Monthly Archives: Eylül 2012

Besiciye Müjde: Bu Yıl Kurban İthalatı Yok

2012 yılında yeteri kadar kurbanlık büyükbaş ve küçükbaş hayvan olduğu için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Et ve Balık Kurumu’nu kurbanlık ithalatı için görevlendirmedi. Et ve Balık Kurumu(EBK) Genel Müdürü Bekir Ulubaş, 2012 yılında yeteri kadar kurbanlık büyükbaş ve küçükbaş hayvan olduğu için Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Et ve Balık Kurumu’nu kurbanlık ithalatı için görevlendirmediğini bildirdi. Ulubaş, ”Yani EBK, bu yıl kurbanlık ithalatı yapmayacak. Ne Trakya bölgesinde ne de Anadolu’da bir baş dahi kurbanlık hayvan satışımız olmayacak” dedi. Ulubaş, Et ve Balık Kurumu politikalarının Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilkeleri doğrultusunda belirlendiğini belirterek, 2010 ve 2011 yıllarında Bakanlığın kurbanlık pazar fiyatlarının, kurban keseceklerin aleyhine bozulmaması için EBK’ya resmi olarak kurban ithalatı görevi verdiğini hatırlattı.

Kurumun kendiliğinden ithalat kararı almadığına, buna yetkisi olmadığına işaret eden Ulubaş, Et ve Balık Kurumu’nun bu kurbanlıkları sadece hastalıklardan ari bölge ilan edilen İstanbul’un Avrupa yakasında ve Trakya bölgesinde sattığını, söz konusu dönemde Anadolu’da bir baş dahi kurbanlık hayvan satmadığını kaydetti. Türkiye’nin kurbanlık ihtiyacının 650 bin büyükbaş hayvan, 2 milyon da küçükbaş hayvan olduğuna işaret eden Ulubaş, açıklanan rakamlarla 2012 yılında çiftçinin elinde 1 milyon 50 bin büyükbaş ve 2 milyon 800 bin küçükbaş kurbanlık hayvan bulunduğunu bunun da Türkiye’nin ihtiyacının üzerinde bir kurbanlık hayvan olduğunu gösterdiğini söyledi. Ulubaş, ”Bu kurbanlık hayvan sayısı doğrultusunda Türkiye bu yıl, kurbanlık sıkıntısı çekmeyecek. Bu sene inşallah geçen seneki kurban fiyatları düzeyinde bir pazar oluşacak. Hem kurban satanlar, hem de kurban alanların memnun olacakları bir serbest piyasa oluşacak” şeklinde konuştu. 2012 yılında kurbanlık fiyatlarında kurban keseceklerin aleyhine bir fiyat artışı olmayacağının da öngörüldüğünü bildiren Ulubaş, fiyatlarda artış olsa bile bunun çok cüzi miktarda olacağını ve kurban keseceklerin aleyhinde olmayacağını belirtti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1826_besiciye-mujde–bu-yil-kurban-ithalati-yok.html

“Ulaşılamayan Kaymakam Olmayın”

İlimizde 6 kaymakamın yeni göreve başlamasıyla birlikte tüm kaymakamlarla toplantı yapan Vali Dursun Ali Şahin, “Ulaşılamayan kaymakam olmayın” dedi. Valilik Konferans Salonunda kaymakamlara önemli mesajlar veren Vali Şahin, kaymakamların kapısının sonuna kadar halka açık olması gerektiğini söyledi. Vali Şahin, “Makamınıza gelen vatandaşlarla görüşmeden sorunlarına çözüm aramadan göndermeyin. Valiler ve kaymakamlar 24 saat görevlidir. Unutmayınız ki sizler 24 saat görevdesiniz. Bu nedenle telefonunuz 24 saat açık olsun Bu konuda herhangi bir mazeret ve şikayet istemiyorum. Altını çizerek söylüyorum, ulaşılamayan kaymakam olmayın” dedi.

Kendi meslek hayatından örnekler de veren Vali Şahin, canla başla çalışarak birlikte güzel hizmetlere imza atacaklarını belirterek, “Sabahları ise iş aşkıyla başlayın. Sabırlı olun. Karar verirken araştırın, Birbirinizle istişare edin. Resmi araçları gelişigüzel, amacı dışında kullanmayın ve kullandırtmayın. Unutmayınız ki orda 74 milyon insanın hakkı var.” şeklinde konuştu.  Kaymakamlardan denetimlere özen göstermelerini de isteyen Vali Şahin, “İlçenizde yapılan tüm işlerin sıkı takipçisi olun. Yapılan işleri bizzat başına giderek inceleyin. Yol, inşaat, okul denetimlerinde gerekli özeni gösterin. İlçenizdeki tüm köyleri sık sık ziyaret ederek, sorunlarına vakıf olun. Çözemediğiniz konuları bana ulaştırın. Görevlerimizi layıkıyla yaparsak Giresun kısa sürede sıçrama yapar. Halkımızda hizmet alanında zirveye ulaşır.”diyerek sözlerini tamamladı. Toplantıda Vali Yardımcısı Yüksel Çelik’de hazır bulundu.

http://giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=10770

Tarımda Verimliliğin Motoru: Teknoloji

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ”Türk çiftçisi teknoloji kullanımında kendisine sağlanan desteğin hakkını verdi. Türk tarımında son yıllarda yüzde 16 oranında verimlilik artışı sağlandı” ifadesini kullandı.  Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, mekanizasyonun verimlilikte en önemli etken olduğunu belirterek, mekanizasyonun, üretime yön veren teknolojilerin kullanılmasını ve tarımsal üretimin teknik olarak uygun şekilde yapılmasını sağladığını, bunun da ürün kalitesi ve verimin artırılması anlamına geldiğini belirtti. Doğru şekilde kullanıldığında, mekanizasyonun üretim maliyet unsurlarını azalttığına da dikkati çeken Bayraktar, buna damla sulama yöntemini örnek verdi.

Bayraktar, bu yöntemle yüzde 90’lar gibi randımana ulaşılabildiğini, bunun da hem su kullanım miktarını, hem de suyun girdi olarak maliyet masrafını düşürdüğünü vurguladı. 2000-2009 yıllarını kapsayan çalışmalara göre tarım sektöründe verimliliğin yüzde 16 oranında arttığının saptandığını bildiren Bayraktar, bu artışı belirleyen en önemli faktörün de teknoloji kullanımı olduğunda birleşildiğini ifade etti.

Bayraktar, şöyle devam etti: ”Tarımda teknoloji, tarımsal mekanizasyon ve tarımsal üretimin diğer boyutu olarak biyolojik teknolojiyi kapsamaktadır. Sayı ve nitelik yönünden artan tarım makine ve ekipmanlarının kullanımında sağlanan önemli artışlar, tarım sektöründe teknoloji kullanımının, dolayısıyla verimliliğin artışına işarettir. Nitekim 2004-2010 yılları arasında tarım sektöründe toplam tarım alet ve makine sayısı yüzde 11 oranında artmıştır. Eskimiş mekanik teknolojiler terk edilirken verimliliği artıran önemli mekanizasyon gelişmeleri olmuştur. Örneğin, damla sulama tesisi sayısı, 2004-2011 yılları arasında her yıl yükselerek, yüzde 86 oranında artış göstermiştir. Meyve hasat makinesi sayısı bu sürede yüzde 1375, mısır silajı hasat makinesi yüzde 150, motorlu tırpan yüzde 504, pamuk toplama makinesi yüzde 1204, ürün kurutma makinesi yüzde 89, ürün sınıflandırma makinesi yüzde 123 ve biçer döver sayısı yüzde 24 oranında artmıştır.”

Tarım alet ve makineleri sektöründeki gelişmelerin tarımı, tarımdaki gelişmenin de bu sektörü desteklediğini ve birbirinin sürükleyicisi durumunda olduğunu ifade eden Bayraktar, ”Ülkemizin tarım potansiyeli, istihdam açısından esnek bir yapıya sahiptir ve hala teknolojiye açtır. Mekanik teknolojinin gelişmesi insan emeği boyutunda sektör yapısına zarar vermemektedir” değerlendirmesinde bulundu.

 Tarım alet ve makineleri sektörünün de olmazsa olmazı tarım

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de tarım alet ve makineleri sektöründe yaklaşık 130 farklı alet ve makine üretimi yapıldığı bilgisini de veren TZOB Genel Başkanı, Türkiye tarım alet ve makineleri sektörünün, tarım alet ve makineleri sanayisi ve traktör sanayisi olmak üzere iki ana kategoriye ayrıldığını kaydetti.

Yaklaşık 1000 tarım alet ve makineleri üreticisi ve ithalatçısı bulunduğuna işaret eden Bayraktar, traktör sektöründe ise 22 firma faaliyet gösterdiğini, sektörün yaklaşık 20 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını bildirdi.

Bayraktar, ”Ülkemize birçok açıdan katma değer sunan, yaptığı ihracatla bütçe açığının kapatılmasına katkı sağlayan tarım; tarım alet ve makineleri sektörünü de ayakta tutan, bu sektörünü olmazsa olmazı sektördür” ifadesini kullandı.

Tarım alanında kullanılan bazı makine ve ekipmanların halen ithal edilmek durumunda olunduğuna da işaret eden Bayraktar, tarım sektörü istenilen verimliliğe ulaştığında, ithalatı yapılan ileri teknoloji ürünü bu makinelerin de Türkiye’de üretiminin sağlanabileceğini; bunun mümkün gördüklerini bildirdi.

 Tarımsal desteklerle teknolojik bağ kuruldu

Son yıllarda kırsal kalkınma projeleri de dahil olmak üzere tarımda verimliliği sağlayan teknolojilere Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından önemli destekler verildiğini hatırlatan Bayraktar, şöyle devam etti: ”Teknoloji kullanımıyla ilgili bu destekler de meyvelerini verdi. Türk tarımı son yıllarda yüzde 16 oranında verimlilik artışı sağladı. Bakanlığımızın desteklerinin, teknolojik gelişmelerle bağlantılı artırılması tarımsal verimliliği ve sektörün sürdürülebilirliğini sağlayacak; üretim masraflarını azaltarak çiftçilerin gelirlerini artırmasına ve ülke ekonomisine daha büyük katkılar yapmasına yardımcı olacaktır.”

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=366200

Solucanlar, Organik Tarıma Hayat Veriyor

Organik tarımda kullanılan ve ”siyah altın” diye bilinen en verimli gübre, solucanların evsel atıkları yemesi sonucu üretiliyor. Son yıllarda önemi giderek artan organik tarımda kullanılan ve ”siyah altın” diye bilinen gübre, toprakta arı gibi çalışıp evsel atıkları hızla gübreye dönüştüren solucanlar sayesinde elde ediliyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde solucan gübresi üretimiyle uğraşan Reşat Kara, yaklaşık 9 ay önce evsel atıkları dünyanın en verimli organik gübresine dönüştürdüğünü öğrendiği solucanları yetiştirmeye başladı. Gübrenin, solucanın ”Kırmızı Kaliforniya” çeşidinden elde edildiğini belirten Reşat Kara, solucanların evsel atıkların değerlendirilmesinde bir arıtma tesisi gibi çalıştığını anlattı. En verimli gübre olarak bilinen solucan gübresiyle tarım arazilerini canlandıracağını bildiren Kara, solucanların atıklardan dönüştürdüğü gübrenin, verimi düşen topraklara yeniden hayat verdiğini kaydetti.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1812_solucanlar-organik-tarima-hayat-veriyor.html

Seralarda Bombus Dönemi

2001 yılından bu yanan seracılıkta hızla yaygınlaşan bombus arısı, ürün kalitesini artırdı. Arı kullanılmayan seralarda her çiçeğin tek tek insan eliyle ve hormon kullanılarak döllenmesi sağlanırken, şimdi bu işlerin yerini bombus arısı aldı. Arılı domatesin raf ömrü normaline göre iki kat daha uzun olurken, şekli, rengi ve dolgunluğu ile de ihracatın gözdesi durumuna geldi. Son dönemde üreticilerin yüzde 90’ının yöneldiği bombus arı kullanımındaki artış, bu işin ticaretini yapan firmaların sayısını da arttırdı. Uzun dilleriyle tozlama yaparak çiçeğin döllenmesini sağlayan bu arılar başta; domates, biber, patlıcan, çilek, kiraz olmak üzere 25 çeşit kültür bitkisinin tozlanmasında kullanılıyor.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1806_seralarda-bombus-donemi.html