Monthly Archives: Eylül 2012

Türk Tarım Ürünlerinin Dünyada Yıldızı Parlıyor

Türk tarım ürünlerinin dünya sıralamasında yıldızı parlıyor. Türkiye fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayva ve haşhaş tohumu üretiminde dünya sıralamasında başı çekerken, toplam 6 üründe ikinci, 8 üründe ise üçüncü yer sırada yer alıyor. Türkiye aynı zamanda Çin ve Hindistan’ın ardından en fazla birinciliği olan ülke konumunda. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Türkiye birçok üründe dünya sıralamasında üst sıralarda yer alıyor. Fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayva ve haşhaş tohumu gibi 7 üründe dünya birincisi olan Türkiye’nin karpuz, kavun, çilek, pırasa, bal ve fiğden oluşan 6 üründe üretim sıralamasında ikinci, mercimek, elma, salatalık, yeşil biber, yeşil fasulye, kestane, Antep fıstığında ve koyun sütünden oluşan 8 üründe ise üçüncü sırayı alıyor.

Türkiye domates, mandalina, ıspanak, ceviz, nohut ve bal mumumdan oluşan 6 üründe dünya dördüncüsü, şeker pancarı, çay, patlıcan, böğürtlen, keçiboynuzu, zeytin ve vanilyadan oluşan 7 üründe dünya beşincisi, üzüm, kuru soğan, şeftali ve aspir üretiminde ise altıncı sırada. Armut, limon, greyfurt, arpa, pamuk, ayçiçeği, çavdar ve yeşil soğanda 7’inci, badem ve koyun etinde 8’inci, kabak, marul ve kivide 9’uncu, buğday, havuç, portakal, karnabaharda 10’un sırada yer alan Türkiye, 17 üründe ise 11’incilikle 19’unculuk arasında bulunuyor.

TZOB Başkanı Bayraktar

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar,  Türkiye’nin ekolojik üstünlüğe sahip 7 üründe dünya birincisi olduğunu belirtirken, bu ürünlerin Türkiye’ye aynı zamanda ihracat şansı, ihracat geliri de getiren ürünler olduğunu söyledi. Türkiye’nin üretimde birinci olduğu fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayva ve haşhaş tohumunun pahalı ürünler olduğuna dikkati çeken Bayraktar, ülkenin bu ürünlerin ihracatından önemli miktarda da döviz kazandığını bildirdi. Bunun dışında Türkiye’nin 6 üründe dünya ikinciliği, 8 üründe de dünya üçüncülüğü olduğuna işaret eden Bayraktar, “Bu ürünleri ülkemizde korumak ve geliştirmek, bu ürünleri üreten insanları korumak kollamak çok önemli, sürdürülebilir üretim noktasında bununla ilgili gerekli tedbirlerin alınması lazım” dedi.

55 üründe ilk 10’un içerisindeyiz

Türkiye’nin yaklaşık 55 ürününün dünya sıralamasında ilk 10’un içerisinde olduğuna dikkati çeken Bayraktar, bunu çok önemsediklerini söyledi. Sadece meyve ve sebzede değil, baklagillerde de ülkenin iyi durumda olduğunu belirten Bayraktar, verdiği örnekte Türkiye’nin mercimek ve yeşim fasulyede dünya üçüncüsü olduğunu söyledi. Turunçgillerde bile Türkiye’nin 35’inci sırada olduğunu, pirinçte 38’inci sırada bulunduğunu anlatan Bayraktar, ekolojik üstünlüğe sahip olunmayan ürünlerde de Türkiye’nin durumunun iyi olduğunu ifade etti. Bayraktar, şunları kaydetti: “Bu bizi şu sonuca götürüyor, Türkiye’nin müthiş bir potansiyeli, müthiş bir ürün çeşitliliği var. Bizim bu potansiyeli iyi değerlendirmemiz halinde gayri sahfi milli hasılaya katkımız çok fazla olacaktır.

Bu ürünlerin önemli kısmı dünyada pahalı olan ürünler, bunların ihracatından da ülkemize çok önemli ölçüde döviz girdisi sağlanmış olacak. Tarım potansiyelimizi değerlendirdiğimizde birçok üründe daha yukarılara çıkma şansımız olacak” Türkiye’nin hububatta dünyadaki ilk 10 ülke arasında olmasını da çok önemsediklerini belirten Bayraktar, sadece buğday üretimini 25 milyon tonların üzerine çıkarabilmenin mümkün olduğunu söyledi. Türkiye’nin özellikle meyve ve sebzede dünya ile rekabet şansının yüksek olduğuna işaret eden Bayraktar, koyunculukta dünyada iyi bir noktada bulunan Türkiye’nin daha iyi bir noktaya gelebileceğini belirtti. Bayraktar, sulama yatırımlarının tamamlanması durumunda yağlı tohumlarda da rekabet şansı yakalanabileceğini ifade etti.

http://www.dunya.com/turk-tarim-urunlerinin-dunyada-yildizi-parliyor-165612h.htm

Kanseri Kara Üzüm Yenecek!

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, Karadeniz’de kanserin önlenmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi için kokulu kara üzüm bağcılığının geliştirilmesi için bir çalışma başlattı. Kara üzümün antimutagen ve antikanserojen özelliklerinden dolayı Karadeniz Bölgesi’nde bağcılığının geliştirilmesini sağlamaya yönelik yürütülen proje, aynı zamanda TÜBİTAK tarafından da destekleniyor. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, kokulu kara üzümün sağlık açısından bilinenden çok daha fazla faydasının bulunduğunu, özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini söyledi. Türkiye ve Amerika’nın önde gelen en kaliteli kokulu kara üzüm çeşitlerini topladıklarını ve 61 çeşidi araştırma sahasında çoğaltarak bölgeye uygun çeşidi belirlediklerini anlatan Çelik, bir salkım kara üzüm veya buna eş değer kurutulmuş kara üzüm, vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştirdiğini ifade etti.

Bir kilo kara üzümün bin 150 gram süt, 390 gram et, 300 gram ekmek ve bin 200 gram patatese eşdeğer olduğunu dile getiren Çelik, üzümün içeriğindeki maddeler nedeniyle bayanlar için en ideal rejim menüsü olduğunu belirtti. Prof. Dr. Çelik, projenin, lösemi ve lenfoma tedavisinde kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan etkilerinin azaltılması için resveratrol kullanılabilmesi yolunda bir çalışmayı kapsadığını, proje bedelinin 90 bin lira olduğunu sözlerine ekledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1799_kanseri-kara-uzum-yenecek.html

Tarım Kredi’den Çiftçilere Kredi Kolaylığı

Bakanlar Kurulu kararıyla, tabii afetler nedeniyle ürünü zarar gören ve borçları 1 yıllığına ertelenen çiftçilerden kredi limiti dolu olanlar, borçlarının yüzde 75’ini ödedikleri taktirde Tarım Kredi Kooperatifi’nden yeniden kredi kullanabilecek. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Abdullah Kutlu, Bakanlar Kurulu kararıyla, tabii afetler nedeniyle ürünü zarar gören ve borçları 1 yıllığına ertelenen çiftçilerden kredi limiti dolu olanların, borçlarının yüzde 75’ini ödedikleri taktirde yeniden kredi kullanabileceklerini bildirdi. Çiftçilerin borçlarında ödemede kolaylığı sağlayacaklarını belirten Kutlu, ”Borcu ertelenen çiftçi, tarım krediden yeniden kredi kullanamıyor, çünkü borç limiti dolu. Ama diğer taraftan da tarımsal girdiye ihtiyacı var.

Borçları erteleme kapsamında olsa dahi, gelsinler bu yılki borçlarını ödemede kolaylık sağlayalım. Borçlarının yüzde 75’ini ödedikleri taktirde yeniden kredi kullandıralım” diye konuştu. Çiftçi borçlarının bir yıllığına ertelenmesi ve ertelenen borca yüzde 5 faiz eklenmesine karar verildiğini hatırlatan Kutlu, çiftçilerin bu durumdan dolayı bazı sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Borcu ertelenenlerin borç limiti dolu olduğu için tarım krediden yeniden kredi kullanamadığına işaret eden Kutlu, tarım krediden kredi kullanamayan çiftçinin başka yerlerden kredi temin etmeye çalıştığını söyledi. Kutlu, şunları kaydetti: ”Tefeciye gidiyor ya da daha yüksek faizle kredi kullanan kuruluşlara gidip oralara borçlanıyor. Bir taraftan tarım kredi kooperatifine borcu var, diğer taraftan da aldığı diğer borcu var. Dolayısıyla ödemede zorluk yaşıyorlar. Biz mutlaka tarım krediye gelmelerini tavsiye ediyoruz. Gübre istiyorsa gübre, akaryakıt istiyorsa akaryakıt, tohum istiyorsa tohum. Bunları yeniden kredi olarak döndürelim. Dolayısıyla başka yere borçlanacaklarına muhatapları Tarım Kredi Kooperatifi olsun. Erteleme bir haktır uygulayacağız ama bu borçlarını da kapatma noktasında yardımcı olalım istiyoruz.”

http://www.tarimtv.gov.tr/HD1788_tarim-krediden-ciftcilere-kredi-kolayligi.html

Vali Şahin Meryemana Manastırında

 Vali Dursun Ali Şahin, Şebinkarahisar ilçesinde gerçekleştirdiği ziyaret ve         incelemelerinin ilk gününü tarihi Meryem Ana Manastırında NTV’ye verdiği röportajla tamamladı. Vali Şahin, 4 günlük Şebinkarahisar-Alucra-Çamoluk ziyaretinin ilk gününde oldukça yoğun bir tempoda yaptığı ziyaret ve incelemelerini saat: 18.00’de Şebinkarahisar ilçesi Sarıyer Köyü’ndeki tarihi Kayadibi Meryemana Manastırı’ndaki incelemeler ile tamamladı. Burada yaptığı incelemelerde; manastıra İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan yolu ve restorasyon çalışmalarını yerinde gören Vali Şahin, çalışmaların son aşamaya geldiğini görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 Çalışmalar hakkında, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emür, Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Aydın, Yatırım ve İnşaat Müdürü Erol Sandıkçı, İnşaat Teknikeri Muhammet İmamoğlu ile yol ve restorasyon çalışmalarını yapan firma yetililerinden bilgiler alan Vali Şahin, burada köylüler tarafından ikram edilen yiyecek ve ayranı tattıktan sonra NTV Doğukaradeniz Bölge Sorumlusu Ahmet Kayacık ile manastırdaki restorasyon ve buranın turizme kazandırılması çalışmaları ile ilgili bir röportaj yaptı.

Vali Şahin, NTV’ye verdiği röportajda manastırda yapılan bu çalışmaların daha birinci aşama olduğunu bu çalışmaların aşama aşama devam edeceğini, birinci aşama tamamlanmış gibi görünmekle birlikte projeden kaynaklı bazı eksikliklerinin olduğunu, bu eksikliklerinde yeni bir proje dahilinde giderileceğini belirtti. Yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti de ifade eden Vali Şahin, bu yoldan yürüyerek herkesin çıkamayacağına da dikkat çekerek bunun için ileride Golf veya ATV ataçları ile buraya ulaşımın sağlanabileceğini dile getirdi.

Vali Şahin, çalışmalar tamamlanıp ta manastır projesi hayata geçirildiğinde bunun Şebinkarahisar’ı farklılaştıracağını söyleyerek proje hayata geçtiğinde tanıtımında önemine değinerek “Sıra tanıtım işine geldiğinde, Cumartesi-Pazar burada düğünler yapmak, kilisede tanıtım amaçlı, turizme yönelik nikah törenleri yapmak, bizim buradaki amacımız tanıtım, tanıtımda da bazı faktörleri göz önünde bulundurmak lazım, burası Sümela Manastırı’nın bir kardeşi niteliğinde olacak” ifadelerini kullandı.

Vali Şahin, Şebinkarahisar’daki bu çalışmaların ikinci aşaması olarak önemli olanın kayıt olduğunu ifade ederek “Şebinkarahisar denince akla gelen tarihidir. Bunun içinde önemli tarihi eserleri kayıt altına alarak restorasyon ve onarımını yaparak koruma altına alınacaktır. Kale için proje çalışmaları devam etmekte olup ve yine Taşhanların üst kısmını İl Özel İdaresi kanalıyla istimlak ederek aslına uygun bir şekilde restorasyonu sağlandığında, yine hemen yanında Fatih Camii, Kurşunlu Camii, bu yöredeki en eski camilerden biri olan Behramşah Camilerimiz gibi saydığım bu 7-8 eser aslına uygun güzelliğine kavuştuğunda Şebinkarahisar için turizm ve inanç turizmi yönünden de önemli eserlerimiz olacak” dedi.

İncelemelere; Vali Dursun Ali Şahin ile birlikte İlçe Kaymakamı Avni Oral, Belediye Başkanı Şahin Yılancı, Garnizon ve İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Binbaşı Metin Usame Yılmaz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emür, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Aydın, Orman Bölge Müdür Yardımcısı Erdem Karaağaç, İl Milli Eğitim Müdürü Necati Akkurt, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Dr.Muhammet Angın, İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Fazıl Özden, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdür Vekili Ömer Tekin, İl Özel İdaresi Yol ve Trafik Hizmetleri Müdürü Mustafa Kemal Bilgin, İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürü İbrahim Karaca, Yatırım ve İnşaat Müdürü Erol Sandıkçı, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Veysel Özgan, ilçe daire amirleri, il genel meclis üyeleri, STK temsilcileri, yol ve restorasyon çalışmalarını yapan firma yetkililere ile köylüler katıldı.

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=10714

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=10711

http://www.giresun.gov.tr/HaberDetay.aspx?HaberId=10712

 

Tarımda Yeni Hibeler

Tarımda alternatif enerji üretene 75 bin-300 bin lira hibe desteği yapılacak. Tarımda rekabet gücünü artırmak isteyen Türkiye, alternatif enerji kullanan tarım projelerine mali destek veriyor. Güneş, rüzgâr, jeotermal gibi enerji türleriyle yapılacak tarım yatırımlarında, proje tutarının yarısına kadar hibe sağlanırken, 500 kilovata (kW) kadar lisanssız elektrik üretimi uygulamasının da sektöre avantaj getirmesi gelmesi bekleniyor. Alternatif enerjiye verilen desteklere bir yenisi daha eklendi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, açıkladığı destek programında tarıma dayalı yatırımlarda alternatif enerji kullanılırsa tüzel kişilere 300 bin, gerçek kişilere de 75 bin liraya kadar hibe desteği sağlayacağını duyurdu. Tarımsal ürünlerin işlenme tesisinden, depolanmaya kadar farklı projeleri kapsayan bu destekle, yürürlükte olan lisanssız elektrik yönetmeliğinin beraber uygulamasının yatırımcıya ciddi avantaj getirmesi bekleniyor.

300 bin lira

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında “Alternatif enerji kaynakları kullanan yeni seraların yapımına yönelik yatırımlar ve tarımsal faaliyetlere yönelik yapılmış veya yapılacak tesislerde kullanılmak üzere, alternatif enerji kaynaklarından jeotermal, biyogaz, güneş ve rüzgâr enerjisi üretim tesislerine” hibe desteği verilecek. Tüzel kişilerde 600 bin liraya kadar proje tutarının yüzde 50’si, gerçek kişilerde ise 150 bin liraya kadar proje tutarının yüzde 50’si kadar hibe verilecek. Sektör yetkilileri, “Mart ayında değiştirilen yasayla, 500 kilovata (kW) kadar elektriği lisans alma zorunluluğu olmadan üretip, satabilme uygulaması sektöre ciddi fayda sağlayacak. Böylece alternatif enerjiyle tesis kuranlar, hibe almanın yanısıra, elektrik maliyetlerinde de önemli bir avantaj elde etmiş olacak” diye konuştu.

Amorti süresi yarıya iniyor

Güneş enerjisiyle ilgili bir yatırımın bugün geri dönüş süresinin 7–8 yıl olduğu belirtilirken, devlet desteği sayesinde bu sürenin yarısına indiğini kaydediliyor. Uzmanlar, “Örneğin domates üreticisisiniz. Domatesi, domates salçasına çevireceğiniz tesisi güneş enerjisiyle çalışacak şekilde kurarsanız bu hibeden faydalanabiliyorsunuz” dedi. Tarımdaki en büyük maliyetin elektrik ve gübre olduğu belirtiliyor. Elektrik maliyetleri çözüldüğünde, geriye gübrenin kaldığını vurgulayan bir yetkili, “Tarım yatırımcısı, kendi elektriğini kendi üretmenin yanısıra, fazlasını devlete satabilecek. Belki 1 liraya sattığı ürünü yine 1 liradan satacak ancak karlılığı artmış olacak. Yatırımdan üç-dört yıl sonra TEDAŞ’a para ödemiyorsunuz ve 10 yıl boyunca devletten para almaya devam ediyorsunuz. Ortalama 7–8 yıl olan amorti sürecinin, hibe desteğiyle 3-4 yıla düşecek olması da başlı başına büyük bir avantaj. Eskiden pahalı gelen yatırım daha rahat yapılabilecek” dedi.

100 kW’lık tesiste 50 bin TL’lik faturaya paydos

 Bu konuda danışmanlık veren Özkan Helvacıoğlu, 100 kW kurulu güce sahip bir tesisin yıllık yaklaşık 50 bin 400 lira faturası olduğunu belirterek, “Bu elektriği güneşten elde etmek isterse, kuracağı 100 kW’lik bir güneş tesisi için ödeyeceği rakam 350 bin lira civarında. Yedi yılda kendini amorti eden ve 25 yıl ömrü olan bir yatırım. Hibeyle baktığınızda amorti süresi üç buçuk yıla düşüyor” diye konuştu. Şimdiden en az 30 firmanın bu konuda danışmanlık hizmeti almak için kendilerine başvurduğunu söyleyen Helvacıoğlu, “Genelde rüzgâr ve güneş enerjisiyle kurulacak paketleme tesisleri, soğuk hava depoları ve işleme tesisleri için talep var” diye konuştu.

Tarımda rekabet avantajı

Böyle bir desteğin çevre açısından da önemli olduğunu kaydeden sektör temsilcileri, “Karbon salınımı konuları çok önemli. Tarımsal tesislerde atıklar çevreye ciddi zararlar verebiliyor. Türkiye’de de yurtdışıyla rekabete açık bir tarım politikası oluşturmak isteniyor. Girdi maliyetleri ne kadar düşürülürse, rekabet avantajımız o kadar fazla olur” diye konuştu.

http://www.yabantv.com/haber/11479-tarimda-yeni-hibeler