Daily Archives: 19 Mayıs 2012

Zirai İlaç Kutuları Geri Dönüştürülecek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde hayata geçirilecek projeyle, zirai mücadelede kullanılan ilaçların ambalajları geri dönüştürülecek.   Ankara – Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kumluca Belediyesi, Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği, Tarım İlaçları Sanayi İthalatçıları ve İhracatçıları Temsilcileri Derneği’nin iş birliğiyle, zirai ilaç kutularının geri dönüştürülmesi sağlanacak.

Projeyle, zirai mücadelede, bitki koruma ürünlerinin ambalaj ve atıklarının toprağa gömülmesi, açıkta yakılması, rastgele çevreye atılması ve başka amaçlarla kullanılmasının önüne geçilecek. Pilot olarak, Antalya’nın Kumluca ilçesinde, bu ayın son haftasında başlayacak proje, 16 ay sürecek.

Projeyle, çevre ve bitki sağlığı mevzuatı ile sağlık koşullarına aykırı hareket edilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, bitki koruma ürünlerinin ambalaj ve atıkları, uluslararası literatürlerde geçerliliği olan ”üçlü yıkama yöntemiyle” tehlikesiz hale getirilecek. Ambalaj ve atıklar, çevre mevzuatına uygun toplanarak geri dönüştürülecek ya da bertaraf edilecek.

Kumluca’daki ilk uygulamada, çiftçilere üçlü yıkama konusunda eğitim verilecek, atık toplama noktaları oluşturulacak, atıklar geri dönüştürülecek veya bertaraf edilecek. Ayrıca sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla izleme ve kontrol faaliyetleri düzenlenecek.

Proje sonunda elde edilen veriler rapor haline getirilerek, hazırlanacak mevzuatla ülke genelinde yaygınlaştırılacak.

 http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=338786

‘Sinsi Katil’e Ekmekle Darbe

TÜRK Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 4 Ocak tarihli tebliğiyle ekmekteki tuz oranının 0.3 gram düşürülmesinin günde bir ekmek tüketen bireyin günlük tuz alımında yüzde 10’luk düşüş sağlayacağını söyledi. Prof. Dr. Ertürk, “Kısa vadede değil ama orta uzun vadede hipertansiyon ve bağlı hastalıklar açasından bunun anlamlı sonuçları olacaktır” dedi.

Antalya’da devam eden ve Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nce bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi’ne katılan Dernek Başkanı Prof. Dr. Şehsuvar Ertürk, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 4 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ’Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği’yle ekmekteki tuzun azaltılmasının özellikle hipertansiyonun azaltılmasında orta ve uzun vadede önemli sonuçları olacağını söyledi.

Prof. Dr. Ertürk, hipertansiyonun, bütün dünyada ölümlerin, bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında en önemli nedeni olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Ertürk, “İnsanlar, kalp ve damar hastalıkları, inme ve kanserlerden ölüyor. Özellikle bizim ülkemizde Dünya Sağlık Örgütü’nün 2011 verilerine göre yüzde 85’ten fazla birey bulaşıcı olmayan hastalıklardan öldü. Bunlarda kalp ve damar sistemi hastalıkları ilk sırada yer alıyor. Bunun içinde en fazla risk faktörü hipertansiyondur” dedi.

EKMEKTEN ALINAN TUZDA YÜZDE 30 DÜŞÜŞ

Hipertansiyona bağlı olarak ortaya çıkan inme riskinin hem kan basıncı yüksekliği hem de ona bağlı olmaksızın doğrudan tuz alımıyla ilgili olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Ertürk, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 4 Ocak tarihli tebliğine 1 Temmuz tarihi itibariyle tüm gıda işletmecilerinin uyması gerektiğini hatırlattı. Ekmekteki tuz oranının azaltılmasının çok kısa vadede sonuçlarının ortaya çıkamayacağını belirten Prof. Dr. Ertürk, “Ekmekteki tuz oranını yüzde 1.8’den yüzde 1.5’e düşürülmesiyle, günde ortalama bir ekmek tüketen bireyin ekmekten aldığı tuz oranı yüzde 30 oranında azaltılmış olacaktır” diye konuştu.

Derneğin gerçekleştirmiş olduğu ’Salturk- 2’ Türkiye’de Tuz Tüketimi ve Hipertansiyon araştırmasına göre günde ortalama 14.8 gram tuz tüketen Türk insanının günlük tüketiminin yüzde 30’unun ekmek  kaynaklı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ertürk, yüksek potasyum düşük sodyum içeren diyet tuzlardan da kaçınılması gerektiğini söyledi. Dernek olarak ’kesinlikle’ tuzun azaltılmasını istediklerini kaydeden Prof. Dr. Ertürk, tuzun diyet olmasının verdiği rahatlıkla daha çok kullanılarak aynı sodyum değerinin alınmasına neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Ertürk, “Sofra tuzu yerine ’tuzu azaltılmış tuz’ diye satılan tuz çeşitlerini istemiyoruz. Okyanus tuzu, kaya tuzu, o tuz bu tuz her tuz aynı etkiyi gösterir” dedi.

 http://haber.gazetevatan.com/sinsi-katile-ekmekle-darbe/451471/41/Saglik

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’dan Kene Açıklaması

“100 Kene Isırığı Vakasından 5’i Ölümle Sonuçlanıyor”. Bakandan kene açıklaması; Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yaz mevsimiyle birlikte yeniden görülmeye başlayan kene vakalarına karşı özellikle kırsalda yaşayan vatandaşların dikkatli olmalarını istedi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye’nim kene konusunda diğer ülkelerden daha dikkatli olduğunu belirterek, “Ülkemize KKKA’dan ölüm oranı yüzde 5. Yani 100 kene ısırığı vakasından 5’i ölümle sonuçlanıyor. Yüzde 5 az değil aslında. Çok önemli bir rakam. Ancak diğer ülkelere baktığımızda bu rakamın yüzde 10-20 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Biz bu konuda çok dikkatli çalışmalar yapıyoruz. Erken müracaat etmek kaydıyla, özellikle bu konuda uzmanlaştırdığımız sağlık merkezlerinde etkili bir şekilde müdahale yapılıyor” dedi.

Şehir merkezlerinde yaşayanlar için riskin çok düşük olduğuna da dikkat çeken Bakan Akdağ, “Asıl risk grubunu kırsalda yaşayan vatandaşlarımız oluşturuyor. Özellikle çiftçilik, hayvancılık yapan vatandaşlarımız, risk grubu sıralamasında üstte. Şehirde yaşayan vatandaşlarımız için risk düşük. Hiç yok diyemeyiz elbette, ama düşük. Biz bu konuda uzmanlarımızla çok çalışmalar yaptık. Keneyi yok edelim, tamamen bitirelim diye. Ama bu mümkün değil. Problemi tamamen ortadan kaldırmak, imkansız. Şimdi bu konuyu tartışınca, her sene yaz başında, şehirlerde yaşayan vatandaşlarımız arasında panik oluyor. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımız ise, ‘Bu bizim bildiğimiz kene. Ne konuşuyor bunlar’ diyerek tedbir almıyor.

Biz özellikle kırsalda yaşayan ya da buraya ziyarete giden vatandaşlarımıza 2 önemli uyarıda bulunuyoruz. Çalışıp işi bitirdikten, eve döndükten sonra, muhakkak bir yakınınız yardımıyla vücudunuzu kontrol ediniz. Bu 1 dakika sürecek, ancak hayat kurtaracak bir tedbir. Çünkü kene, uzun süre vücutta kaldığı zaman zarar veriyor. Kısa sürede zarar vermiyor. İkinci önemli olan ise, ayak ve bacakları örtecek bir kıyafet ile çalışmak. Ben bunu ilk söylediğimde, bazı köşe yazarları maalesef dalga geçmişlerdi. Korunma tedbirleri bazen çok basit olabilir. Ama hayat kurtarır” diye konuştu.

Bu yıl için de çalışmaların başladığını hatırlatan Bakan Akdağ şunları söyledi:       “Bu yaz için çalışmalarımıza başladık.. Kelkit, Gümüşhane, Sivas, Tokat, Amasya başta olmak üzere, belirlediğimiz bölgelerde her eve sağlık ekibi göndererek vatandaşımızı uyarıyoruz. Bu işi iyi bilen, dikkatle takip eden şu an dünyadaki en iyi ülkelerden birisiyiz.”

http://www.yabantv.com/haber/10386-bakandan-kene-aciklamasi.aspx