İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meriç Albay, satın alırken balığın bazı özelliklerine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “Balığın gözlerinin parlak ve lekesiz, solungaçlarının kırmızı-pembe, pulları ve yüzgeçlerinin diri, derisinin gergin olmasına dikkat etmek gerekir” dedi. Prof. Dr. Meriç Albay, 1 Eylül’de su ürünlerinde av yasağının sona erdiğini, bu nedenle balık tüketiminin artacağını söyledi.
Albay, balıkların protein içeriği ile A, D, K ile B grubu vitaminler açısından zengin olduğunu vurgulayarak, iyot, selenyum, fosfor, magnezyum ve çinko mineralleri bakımından da iyi bir kaynak olan balığın, insan vücudunda üretilemeyen ve bu nedenle mutlaka besinler yoluyla vücuda alınması gereken çoklu doymamış yağ asitleri ile Eikosapentaenoik Asit (EPA) ve Dokosaheksaenoik Asit (DHA) içerdiğini de anlattı.
HAFTADA EN AZ 2 KEZ BALIK TÜKETİLMELİ
EPA ve DHA’nın kalp-damar, şeker ve kanser gibi hastalıklardan korunmada önemli etkisi olduğunu ve bunun sağlanması için haftada en az 2 kez balık tüketilmesi gerektiğini ifade eden Albay, şöyle devam etti:
“Özellikle beyin gelişiminin çok hızlı olduğu 0-3 yaş dönemi için balık ayrı bir önem taşımaktadır. Biyolojik değeri yüksek protein ve esansiyel amino asit kaynağı olan balık, içerdiği omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri ile beyin gelişimine olumlu katkı sağlar. Bu nedenle özellikle gebelikten itibaren anne adaylarının ve 7. aydan itibaren tamamlayıcı beslenmeye başlayan bebeklerin tükettiği balık, beyin gelişimini olumlu yönde etkilemektedir.”
Prof. Dr. Albay, balığın, yoğurt, ayran gibi süt ürünleri ile birlikte tüketilmesinin zehirlenmeye neden olacağına dair yanlış bir kanı bulunduğuna değinerek, her ikisinin de taze olması durumunda herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını kaydetti.
“TAZE BALIK GÖZÜNDEN ANLAŞILIR”
Balık satın alırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında da bilgi veren Albay, şunları söyledi:
“Satın alırken balığın gözlerinin parlak ve lekesiz, solungaçlarının kırmızı-pembe, pulları ve yüzgeçlerinin diri, derisinin gergin olmasına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, balığın sert etli kısmına parmak ile basıldığında parmağın bıraktığı izin hemen düzelmesi gerekmektedir. Konserve balık satın alırken, mutlaka etiket bilgiler okunmalı, son kullanma tarihine, kutuda delik ve hasar olmamasına dikkat edilmeli.”
Prof. Dr. Albay, balığın 2 saatten fazla oda sıcaklığında bekletilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Pulları ve içi temizlendikten, yıkanıp, iyice kurulandıktan sonra pişirilinceye kadar uygun bir kapta buzdolabı ısısında muhafaza edilmeli” diye konuştu.
http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Saglik/2013/09/02/baligin-tazesi-gozunden-anlasilir?paging=false
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) 2013 Yılı Doğrudan Faaliyet Mali Destek Programı kapsamında 5. Dönem başarılı projeler yayınlandı. 02.09.2013 tarihinde Valimiz Sayın Hasan Karahan’ında katıldığı Ordu İlinde gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısında 9 (dokuz) adet faaliyetin desteklenmesine karar verildi. İlimizden Valiliğimiz AB, Dış İlişkiler ve Proje Koordinasyon Merkezinin hazırladığı “Doğu Karadeniz Ekoturizm Kriterleri Araştırma Projesi (DOKA EKAP)” isimli proje destek almayı hak kazandı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Türkiye Cumhuriyeti adına Avrupa Birliğinin Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı olan IPA nın Kırsal Kalkınma Bileşeni kapsamında uygulanacak yatırımlara ilişkin 26 Ağustos 2013 tarihinde Onbirinci Başvuru İlanına çıkmış bulunmaktadır.
Elazığlı iş adamı Mehmet Tosun, ürettiği domatesleri tesisinde kurutup, Avrupa ülkelerine ihraç etmeye başladı. Yaklaşık 8 yıl önce 5 kişilik ekiple 10 dekar alanda domates üretmeye başlayan iş adamı Mehmet Tosun, bugün 100’ün üzerinde çalışanı ile bin dekarlık alanda, üretilen domatesleri kurutup yurt dışına ihraç etmeye başladı. Yılda ortalama 100 ton kuru domates ihracatı yapan Mehmet Tosun, işletmenin devlet tarafından desteklendiğini söyledi. Üretim alanlarının yüzde 50’sini devletin kendilerine hibe ettiğini kaydeden Tosun, bu üretimle birlikte hem kapasitelerinin arttığını hem de buradaki işletimlerinin rekabet edebilecek seviyeye geldiğini ifade etti.
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özçelik, TÜBİTAK projesi kapsamında 3 yıl süren çalışmanın ardından Türkiye’de yetişen 300 çeşit gülü aynı bahçede yetiştirmeye başladı. Özçelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada güllerin, gülgiller familyasından hoş kokulu, güzel görünüşlü, çok eski bir geçmişe sahip bitki cinsi olduğunu söyledi.



