Monthly Archives: Ekim 2013

İneklerde Süt Verimini Artıran Yöntem

İneklerde tırnak bakımının çok önemli olduğu ve bakımları düzenli yapılan ineklerde süt veriminin günde en az 3-4 kilogram arttığı bildirildi. Pedikür yapılmayan ineklerde süt veriminin düştüğü bildirildi. Kırklareli’de nalbantlık yapan Mustafa Sümer ineklere yapılan tırnak bakımıyla süt veriminde günde en az 3-4 kilo artış olduğunu söyledi. Pınarhisar ilçesine bağlı Kaynarca beldesinde 40 yıldır köy köy dolaşan Mustafa Sümer, ineklere demirden kafes şeklinde dizayn ettiği aracında pedikür yapıyor. Bir inek için işlem 30 dakika sürüyor.

Sümer, yaptığı açıklamada ineklerin tırnak bakımlarının çok önemli olduğunu söyleyerek bu hayvanların tırnaklarının hiçbir zaman uzatılmaması gerektiğini belirtti. Sümer, pedikürle süt veriminin de arttığını da vurguladı.
“İneklere yapılan pedikürle süt veriminde günde 3-4 kilo artış oluyor” diyen Sümer, dedelerinin mesleğini sürdürdüğünü ifade etti.
İneklerin tırnaklarını temizlediklerini, yara varsa nal çaktıklarını ve süt verimini arttırdıklarını aktaran Sümer, “Hayvanın tırnağı uzarsa topallar ve sürekli yatar. Süt veriminin düşmesine neden olur. Tüm köyleri dolaşarak hizmet veriyoruz. Günde yaklaşık 10 hayvanın tırnağını temizliyoruz. İneklerin bakımları da ihmal edilmemeli” diye konuştu.
İneklerinin tırnaklarına bakım yaptıran besici Veli Kiracı da uzun yıllardır ineklerine pedikür yaptırdıklarını ve verimden memnun olduklarını kaydetti.
“Sonbahar ve İlkbaharda Yapılmalı”
Kırklareli Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hakan Keçeci de büyükbaş hayvanlara en az 6 ayda bir tırnak bakımı yapılması gerektiğini söyledi.
Atlara da ihtiyaca göre tırnak bakımı yapılması gerektiğini belirten Keçeci, “Gerekli bakım yapılmazsa hayvanlarda ayak hastalıkları başlıyor. Bu da verim kayıplarına neden oluyor. Orada oluşabilecek mikroplardan hayvanın diğer organları da etkilenebilir. Uzun tırnaklar hayvanın düzgün yürümesine de engel olur. Böylelikle hayvan strese girer ve verim düşer” dedi.
Keçeci, hayvanların tırnak bakımlarının sonbahar ve ilkbaharda yapılması gerektiğini dile getirdi. Besicileri ineklerin bakımı konusunda uyaran Keçeci, Trakya’da nalbant sayısının her geçen gün azaldığına dikkati çekti.

Hastalığınızın Sebebi Susuzluk Olmasın?

Su kaybı tehlikesi baş gösterdiğinde hangi sorunlar yaşanabilir? İnsan vücudunun yüzde 70’ini kaplayan su, en temel içecek olmasının yanı sıra hayati bir öneme de sahip. Vücut ısısının düzenlenmesi, eklemlerin ve organların korunmasını sağlayan suyun, daha birçok fonksiyonun sağlıklı çalışması için de vücutta yeteri kadar bulunması gerekiyor. Uzmanlar, gün içinde -hatta uyurken bile- vücudun nefes alıp verme, terleme, idrar, hareket yoluyla yaklaşık 3 litre kadar su kaybettiğine dikkat çekiyor. Kaybedilen su miktarı aynı oranda yerine konulmadığı takdirde dehidrasyon (su kaybı) tehlikesi ile karşı karşıya kalınabileceğine vurgu yapıyor. Bunun da çeşitli hastalıklara yol açabileceğinin altını çiziyor.

Su kaybı tehlikesi baş gösterdiğinde hangi sorunlar yaşanabilir?

* Yüksek tansiyon: Vücut, sıvı kaybı yaşadığında kandaki suyu kullanmaya başladığı dönemlerde yüksek tansiyon sorunu yaşayabilirsiniz.

* Bel ve boyun fıtığı: Vücut, omurlardaki suyu kullanmaya başladığında bel ve boyun fıtığı ortaya çıkabilir.

* Gut-atrit: Vücut, sıvı kaybı sebebiyle kemiklerdeki suyu kullanmaya başladığı zaman romatizmal hastalıklara yakalanabilirsiniz.

* Astım-şeker hastalığı: Vücudunuz akciğerdeki suyu kullanmaya başladığında astım; pankreastaki suyu kullanmaya başladığında ise şeker hastalığı ortaya çıkabilir.

* Ülser-kolon kanseri: Midedeki suyun kullanılmasıyla ülser; bağırsaklardaki suyun emilmesiyle de kolon kanseri riski ile karşı karşıya kalınabilir.

Su kaybının sebep olabileceği diğer rahatsızlıklar:

Bilinç kaybı, baygınlık, cilt döküntüleri, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, bulantı, bulanık görme, tansiyon dengesizlikleri, yüksek ateş, ishal, ağız kuruluğu, renksiz dil, terleyememek, ağrılı idrar ya da idrar yokluğu, kabızlık, baş ağrısı, göz pınarlarının kuruması, cilt esnekliğinin azalması, kalp çarpıntısı, kas spazmı, kramp, astım, alerji, egzama, kurdeşen, cilt hastalıkları, sırt ağrısı, mide yanması, hazımsızlık, aşırı derecede stres, kan basıncının yükselmesi, vücutta yağlanma, obezite, konsantrasyon bozukluğu, hafıza problemleri, migren ve el-ayak soğukluğu.

Vücudumuz açlığa günlerce dayanabilmesine rağmen, susuzluğa 3 günden fazla dayanamaz ve dehidrasyon (sıvı kaybı) bizi ölüme bile götürebilir. Bu nedenle gün içinde bol bol su tüketmeye özen gösterilmeli.

http://www.risalehaber.com/hastaliginizin-sebebi-susuzluk-olmasin-194555h.htm

Meyvecilik Çalışmaları Devam Ediyor

Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerimizde  meyveciliği geliştirme projesi çalışmaları devam ediyor. Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk İlçelerinde bitkisel üretimde meyveciliği geliştirmek ve üreticileri desteklemek amacıyla İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Dr. Muhammet Angın, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Arif Kahya ve  konu sorumlusu Ziraat Mühendisi Ahmet Elevli ile birlikte Şebinkarahisar İlçemizde bir dizi incelemelerde bulundu.

 Üreticilerimizin taleplerini doğrultusunda İl Özel İdare bütçesi kaynaklı, Şebinkarahisar Orman fidanlığında tesis edilen üretim sahasında ve su kuyusu açma çalışmalarını yerinde incelenirken, çeşitli meyve fidanlarından tesis edilen meyve bahçeleri de ziyaret edildi.

 Bu kapsamda İlçe de örnek olabilecek meyve bahçeleri de ziyaret edilerek, üreticilere modern meyveciliğin gerekleri anlatıldı. Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk İlçelerinde meyve bahçelerinin mutlaka kapama bahçeler halinde tesis edilmesinin gerekliliği kaydedilirken, çalışmaların bu doğrultuda devam edeceği belirtildi. 

http://www.giresun.gov.tr/syf/haberiGoster.aspx?haber_ID=13112

Nüfus Arttıkça Tarımında Önemi Artıyor

TAGEM Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak, nüfus artışı ve ekonomideki gelişmeler sebebiyle gıda ve tarım ürünlerine talebin arttığını söyledi. Burak, “Bu yüzden bu sektörü toprak ve su gibi doğal kaynaklarla sürdürülebilir yapmalıyız.” dedi.  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tokat Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Gazi Osman Paşa Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen III. Ulusal Toprak ve Su Kaynakları Kongresi başladı.

Kongreye Tokat Valisi Mustafa Taşkesen, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ferhat Şelli, Tokat Belediye Başkanı Adnan Çiçek, Gazi Osman Paşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, TAGEM Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak, Tokat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Mehmet Ali Yavaş, daire amirleri, akademisyenler ve davetliler katıldı.
Programda konuşan TAGEM Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak “Dünyanın kabul ettiği bir gerçek var ki tarım stratejik bir sektör olarak öne çıkmaktadır. Tarım büyük devletler tarafından da ön plana alınmıştır. Ülkemizin de bu konuda son yıllarda atılımları oldukça fazladır. Özellikle nüfus artışı ve sanayileşmeyle beraber insanların ekonomik durumu düzeldikçe gıda ürünlerine, tarım ürünlerine karşı oluşan talep artmaktadır. İşte bu yüzden bu sektörü toprak ve su gibi doğal kaynaklarla sürdürülebilir yapmalıyız.” dedi.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Şahin ise yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Toprağımızın ve suyumuzun korunması ve gelişmesi hepimizin ortak çalışmalarıyla olacaktır. Üniversitemizin 20 yılı aşan tecrübesiyle, sayısı 26 bini geçen öğrencisi ve binden fazla akademik personeli ile bütün açılardan kamu-üniversite-sanayi iş birliğine hazır olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle Ziraat Fakültemiz, 30 yıllık geçmişi ve 100’ün üstünde akademisyeniyle alanında önemli bir yere sahiptir. Tokat’ın gelişmesi ve güzelleşmesi için emeği geçen herkese teşekkür ediyor kongrenin başarılı geçmesini temenni ediyorum.”

Tokat Belediye Başkanı Adnan Çiçek de şöyle konuştu: “Bugün burada çok sayıda makale ve bildiri sunulacak. Bu vesileyle toprak ve su kaynaklarımızın her anlamda önemli olduğunu ve bunlara sahip çıkmamız gerektiğini belirtmek isterim. Toprağın korunması ve geliştirilmesi gerekiyor. Toprağın korunması için su ne kadar gerekli ise toprağın bütünlüğü de o kadar gereklidir. Toprağın bütünlüğü ile ilgili politikaların yeniden düzenlenmesi gerektiğini ayrıca vurgulamak istiyorum.”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ferhat Şelli, Türkiye’de son yıllarda her alanda olduğu gibi tarım alanında da çok güzel gelişmeler olduğunu vurguladı. Şelli, şunları söyledi: “Ülkemizi dünyada tarım alanında ilk 5 içine çıkarmak için çalışmalarımız devam ediyor. Bu, toprak ve su alanında gelişerek olacaktır. Türkiye’de 35 Ziraat Fakültesi, 26 Veteriner Fakültemiz ve 15’e yakın Su Fakültemiz var. Ama maalesef yapılan araştırma projelerimizin acaba kaçı özel sektörümüze veya çiftçilerimize uygulamalı anlatılıyor. Tokat’ta geçen sene 25 proje tamamlanmış. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi 30 senedir çok güzel projeler tamamlamış. Bu araştırma sonuçlarının artık uygulamaya aktarılma zamanı gelmiştir. Siz değerli araştırmacılarımızın raporlarını sahaya indirmeye çalışmalıyız.”

Tokat Valisi Mustafa Taşkesen, Tokat’ın önemli bir tarım şehri olduğuna dikkat çekti. Taşkesen, sözlerine şöyle devam etti: “Çevre illere baktığımızda birçok köy boşalmış. Ama Tokat ilimizin nüfusunun yüzde 49’u köy ve kasabalarda yaşıyor. Yüzde 51’i şehir merkezlerinde yaşayan vatandaşlarımızın da çoğunun tarımla uğraştığını görmekteyiz. Toprak kadar iş gücümüz de mevcut. Ancak verimlilikte sıkıntılarımız var. Bunun gibi kongrelerin, vatandaşların bilinçlendirilmesi hususunda oldukça önemli olduğuna inanıyorum. Tokat tarımını üniversitemiz ve diğer kamu kuruluşları işbirliği ile geliştirmek için çalışmalar yapacağız ve destekleyeceğiz.”

Konuşmaların ardından Tokat tarımına katkı sağlayanlara ve kongrede emeği geçenlere Vali Mustafa Taşkesen, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Ferhat Şelli, Belediye Başkanı Adnan Çiçek, Rektör Prof. Dr. Mustafa Şahin ve TAGEM Genel Müdürü Doç. Dr. Masum Burak tarafından plaket takdim edildi.

http://www.timeturk.com/tr/2013/10/22/nufus-arttikca-tarimin-da-onemi-artiyor.html

Çiftçinin Alın Teri Emin Ellerde

Köyden kente göçü önlemek, ülke ekonomisine katkı sağlamak ve çiftçinin ürettiği ürünlere pazar oluşturmak amacıyla Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından yürütülen çalışmalar sayesinde çiftçiler daha çok üretim yapmaya başladı. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Abdullah Kutlu, ürettiğine pazar bulabilen çiftçilerin kente göç etmek yerine daha çok üretim yapmaya başladığını vurguladı. Kutlu: “Üzerinde alın teri olan ürününü pazarda satamayan çiftçimizin artık bu alın teri heba olmuyor. Karpuzundan domatese, üzümünden kiviye, fındıktan narına kadar ürünü tarladan hale girmeden çiftçimizden alıp tüketiciyi ulaştırmak için çalışıyoruz” dedi.

Çiftçinin ürünlerini değerlendirerek ve tüketiciye kaliteli, sağlıklı uygun fiyatlarla ürünler sunduklarını, devlet desteği sayesinde çiftçiye her türlü desteği verdiklerini anımsatan Kutlu, “En büyük amacımız daha çok üreten, Türkiye ekonomisine katkı sağlayan, tarımda kaliteyi artıran köylümüzün kendi yaşadığı topraklarda kalmasını ve köylerinde hayatlarını sürdürmelerini sağmak. Çünkü bu ülke ekonomisine büyük kazanç getiriyor” dedi.

1 milyon 100 bin çiftçi ailesinin bir kuruluşu olan kooperatifin ister tarımsal, ister hayvansal üretim olsun başından sonuna kadar çiftçinin her türlü ihtiyacını karşıladığını anlatan Kutlu, “özellikle son 3 yılda çiftçinin girdi ihtiyaç talebi arttığını, buna bağlı olarak üretiminde arttığını, Kooperatif sayesinde üretimdeki büyümenin de artacağını söyledi.

http://www.tarimtv.gov.tr/HD3515_ciftcinin-alin-teri-emin-ellerde-.html