktar’dan açıklama

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte elektrikli ve elektronik eşya atıkları çevre lisanslı tesislerde uygun teknolojiler kullanarak işlenecek ve yıllık; 20 ton yağın, 40 ton gazın, 800 kg fosforun, 200 ton kurşunun, 400 ton civanın, 100 ton toner tozunun, kontrolsüz olarak alıcı ortama verilmesi engellenerek, lisanslı tesislerde geri kazanımı ve bertarafı sağlanacak. Bakan Erdoğan Bayraktar yeni yönetmeliğe ilişkin şunları ifade etti:

“Elektrikli ve elektronik eşya sanayii Türkiye’de önemli bir üretim kapasitesine sahip. Üretimin büyük bir kısmı yurt dışına ihraç edilmekte olup, Avrupa piyasasına ihraç edilen eşya miktarı toplam üretim miktarının yüzde 60’ını oluşturdu. AB müktesebatına uyum çalışmalarının devam ettiği ve Türk sanayisinin AB üyesi ülkelere ihracatının arttığı bu dönemde AB’de geçerli olan elektrikli ve elektronik eşya atıkları (WEEE) ve elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanılmasının sınırlandırılması (RoHS) ile ilgi direktiflerin takibi Türk sanayisinin rekabet gücünü koruması açısından büyük önem taşımaktadır. Elektrikli ve elektronik eşya atıklarının içerisindeki değerli olan kısımların geri kazanılmasının ülke ekonomisine getireceği pozitif etkilerin yanında tehlikeli kısımların da uygun teknolojilerle işlenmesi atık yönetiminin önemini arttıran hususlardan biridir.”

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=340852

http://www.sabah.com.tr/YesilEkran/2012/05/27/atik-deyip-gecmeyin

Sağlık İçin Bol Su İçin

İstanbul’daki Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Doktor Çağatay Demir, hem kendimiz hem de çocuklarımız için su içme kültürü kazanmamız gerektiğini söylüyor. Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğe. İnsanoğlu, besin almadan haftalarca yaşamını sürdürebilmesine karşın, susuz ancak birkaç gün yaşayabiliyor. İstanbul’daki Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, hem kendimiz hem de çocuklarımız için su içme kültürü kazanmamız gerektiğini söylüyor.

 İnsan vücudunun su içeriği yaşa ve cinsiyete göre %42 ile %71 arasında değişiyor. Çocukların vücudunun su oranı yüksekken, yaş ilerledikçe suyun yerini yağ almaya başlıyor. Yetişkin insan vücudunun ortalama %59’unu su oluşturuyor. Bir yetişkin günde ortalama 10 bardak su kaybediyor ve bu kaybedilen suyun yerine konması gerekiyor. Günlük tüketilen 8-12 bardak su, sıvı ihtiyacımızı karşılıyor.

 Suyun yaşamımızda çok önemli bir yeri olmasına karşın, su içme kültürüne sahip olmadığımızı belirten Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir, suyun vücudumuzdaki işlevlerini şöyle anlatıyor:

 “Hem kendimiz hem de çocuklarımız için su içme kültürü kazanmalıyız. Yediğimiz besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınması; hücrelerin, dokuların organ ve sistemlerin çalışması, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin taşınması ve atılması; vücut ısısının denetiminin sağlanması; eklemlerin kayganlığının sağlanması; çeşitli biyokimyasal olayların oluşması suyun sayesinde olmaktadır. Sabah kalktığınızda ilk yapmanız gereken işlerin başında iki bardak su içmek olmalıdır.”

 Kilo kontrolü için, yemekten önce su tüketin

 Suyun kilo kontrolünde de çok önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Demir, yemeklerden önce su içmenin erken tokluk hissi duyulmasını sağladığını söylüyor. Su iştahı bastırıyor ve bedenin depolanmış yağlarını metabolize etmesine yardımcı oluyor. Çağatay Demir, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

 “Araştırmalar göstermiştir ki alınan su miktarı azalınca vücutta depolanan yağ miktarı artmaya başlamaktadır. Su, kilo kaybetmek ve bir daha almamak için ideal bir alternatiftir. Çoğu insanın suyun değerini önemsememesine rağmen sürekli kilo kaybı için öncelikli formül sudur. Kilolu bireylerin daha çok suya ihtiyacı vardır. Çünkü bu bireylerin metabolik yükleri fazladır. Yağların kullanılmasında suyun özel bir yeri olması nedeniyle kilolu bireyler suya çok daha fazla ihtiyaç duyarlar. Kilolu bir kişi her 12 kilo fazlası için bir bardak daha fazla su içmelidir. Eğer egzersiz yapılıyorsa ya da hava sıcak veya kuru ise yine tüketilen su miktarı artırılmalıdır. İdrarınızı yaptıktan sonra, kaybedilen sıvıyı yerine koymak için bir bardak su içmelisiniz.”

 Su içerken soğuk suyun tercih edilmesi gerektiğini belirten Demir, soğuk suyun bedende daha çabuk yayıldığını ve kana daha hızlı karıştığını söyledi.

http://www.tarimziraat.com/tarim_haberleri/a2514-saglik_icin_bol_su_icin.html